• 1
    almanya futbol federasyonu tarafından kurulan ve her maç öncesi bütün takımlara covid-19 testi yapması kararlaştırılan sağlık kurulu, türkiye’de de kurulmalı ve ismi tff sağlık kurulu olmalı.

    bu kurul üç kişilik heyetler halinde çalışmalı. her hafta dokuz maç oynanacağına göre 3x9=27 kişilik ekip yeterlidir. böylece bütün futbolcu, yönetici ve çalışanların sağlıkları güvence altına alınmış olur. yine bu kurul maçı izlemeye gelecek basın mensuplarının da maç öncesi ateşlerini ölçmeli, yüksek ateşi olanları tedaviye göndermeli.

    almanya futbol federasyonu çok isabetli bir uygulamaya imza atarken, ligleri sabote etmek isteyen kişileri de engellemiş oluyor. bizim de böyle bir kurula çok ihtiyacımız var. çünkü;

    -liglerin başlama tarihi açıklandıktan sonra, bazı kulüplerimizde pozitif vakalar tespit edildi. tabi ki sağlık birinci önceliğimiz ve sporcuların sağlığı olmazsa olmazımdır. bu nedenle tüm enfekte sporcu ve çalışanlara ve tabi yöneticilere geçmiş olsun diyor, acil şifalar diliyorum.

    -ancak bu vakalarda ilginç bir durum var. dikkat edilirse pozitif vakalar, genellikle liglerin oynanmamasında ya da şu anki sıralamayla tescilinde menfaati olan kulüplerde çıkıyor.

    örneğin beşiktaş, erzurum spor ve kasımpaşa. beşiktaş’ın menfaati, beyaz sezon ilan edilirse, son beş yılın sportif başarılarına göre şampiyonlar ligine gitme ihtimalleridir. oh ne ala bir dünya. sen sezon içinde sıfır çek, hiçbir şansın kalmasın ama fırsattan istifade şampiyonlar ligine gidip hak etmediğin 40 milyon euro’yu cebe indir. bu para sana helal olur mu peki? asla olmaz ve burunlarından fitil fitil gelir ama bunu düşünecek hatta buna inanacak tek beşiktaşlı var mıdır bilmiyorum.

    gelelim erzurumspor’a: 1. ligin ikinci sırasındalar ama arkalarından takip eden takımlarla aralarındaki puan farkı çok düşük. ligler oynanmaz ve mevcut sıralama ile tescil edilirse süper lige çıkıyorlar. peki gerideki dört takımdan hangisi çıkacak süper lige? çünkü aralarında play-of oynuyor bu takımlar. 3. sıradaki çıksın denirse diğer takımlara yazık olmayacak mı?

    erzurumspor ile ilgili bir hususu daha açıklamakta fayda görüyorum. kulüp başkanı hüseyin üneş bağlandığı bir spor radyosunda özetle şunları söylüyor. benim kulübünde futbolcu-çalışan 11 kişi pozitif. şu anda hepimiz karantinadayız. ben ne zaman antreman yapacağım da maçlara çıkacağım. bu şartlarda ligin oynanması doğru değil. en doğru karar mevcut sıralama ile ligin tescilidir. çünkü maçların %83’ünü oynamışız. geriye kalan %17’ye mi yoksa %83’e mi değer verilmeli? ben devletle çalışan, ihale alan bir müteahhitim. alınan ihalelerin %80’i bitirildiğinde iş bitmiş kabul edilir. oradan hareketle ligin de tescili gerekir. beyaz sezon ilan edilmesi asla kabul edilemez. çünkü beyaz sezon ilan edilirse düşme ve çıkma olmayacak ve bütün emekler boşa gidecek.

    şimdi bu konuşmadan siz ne anlarsınız? benim anladığım şu; ligler tescil edilsin, ikinci sırada olduğundn erzurumspor ve diğer iki takım süper lige çıksın, düşme kaldırılsın, süper lig 21 takımlı olsun. iyi de kardeşim diğer üç takıma yazık olmayacak mı? onların verdiği emek ne olacak? süper lig 21 takımlı olunca önceki yıllardaki gibi yine kaos olmayacak mı? yayın gelirleri zaten düşmüş 18 takımı 21’e çıkarınca süper ligi de 1. lig kalibresine düşmüş olmayacak mı?

    hakeza kasımpaşa için de aynı durum geçerli. kasımpaşa’nın 26 puanı var ve tam anlamıyla düşme hattında. yani ateş hattında. ancak son üç takımın bir üzerinde. yani liglerin sıralama ile tescili halinde küme düşme olsa da kurtuluyorlar.

    şimdi bu durumları birlikte değerlendirince herkes gibi benim de şüphelerim artıyor. bu takımların açıkladıkları pozitif vakaların tamamı gerçek mi?

    işte tüm bu belirsizlikleri ve şüpheleri ortadan kaldırmak için yapılması gereken şey, tff sağlık kurulu oluşturup her takımı maç günü (örneğin maçtan beş saat önce) teste tabi tutmak. böylece covid-19 testi pozitif çıkan futbolcular karantinaya alınır, sayı üç ya da üçün üzerindeyse tüm takım karantinaya alınıp maçları bir-iki hafta ertelenir.

    kanaatimce, futbolcular pozitif çıksalar da hiçbir belirti göstermezler, ayakta ve çok rahatça bu virüsü yenebilirler. çünkü bu güne kadarki tecrübelerden anlaşılmıştır ki, kronik hastalığı olmayan gençler hiç farkına varmadan bu virüsü atlatabiliyor. sonuç olarak futbolcular için de en ufak bir tehlike olacağını düşünmüyorum ama yine de her türlü tedbirin alınması gerektiği kanaatindeyim. yani futbolcular atlatır deyip sürü bağışıklığına bırakmak asla doğru olmaz. çok sıkı kontrole tabi tutulup pozitif olanları derhal ayırmak en doğrusudur.

    bu konuya ilişkin bir öneride daha bulunmak istiyorum. futbolcular lig bitinceye kadar mümkün olduğunca tesislerde kalmalılar. evlerine üç günde bir-iki saat uğramalı ve 50 gün kadar tesislerde yatıp kalkmalılar. böylece dışardan virüs taşıma ihtimali de minimalize edilmiş olur.

    ayrıca, dörtlü play-off en adil çözüm olur ama bunu fbjk’nin kabul etmeyeceğini düşündüğümden, maçların 12 haziran’da başlaması gerçekten sıkıntı yaratırsa, ilk önerimi tekrar etmek istiyorum. kalan sekiz hafta ağustos’un ilk haftasında başlamak şartıyla haftada iki maçla tamamlanır, iki hafta ara verilip yeni sezona girilir. futbolcuların buna itirazı olmaz çünkü zaten 110 gün futboldan uzak kalmış olacaklar.