• 31
    avrupa kupaları 2020-2021 sezonu birinci haftası sonunda oluşan puan durumu ve takım sayısı:

    10) avusturya: 31.825 --- 4
    11) ukrayna: 29.500 --- 3
    12) iskoçya: 29.325 --- 2
    13) türkiye: 28.900 --- 2
    14) danimarka: 27.375 --- 1
    15) güney kıbrıs: 27.250 --- 1

    bence 13.'lük hayırlı olsun. güney kıbrıs ve danimarka tek takımla oldukları için bizi geçemezler diye tahmin ediyorum. başakşehir ve sivas en azından 6-7 puan alsınlar.

    13.'lük demek 2022 mayıs ayında şampiyon olan takımımızın şampiyonlar ligi grupları için 2 tane ön eleme oynaması demek.

    herkese geçmiş olsun.
  • 32
    sözlükte hala takip edildiğini gördükçe üzüldüğüm sıralama.

    farkında mısınız bilmiyorum ama türk takımlarının avrupa maçlarını san marinoluların milli takımlarını takip ettiği gibi takip eder olduk.

    maç önü "o maç bu maç", "bu sefer olacak".

    maç sonrası "yine olmadı" ve kapanış.

    ki bunlar iyi günlerimiz, yunan takımları toparlanmaya başladı, rum kesiminin takımları da iyi maçlar çıkarıyor.

    ufukta 16-17. sıralar gözüküyor ne yazık ki.
  • 33
    çok değil, bundan 7 sene önce (şimdi düşününce çok geldi) schalke 04’ü eleyip şampiyonlar liginde çeyrek final oynarken, ertesi sezon şampiyonluk adaylarından juventus’a içerde - dışarda maç vermeden saf dışı bırakırken kimsenin çok da gündeminde olmayan sıralamadır.

    tam futbol olarak bir yere geliyoruz dediğimiz anda çıkan yabancı sınırıyla ertesi sezon aynı şampiyonlar ligi'nde sağ bekimiz tarık çamdal, orta saha rotasyonunda bilal kısa ve jem paul karacan gibi isimlerle mücadele etmek zorunda kalmıştık. o gün türkiye'de futbolun ilerleyişinin nasıl tersine bir sürece döndüğü dün gibi aklımızda. arkasından kalkan yabancı sınırı ve beşiktaş'ın kazandığı başarılar yine ortada duruyor.

    aslında bu sıralama biz taraftarların değil futbolu yönetenlerin umrunda olması gereken bir durum. fakat neresinden tutsanız elinizde kalan bir yönetim sistemimiz var. bu durum ülkedeki her alana sirayet ettiği gibi futbolu da içinden çıkılmaz bir noktaya getirmiş durumda. ihaleci müteahhitlerin hobi bahçesine dönüşmüş futbolumuz, menajer, kulüp ve siyaset ilişkisinin en rezil örneklerini barındırmakta. öyle ki alt yapıya yatırım diye her kafadan bir ses çıktığı dönemde, ülke alt yapısının en elit oyuncularından olan ve bugün avrupa ligi'nde üç gol birden atan yusuf yazıcı'nın, milli takımda süre alamadığı bir ülkeyiz biz.

    peki futbolu yönetenlerin buradaki insanların düşündüğü kadar düşünmediği bir durum için yaygara koparılması ne kadar mantıklı?
  • 34
    şampiyonlar ligi artık kurtlar sofrası oldu. bi kura çekiyorsun 0 çekmemek için dua ediyorsun. başakşehir mesela şu gruptan 0 çekebilir. hiç bir türk takımı da o grupda biz olsaydık 4 puan bankomuz vardı dahi diyemez. ama avrupa liginden puanlar toplamak mümkün. oraya da takımlarımız gereken önemi vermiyorlar. hadi sezon başı kaza olur elenirsin ona lafım yok da sarpsborg gibi takımlara yenilmeyeceksin. ya da hoffenheim'la oynarken sahaya yedek kadronla çıkmayacaksın. abdullah avcı'nın bu turnuvayı fazla önemsememesi ve lige asılmak adına buraya yedek kadro ile çıkması üstelik bunu başakşehir'de senelerce beşiktaş'ta da kısacık döneminde bile yapması ülke puanına ciddi zarar verdi. eskiden denizlispor olsun gençlerbirliği olsun bu turnuvada son derece heyecanlandırıcı maçlar oynamışlardı. artık yok. kimsenin bu turnuvaya gitmek istediğini bile sanmıyorum.
  • 35
    hiç umursamadığım konudur. ülke olarak armut piş ağzıma düş mantığını benimsemiş bir toplumuz. ülke futbolu da aynı şekilde yönetilmektedir. planlama yok, vizyon yok, yapılan işe saygı yok. sürüsüne bereket futbolcu sürkilasyonu var. sonra efendim sıralamada düşüyoruz. adam gibi bir planlama ve vizyon konmadığı sürece burnumuz boktan çıkmaz. çıkar ve rant konusu futbolumuzdan uzaklaşır, insanlar bir vizyon çerçevesinde toplanır ise bir gün tekrar başarı yakalayabiliriz. bunun haricinde kazanılacak her puan ve başarı tesadüf olacaktır.