• 9713
    galatasaray'a son dönemlerde gelen yegane elit başkandı. terim'e demişti ki sen bu kurumun elemanısın. yani teknik direktörsün. belirli bir iş yapıyorsun ve sınırların var. ast ve üst ilişkisini gösterdi. şimdi kim başkan kim ast belli değil. florya çiftlik olmuş. sonuç yok ama altyapı hakkında yarım saatlik röportaj veriliyor. aysal'a gelince zamanında şl finalisti tucheli teknik direktör olarak isteyecek kadar öngörülüydü. ama içeride masonlar dışarıdaysa mehmet ağar adamı yediler.
  • 9714
    galatasarayı kendisi batırmadı kendisinden sonra gelenler batırdı.

    tek hatası 2013-2014 kış transfer dönemini kötü geçirmesiydi. burdisso falan filan işte herkes biliyor o 5-6 ismi tekrar saymaya gerek yok.

    bu adamın döneminde ; 2012-2013-2014 olmak üzere 3 sene üst üste tek takım olarak şampiyonlar ligi parası aldın. 2012-2013 olmak üzere 2 lig şampiyonluğu yaşadın. ve 2013-2014 kış transfer dönemi hariç getirdiği her adamdan verim+para kazandın. hatta bruma gibi burak yılmaz gibi adamlar sayesinde kendisi gittikten sonra dahi para kazanmaya devam ettin. sadece euro kurunu sabitlemesiyle bile kulübe 10 milyonlarca lira kazandırdı.

    yok ona bu kadar harcamış, buna bu kadar harcamış muhabbeti boşa yapılıyor. harcadığını fazlasıyla kazandırdı bu adam. hadi başa baş olsa dahi 2 lig şampiyonluğu, 1 çeyrek final-1 2. tur olmak üzere 3 kere şampiyonlar ligi, 2 türkiye kupası şampiyonluğu, 1 süper kupa şampiyonluğu kazandırdı öyle gitti. sneijder gibi drogba gibi adamlar sayesinde tüm dünya galatasarayı tanıdı.

    üstelik tüm bunları yabancı sınırı denilen bir garabet ile mücadele ederek yaptı. hani tarık çamdal muhabbetine girecek olanlar onu da hatırlasın. tarık olmasa fatih terimin ısrarı ile alper oluyordu işte direkten döndü o da aynı şey. o dönem sükse yapmış bütün türk futbolcular 3 büyükler tarafından paylaşılıyordu. bizim de payımıza bu düştü.
  • 9715
    eğrisiyle doğrusuyla, galatasaray başkanlık koltuğuna oturmuş son gerçek başkandır. vizyonu, galatasaray'ın haklarını yedirmemesi, hiyerarşiyi tanımayanlara hiyerarşiyi hatırlatmasıyla ''başkan'' denilecek son insandı.

    ardından gelen duygun emanetçi, lisenin amansız savunucusu.
    sonrasında gelen dursun'a zaten söylenecek söz yok.
    son olarak mustafa cengiz, seçimi albayrak sayesinde kazanmasıyla en baştan otoritesi eksikti. devamında ''parayı ben veriyorum düdüğü ben çalarım'' diyen albayrak'a karşı çıkamayıp, albayrak'in çapının yetmediği görevleri verdi. fatih hocanın ağzının içine bakar oldu, aman hocam yapma hocam modunda.

    ünal aysal'ın 1 doğrusu varsa 1 de yanlışı vardır, eyvallah. ancak hiç bir zaman galatasaray'ı ne sahada ne saha dışında ezdirmemesiyle, kimsenin kendisini galatasaray başkanlık makamından üstün görmesine izin vermemesiyle son gerçek başkandı.
  • 9716
    abdurrahim albayrak’ı yönetiminden afaroz ederek göndermesi, sonrasında başına gelenler gayet açık ve netti. altı oyulan, galatasaray başkanlığına ihtiyacı olmayan, karizma ve duruş sahibi bir insan kendisi. tepkiler sonrası ise onurlu şekilde istifa edip yeniden aday olmamıştır. adnan polat efendi gibide kulüp hakkında tek bir olumsuz cümle kurmamıştır gittikten sonra. hocaya yaptığı muamele ise, kralının yapamayacağı efendiliktedir. kendisi hocayı kovmamış, hoca kendisini kovdurtma çabası içinde, demirören efendi ile güle oynaya pozlar vermiştir. bir öğle yemeğinde, sneijder’i getirecek kadar ilişkisi sağlam adamdır ayrıca.

