• 1
    14 aralık 1991 galatasaray beşiktaş maçı çıkışında 30-35 kişilik bir galatasaraylı grup tarafından dövülerek öldürülen beşiktaş taraftarı. italya'da çalışan bir makine mühendisi olması sebebiyle medya tarafından "mühendis oktay" olarak öne çıkarılmıştır.. tam ismi oktay akdemir'dir. hayatını kaybetmesiyle medyaya "futbol terörü" isimli nurtopu gibi bir tema çıkarmış, üç büyük takım tribünleri arasında "barış" olarak adlandırılan ve halen daha sürdürülen ateşkesin imzalanmasına da sebep olmuştur. olayın nasıl gerçekleştiği konusunda internet ortamında birkaç farklı ifade bulunsa da netice itibarı ile kaybedilenin bir insan, yitip giden bir can olduğu gerçeği ne yazık ki değişmeyecektir...

    ukdeyi veren: zizonkovac (4/5/2009 06:57)
  • 2
    olayın tek tanığı olarak mahkemeye çıkan barış tut'un "futbol nedir ki" kitabında öldürülmesi şöyle anlatılmaktadır.

    --- alinti ---
    "bir anda binlerce insan doluştu mecidiyeköy caddelerine. önce beşiktaş taraftarı çıktı dışarıya. kalabalığın arasına karışarak buluşma noktasına gittim. epey sonra galatasaray taraftarları göründü. süreyya erken davrananların arasında, çabucak geldi sözleştiğimiz yere.
    geldiğimiz gibi, yürüyerek dönmeye karar verdik. biraz arkamızda yaklaşık elli kişilik bir gurup, ellerinde sopalar ve demir çubuklarla küfürler ederek ilerliyordu. gurubun liderliğini uzun boylu, sarışın ve yüzünü atkıyla örtmüş bir genç yapıyordu.
    elinde kalas gibi kalın bir sopa vardı. arkamızdan geldiklerini bilerek, ama hızlanmadan, dikkatle yürüyüşümüzü sürdürdük. şişli yolu üzerindeki bir durakta, demirlere yaslanmış sessizce duran genç bir adama şöyle bir gözümüz takılmıştı ama hemen arkamızdan gelen ve artık yoldan geçen araçları taciz etmeye başlayan gurup ona vahşi hayvanlar gibi saldırdı. sopalar çoktan yere serilmiş adamın üzerine inip kalkıyordu.
    adamın hareketsiz duran bedenine sayamadığımız kadar çok tekme indirdikten sonra çemberi genişlettiler. sarışın genç, elindeki sopayla son darbeyi vurduktan sonra, izlendiğinin bütünüyle bilincinde olarak, başını kaldırdı ve çevresini süzdü. o nefretle bakan gaddar gözleri unutmak kolay olmayacaktı..."
    --- alinti ---
  • 3
    (bkz: tribün terörü)
    o zamanların iddaalarına göre kendisinin boyunundaki atkı juventus atkısıdır, italya'dan beşiktaş'ı desteklemeye gelmiştir. tribünlerde şu anda görülen olayların hiçbir şey olduğunun kanıtıdır bu olay ne yazık ki. renkleri ne olursa olsun o haznedar grubu saldırganları insanlık dışı bir olaya sebep olmuşlardır. bir kişi ölmüştür ama üç büyük takımın taraftarı bundan böyle tribün terörüne hayır diyelim açılımına gitmişlerdir. o zamanlardan beri de küfür vs. olsa da en azından saldırı olayları büyük ölçüde azalmıştır. rekabete kan karıştıranlar utanmalıdır her zaman. kendisi "beşiktaş şehidi" olarak tanımlanır ama aslında kendisi "spor şehidi"dir bizim gözümüzde, boynundaki atkının renginin bir insan hayatı söz konusu olduğunda hiçbir önemi yoktur.
  • 10
    katilleri çok uzakda değildir. içimizdedirler. ali samiyende kapalıda ve yeni açığın numaralıya bakan kısmında (bkz: haznedar grubu) ikamet ettiler. şimdi pegasusdalar. arada sahaya inip üçlü falan çektirir en başındaki zat , klupden aldığı biletleri kara borsada satarlar. lakapları bilmem ne reisdir. 106 senelik klubun yüzkaralarıdır.

    http://stalker-21.blogspot.com/...nefret-bizim_12.html
  • 11
    katillerinin yancıları, 60 derecelik beyaz şapka giymektedir. ayrıca bu katillerin peşine takılmış çocuklar, mühendis oktay öldürüldüğü gün dünya'da bile yoktu. katillerin peşlerine takılanlar, 14-20 yaş arası reyizimiz, başganımız diye ortada gezinir, gözleri açılınca reyizlerin peşini bırakır. alttan nesil geldikçe, reyizlerin/katillerin yancıları azalmaz. eğer bundan sonra insanlar 13 yaşından sonra direkt 20 yaşına atlasaydı, bu katillerin peşinden koşacak kimse olmazdı. alttan nesiller geldikçe, beyaz şapkalılarda da eksilme olmayacaktır.
  • 12
    bugün ölümünün yıldönümüdür.nur içinde yatsın.

