• 342
    bir oyuncudan verim almanın bence ilk koşulu doğru sözleşme. bir oyuncuya eski maaşının 5-10 katını teklif ettiğinde başı dönüyor. hayatındaki birinci gündemi o parayı harcamak oluyor. 4-5 senede sözleşmesi varsa hele geçmiş olsun.
    bi falcao'ya yapamazsın ama en azından yerli oyunculara şu yapılabilir; kulüp tarafından tek taraflı fesih hakkı. o zaman futbolcu o 4-5 yıllık sözleşmeyi devam ettirmek için kendini paralar. henüz tek sezonluk çıkışı olan bir futbolcu. üstüne de koyabilir, yerindede sayabilir. bu şekilde bir sözleşme yapılmalı mümkünse.
    mert hakan'ın bize geleceğine inanıyorum. hem gs taraftarı hemde diğer bütün kulüpler maddi-manevi çöküşte. hele bu sezonda şampiyon olursak, başka biyere giderse zaten aklından zoru vardır, gelmesin.
  • 343
    kesin ve net olarak galatasaray forması giyecek.
    fenerbahçe'ye giderse hesabımı kapatırım, o kadar söyleyeyim.
    burada asıl önemli olan, bizden ne kadar kazanacağı.
    sivasspor'da 100 bin euroya oynayan adama, 1.4 milyon euro vermek bana göre çok fazla.
    bu bile fazlayken sırf fenerbahçe araya giriyor diye fiyatı artırmaya gerek yok.
    fenerbahçe'nin amacı oyuncuyu almaktan çok, yüklü bir kontratla galatasaray'a imza atmasını sağlamak.
  • 344
    benim bildiğim kadarıyla kendisiyle ön protokol imzaladık. yani kendisi anlaşmayı bozup başka takıma gitmek isterse bize belli bir miktar tazminat ödemek durumunda kalacak.

    zaten para için başka kulübe gidecekse veya siz tazminatımı ödeyin ben formanızı giyerim düşüncesindeyse bizden uzak olsun derim.

    fakat her şeye rağmen seneye parçalı formayı giyeceğini düşünüyorum. çünkü fb ile anlaştı diyen kaynaklar gerçekten leş ve taraftara oynayan kaynaklar. hele şu akşam gazetesi muhabirinin ahmet ercanlar'dan farkı yok.
  • 346
    valla gelir ise ekime gelmez ise kasıma dediğim futbolcu. kendisi gelse banko 11 oynar diyemeyeceğimiz tarzda ve ne vereceği gerçekten belli olmayan bir isim, bunun sebebi daha önce büyük takım görmemiş olmasıdır. avantajları yerli olması ve bonservis ödenmeyecek olması onun dışında dilenilecek ve günlerce konuşulacak bir isim değil ki bana göre hiç bir transfer günlerce konuşulacak isimler değildir her futbolcunun binlerce alternatifi olduğu yerde tek bir isim için günler harcamak saçmalıktır ha eğer bu isim sneijderdir gider kapısında yatarsın ama onun dışında hiç kimse bunu hak etmiyor. vedat karşıya gitti ne oldu? abartı bonservis haberleri ve buradaki komşunun tavuğu muhabbetiyle vedatı abartanlar dışında gayet sıradan performans sergiliyor. emre bize geldi ne oldu? 1 yılı sakat geçirdi onun dışında da ortalama bir oyun oynuyor o yüzden tek isime odaklanmamak en iyisi olursa olur olmazsa olmaz.
  • 347
    anlaşma, ön protokol gibi haberler doğruysa burada rakam, sözleşme süresi vs konuşulmuştur.

    4 yıllık senede 1m euro gibi.

    şimdi fb haberleri çıktı diye ekstra para, sözleşme süresi istiyorsa 1 tl bile verilmemeli.

    sonuçta anlaşma yapılırken de farklı kulüplerin kendisini isteyebileceği belliydi, o zaman niye "ok" diyorsun?

    yani bu işler şöyle olmuyor:

    +hakan biz seni aldık, tamam mı?
    -tamam

    böyle değil sanırım. süre, ücret konuşulmuştur. bundan taviz vermemek gerek.
  • 348
    ilk başta anlaşılan ücrete geliyorsa gelsin, gelmiyorsa da kapı gösterilip yallah fener’e denilsin. bıktım bu türk topçu ve menajerlerinin çakallıklarından. avrupa’da hiçbir kulüpte alamayacağı paraları veriyoruz zaten. bir zahmet araya fener girdi diye aklı karışmasın. zira fener’e gidip çöp olanları görüyoruz. her şey para değil keyfi bilir. kesinlikle rakam arttırmamalıyız. henüz kendisini kanıtlamış bir isim de değil. yapacağı seçim bundan sonraki futbol kariyerini tamamen değiştirecektir, bunun bilincinde olmalı.
  • 354
    mert hakan yandaş ve emre kılınç verdikleri sözde durup galatasaray’a gelmeyecekseler, fenerbahçe’nin oyunbozanlığına prim verecek karaktere sahipseler hiç gelmelerini istemem. bakın ön protokolden falan bahsetmiyorum bile. benim için önemli olan verilen sözdür ve sözünde durmayacak birisinin karakteri bozuk demektir. karakteri bozuk bir kişinin florya’dan içeri girmesini de asla istemem. isterse ronaldo ya da messi olsun.

    ancak ben basında çıkan haberlere itibar etmiyorum. her iki futbolcunun da verdikleri söze sadık kalacaklarını ve galatasaray’a geleceklerini düşünüyorum.

