• 2501
    vahşi kapitalizmin kuralları gereği azaltılması gerekiyor. kural dediysem bizim ülke gerçeklikleri açısından bakarak konuşuyorum.

    kapitalizm başarılı olmayı mecbur kılar. başarılı olduğun kadar rağbet görür, gündemde ve podyumda kalırsın. ilk tökezlemende hadi bir nebze tölere edilir de, ikincisinde asla gözünün yaşına bakmazlar. çünkü sermaye sahipleri sana yatırım yapıyor, paha ve ödün veriyor, senden karşılığını bekliyor. çünkü sen de o sermayenin koca çarkının ufak bir dişlisisin. sen de o dişliyi çevirmekle mükellefsin. itiraz etme, öylesin. ne düşündüğünün bir önemi yok.

    futbol, bu ülkenin seneler boyu değişmemiş tek zevklerinden birisi. 70'lerde de bu böyleydi, 80'lerde de, 2000'lerde ve 2020'lerde de. endüstrinin görünürde her şeyi değişti, ancak işleyiş yapısı aynı kaldı. verdiğin emek kadar başarılı olmak zorundasın. yatırımın yüksek olursa başarılı olursun, aksi takdirde bu kurtlar sofrasında yerin yok. işte bu kuralı bozmaya yönelik çok kritik bir şeydi yabancı oyuncu sayısının serbestliği.

    serbestlik demeyelim de 14 yabancı diyelim gerçi.

    https://gss.gs/3mT.jpg

    bir sezonda başarılı olmak için ne yapmalı? öncelikle para harcamalı ve yatırım yapmalısın. hiç farazi örnek vermeye gerek yok, 2020 temmuz ayı galatasaray'ından gidelim. galatasaray'ın kadrosu içi geçmiş futbolcularla* dolu. kadroda ciddi bir revizyona gitmesi gerekiyor. hem yaş ortalamasını düşürebildiği kadar düşürmeli, hem de kalite eksiğini daha iyileriyle gidermeli. bunun için finansal fair playe uygun olarak* adımını atmalı. taraftar da bir sezonluk nadasa bırakılan şampiyonluk ertesinde tekrar şampiyonluk ateşini yüreğinde hissetmeli. tamam şimdi virüs dolayısıyla mecburen seyircisiz oynanıyor, ancak gidip forma almasına, lisanslı ürünler alıp, takımının bütçesine fayda sağlayacak kampanyalara katkı sağlamasına engel değil. en önemlilerinden birisi, ülke futbol endüstrisine de can vermeli. gidip yayıncı kuruluştan aylık, sezonluk, online hiç farketmez, bir şeyler satın almalı ve değirmenin tekerine kovalarla su taşımalı. kulüp de bu gelirlerle kadrosunu revize edip, yeniden yapılanmalı, tekrar şampiyonluğa, başa oynamalı. ligde bir önceki sezonda kafasını çıkarmış yerli oyunculardan 2-3 tanesini parasına bakmaksızın kadroya katmalı, a milli takım kadrosuna çağrıldıysa ne ala. 2-3 tane de ligde yıldız olabilecek yabancı transfer etmeli. taraftarını mutlu edip, şampiyon olmalı. e bu ligde bir takım şampiyon oluyor, diğer kalan üç büyük takım da galatasaray'ın şampiyonlukta yaptığı şeyleri izlemeli. taraftarı da aynı şekilde.

    tabi bu sistemin işlemesi için yabancı sınırının biraz sert olması gerek eğer 14 olursa, sahaya kayıtsız şartsız 11 tanesini sürebiliyorsan, yerli piyasada topu topu 4 maçta iyi oynamış 24 yaşındaki gurbetçi asıllı oyuncuya 3-4 milyon euro'dan başlayan bonservisler vermezsin. çünkü verirsen anadolu takımı da 14 yabancı durumunda olduğu gibi gidip kelepir fiyata mbaye diagne, fode koita, haris hajradinovic, papiss cisse, vagner love alamayacak. alamayınca da onlar da süper lig ve nadiren de olsa 1. ligin kaşarlarını veya yeni yeni baş veren genç oyuncuları sürmek zorunda kalacak. e bunu yaparsa ne ligde bir tehdit olabilir, ne de kupada. avrupa kupaları hiçbir zaman bir opsiyon olmadığı için konuşmaya gerek bile görmüyorum.

    yabancı sınırı 2015-2016 sezonundan sonra değişti. o sezondan öncesi ve sonrasındaki şampiyonluk mücadelelerine bakarsanız durumu daha net görürsünüz.

    2015-16'da beşiktaş ve fener kapıştı, beşiktaş 2-3 hafta kala ipi kopardı. lig üçüncüsü aykut kocamanlı konyaspor, beşincisi ise osmanlıspor oldu. kadrolara bakarsanız çok kaliteli ve kelepir yabancıları oynattıklarını görürsünüz.

