• 1
    hoffenheim'in 28 yaşındaki yeni teknik direktörü. bundesliga tarihinin en genç teknik direktörü olmuş oldu böylece. aslında gelecek sezonun başına kadar u19 takımını çalıştırıp sonra takımın başına geçmesine dair bir kontrat imzalanmış kendisiyle ancak huub stevens 'sağlık sorunları' nedeniyle istifa edince aniden takımın başına geçirildi.
  • 19
    20 yaşında dizinden sakatlık geçirince futbol hayatı nerdeyse daha başlamadan bitti.
    ausburg ii takımının başında tuchel vardı ve tuchel kariyeri için çok önemli bir hocaydı, tuchel'in yanında scout olarak işe başladı, rakip takımları analiz ediyor tuchel'e rapor ediyordu.

    ausburg ikinci takımında başarılı olmuş olacak ki, 1860 münih takımı u17 takımına antrenör olarak geldi, burada da çok şanslıydı ki takımın başında şimdiki leipzig teknik direktörü ralf rangnick vardı.

    2013'de hoffenheim'den antrenör olarak teklif aldığında takımın başında marko kurz vardı, kurz kovuldu markus gisdol geldi, nagelsmann antrenör olarak kalmaya devam etti. ertesi yıl hoffenheim u19 takımının başına teknik direktör oldu ve alt ligde takımı şampiyon yaptı.u-19 takımında şampiyon olan en genç teknik direktör oldu.

    artık ismi bundesliga takımlarıyla anılmaya başladı, hoffenheim huub stevens'ın kötü performansı sonucu 2016 yılında takımın başına 29 yaşındaki nagelsmann'ı getirdi, ligin sonuna demir atmış takımı u 19 dan aldığı futbolcularla herkes küme düşmesine kesin gözüyle bakarken ligde tutmayı başardı.

    bu sezon sonunda rangnick'in leipzig'inin başına geçeceği konuşuluyor.

    nagelsmann'ın en büyük şansı tuchel ve rangnick gibi teknik direktörlerle çalışmış olmasıdır.
  • 21
    kendisinin buralara kadar gelmesi tesadüf değildir. yıllarca scoutluk yapmış, tuchel gibi bir hocanın yanında çalışmış aldığı teknik direktörlük kursunu dereceyle bitirmiştir. benim bunu yazma sebebim ise bizim takımımız ile alakalı. nedense çoğu kişi fatih terim'in sonraki ismin eski ve önemli bir galatasaraylı futbolcu olmasını istiyor.(sözlük özelinde yazmıyorum), neredeyse kimse hocaların lisansının seviyesine ve kalitesine bakmıyor, türk futbolunun gelişmemesinin bir sebebinin de bu olduğu bu düşünüyorum. avrupa'da pek çok takımda bu kurslarda başarı almış adamlar seçilirken bizde olay
    futbolcu ol- emekli ol- bir şekilde bir lisans al-eski hocanın yanında yardımcı olarak başla- hoca istifa ettikten veya kovulduktan sonra takımın başına geç. eğer hocamız hem teknik direktör olarak hem de bir öğretmen olarak büyük bir isim değilse bu sistem sağlıklı olmaz.
    ben kendisinden 40 yaşına gelmeden bir şampiyonlar ligi şampiyonluğu bekliyorum. çok zeki, analiz ve öğrenme yeteneği yüksek bir isim. bayern hegemonyasını bitirebileceğine çok ihtimal vermiyorum ama büyük hoca olacak o kesin.
  • 22
    leipzig ile ilk senesi:

    transferde gelen-giden dengesinde +25m harcayıp , bundesliga'da 25 maçta 3 mağlubiyet ile en az mağlup olan* , cl'de ise grupta sadece 1 kez yenilip lider çıkan, 2. turda da mou'nun tottenham'ını içerde dışarda tokatlayan bir takım yaratmış hoca.

    hiç bir tabusu yok, bugün 3'lü oynuyor yarın 4'lü.

    geçen sene 41 maç oynamış kevin kampl gibi adama forma göstermiyor.

    ve en önemlisi her gün yeni şeyler öğrenip uygulamaya çalışıyor.

    futbolun bilinenlerini unutturabilecek, kurallarını yeniden yazabilecek potansiyele sahip alman kurdu hoca.
  • 24
    sanırım kendisi hakkında bir kaç kelam edebilirim.

    bir bundesliga sever, daha çok ralf sever olarak rb leipzig'i ikinci takımım ilan etmiştim. ralf'in milan'a gideceği konuşulurken, takımı değiştirmeden ve 2001'de fatih terim var diye tuttuğum takip ettiğim o kırmızı siyahlı kulübe geri dönmeden önce bir iki kelam edeyim nagelsmann hakkında.