    --- alıntı ---

    oktay , bugün hayatta olsaydı, 50 yaşında olacaktı. belki de oğluyla, kızıyla gelecekti bu akşam ki maça. belki de oğlu “hadi baba, sen de kapalı’ya gel bu akşam” diyecekti. “yok evlat, biz eskiler deniz tarafında oluruz yine” diye yanıtlayacaktı oktay . hiçbir zaman yaşanmayacak dialogların hayalini kurmak kaldı bize. bir de çıkarmadığımız dersler.

    --- alıntı ---
  • 17
    öncelikle şunu diyeyim ilgili olay çok kötü ve yaşanmaması gereken bir olay imiş. ki bu olayı gerçekleştirenlerin hala tribünlerimizde "reis" olarak bulunması acıdır ancak;

    ben niye utanayım, galatasaray camiası niye utansın bu kötü olaydan onu anlayamıyorum. beşiktaş taraftarı kendisine yasak olmasına rağmen sözde ultras geyiğine engelli(!) basketbol mücadelesini basmaktan, yaptığı ırkçılıktan, çıkardığı sayısız olaylardan, maç günü olsun olmasın üzerinde sarı kırmızı gördüğü bir insanı beşiktaş çarşısında tartaklamaktan(ki karşılık gelirse daha daha ileri gitmekten) utanmazken , fenerbahçe tribünleri açtığı aşağılık bile denmeyecek onlarca pankarttan, türk futboluna ektikleri nefret tohumlarından, yine çıkarttıkları olaylardan, sırf üstünde sarı kırmızı bir ibare var ya da plakası gs diye cadde'den geçirmediği araçlardan, daha geçen yıl yaşattığı terörden anarşiden utanmazken galatasaray taraftarı geçinen bir kaç gerizekalının fi tarihinde yaptığı bu olaydan ben niye utanayım ulan?

    nitekim bu olayı gerçekleştirenler bugünde orada burada karaborsayla filan uğraşan benim gözümde gerçek galatasaraylı olmayan tiplerken niye utanayım, evet kınarım yapana yaptırana küfürde ederim ama kendimi bu utanca sokmam çünkü gerçek galatasaray taraftarınında camiasınında utanılacak bir durumu yoktur. ha bu adamların tribünde reis olmasından utanıyorsanız her gün her yeri karartmanız lazım, çünkü bu adamların galatasaray tribününe yakışmayacak mühendis oktay olayından çok daha büyük bir çok kötü yönleri vardır.

    kısaca her ortamda kendi camiasını itin götüne sokmak için bir yol bulan galatasaray taraftarı olmayın rica ediyorum. evet kötü bi olaymış, evet yapan insanların allah belasını versin ama bu olayı tüm galatasaray taraftarına hatta camiasına mal etmek tam manasıyla öküzlüktür alet olmayın.

    özet geç diyenler için not: illa utanacaksanız ülkemizde ki futbol fanatizmi adına yapılan onlarca olaydan komple utanın, galatasaraylılığınızdan değil bu ülkede ki herkes adına utanın, çünkü her derbi öncesi beşiktaşta, cadde'de, istiklal'de bu olay gibi bir kişiye 30 kişi saldırılan bir çok olay oluyor, o insanların ölmeden kurtulması sebebiyle sanki her yeri isviçre, mühendis oktay olayınıda gül bahçesindeki deve dikeni gibi görüp camianızı itin götüne sokmayın.
  • 18
    galatasaray camiasının veya galatasaray taraftarının değil, 10-20 hayvanın öldürdüğü bir kurban.

    her ölüm acıdır, elbetteki ölen için üzüleceğiz. ama ne bu ölümü üzerime alırım ne de bu hayvanlığı galatasaray tarihine kara leke olarak sürerim. allah'a şükür ki galatasaray tarihi tertemizdir. şike yüzünden, yaptıkları pislikler yüzünden utanmayan hatta gurur duyan rakiplere bakmanız, camiamızla gurur duymamız için yeter de artar bile.