    2016-17'de beşiktaş rahat bir şampiyonluk alırken, ligde onları zorlayan yalnızca başakşehir kaldı. galatasaray ve fenerbahçe birlikte nal topladılar. tabi yabancı sınırının ne olduğunu anca ikinci sezondan sonra keşfeden anadolu takımları gözünü anca açabildiler. her ne kadar bir önceki sezon eto'o takviyesiyle dikkat çeken antalyaspor olsa da, bu sezondan sonra nasri'ler, menez'ler, maicon'lar geldi. mali olarak zor bir duruma düştüler kabul, ancak bu transferler galatasaray, fenerbahçe, beşiktaş'ın yapması halinde ödeyeceği ücretlerden daha düşüktü, bunu da bilmek gerek. bir önceki sezonun üçüncüsü konyaspor bu sezon türkiye kupasını aldı, ağustos ayında beşiktaş'ın elinden süper kupayı da kazandı.

    2017-18'de galatasaray ve fenerbahçe kapıştı, son hafta gomis'in penaltısıyla galatasaray şampiyon oldu. başakşehir yine bir yere kadar geldi, sonrasında beşiktaş'la beraber galatasaray maçlarından sonra kopup gittiler. aynı zamanda beşiktaş bu sezonda şampiyonlar liginde namağlup gruptan çıktı. okan buruklu akhisarspor, diyarbakır'da fenerbahçe'nin elinden türkiye kupası'nı alırken, devamında ağustos ayında galatasaray'dan da süper kupayı kapmış oldu. ligde büyük takımların tahtı epey sallanmaya başladı. kayseri'de ryan mendes de graca, asamoah gyan, kasımpaşa'da trezeguet, mbaye diagne, sivasspor'da kone, douglas, robinho, göztepe'de gouffran, demba ba, alanyaspor'da vagner love, gassama gibi oyuncular eski yabancı sınırı olsaydı bu takımlarda pek göremeyeceğimiz isimler olarak dikkat çekti.

    2018-19'da galatasaray ve başakşehir'in son iki hafta kala çözülen bir şampiyonluk macerası vardı. her ne kadar 3 kupalı şampiyon galatasaray olsa da, 8 puan geriden gelip ligde çok sürpriz puan kayıpları yaşadığımız bir sezondu. galatasaray, beşiktaş kadar başarılı bir avrupa macerası yaşayamadı belki, ancak bunun temel sebebi transfer sezonunda yanlış aksiyon almasıydı. koca ilk yarıyı tek orijinal santrafor olan eren derdiyok ile geçirince kolay gruptan çıkmak bile hayal olarak kaldı. fenerbahçe ligin ilk devresini 17. sırada tamamlarken, sezon sonunda lig beşincisi yeni malatyaspor aynı fenerbahçe'yi geride bırakmış oldu.

    2019-20 sezonu, üç büyüklerden hiçbirisinin yarışa adam akıllı dahil olamadığı, başakşehir ve trabzonspor arasına geçen bir yarış izledik. elbette virüs dolayısıyla ekstrem işler oldu, ancak üç büyük takımın da dahil olmamasını gerektirecek bir bahane değil bu. belli ki yanlış planlama ve stratejiler kadar, yabancı bolluğunda iyi takımlar kuran diğer takımların da güçlenmesi etkili oldu.

    önceki sezonları uzun uzun yazmama gerek yok. 2015'te galatasaray şampiyon oldu, fenerbahçe ve beşiktaş ile kıyasıya bir rekabete girdi. 5+3+1'di yabancı sayısı.
    2013-14'te fenerbahçe şampiyonluğunu nisan ayında ilan etti. galatasaray ligi ikinci bitirdi, feda sezonunun ertesini yaşayan beşiktaş üçüncü oldu. yabancı sınırı 6+0+4.
    2012-13'te galatasaray rahat bir şampiyonluk aldı. fenerbahçe ligi ikinci tamamladı. aynı zamanda bu iki takım avrupa'da da epey başarılı maçlar çıkardı. yabancı sayısı 6+2+2 gibi bir şeydi.
    2011-12'de malum süper final sezonu. şampiyonluk grubu dört büyüklerden oluştu.
    2010-11'de fenerbahçe ve trabzonspor 80 puanları görürken, ligde dişe dokunur başka bir başarılı takım yoktu.

