• 1
    sırrı çözülemeyen durumdur. sanki hepsi bir fabrikadan çıkmış gibidir ve dikkati çekmemesi mümkün değildir.
    emre çolak : yıllarca "fiziğini geliştirse var ya harika olacak" diye umut beslediğimiz ve yıllardır geliştirememiş altyapı futbolcumuz. teknik, çelimsiz, solak ve emre.

    emre taşdemir: onun da tekniği iyi denilebilir. fiziği yok, ikili mücadelelerde zayıf.

    emre kılınç : kendisini izleyemedim doğrusu. ama kısa boylu ve solak. fiziğinin zayıf olduğunu ama teknik olduğunu söylüyorlar. aramıza hoşgeldin emre.

    ayrıca bu üçü tip olarak da birbirini andırıyor gibi geliyor bana :(

    emre akbaba : canım akbabuş. kendisini çok severim ama maalesef ikili mücadelelerde çok zayıf kalıyor. uzun boylu olmasına rağmen çelimsiz denilebilir.

    emre mor: bildiğimiz emre mor. 30 yıl geçse bile fiziğini geliştirmez bu.

    emre belözoğlu : kendisi çelimsiz diyemeyeceğimiz tek emre olabilir. boyu kısa ama fizik olarak güçlü. teknik solak.

    marcelo saracchi: saracchi falan değil, bildiğin emre bu. hayatımda tipi bu kadar emre olan başka biri görmedim belki de. teknik, solak ama biraz çelimsiz.

    emre ismini görünce artık bunlar geliyor aklıma. bari bi tane sağ ayaklı olsun. yok, hepsi solak. eskiden olsa da sağ ayaklı emre'lerimiz, artık emre can dışında kimseyi bilmiyorum. ilk akla gelen o. başka vardır illa ama benim aklıma gelmiyor, düşünmem lazım.

    uzun boylu, sahanın ortasına sümkürmekten yılmayan, bilek değil toynak sahibi, kuvvetli bir emre görmek istiyorum yeşil sahalarda. lütfen bu ezber olsun, lütfen.

    edit: emre güral uyarısı geldi. 1,87 boy, 80 kilo. hoşgeldin güral emre.
  • 3
    türk insanının hayata bakış açısıyla alakalı olarak köklü bir gelenek haline gelen emreler. türk insanı malesef böyledir. memur olan adam nasılsa iş garanti diye savsaklar. iki insandan ilgi gören biri kendini erişilmez sanıp kimseyi beğenmez triplerine girer. biri bir yalanı bir kere yedirdiyse o yalan onun gerçeği olur, karşısındaki yalan söylüyorsun dediğinde tereddütsüz karşı çıkar...

    bunun futboldaki tezahürü de budur. az biraz yeteneğiyle öne çıkan hiçbir türk insanı fizikmiş, kondüsyonmuş, antremanmış uğraşmaz. topu bana atarsınız oynarım kafasına girer. bu yüzdendir ki türkiye'den üst seviye futbolcu hiçbir zaman çıkmaz.