    allah rahmet eylesin, kalanların başı saolsun.
  • 19
    bir kısım ne mal olduğu belli orospu çocuğunun her sene pişirip pişirip önümüze koyduğu adam.

    galatasaray'a çakmanın dayanılmaz hafifliği herşeyden tatlı olduğundan rahmetli olmuş bir adamın üzerinden edebiyat yapmak bile değer buna. yoksa ne üzülür ne de dertlernirler.

    zincirlikuyu'da maç bitimi evine dönen sarı kırmızı formalıya salça olan, şampiyonluk kutlamasında beşiktaş'tan geçenleri denize atmaya kalkan, tekerlekli sandalye basketbol maçında bile olay çıkartmak için kıçını yırtan it sürüsünün her yıl 14 aralık'ta rahmetli olmuş bir insanı üç kuruşluk egolarına malzeme yapması kendilerine çok yakışıyor.
  • 20
    bu ölüm acı bir ölümdür, ama genel olarak galatasaray taraftarının üzerine yapışmasına karşıyım, uzun yılardır bu işleri kovalayan bir kardeşiniz olarak emin olun ki bu cinayeti işleyen tarafında da planlı yapılan bir şey değildir. o günü yaşmayan insanlar olayları tam detayıyla bilmeyen insanların galatasaray çocuklarının üzerine yapıştırdığı bir lekedir bu.

    sakın ultraslan'a da mal etmeye falan çalışmayın şu an ki tayfa sorsan konuyu bile hatırlamaz. bireysel olarak herkes tarafından kınansın bir daha böyle olaylar yaşanmasın. ama genel olarak kınama olursa bu olay üzerimize yapışır.

    eğer bir kınama yayınlancaksa tüm tribün eşrafı bir araya gelip mezarı başında her renkten tayfayla kınama yapılabilir.
  • 21
    oktay'ın öldürüldüğü gün ben de oradaydım. öncelikle eskiden maç önceleri sert kavgalar olurdu kapı kapma muhabbeti yüzünden. bunu aklınızın bir köşesine yazın. yani her tribün aynıydı. oktay'ın ölümünden daha önce de behzat'ın ölümü var. neyse oktay'a dönersek olay evet maç çıkışı oldu. önce bjk'lıları saldılar onlar gitti sonra gs'lılar salındı. arada en azından 20 dk var. öyle olayı epikleştirip birden 50 kişilik grup geldi ellerinde sopa vardı yok adamın bakışları şimşek gibiydi gibi hikayeleri zaten geçsinler. o zamanlar cevahir'in olduğu yer de geniş boş bir alandı. sirkler kurulurdu bazen, bazen lunapark bazen de fuar-panayır gibi şeylere ev sahipliği yapardı. işte gs'lılar topluca maçtan çıkınca bjk'lılar pusu atmış ama işe yaramamıştı oraya doğru kaçtılar. o zamanlar gorbon mu gabon mu öyle bir yer vardı antil kuntil bişi onun önünde bir kaç bjk'lıyı yakaladı gs'lılar orada bir çocuğun yerde kaldığını biliyorum. sonrasında gelen vurdu giden vurdu. yani şişli yönüne giden, yerdeki çocuğu görüp tekme attı yoluna devam etti. mecidiyeköy yönüne giden, yerdeki çocuğu gördü bir tekme attı devam etti. zaten olayı kimin yaptığı konusunda bir netlik yok. ama polis, tribün lideri diye hemen sebo'ları gözaltına aldı. yurdeşen karahasan sanırım o zamanlar o olayla epey ilgilenmişti. (zaten sebo'nun manevi babası derlerdi onun için). tribünde hırsız bir çocuk vardı şevki diye. ondan sonra o olayı hep üstlendi -ben yaptım gibilerinden- olay da öyle kaldı. ama dediğim gibi haznedar tayfasıymış yok esenlermiş kartalmış gibi bir durum olmadı.

