• 1
    türk, hatta dünya futbol tarihinin en talihsiz oyuncularından biridir. hafızası kuvvetli olanlar kendisini istanbulspor'lu genç güven olarak hatırlar. hani vakti zamanında * fenerbahçe maçında mustafa doğan tarafından bacağı kırılan genç güven. o günden sonra bacağı iki kez daha aynı yerden kırılmış, vücudunun muhtelif yerlerinde çeşitli sakatlıklar daha geçirmiş; yine de beşiktaş'a transfer olmuştu. iki kupa maçında oynadıktan sonra kayseri erciyesspor'la anlaşmış, orada geçirdiği yarım sezonun ardından istanbulspor'a transfer olmuştur. 18 yaşında umut vaadeden bir genç yıldız adayı iken yaşadığı sakatlık onu bir dönem gündemde tutmayı başarmış, ardı ardına yaşadığı büyük sakatlıklar sonucu belki de üç büyüklerden birinde hatta yurt dışında oynayabilecek bir futbolcu iken 30. yaşına eyüpspor forması ile girecektir. geçirdiği sakatlıkların bir listesi ise aşağıdadır;

    (alinti: 1997-98 sezonu: f.bahçe-istanbul maçında, mustafa doğan'ın darbesiyle ayağı kırıldığında 17 yaşındadır güven. ve bu sakatlık sezonu kapatmasına neden olur.

    1999-2000 sezonu: o dönemde g.saray forması giyen yakın arkadaşı mehmet yozgatlı'nın darbesi ile aynı ayağı kırıldığında dünyası bir kez daha kararır güven'in. umutla başladığı bir sezonu yine tamamlayamamanın hüznünü yaşar güven.

    2001-2002 sezonu: "kadersizin işi, muhallebi yerken kırılırmış dişi" derler ya, güven'e ne çok uyuyor... bu kez ataköy'deki idman sahalarında aynı ayağı üçüncü kez kırılır. araya yaz tatili girdiği için bu kez ucuz atlatır.

    2002-2003 sezonu: elazığ maçında sağ diz ön çapraz bağları koptu, tam "iyileştim" derken altay maçında belindeki omur kemiği kırıldı genç futbolcunun. ve bir sezonu daha bu şekilde kapattı.

    2003-2004 sezonu: daha sezonun başlangıcında a.sebat maçında, sağ diz iç yan bağları bir kez daha koptu. yine hüsran ve sezonun ancak son maçlarına yetişebildi)

    edit: speşıl tenks to andrei taganov.
  • 2
    mustafa doğan'ın kendisinin bacağını kırdığı pozisyonda ki hali hep gözümün önüne gelen futbolcu. o dönemler şansal büyüka-erman toroğlu ikilisi maraton programı ile show tv'de takılmaktaydılar. pozisyonu birkaç defa ağır çekimde gösteriyorlardı. darbe gelince güven en başta hiçbir şey anlamıyor ve topu izliyordu gözüyle. fakat birkaç saniye sonra çığlık atışına tanık oluyorduk.

    daha çocuktum o vakitler, çok kötü olmuştum ilk izlediğimde. aklıma geldi içim burkuldu yine.