    alper potuk ve vedat muriç, söz verdikleri halde galatasaray’a gelmemiş, daha fazla para veren fenerbahçe’yi tercih etmişlerdi ama sonuç ne oldu. alper potuk kadroya bile giremez oldu ve oturup tıpış tıpış ücretini indirdi. vedat muriç’in piyasası çok aşağılara düştü. kendisine teklif edilen en yüksek bonservis rakami 4,5 m euro. bize gelen, marcao, luyindama ve emre akbaba ise değerlerini ikiye-üçe katladılar. adem büyük bile şu anda satmaya kalksak 2-3 m euro bonservis getirir.

    galatasaray her halukarda şampiyonlar ligi ya da avrupa kupasında oynayacak. galatasaray’ın kadro kalitesi ile fenerbahçe’nin kadro kalitesi arasında çok büyük fark var. yani başarı için uygun iklim galatasaray’da. fenerbahçe’nin kupa’da trabzon spor’u geçmesi imkansıza yakın. yani lig dışında bir vitrini yok. dolayısıyla kadro kalitesini de hesaba katarsak fenerbahçe’ye gitmeleri halinde, alper potuk, deniz türüç ve vedat muriç’ten hiç farkları olmayacak.

    daha hocası bile belli olmayan bir takıma gitmek ile yılların tecrübesi ve birikimi ile şampiyonlar ligi’ni hedefleyen bir hoca’nın takımına gitmek arasındaki farkı anlayamayacak kadar zekadan yoksun iseler zaten bize yaramazlar.

    üstelik, galatasaray’da başarılar sonrası avrupa’ya transfer imkanı fenerbahçe’ye göre iki kat daha kolaydır. başarı primlerini de düşünürsek, galatasaray’da kazanacakları paranın fenerbahçe’de kazanacaklarından fazla olacağı da tartışmasız.

    karar onların.
  • 355
    galatasaray ve fenerbahçe arasında kaldığı söylenen futbolcu. doğrudur yanlıştır bilemiyorum. ama eger doğruysa kendisine ayni mevkide oynayan bir oyuncunun yaptığı seçimi ve su anki durumunu hatırlatmak istiyorum: alper potuk.
    bize gelse su an belki de türk futbolunda söz sahibi olacakken su anki durumu ortadadır. o dönem gs ilk 11'ine direkt girebilirdi ki mert hakan'ın da benzer şansı var zira o bölgedekiler kiralık oyuncular.
    hayatının kararını verecektir.
  • 357
    ön protokol ve benzer bir durumda tazminat maddesi varsa bile hükümsüzdür. fifa transfer talimatını belirlemiştir ve fakat uygulamada son kararı yerel federasyonlara bırakmıştır. türkiye’de tff “ sözleşmesi biten oyuncu ile önceden masaya oturmak için, o an bağlı bulunduğu kulüpten izin alınması gerekmektedir” der. gs ve veya oyuncu ön protokol yapmışsa bile, cezai durumların geçerliliği yoktur.
  • 360
    bize gelmiyorsa "tu kaka" denilmemesi gereken futbolcu. sezonunun çıkış yapan oyuncularından biri, eğer emre kılınç'la birlikte alınabilirse uzun vadede türk statüsü için elimizi çok güçlendireceklerdir. tutar tutmaz, pahalı ucuz orası geldikten sonra öğrenilecek şeyler falan kağıt üzerinde böyle transferlerin her daim yapılması, yapılması hedeflenmesi gerekiyor. çünkü ligde tıpkı türk teknik adam geleneği gibi türk futbolcu formu olduğunu düşünüyorum. bir şekilde takımın ilk onbirinde türk oyuncu bu lig için takımı kağıt üzerinde değil fakat sahada favori yapıyor.
  • 364
    ülkemizin şahane romancıları vardır, özellikle köy romanlarını başka bir severim. ülkenin en can yakıcı sorunlarını çok iyi anlatmışlardır. çok iyi betimlerler, şu günde bile yaşananları.

    kemal tahir, fakir baykurt, sabahattin ali, necati cumalı, yaşar kemal, orhan kemal ve ismini şu anda yazamadığım pek çok yazarımız, iyi ki varlar.

    konu konuyu açtı, neden mert hakan başlığında köy romanı yazıyorum? anlatayım efendim.

    bir çoğunda rastlamışımdır; köyün yakışıklı, efendi, namuslu, tuttuğunu koparan, ailesine bakan, etrafında sevilen bir genci vardır, köyen güzel kızına abayı yakmıştır. göz göze gelirler, kız utanır bakmaya, utanır utanmasına da kızın gönlü de bizim yakışıklı gençtedir.

    sonra yavşak biri çıkar. ipsiz sapsız, bir boka yaramayan, kazandığı her şeyi babasının katakullisi sayesinde kazanmıştır. köyde bunu seven yoktur ama zenginliğinden mütevellit, yanında üç-beş it serseri yancısı olur. kıza takar kafayı, kız buna pas vermedikçe daha da takar. ehhh, köyün en zenginin oğludur kolay mı ona bakmamak.

    benim hatırladığım hikâyenin sonu; bizim gözüpek, efendi, namuslu, onurlu gencimizin azmiyle sona erer ve kızla evlenip mutlu olurlar.

    hikâyeyi neden yazdığımı anlamışsınızdır da, anlamayan olursa diye, açayım.

    köyün namuslu, efendisi çocuğu galatasaray'dır, güzel kız da mert hakan yandaş.

    peki bu onursuz, her kazandığını hileyle hurdayla, yanına üç-beş yancı toplayarak, zorbalıkla kazanan yavşak kim derseniz? onu da size bırakıyorum.

    iyi bayramlar.