• 73
    bugünlerde oynanan oyunun adı pozisyon oyunu değildir.

    her sakalı nasıl babanız, dedeniz değilse her pas temelli oyunda pozisyon oyunu değildir.
    elma ile armut kadar farklıdır bu..

    ufak bir örnek vereyim.
    geçen sezon pandemiye kadar olan kısımdaki oyun pozisyon oyunudur. rakibi üzerine çekip onyekuru'yu savunma arkasına kaçırmak üzerine kurgulanmıştır. bu sırada yataya yapılan pas oranı, toplam pas oranının %40'ı dır.

    bugün oynanan oyun ise sarriball olarak bilinen yataya pasın azaldığı, bir bekin hücuma destek verirken diğer bekin rakibe göre önce savunma pozisyonu aldığı yataya yapılan pasların oranı, toplam pas oranının %25'ne tekabül eden oyundur. rakibi üzerine çekmeyi beklemeden kanat - merkez - kanat üçgeni ile hücum etmeye yönelik bir oyundur. temelinde (bkz: jorginho) gibi tam teşekküllü bir regista'ya ihtiyaç vardır. bizdeki versiyonunun adı (bkz: taylan antalyalı)'dır.

    sezon başında çok iyi oynayan takım bunu oynamıştır. avrupa kupası maçları ile birlikte takımın fiziksel olarak işini yapmamasından ve hocanın oyuncuları sahada tam olarak kafasındaki gibi oturtamamasından dolayı çökmüştü.

    2019-20 sezonundaki oyunun patlamasının nedeni de rakibi üzerine çekerken sadece onyekuru'nun rakip savunmanın arkasına kaçırma üzerine kurulan oyundur. arka 4'lüsünü hareket ettirmeyen her takım puan alabildi galatasaray'dan. bunu görmemek de ne bileyim?! bugünkü oyunda arka 4'lü çıkmasa bile hocamın dilinden anlatırsak "bekin manipüle edilmesi yani 28 kasım 2020 rizespor vs galatasatay maçındaki half-space kullanımı ile bu sorunun da ortadan kaldırılması gün gibi ortadadır aslında.

    fakir sarriball'ı izliyoruz. pozisyon oyunu/pas oyunu diyenlere aldırmayın alakası yok.
  • 75
    isim farketmez, hocanın 2019-2020 sezonundan beri oynatmak istediği oyun budur. yarım sezon boşa geçmiş, sonrasında belli bir seviyeye gelmişken pandemi baltasını yemiştir.
    28 haziran 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçındaki oynadığımız futbol birebir aynı olmasa bile hocanın kafasındaki ile bugün oynadığımız futbol arasında teorik olarak fark yoktur.
    zorunluluktan taylan, emre kılınç ve feghouli'den orta saha 3'lüsü yaratıp, bunlardan maksimum fayda almıştır.
    kağıt üstünde bu oyuncuların tekniği 7 ve üstüdür. yani oynatmak istediği teknik beceri gerektiren oyun için fazla fazla yeterlidir.
    kısaca oyun belki birebir aynı değil ama oynatmak istediği şey hep buydu hocanın.
  • 76
    pozisyon oyunu deyince aklıma gelen guardiola takımları oluyor. biz bu oyunu oynamaya calistiysakta beceremedik. şu an oynadığımız oyun bir arkadaşın sariball'i tarif ederken kullandığı, topa ikinci kez dokunani öperim şeklinde. benim bakış acıma göreyse, dörtlü defans oynuyorsan, sağ ve sol beklerinin kalitesi kadar oyun oynarsın. dörtlü dizilislerde en önemli yerler orasi. terim'in domine ettiği takımlarda forvetler ne kadar baskın olsa da asıl olay sağ ve sol beklerin dominant oyunundan kaynaklanıyordu. terim'e iki sağlam bek ve moda tabiri ile target man verin, size televizyona yapisacaginiz takım izletsin.
  • 77
    pozisyon oyunu, pas oyunu, hücum pres, şok pres, uzun toplar, dar alanda kısa paslar vs, 3-5-2, 4-4-2, 4-2-3-1, 4-1-4-1 vb. dizilişlerlerden hiçbiri öncelikli tercih nedeni olmamalı bence. sistemlerin ve oyun tarzlarının hiçbirine önyargılı bakılmamalı. benim sadece üçlü savunmaya peşin bir itirazım var o kadar. onda da yetenekli stoperlerin varsa itirazımı askıya alabilirim. neden böyle düşünüyorum?

    çünkü ben şuna inanırım; oynayacağın sistemi de, oyun tarzını da kadrondaki futbolcuların yetenekleri belirler. hızlı, teknik ve savunması güçlü beklerin varsa 4-2-3-1 en iyi diziliştir diye düşünürüm. çünkü bekler kanatlara inince rakip ceza alanında en az üç futbolcu bulundurma olanağı elde edersin. santrafor, sekiz ve on numaralar hatta diğer kanat oyuncusunu ceza alanı içine atabilirsin. bu da gol ihtimalini yükseltir. ancak hızlı beklerin yok ise sıfıra inmeler ve kanat ortaları hep açık oynayan kanat forvetlere kalır o zaman da ceza alanın sadece santrafor ve on numaraya kalır. (sekiz numara kanat forveti kaçırmak zorunda olduğundan ona yakın olmak zorundadır ve ceza alanına girmesi zaman alır)

    ancak 4-2-3-1 dizilişi ile başlamak, oyun içinde diğer sistemlere dönmene engel değildir. gerektiğinde rakibin özelliklerini dikkate alıp maçın belirli periyotlarında pekala 4-1-4-1’e hatta kanat forvetlerden birini ikinci santrafora evirebilirsin. örneğin rakibin zayıf bekinin bulunduğu kanattaki açık oyuncusu ile bunu yapabilirsin.