    14 yabancı kuralı geldiğinden beridir büyük takımlar için döner sermayesini işletebilmek epey güçleşti. galatasaray fatih terim ve mustafa cengiz farkıyla şampiyonluklara ulaşırken, diğer büyük takımları ne hikmetse pek göremez olduk. taraftarları saçma sapan şeylerden bahane bulup onlarla avunuyorlar, takım ve yöneticiler çağı yakalayamaz duruma geliyorlar. bu ülke futbolunda başarılı olduğunuz kadar varsınız. 14 yabancı kuralı 3-4 sene daha devam etse, inanın başakşehir'in yanına biraz daha istikrarlı olan bir başka yeni şampiyon ekleyebilirdik.

    yabancı sınırının azalması elbette menajerleri ve yerli futbolcuları şişik kontratlara ulaştıracak burası gerçek. ancak tek sebep değil. hatta büyük çaplı bakarsanız, elinizde bulunacak 7, 8, 9 gibi sayılarda kalacak yabancı oyuncularınızın kontratlarını da etkileyecek. elinizde bulunan hangi yabancı oyuncuyu 800, 900 bin eurolara oynatabildiniz? bu kontrat meselesi haricinde büyük takımları da yine zirve mücadelesine mecburen ortak edecek. zira karar mekanizmaları 2010'ların sonlarını veya bugünleri değil, en az 6-7 sene ve daha da öncesini istiyor. kaliteli yabancılarla büyüklere kafa tutan anadolu kulüpleri, mecburen kadrolarını zayıflamış halde bulacaklar. papiss cisse, vagner love, bakasetas, marafona'yla oynadığınız oyunu salih uçan, efecan karaca, emre akbaba, haydar yılmaz'la oynayamazsınız. ben alanyaspor'dan örnek verdim, diğer anadolu takımları için de geçerlidir aynısı. nitekim zaman kim haklı, kim haksız gösterecek.
  • 2504
    https://twitter.com/...063525527760898?s=19

    sadece ileride tarafımızı belli etmiş olmanın verdiği vicdan rahatlığını kazandıracak başvuruya sebep olmuş kuralın sınırladığı sayı. yoksa kimi kime şikayet ediyorsun. yönetimin bu işin peşinden koşması duruş açısında güzel ama umarım planlama 8 rakamına göre yapılıyordur. çünkü karar değişmeyecek.
  • 2505
    ulkedeki akli mantigi olan insanlarin, taraftarindan spor yorumcusuna, yoneticisinden teknik adamina kadar, bir grup salaga anlatmaya calistigi, helak oldugu rezil kisitlamadir. hakikaten uzucu, enerjimizi buna harcamamiz, kafayi buna yormamiz cok uzucu. hayir karari getiren aklievveller kendileriyle de celisiyorlar, ulkede genc oyuncu yetismiyormus, bakiyorsun tarihimizde en cok genc oyuncunun avrupaya transfer yaptigi donemi yasamisiz, ama yabanci serbestligiyle alakalidir, ama degildir lakin bunu soylenecek zaman kesinlikle su an degil. diger bahaneleri de kuluplerin maddi yonden ceki duzen vermesini saglamak, bu da bambaska bir yalan.

    bakin kasimpasa'nin bile itiraz etmesi aslinda olayi gosteriyor. bu kulup hukumete yakinligiyla bilinir, ayrica yabanci siniri zamanlarinda da bize yekta ve eren derdiyok gibi oyunculari kitlemesiyle avantaj elde etmis bir kulup. bu adamlar bile istemiyor su an, niye? cunku yabanci serbestliginin de hakkini verebildiler, bunun daha getirisi oldugunu da gorduler. herifler cin'den ucuza adam alip hem saha icinde katki aldi, hem bize muthis paraya satti. gitti belcika'dan bir oyuncu buldu, kiraladi, begendi aldi, adami hemen premier lig'e satti. devamliligi olan bir doviz girdisi sagliyorsun ulkeye, malatyaspor bile yurtdisina bonservisle oyuncu satar hale geldi. kalkip 3 istanbul takimini kaziklamaktansa gayet yurtdisindan daha fazla para kazanabiliyorlar. keza biz de kaziklanan(!) tarafta olsak bile, ayni ornekten gidelim, pasadan aldigimiz yabancilardan yine de daha fazla getiri aldik, aliyoruz. donk'u kullaniyoruz, kullanmadigimiz donemde gittik betis'e kiraladik, diagne keza, bir sekilde kullanmadigimiz zaman brugge'a yollayip ufak da olsa gelir aldik. ama hem yekta, hem eren sifir getiriyle ayrildilar, zira allah'in kulu bu adamlara bonservis odemez. yani sirf su ornek garabeti ispatlamaya yeter aslinda.
  • 2506
    sadece maç yayını olmadığı için pandemiden beri ağlayan ve indirim üstüne indirim isteyen bir yayıncının olduğu ülkede, taraftar asla etkisiz eleman değildir. sorun galatasaray hariç diğer kulüplerin pasifliği. adam akıllı bir tepki konsa kesinlikle kaldırılır bu sınır. transfer sezonuna kadar yangın çıkarsa kulüpler, arkadan taraftarlar bastırsa iddia ediyorum 3-4 gün içinde zaten gidici olan tff yelkenleri indirir. fakat yine birileri kaçak dövüşüyor ne yazık ki.

    yine de 1 sezondan fazla uygulanması bile sürpriz olur.

    formaları da nike falan üretmesin, futbolcular evde kendi diksin ne dersin tff? yerli imkanlar varken?