• 3
    güneri cıvaoğlu’nun, 17 mayıs 2000 tarihli milliyet gazetesi’nde kaleme aldığı yazısıdır.

    --- alıntı ---

    “imkansız’ galatasarayca değildir.

    kopenhag

    napolyon ordularına savaş öncesi şöyle dermiş:
    "impossible n'est pas français (imkansız fransızca değildir.)"
    bunu, arsenal karşısına çıkacak galatasaray için terim'in söylemine çevirelim:
    "imkansız galatasarayca değildir."
    gerçekten...
    bologna, b. dortmund, mallorca ve leeds'i devirerek finale çıkmak da, imkansızı başarmak değil miydi?
    üstelik...
    imkansıza bazı zorlu imkansızlıklarla ulaşıldı.
    o nedenle...
    arsenal için de galatasarayca konuşalım.

    zor hedef
    arsenal gerçekten çok güçlü bir takım.
    avrupa futbol şampiyonası'nın en iyi forvetleri arasında seçilen davor suker adlı hırvat oyuncu ve yeşil sahada ayaklarına picasso'nun fırçası gibi şaşırtıcı ve çarpıcı desenler çizdiren, nijerya kökenli kanu'nun bile yedek kulübesinde oturtulduğu bir arsenal...
    hemen hepsi yıldız.
    ama hepsi sorunlu.
    örneğin...
    "arsenal'in güneşi" diye adlandırılan bergkamp, uçaktan korktuğu için kıta avrupası'na vapurla geçiyor.
    oradan trenle hollanda'ya sonra gene vapurla kopenhag'a...
    kopenhag'da bunları dinlerken önce gözüm korktu... sonra "işte galatasaray'ın avantajı" diye düşündüm.
    arsenal'in yıldızları çok.
    arsenal'de "ben merkezcilik" yani "dağ" gibi egolar yükseliyor.
    arsenal'in müzesinde avrupa şampiyonluk kupaları var.
    heyecanı ve hırsı ise doyuma ulaşmış.
    buna karşılık...
    galatarasay'da takım ruhu var.
    "ben" egosu yerine, "biz" paylaşımı var.
    galatasaray müzesinde avrupa şampiyonluk kupası yok.
    maça asılma hırsı çok.
    kısacası...
    galatasaray, parken stadı'na onur ve iddia katsayısı çok yüksek çıkıyor.

    uçaktaki galatasaray
    kopenhag'a beraber uçarken, galatasaraylı futbolcuları bir kez daha izledim.
    bazılarının eşleri ve çocukları da gelmişti.
    hepsi bir arada, sanki büyük aile.
    fatih terim'in onlar üzerindeki otoritesi "aile reisi" diye tanımlanabilir.
    galatasaray'ın, japon bahçeleri gibi, ancak yıllar içinde büyük sabır, bilgelik, deneyim ve özenle oluşturulan bir görüntüsü var.
    eğer galatasaray, bu yıl yapısal bir değişimle şirketleşerek, kendi kaynaklarını yaratıp, yüz milyon doların üzerinde bir bütçenin kulübü olamazsa, japon bahçesini andıran huzurlu, özenli sarı - kırmızı güzellik dağılacaktır.
    fatih bir tarafa, takımın bel kemiğini oluşturan güzel insanlar çeşitli takımlara...

    mucize değil kurum
    önümüzdeki mali kongrede galatasaray futbol aş. için mutlaka karar alınmalı ve başına tam yetkiyle - öyle genel müdür gibi memur sıfatlarıyla değil - fatih terim getirilmelidir.
    bunu, ancak kişilik kompleksleri olmayan... tam tersine o tür sığ duyguların üzerine çıkmış faruk süren yapabilir.
    galatasaray'da iki büyük düşünen ve büyük oynayan insanın, bu birlikte çalışma frenkansını sürdürmeleri gerekir.
    eğer o model oluşursa, bugünkü arsenal maçı sonucu ne olursa olsun, galatasaray önümüzdeki yıllarda anıtlaşır.
    nice kupalara uzanır.
    yoksa...
    şimdi varılan hedefler, birer mucizedir.
    mucizeler ise her zaman olmaz

    --- alıntı ---

    http://gss.gs/imkansizgltsrycadegildir

    kaynak: http://gss.gs/yms