    31 yaşını yeni doldurduğu 2018 yılında bir sabah aldığı telefonun ucunda kimsenin reddedemeyeceği bir takımın sportif direktörü vardı. real madrid, zidane sonrası takımı ona emanet etmek istiyordu ki o hoffenheim ile bundesliga'yı 3. bitirip şampiyonlar ligine gidecekti.

    --- alıntı ---

    “eğer real madrid sizi ararsa bunun hakkında düşünmeniz normaldir. başta şaşırmıştım. bunun üzerine biraz düşündüm ve sonunda gitmemeye karar verdim. kendimi geliştirmek istiyordum. eğer real madrid’deyseniz, kendinizi geliştirmeye fırsat bulamazsınız.”

    --- alıntı ---

    diyecekti daha sonra nagelsmann. belkide çoğu kişinin gözü kapalı atlayacağı bir takımın başına geçmeyi reddetmişti. bu arada 20'ye yakın takımında direkt veya dolaylı yoldan nagelsmann ile bağlantıya geçtiği bir yazdı o yaz... ralf dışında ikna eden de olmadı zaten.

    daha sonra dilin futbol için çok önemli olduğundan bahsetti nagelsmann. teknik direktörlüğü %70 iletişim %30 taktiksel beceri olarak gören biri için gayet normal bir şey bu. "oyuncular ile iletişim halinde olmalıyım ve ben ispanyolca bilmiyorum..." bugün kendi takımındaki oyuncularla bile ingilizce konuşamayan teknik direktörleri görünce... neyse!

    hoffenheim'da çalışırken ralf abimiz nagelsmann'a hocalık yapmasını öğütler. ve onu kursa gönderim hoffenheim u-17'nin başına koyar. markus gisdol'un 2015-16 sezonunu tamamlayamaması ile birlikte nagelsmann bu küçük kasabanın büyük futbol takımının başına geçer ver ligi 15. bitirir.

    ama asıl olay bundan sonra başlar. bir sezon sonra yani 2016-17'de 4. bitirir ve ön eleme oynar şampiyonlar liginde. liverpool'a kaybeder. 2017-18'de 3. bitirir ve direkt şampiyonlar ligine gider. (bkz: 6 kasım 2018 schalke 04 galatasaray maçı/#2539416) bu yazıda o günlerdeki oyunla ilgili ufak bir detay paylaşmıştım. nagelsmann o kadar hızlı yükselmişti ki hoffenheim gibi bir takımın ralf sonrası en iyi günlerini yaşatmıştı. bundesliga'nın en iyi maçı olarak nitelenen 5 aralık 2008'de oynanan olağanüstü hızlı maçta bayern'e kaybetmişti hoffenheim ama o oyun o gün için 10 yıl sonranın oyunuydu.

    nagelsmann diğer alman genç teknik direktörler gibi 3'lü temelli bir oyunun peşinde. ama gisdol'un ayrılmasından sonra 4-3-3 ile takımı yönetmeye çalıştığı. olmadığını fark edince 3'lüye döndü ve saha içinde rakibinin dizilişlerini taklit etmeye başladı.

    --- alıntı ---

    “direkt oyunun büyük bir destekçisi değilim. elbette bazen direkt oynamanız da gerekir, dolayısıyla bunu futbolculara yasaklayamazsınız. ama ben oyuncularımın genellikle topa tek değil de iki dokunuşla oynaması gerektiğini düşünüyorum. aceleyle bir ya da iki atak sonlandırmak yerine saha içinde daha ileri gitmemizi sağlayacaksa bir atağın daha uzun sürmesini ve tam anlamıyla nihayete ermesini tercih ederim.”

