• 4
    televizyondaki futbol programlarında değişmez ekürisi deniz gökçe'dir. bir iç hastalıkları uzmanı ve bir ekonomist olarak futbol yorumlayan gayet enteresan bir ikili oluşturmaktadırlar her zaman. kendisi dönem dönem sabah programlarında boy göstermekte, 8 kelime/saniyelik bir hızla konuşmakadır. kendisi 21 eylul 2003 galatasaray fenerbahce macindan önce lig tv'nin maç önü programında maçla ilgili fikirleri sorulmuş, "havalar zaten sıcak. uzun bir süreden beri ilk defa gündüz vakti derbi oynanıyor. maç günün sıcaklık ve yorgunluğunun en çok hissedildiği saatlerden birinde oynanıyor. bütün bu faktörlere derbi heyecanı da eklenince nabız dakikada şu kadara * yükselebilir; o yüzden kalp ve tansiyon hastalarının maçı izlememesini tavsiye ediyorum" cevabı ile beni benden almış, bilinçaltımda derin izler bırakmıştır.
  • 8
    türk takımlarının avrupa kupası maçlarından önce çalıştığı gazetede "x y takımı yener" tarzı bir manşetle yazıları yayınlanır. kaleciden ileri uç elemanına, teknik direktörden kulüpteki çaycıya kadar herkese öneri görünümlü talimatlar verir ve bunların uygulanması halinde galibiyetin gelmesini kesinmiş gibi gösterir. bu kafa yapısıyla türk futbol medyasında güzide bir yere sahiptir.
  • 9
    show tv'de program yaptığı dönemde bir bayana yapılabilecek en büyük terbiyesizliği yapmış kişidir; normalde masadan dolayı tüm konuklar sadece bellerine kadar görünüyorken programı abaza gençler de izlesin (çünkü gecenin o saatinde bu gençlerin eli dolu olması muhtemel olduğundan) diye bu bayan arkadaşı masa dışında bırakıp bir de mini etek giydirip arada bir de kendisine abuk subuk şeyler sorulup aklı sıra programa dahil ediyorlardı misal;

    - evet sırada ne var begüm
    - finlandiya ligi
    - evet finlandiya ligi şöyle böyle (o sırada kamera bacaktan zoom yapmaya başlar kızın)

    şimdi bir bayan olsam dava açarım bu ve bunun benzeri programlara bu nedir kardeşim kadını et olarak gösterip reyting yapmak ne kadar ucuzluktur. biri doktor biri ekonomist bu adamların yani kağıt üzerinde "okumuş" görünüyorlar hiç utanmıyorlar mı hiç karıları kızları yok mu? yarın öbürgün kızları gelip baba ben programa başlıcam ama mayolu sunacak mışım ne dersin dediğinde kabul edecek mi?

    programı kendisi mi yapıyor show tv mi bilemem ama bildiğim tek şey bir kızın o şekilde kullanılmasına izin veren herkes o programın formatını hazırlayan kişi kadar suçludur. spor camiasının özellikle futbol eksenli spor camiasının kadına bakış açısı tamamen aynı sığlıkta, stada gidersin tribünlerin önüne bayan muhabir gazeteci gelir hemen laf atmalar, herhangi bir futbolcu kız arkadaşıyla gezer hemen tribünler sana şu yakışır bu yakışır aferin oğluma der, stad dışı zaten aynı, bayanların bu kadar olumsuzluğa rağmen maçlara gelmeleri ve futbola ilgi göstermeleri tamamen "büyüklük" bence. yıllar evvel spor diye bir gazete çıkardı arkasında çırılçıplak kız fotosu olurdu alakasız bir şekilde şimdi de ara beni boya beni ilanları var. bayanları sex objesinin dışında görmemeye devam ediyorlar ve bunu utanarak basın adı altında yapıyorlar, sorsan uğur mumcu da gazeteci bu arkadaşlar da.
  • 15
    kadın programlarına çıkıyor bu. o kulvarda daha başarılı, orada devam etsin, futbolu zirvede bıraksın. futboldan uzak kalsın da ben ona asrın derbisi bile derim. hatta esra ceyhan'ın programına düzenli konuk olarak gitsin, tam kapak olurlar birbirlerine. gerçi ortaya çıkacak negatif enerji dünya yörüngesini değiştirebilir, bir kara deliğin içerisine sürüklenebiliriz, ama beni ırgalamaz. ırgalamaz didim!
  • 20
    bugün okuduğum en güzel maç analizlerinden bir tanesinin yazarı.