    ‘’kulübü batırdı.’’ ile başlayan cümlelere gerçekten gülüyorum artık. adnan polat’tan enkaz olarak aldığı ekonomiyi büyüterek, stad hakları, forma sponsorluğu kendisinden önce yıllarca satılıp harcanmasına rağmen bir gün ağlamamıştır ayrıca. bu borçların yalnızca büyüyerek ödeneceğini bilen galatasaray’ın en son başkanı kendisidir.

    bir gün galatasaray’ın yeniden başkanı olur mu? hiç sanmam. çünkü kendisi tükürdüğünü yalayacak kadar omurgasız, şahsi reklamını yapmak için galatasaray başkanlığını kullanacak kadar ihtiyaç sahibi değildir.
  • 9717
    sevgili hocamız fatih terim ile yolları ayırma kararı doğruydu. fatih terim zaten ayrılmak istiyordu. güle oynaya ayrıldı. mancini kararı da çok doğruydu. fakat prandelli kararı her şeyi mahvetti ve kendi kuyusunu kazmış oldu. alman ekolünden bir hoca getirseydik işler çok farklı olabilirdi ama galatasaray, fatih terim yeniden takımın başına gelene kadar büyük bir çöküş dönemine girdi(hamza hamzaoğlu döneminde şampiyon olmamıza rağmen o seneyi de çöküş yılı olarak kabul edebiliriz).

    yıllar sonra fatih terim takımın başına döndü ve tekrar şampiyonluk hasretimizi bitirdik ama galatasaray'ın yaşamış olduğu çürüme bir türlü durmadı. bu çürüme galatasaray'ın genlerinin bozulmasıydı. bu kulübün genleri, türk olmayan takımları yenmeyi emreder. hücumcu anlayışın nakış gibi işlendiği bir takım görmeyi ister. biz ne yazık ki değiştik. bize kalan mirasa sahip çıkamadık. bunu değiştirmek ise yeni bir yapı kurmayı zorunlu kılıyor. takım kadrosunu baştan sona değiştirmekten bahsetmiyorum. "yapı" değişmeli. taraftar buna sabreder mi? sanmam.

    ünal aysal ile ilgili daha önce de yazmıştım. kendisini ekonomik sorunumuzun doğrudan sorumlusu olarak görmüyorum ama çöküşümüzün başlangıcı da kendisiyle başlıyor, bunu kabul etmemiz gerek.

    edit: yukarıda bahsettiğim işte o çürüme http://gss.gs/2999639
  • 9718
    80 yasina merdiven dayamis efsane baskan. kendisi gercek olamayacak kadar guzel bir ruyaydi. kurdugu vizyonu gerceklestirmesine elbette izin vermeyeceklerdi. devlet eliyle basimizdan koparilmistir. sonrasinda mustahak birakildigimiz ise abdurrahim albayrak denen tip. unal aysal'in istifaya zorlanmasi ve sonrasinda gelen yonetimler, bilhassa su andaki yonetim, adeta akp sonrasi turkiye'sinin bir ozeti gibi.
  • 9720
    ünal aysal’ın en sevdiğim yönü fenerbahçe’ye bam bam cevap veriyordu. o zaman ki fenerbahçe başkanı şimdiki ali koç a göre çok daha ali cengiz oyunları oynayabilen aziz yıldırımdı. ama ne zaman karşı karşıya gelsek aziz yıldırım ağzının payını aldı. yeri geldi basketbol takımını sahaya çıkarmadı yeri geldi şike davasında ağızlarının payını verdi. şu yönetimin karşısında ali koç yerine aziz yıldırım olsa fener bize dana ne pislikler yapar düşünemiyorum.
  • 9721
    duruşu, vizyonu, rakiplere hitap ederken ağzından çıkan sarkazm dolu cümlelerle onları kudurtması, otoritesi ile galatasaray başkanı nasıl olmalı sorusunun cevabıydı.

    herkes döneminde yapılan çilek transferleri ve cl çeyrek finali ile hatırlıyor. pek çokları da hajrovic, burdisso, tarık çamdal transferleri ile, yaptığı pahalı sözleşmelerle, uzun mukavelelerle hatırlıyor. olumsuz ve hatalı olan bu konularla beraber, bana göre hatırlamaya ve iyi anmaya değer ve bu olumsuzlukları dengeleyen başka bir özelliği de borçları sabit kur veya tl üzerinden geri ödemeye dönüştürme başarısıydı. böyle bakınca ileri görüşlülüğü daha da ortaya çıkıyor.