    --- alıntı ---

    bu cümleyi kurmasının nedeni onu transition-direkt oyunla ilişkilendirenler olması. o oyun ve rakip neyi gerektiriyorsa onu uygulayan bir teknik direktör. bunun temel nedeni elindeki takımların lig için dominant olmaması.. real'de bunu pek yapamazsınız... ne oynarsa oynasın değişmeyen tek şey pres. bunun nedeni belkide hocasının büyük presçi ralf rangnick olması olabilir. nagelsmann'ın oyun yapısında topa sahip olmakta var. bu yüzden direkt oyun ile anlatmak onun felsefesi için yeterli değil.

    gegenpressing'in en büyük problemi topun sizde olduğu zaman ne yapacağınız ile ilgilidir. bu yüzden iki farklı oyun türüne ihtiyacınız var. top rakipteyken ve top sizdeyken. ralf, klopp gibi hocalar gegenpressing'in nimetlerinden o kadar fazla yararlandılar ki ikinci bir oyuna sahip olamadılar. bu yüzden klopp son iki sezondur oyununu değiştiriyor. çünkü sürekli başarılı olmak istiyorsan gegenpressing'den fazlasını yapacaksın.

    ralf'in kupasızlığının sırrı burada yatıyor aslında.

    nagelsmann ise klopp ve ralf'in çaresiz kaldıklarında yaptıkları topu bilerek kaybetme olayına ters bakan biri. sahaya her daim iki farklı planla çıkılmasından yana. biri top sizdeyken ne yaptığınız, diğeri top rakipteyken ne yaptığınız olarak ayırmış durumda. bu noktada topa sahip olmayı ve onu iyi kullanmayı da bildiği gibi lyon maçlarında yaptığı gibi topu rakibe verip istediğini alabiliyor. bu konuyla ilgili, "ben bilinçli bir şekilde topu kaybetmeye karşıyım. futbolda topsuz çözümler kadar toplu çözümlere de ihtiyacınız var" demişti...

    saha içinde yaptıklarını detaylı olarak anlatmanın çok bir şey ifade etmeyeceğini düşündüğüm adamlardan nagelsmann. çünkü üç maç aynı sistem ve aynı taktiksel hareket ile maçlara çıkabilir ve çok önemli bir maçta pat! bambaşka bir şeyle sahaya dönebilir... rakibin oynadığı oyuna göre kendini şekillendiren ve net set hücumları ve savunma setleri dışında her şeyi farklı yapabilen bir teknik direktörü oturup incelemek çok doğru gelmiyor.

    misal bu sezon bayern ile oynadıkları ilk maçta maça 3-1-4-2 ile başlayıp ezilince ikinci yarıya 4-4-2 ile başlayıp maçta üstünlüğü ele geçirebiliyor. tam olarak pragmatik bir manyaktan söz ediyoruz.

    rb leipzig onunla anlaşmadan önce leipzig'in uzun vadeli hedefi olan bayern münih’in dominasyonuna son vermesini sağlayacak adamdı o.. ve leipzig'in hiç yapmadığı bir şeyi yaptılar. bir yıl önceden nageslmann'ı bünyelerine katmak için görüştüler. saatlerce konuştular ve görüşmeden 20 saat sonra bir kontrat gönderdiler.

    --- alıntı ---

    “beni getirmek için gerçekten uğraştılar. bir takımın size ve taktiklerinize inandığını hissetmek bir menajer için önemlidir. oliver mintzlaff ve ralf rangnick bana bunu gösterdi. daha bir yıl önceden beni neden leipzig’de istediklerini ve gelirsem işlerimin neden iyi gideceğini anlattılar. ertesi gün mailimde bir kontrat vardı. konu hakkında konuşmamızdan sadece 20 saat sonra gelmişti. normal değildi. yaz döneminde birçok takım beni aradı ve onlara gitmemin iyi olabileceğini söyledi. leipzig’de ihtimallerden söz edilmiyordu, kesindi. ben genç bir menajerim ve 20 kişinin beni 20 farklı fikirle yönlendirmediği bir kulüp yapısı hoşuma gitti.”

    --- alıntı ---

    neden leipzig'i tercih ettiğini böyle anlatıyor.

    "burada istediğim kararları verebiliyorum ve her şey hızlıca uygulamaya dökülüyor. çünkü kulüp tek bir vizyonla yürütülüyor. genç bir takımla çalışıyor olmak da ilgi çekici. onlar da ben gibi gelişmek, kapasitelerini arttırmak ve her gün önceki günden daha iyi olmak istiyorlar. yani aynı yolda yürüdüğümüzü söyleyebilirim" diye anlatıyor leipzig günlerini nagelsmann. kulübün tek bir vizyonu var ve buna ulaşmak için size çok güveniyorlar. aldığınız kararlar sorgulanmıyor ki başınızda ralf rangnick gibi bir deha var...