    günümüz futbolunda oyun kurucular artık stoperler oldu. bu nedenle stoperler çok teknik olmak zorunda. teknik stoperiniz yoksa rakibin çanakkale geçilmezini aşmak çok zor artık. çünkü bütün orta saha oyuncularına baskı uygulayıp stoperleri serbest bırakırsın onların uzun toplarını da uzun savunma oyuncularıyla engeller oyunu kilitlersin. bu tür takımlara karşı stoperlerinle oyun kurduğunda oyunun boyu uzar ve rakibin savunmasında da zorunlu olarak boşluklar doğar. sonuç olarak o boşluklardan gole gitmen kolaylaşır.

    yine hızlı kanat oyuncularına sahipsen üçlü hücum versiyonu çok değerlidir. altı numaran ile hatta stoperlerin ile kanatları rakip defans arkasına kaçırabiliyorsan yapılacak ortalarda ya da sıfıra inmelerde sekiz ve on numara pozisyonlarında oynayan oyuncuların ile santraforu destekleyip rahat gol bulabilirsin. dolayısıyla oyun kurucu altı numaralar da çok değerlidir.

    pas oyunu mu, pozisyon oyunu mu gibi bir ayrım bence eksik. çünkü hızlı ve tek pas oyunu futbolun temelidir. avrupa futbolunu diğerlerinden ayıran da budur. hızlı ve tek pas (ya da kontrol pas) oyununu yüksek motivasyon ve enerji ile birleştiren takımlar daha başarılı oluyor. çünkü hızlı ve tek pas oyunu aynı zamanda pozisyon oyununu da tetikleri. yani taktik pozisyonların yaratılmasını kolaylaştırır. dolayısıyla rakibin zaaflarına göre belirlenecek taktik pozisyonları, fırsat doğduğunda ya da oyunun belirli bölümlerinde ya da kenardan teknik direktörün direktifiyle pozisyon oyununa çevirebilirsin. yani aynı oyun içinde hızlı tek pas oyunu ile rakibi koşturup yorar sonra da pozisyon oyunu ile açık düşürebilirsin.

    son ayların moda deyimi regista konusu da bununla alakalı. altı numaranız sadece savunma yapıyorsa yani box to box özelliği yoksa başarı da zorlaşıyor. eskiden fenerli kemalettin gibi dalgakıran olmak yetiyordu çünkü oyun çok yavaş oynanıyordu. şimdi sahaların da mükemmel olması sonucu hem hız arttı hem koşu mesafeleri. altı numaranın sadece savunma yapması yeterli olmuyor aynı zamanda oyun kurması da bekleniyor. işte buna regista deniyor. geçen sezon bu rolde seri vardı ama seri’nin de savunması çok zayıf olduğundan özellikle son sekiz haftada tansiyonun çok yükseldiği periyotta önemli kayıplarımız oldu. bu sezon başında bu rol biraz da zorunluluktan kaynaklı taylan antalyalı’ya verildi. sonuçta taylan antalyalı bu rolü mükemmel oynamaya başladı. taylan hem teknik hem güçlü hem de şutör olunca belhanda ve fegholi de çok rahatladı.

    özetleyecek olursak iki stoper ve altı numaranız oyun kurucu özelliklere sahipse hem hızlı tek pas oyununu hem pozisyon oyununu aynı maç içinde oynayabilirsiniz. yeter ki hızlı kanat forvetleriniz ve playmaker on numaranız olsun. (wesley sneijder gibi) belhanda on numara değil ve bunu geldiği günden beri yazıyorum. tam sekiz de değil. sekiz ile on numara arası bir oyun kurucu. bu nedenledir ki onunla tam olmuyor, onsuz hiç olmuyor. tahmin ediyorum iki yıl önce on numara pozisyonunda feghouli’nin oynaması gerektiğini yazmıştım. milli takımda da on numara oynuyor çünkü. rize spor maçında da on numara oynadı ve bana göre muhteşem oynadı. çünkü radarı belhanda’ya göre çok daha güçlü. top kaybetme oranı da çok düşük. yani bizim orta üçlümüz taylan-belhanda-feghouli olmalı. başka bir arayışa girmeye gerek yok diye düşünüyorum. feghouli on numara, belhanda gezici sekiz oynamalı. oyun alanı içinde rollerin kesişmemesi için antremanlarda belhanda’nın yeri net bir şekilde belirlenmeli. (istisnai pozisyonlar hariç)

    sonuç olarak; iyi futbolun temelini hızlı tek pas oyunu teşkil eder. pozisyon oyunu, hücum pres, dar alanda kısa paslaşmalar, üçgenler, dörtgenler hepsi bu oyunun üzerine bina edilmeli. oyuncuların özellikleri de buna göre belirlenmeli. pas özürlü ve ağır çekim oyuncular takımda yer almamalı. zorunluluk varsa da sayıları biri geçmemeli. onun da şut, uzun pas, oyun kurucu gibi özellikleri ön planda olmalı. sistem olarak da en avantajlısı 4-2-3-1 gözüküyor. sahanın geometrik planlamasına en uygun sistemin bu olduğu kabul ediliyor ama yinelemekte fayda görüyorum ki sistemi öncelikle sizin futbolcularınızın yetenekleri belirler. öyle futbolcularınız vardır ki 4-1-4-1 ya da çift santraforlu sistem, belki de 3-5-2 size daha uygundur. bu kararı teknik ekibiniz vermeli.