    ------alıntı------

    g.saray arkaya yaslanarak başlar'' diyenlerin rengi "mordu" ilk 45 dakika. aykut hocanın da planında olmayan bir taktikle önde basıyordu mecidiyeköylüler. 2008-09 sezonunda, grenoble, lorient, marsilya ve lille maçlarında 4-4-2 oynayan monaco'nun öndeki 2 adamından biri olmak dışında bu bölgede oynamamış pino'dan, hem de tek santrfor yaratan hagi, arkadaki "orta saha oynamayı fenerli orta sahalardan daha iyi bilen" 5'linin iyi alan paylaşması sayesinde oyunu 35 metrede oynayarak fener'e üstünlük sağlıyordu. ilk kez bu kadar hareketli ve tek santrforla oynayan lugano ve aslında süper oynayan yobo paylaşım sıkıntısı yaşıyor, onlara yardım için içeri gömülen topuz ve emre nedeni ile ribauntları da g.saray topluyor, bu nedenle de volkan şut bombardımanına tutuluyordu... bu oyun fener'e rakip alanda boş kulvarlar bulduruyor ama alex ve emre ya pas veremiyor, ya topun şiddetini ayarlayamıyordu.

    cesur strateji puan getirdi
    kocaman'ın duruma hamlesi dia ve stoch'un yerlerini değiştirmek oldu ama çözüm o değildi. çözüm, ilk yarı "0 pozisyon bulan!'' sistemi değiştirmek veya oyuncuların hırsını yükseltmekti. çünkü karşısında 1 haftadır aşağılandıkları için tepki olarak egoları şişmiş ve de çok mantıklı oynayan bir oyuncu topluluğu vardı. fener, kazandığı duran toplardan dönenleri toplamaya başlayınca rakip sahaya yerleşti ve hagi'nin hatası geldi. oyunu daha da gömülerek oynamalarına neden olacak misimovic-barış değişikliğini yaptı. hemen semih-dia değişikliği geldi. geldi ama geç ve de 2 santrfora asıl top atacak adam alex ile geldi. semih girince kenarlara yardıma gidemeyen ön liberolar, stoch'un serkan ile teke tek kalmasına ve etkili olmasına neden oldu. sonuçta g.saray cesur strateji ile puan alırken paşa ve konya maçlarının adamı yanıltacağını yazdığım fener, kocaman'a 'büyük rakiplerin de videolu analizi olmalı' dersini çıkarıyordu.

    ------alıntı------
  • 21
    bugün fotomaç gazetesinde, ilkokul düzeyinde bir değerlendirme ile şike olayını çözmüş olan doktor.**

    --- alıntı ---

    fenerbahçe bu rakamlara da şike ile mi ulaştı?

    hayatımın en kısa yazılarından biri olacak. yine araştırmalarıma dayanan... laf ebeliği yapmadan, kanıtları ortaya koyan bir yazı daha. aşağıda tabloda son 11 yılda 4 büyüklerin sadece kendi aralarında oynadığı maçların puan durumu var. kamuoyuna saygılarıyla dr. gürkan kubilay bu araştırmasını sunuyor.
    sonuçlar net.
    en çok kazanan fenerbahçe...
    en az yenilen fenerbahçe...
    en çok gol atan fenerbahçe...
    en az gol yiyen fenerbahçe ...
    en çok puan alan fenerbahçe...
    yani 4 büyüklerin aralarında oynadığı maçlarda tüm kategorilerde, hem de uzak ara en başarılı fenerbahçe...
    tekrar dikkat...
    bu tablo 4 büyüklerin kendi arasındaki maçların tablosudur.
    birisi söylesin o zaman bana... fenerbahçe'ye karşı geri kalan 3 büyükler de mi şike yaptı? suçluları yargılayın tamam, suçları varsa cezalarını da çeksinler, ona da tamam... ama 104 yıllık çınara dokunmayın, dokunmaya kalkmayın... ayıptır...

