• 6
    galatasaray sözlük içinde birbirini övüp, cemaatlerini büyütmeye çalışan kadrocu yazarlar tarafından karşılanan yazar dostum hoş geldiniz.

    televizyon molasi şu yazınızı çok beğenmiş; (bkz: #1733010) halim abi koşup gelmiş ayrıntıları gayet iyi tespit ettiğinizi not etmiş.

    (bkz: #1733010)

    ilk cümleniz "hamza hamzaoğlu galatasaray'ı şampiyon yapmamıştır"; mükemmel bir tespit, televizyon molasi nın beğendiği kadar varsınız.

    ikinci cümleniz galatasaray ile şampiyon olmuştur bu da halim abi'nin sevdiği muhteşem bir ayrıntı.

    ancak biraz da sert olmalısınız göt, bal, çapsız, vizyonsuz, biatçı, fatih terim yancısı, yabancı düşmanı, yerli sevicisi gibi ifadeler kullanırsanız arkadaşların başlığınıza geliş hızı ışık hızına ulaşacaktır.

    not; çapsız ifadesi de ufku geniş olmayan demek. sorun yok. ama göt ifadesinin nasıl sorun olmadığını anlayabilmiş değilim. (bkz: #1733425) daha önceden de ihbar edilmiş.

    başarılar,
  • 7
    hamza hamzaoğlu başlığına 10-11 haziran tarihlerinde hepsi birbirinden olumsuz 9 entry girmiş olan yazar (1 tanesi kurallara uygun olmadığı için silindi). haşa tabi limit falan yok ama tüm kişisel düşüncelerini toparlayıp da uzun ve düzgün bir eleştiri yazısı yazmak yerine her transfer iddiasında ya da her olumlu veya destekleyici entry'de adeta cevap "yetiştirirsen" ben de senin tüm bunları düşünce özgürlüğü hakkın çerçevesinde yaptığına inanmama tasarrufuna sahibim.

    kendisiyle farklı düşündüğüme yönelik herhangi bir açıklamam yok, haklı çıkmak için uydurmasın, ötekileştirme yapmasın. keza kendisine katıldığım birçok nokta da var ama burada tutumunu eleştiriyorum.
  • 10
    son zamanlarda okurken sinirimi bozan tüm entrylerin altında imzası olan yazar. bu gün van persie başlığı coşmuşken verdiği transfer listesini görünce kendi kendime dedim ki ulan acaba bu adam fenerbahçeli bir troll mü?

    sonra açtım geçmiş entrylerini okudum. kafamdaki şüphenin dağılması 3-4 entry bile sürmedi. hatta ne yalan söyliyim kendimden de utandım, fikrini beğenmediği için insanların galatasaraylılığını sorgulamaya kimsenin hakkı olmadığını düşünürken ben niye aynı şeyi yaptım diye.

    kendisi galatasaray'ın başarısını isteyen bir kardeşimizdir.

    ricam göze batan 3-5 şeye takılıp peşin hükümlü olmasın. bu gün ben hakkında bıçak sırtında bir ön yargıya varmak üzereydim. ama bir soluklanıp fikrimi analiz edip, adamı inceledim ve yanılgımdan döndüm. peşin hükümlü olmadım. olsam büyük haksızlık yapmış olacaktım.

    o da aynı şeyi yapmalı, peşin hükümlü olmaktan kaçınmalı.

    ağır dozajda eleştirmeden önce bir soluklanmalı. eleştirirken köprüleri atmamalı. hepimizin umudu kestiği bir sezonda hızır gibi yetişerek 4. yıldızı takmış, hele şu kek kalıbı muhabbetinden sonra camiayı madara olmaktan kurtarmış bir hoca var elimizde. yani almadan önce galatasaray'a vermiş nadir isimlerden bir tanesi.

    mesela transferler üzerinden böyle bir hocayı eleştirecekse önce büyük resmi görebilmek için kadronun oluşmasını beklemesi çok daha sağ duyulu olur. çok değişken var amk futbolda. bana göre insan yargıda bulunmadan önce mesela oluşan kadroyu harcanan paralarla kıyaslamalı. yani toplamda 3-5 milyon harcadıysa koca galatasaray o zaman hocaya çapsız demek yerine takımın mali durumunu sorgulamalı. ama amrabat amrabat diye tutturup da 8-10 milyon eu'yu harcattıysa hamza hoca o zaman tabi ki ona göre yazmalı.

    bir de şu nokta var. lucescu uefa şampiyonu galatasaray'a geldi, kadrosuna bir de jardel eklendi ama ligi ikinci bitirdi. üzerinden 1 sezon geçti. okan, emre, hagi gibi takımın starları galatasaray'dan ayrıldı. gitti florquin'le şampiyon oldu.