    olayları kendi dönemine göre incelerseniz doğru analiz etme şansınız doğar. tabii ki hiç bir insan oğlu ölmesin ama özellikle o sıralar insan hayatının çerez olduğu bir ülkeden bahsediyoruz. o süreçte her gün iki hatta üç tane karakol taranıyordu istanbul'da hatırlayanınız var mı? bazı illegal partilerin bölünme sürecine girmiş olması istanbul'u filistin'e çevirmişti. o süreçte maçta ölen birine de kimse takılmadı zaten. ki aşağı yukarı aynı zamanlarda "fb efsanesi" cemil turan da bıçaklanmıştı gene bjk'lılar tarafından (gerçi onun da altında çok sebep vardı)

    bjk'lıların mühendis oktay mevzusunu birden hoplatmalarının sebebi engelsiz aslanların maçında ihalenin onlara patladığının farkına varmaları ve gs yönetiminin en son yaptığı açıklamalar. yoksa zaten tarih boyunca pislik olup pisliklerinden övünen bir grubun stadlarında şehit ettikleri arkadaşları (cihat aktaş) için de bir anma programı yapmaları gerekmezmiydi?

    not: tam tarihi hatırlamadığımdan ufak bir google araştırmasıyla öğrendim ki cihat aktaş 22 kasım 2004 günü öldürülmüş inönü stadında. e 20 gün önce bu tribüncü bjk'lılar neredeydi? neden anmadılar gencecik çocuğu?

    not2: tribününden nefret etmeye hazır amma adam varmış arkadaş. her mevzuda "ay midem bulandı", "ay kusazaaammm" diye lohusa modunda geziyorsunuz. anasını satayım biletini biletixden alıyon maçtan 15 dk önce maça gidip koltuğuna oturuyorsun dünyanın en efendi insanı kendin sanıyorsun.
  • 22
    yasanmamasi gereken uzucu olay.

    evet kimse yasanmasini istemezdi ama hakkinda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar da buraya yazmasin bir zahmet. sahis olarak bile kimin yaptigi belli olmayan bir olay icin amerika'daki sicak koltugundan burada hedef gostermeyeceksin. kimse olayin arkasinda degil, kimse oktay'in olmesini istemezdi fakat bu mevzuyu da galatasarayin kara lekesi gibi gostermeye calisanlara da okkali bi "hassiktir!" gelsin benden.

    velhasil, bu uzucu olayi kendine siper edenlerin gazina gelmeyin derim.
  • 23
    mühendis oktay, bir gençti. öldürüldü, atkısındaki renkten ötürü. utanç duyuyor muyum? evet. vicdanını çöpe atmamış her insan gibi, tribünlerde bu gencin katillerinin reislik etmesinden doalyı utanç duyuyorum. utanç duymayanlardan da rica ediyorum, bir daha fenerbahçe taraftarına şikeden neden utanç duymadıklarını sormasınlar. zira şikeyi de onlar değil, aziz yıldırım ve yöneticiler yaptı, değil mi?

    bu utanç duymama meselesinden daha vahim bir şey de var ki o da bu başlık altında bu cinayeti masumlaştırmaya çalışan tiplerin oluşu. "efendim olayları tarihi şeylerinde..." diye bik bik ötenlere sormak istiyorum, ulan, iki renk yüzünden bir gencin öldürülmesinin tarihi mi olur? delirdiniz mi? vicdanınızı ne yaptınız siz be, nasıl insanlar olmuşsunuz? iki saniye düşünsenize, kardeşinizin böyle öldüğünü bir düşünün. benim kardeşim var ve ona böyle bir şey olacak, o 'ama tribüncülük' laflarıyla olayı masumlaştırmaya çalışanları bulur o tribünlerini yediririm onlara.

    çok açık söylüyorum: gönlüm isterdi ki katilleri müebbet yesin. ben yapmıyorum usta, ben de kızıyorum ediyorum, yeri gelir biz de gireriz kavgaya o da başkadır, ama ben kimseyi öldürmüyorum. başkası da öldürmeyecek. hele de böyle bir sebeple. öldürecekse, cezasını çekecek.

    onu öldürenler, leedsli ingilizleri de öldürdü. cinayeti masumlaştıranlar, o iki cinayeti de masumlaştırdı. utanıyorum, evet, bunları yazmak zorunda olmaktan dolayı utanıyorum.
  • 25
    boynundaki siyah beyaz atkidan dolayi oldurulen kisi.

    peki bunun icin utaniyor muyum? olsa olsa insanligimdan utanirim ama galatasarayli olmaktan, renklerimden asla.

    bir de ornek verilmis fb'de sikeyi de yoneticiler yapti onlar da utanmasin diye. adam sike yapan yoneticisine sahip cikiyor ulan, ben mi utanayim onun yerine?

    burada kimse muhendis oktay'in oldurulmesine karsi kimseyi aklamaya calismiyor. asil utanmasi gereken kendi tribununde adam oldurup, anmayan ve bu konuyu kendi lehlerine kullanan orospu cocuklaridir.