    nagelsmann, leipzig’le 21 haziran 2018’de halkın da haberdar olduğu dört yıllık bir anlaşma imzaladı. halka açık yapılmasının sebebi ise yayılabilecek yanlış bilgilerin önüne geçmekti. "işin komik yanı, kulüple imzaladıktan 10 dakika sonra sanki bütün takımlar benimle ilgilenmeye başlamış gibi hissettim. bu durum, tek başınıza bir diskoya gittiğinizde hiçbir zaman bir kız bulamayacağınızı düşünmeniz ama kız arkadaşınızla gittiğinizde birçok kızın sizi istediğini sanmanız gibi bir şey" demişti. komik bulduğum şeylerden biri. henüz 32 yaşında olan bir adamın tottenham, real gibi takımların takımlarını emanet etmek istediği biri haline dönüşmesi ve bunu yaparken göz alıcı gibi durmayan çok basit bir kaç kavramın etrafında kendi oyununun şekillendirmesi... çok garip geliyor bana.

    tottenham ile yapacakları top 16 maçı öncesi mourinho'yu öven ve ona hoffenheim'da iken tim wiese'in taktığı lakaptan bahseden biri nageslmann. evet hoffenheim zamanlarında ona mini mourinho derlerdi. ve tottenham mücadelesi öncesi ona karşı oynamak heyecan vericiydi. ezdiler... jose'nin tottenham'ını ezdiler...

    maç öncesi benim eleme tecrübe dfb-pokal (almanya kupası) ve hoffenheim ile şampiyonlar ligi elemesini oynadığı liverpool maçları. bu seviye başka bir seviye... nageslmann öğrenmeye hala aç bir adam ve şu anda peşinde onlarca takım varken o en olması gereken yerde devam ediyor. bizim ülkede igor tudor gibi biri karabük'te bir şeyler yaptığı için galatasaray'a davet edilebiliyor ama tudor'un aksine nagelsmann henüz erken diyor.

    bu arada gittiği kulüp dortmund ve bayern değil. nagelsmann gibi gelişen leipzig. ve 4 yıllık kontratları var. ralf'in ayrılığı sonrası nasıl olur bilmiyorum ama devam etmeme şansı var. ancak ben bunun yerine 4 yılı dolduracağını düşünüyorum. haaland'ı dortmund'a kaptırmasalardı şampiyon bile olabilirlerdi.

    kendisi hakkında en sevdiğim şey liverpool'a elendikten sonra takımın fiziksel olarak hazır olmadığını düşünüp deli gibi rotasyon yapmasıydı. sonra fark etti ki bunun yerine 5-6 kişiyi sabit tutmak gerekiyor. omurganın etrafı değişebilir ama omurga değişmemeli... bunu yapıp ligi 3. bitirdi... hemen sonuca gitmesi ve öğrenmesi kadar muazzam bir hareket yok bana göre. yaş ortalaması 23,5 takımın. o ha!! evet, evet sadece 23,5 ve bu yüzden istikrarlı değiller. bu sezon schalke maçı ile başlayan freiburg maçıyla biten 4 maçlık kazanamama serisine imza atmasalardı belki şu anda 6-7 puan farkla lider olabilirlerdi. freiburg maçından sonra 10 maç kaybetmediler ve frankfurkt'a yenilip yine 3 maçlık kazanamama serisi yaptılar.

    bu dengesizlik genç oyuncuların durumuna bağlı.

    --- alıntı ---

    "alman şampiyonu olmayı düşünmemiz normal" diyor ve ekliyor nagelsmann, "ancak eğer gerçekçi bakarsanız, genç bir takımın performansı asla düz bir çizgide ilerlemiyor. gelişirken yükseliş ve düşüşleri oluyor. her maçta mükemmel değiller."

    --- alıntı ---

    premier ligi her teknik direktörün hedefi ama onun olaya faklı baktığını düşünüyorum. hobileri var ve ailesine zaman ayırmak istediği biliniyor. manchester united'ın geleceğin sir alex ferguson'u olarak gördüğü ve gelişimini dikkatle takip ettiği biri nageslmann. tüm bunlara rağmen klopp ve guardiola'yla yoğun fikstür ve oyuncular ile takım çalışanlarının üzerindeki beklentiler üzerine yapılan röportajları okuyan ve motocross, kayak gibi hobileri olan bir adam nagelsmann.

    ayrıca önceliğini ispanyolcasını geliştirmek olduğunu söylüyor. oyun yapısı olarak la liga'da rahat edeceğini biliyor ve real'in ilgisi ortada. zidane sonrası yeniden nageslmann'ın adı geçer gibi...