    belki hamza hoca bilal'le daha iyi çalışacak bilemiyoruz. ki şöyle bir entrylerime göz gezdiren insan, bilal transferine ne kadar karşı olduğumu görür. ama herkes kendine fikir özgürlüğü istiyor ya, öncelikle bu özgürlüğü taraftar olarak hamza hoca'ya tanımalıyız.

    bu adam yıldızlarla kim ne derse desin güzel çalışıyor. prandelli efendinin yedek bıraktığı sneijder'i alıp öyle bir sarıp sarmaladı ki, adam kötü oynadığı günde bile geldiğinden beri ilk kez galatasaray'ın lideri gibi durdu sahada. bilemiyorum bu bir vizyon ölçütü müdür?

    neyse özetle kimi isterse tabi ki eleştirebilir. ama tarzı irrite edicek kadar saldırgan ve provokatif. evet fikir özgürlüğü, fikir özgürlüğü. ama dahil olduğun bir platformda, oradaki yazarların huzurunu kaçırıyorsan adama bir de "saygı vardı ona ne oldu?" diye sorarlar.

    uzun zamandır kimsenin nick altı böyle coşmamıştı. ben kendisi hakkında peşin hükümlü olmamla ilgili çok sert bir özeleştiri yaptım. o da üslubuyla ilgili özeleştirisini yapsın.
  • 11
    hoş gelmiş sözlüğe. şöyle bir entrylerine baktım da sivri dilli bir ağabeye benziyor. lazım böyle adamlar sözlüğe, yazadursun.

    herkes ahmet çakar'ın tabiriyle sıvacı olmak zorunda değil. beğenilme kaygısıyla çiçekli, böcekli entryler döşeyeceğine bildiğini yazsın, eleştirsin. tabi yıkıcı değil yapıcı olmak şartıyla.

    bu arada fikir bakımından kendime yakın buluyorum düşüncelerini. dikkatle takip edeceğim yazdıklarını.
  • 12
    diyelim yazdığı her şey doğru. diyelim haklı çıktı. diyelim 5 ay sonra hamza hoca gidecek. hatta "bakın ben demiştim!" diyecek.

    buna rağmen 5 ay sonrada 1 sene sonrada manipülatif, laf çarpıtan, laf cımbızlayan, kaba, çirkin üsluplu, terbiyesiz, çirkin bir trol olarak kalacak.

    şunu anlayın artık. insanların tepkisi düşünceleriniz değil iğrenç mide bulandıran üslubunuz. daha da iğrenci bu mide bulandırıcı üslubu fikir hürriyeti kisvesi altında meşrulaştırma çabanız.
  • 14
    troll değildir.
    (bkz: #1735294)
    bu entryi yazan adam troll olmaz.

    artık hepimizin sözlük nickimiz kadar iyi bildiği üzere hamza hoca'yı beğenmemektedir. galatasaray'ın 15/16 sezonu transfer stratejisini beğenmemektedir.

    ben bu arkadaşın üslup sorunu olduğuna inanıyorum.

    bir defa insanlara söylediği şeyi kabul ettirene kadar, tekrar tekrar ve irrite edici şekilde yazıyor. her gün çeştli başlıklarda, aynı kişiden aynı fikirleri, rahatsız edici ifadelerle görmek insanları sıktı. bilgi kirliliğine neden olan bazı çarpıtmalarının da bu fikrini kabul ettirme ısrarından kaynaklandığını düşünüyorum. bazen insan mantığını gölgeleyecek hırslara kapılıyor. yoksa türkçesi düzgün, örnek verdiğim entrysini incelerseniz fikri takibi entrylerine istediği taktirde güzelce yansıtabiliyor. ama galatasaray'a ait unsurlara da saygı göstermeyi öğrenmesi lazım. hamza demek suç değildir ama bu ifadeyi sırf galatasaray teknik direktörünü küçük görmek ve tahkir etmek amacıyla bir sıfatmışcasına kullanmak taraftarı rahatsız eder.