    --- alıntı ---
  • 24
    herşeyi geçtim, o mübarek araştırmanı(!) yaptın, bilimsel deneyimlerinle harikulade bir araştırma olmuş. ama arkadaş ben bunu hiç anlamıyorum her yazar ya da fenerbahçeli bunu yazıyor. 104 yıllık çınara dokunmayın, dokunmaya kalkmayın. ne isteniyor ben çözemedim sanırım. haydi bunu yaptınız bu kadar olay oldu, bir daha görmeyelim böyle bir şey denmesini mi istiyorlar? bir bilen olursa bana söylesin, olayın manasını çözeyim.
  • 25
    son 11 yılda yapılan gs-fb maçlarında satın alınan hakemleri biliyor muyuz? koridorda dayak yiyen futbolcuları? ferrari gibi üzerinde şaibe olan futbolcuları listeye katmış mı? ya seyirciye muameleler? renklerinde mor olmamasına rağmen 10 metrelerce uzunluktaki mor pankartlar fb tribünlerine nasıl girmişte rakip takım kışkırtılmış biliyor mu? ( biz fb maçlarında bırakın lacivert pankartı, neredeyse kot ile içeri alınmayacağız). ya kazılan penaltı çukurlarından haberi var mı? hazır liste çıkarmışken gs-fb maçında dünyanın en yakın barajlarının kurulduğunun, hakemlerin endirek atışları, atışı kullanacak oyuncunun arkasına geçip işaret ettiğinin istatistiğini de çıkarsın. bugün bu olaylar, bu haberler kime şaşırtıcı geliyor? en fanatik fb'li bile aziz şike yapmamıştır diyor mu gürkan kubilaylay? en fanatikleri en mantıksızları en ayarları bozuk olanları bile gs'da yapmıştır dan ileri savunma mı yapıyor? lan embesil tuttuğun takımı söyleyemiyorsun yıllardır. fb'li olduğunu zaten biliyoruz ama takımlara eşit mesafedeyim diyip milleti beceriyorsun soınra çıkmış sayılar diyorsun sana iki sayı çakarım aklın şaşar. bak bende istatistik yaptım doktor olup başka mesleklerle uğraşanlar şerefsiz oluyormuş, kolay satın alınabiliyormuş yapılan araştırmalara göre. ben değil rakamlar böyle söylüyor. çevremde senin gibi 4 tane daha var hepsi mi aynı olur?

    şu çınar mevzusuna gelirsek. yahu bu kadar doğa sevginiz var madem, yaklaşık 6-7 sene önce maltepe'de 300 yıllık çınar'ı belediye kesti götürdü o zaman neredeydiniz? belediye'nin açıklaması: "çınar kurtarılamayacak durumdaydı içi küflenmiş ve kurtlanmıştı, yıkılmak üzereydi" oldu. işte senin o asırlık dediğin 104 yıllık çınar, 300 yıllık çınardan daha yeni. o doğa harikası 300 yıllık çınarı kurtaramadım ama belki fb'yi kurtarırızın mücadelesini veriyoruz biz. ha kurtaramazsak kesip atarız. ki çocuklarımıza sağlam bir doğa örtüsü bırakmak boynumuzun borcu.

    tanım: fb'li olduğunu söylemeyip objektiflik içerisinde gs'a geçirmesi, fb'yi kollaması karşılığında satın alınmış fb'li diyetçi, sıfır kalorilik köşe yazarı.