    ikinci bir problemi de fazla tez canlı. bu türk insanının genel huyudur. mesela henüz hiç transfer yapmadan ön kabullerle takımın transfer stratejisini irdelemek. hamza hoca sürekli düşük profil oyunculardan ve eldeki kadroyu değerlendirmekten bahsederken başkan ise müthiş oyunculara imza attırmaktan bahsediyor. amrabat transferi ile ilgili olarak süleyman hurma gibi pazarlığın piri bir adam, hamza hamzaoğlu oyuncunun piyasasını arttırmak için takımda değerlendireceğini söylüyor dedi. bu bize ip ucu olabilir kanımca. belki doğrusu da tok satıcıyı oynamak. çünkü yıllarca kadromuzda düşünmediğimiz adamları öyle değersiz gösterdik ki, hep gönderirken üzerine para ödedik. senin elindeki sercan ligin en dandirik takımında 10 gol 8 asist mi ne yapmış. elalem böyle adamları 3-4 milyon eu'ya okutuyor. kadronda böyle en az 7 tane oyuncu var. fransa'da herkesin dikkatini çekmiş dany mesela. elbette adam değerlendirebilirim diyecek. bunu dediği zaman adamın bonservisini çekiyosun 3-4 milyon eu'ya. keza yekta. keza tarık çamdal. bu ikisine 2'şer milyon eu yaz. keza amrabat. ispanya'da performans göstermiş adam 4 milyon eu yaz. umut bulut. yedek olduğu kadrolarda bile 10 golün altına düşmüyor. 3 milyon eu yaz. dzemaili, sen bu adama çöp muamelesi yaparsan kimse sözleşmesindeki ücreti önermez. 2,5 da senelerce italya'da forma giymiş dzemaili'ye yaz. galatasaray bir vitrindir. bu oyunculardan bonservis alabilirsen ne ala. sırf bu satışlar 2 tane yıldızın maliyetini karşılar. alamazsan da vitrine çıkar ki talipleri olsun. en azından bonservis ödemeseler bile yıllık ücretini versinler, senden alsınlar. neyse derdim transfer analizi yapmak değil. bu da bir senaryo. yani bekleyip görmek lazım, kimler gelecek kimler gidecek. daha belli olan bir şey yok. elimizdeki tek veri önümüzdeki haftadan itibaren transfer girişimlerinin resmiyet kazanacağına dair dursun özbek'in verdiği röpörtaj. ama kamajikaciya dedim ya tez canlı, yazmış güzelinden bir felaket senaryosu, onu dillendirip duruyor. az önce bahsettiğim irrite edici üslupla birleşince de çok tepki çekiyor. yoksa adamın bu gün yazdığı şeyler yarın galatasaray takımı serdar aziz, volkan şen, adem büyük gibi futbolcularla doldurursa tüm sözlük tarafından yazacak. sıkıntı bu arkadaşın, iki defa hapşırmış çocuğu için ölümcül hasta muamelesi yapıp tüm sevdiklerini sıkan, hastalık hastası teyze gibi davranmasında.

    entrylerime kısaca göz atan bilir. hiç bir futbolcudan kolay kolay ümidimi kesmem. emre çolak'ı senelerdir savunuyorum, iyi topçu olacak diye. hala da dediklerimin arkasındayım. tabi ki iki futbolcuyu kıyaslamıyorum ama kariyerini xavi'ye benzetiyorum. o adam da barcelona standartlarında sadece yetenekli futbolcuydu, 24'ünde bu gün emre çolak'ın kadro pozisyonu neyse xavi de kendi takımında aynısını yapıyordu. 26'sında benim nazarımda gelmiş geçmiş en iyi orta saha oyuncusuna evrildi. emre'nin de 26'sına geldiğinde galatasaray'da önemli roller üstlenen kilit oyuncu pozisyonuna geleceğine inanıyorum. keza bruma, keza burak yılmaz. entrylerinde ışık gördüğüm bu arkadaşa da aynı bakış açısıyla yaklaşıyorum.

    futbolcuya çöp diyip geçmemek gerektiği gibi, bir yazara da troll diyip geçmemek gerek. ben eleştirileri dikkate aldığına inanıyorum ve bunu biliyorum. dün kısa bir dialoğumuz oldu çünkü kendisiyle. sözlük tarafından çok sevilen bazı yazarların başlıkları da ilk entrylerde tenkit dolu. adamlar sonradan uyum sağlayıp yardırmışlar. inanmayan mturhan başlığını okuyabilir. ben kamajikaciya'nın da zamanla sözlüğe adapte olacağını ve eleştirilerinde kullandığı dayatmacı ve irrite edici üslubu törpüleyeceğini düşünüyorum. daha 122. entrysini girmiş. peşin hükümlü olmamak lazım.
  • 18
    görüşlerinin büyük kısmına katılıyor olsam da, yaptığı şeyi onaylamıyorum.

    ben de kafam eserse fitne bir entry giriyorum sözlüğe. hem de gece 12'den sonra. napalım abi trollük kanımızda var, eski alışkanlık.

    ama nezaketi ve iyi niyeti elden bırakmamak lazım. sevmiyorum ben böyle yazarları, kişisel değil. sonuçta burada bir sürü yazar ve okur var, forum gibi kullanmamak lazım sözlüğü.

    kendisine önerim halim abi nickli yazar abimiz var, biliyordur zaten, onu kendine örnek alsın.
    bak halim abiyi çok severim ben, sivri dilli bir yazar da olsa en azından kurallara riayet ediyor.

    sözlüğü amacının dışına taşırmadıktan sonra fikirlerinden ötürü kimse eleştiremez seni. lütfen bunlara dikkat et sevgili renkdaşım.