• 1
    uruguaylı eduardo galeano'nun latin amerika futbolunun ruhunu yansıttığı kitabı. daha sonra 1998 ve 2000 futbol şampiyonaları ile ilgili yorumlarla tekrar basılmıştır.

    ''eduardo galeano; uruguaylı bu büyük yazarı ülkemizde artık pek çok kişi tanıyor. yayımladığımız ateş anıları adlı o ünlü üçlemesini, kucaklaşmanın kitabı'nı pek çok okur, severek okudu. bu büyük yazar bu kez, dünyayı büyüleyen futbola eğiliyor. bu kitapta dünyanın bütün ünlü futbolcularını bu kez de eduardo galeano'nun büyüleyici kaleminden tanıyacaksınız.
    tüm uruguaylılar gibi ben futbolcu olmak istediim. doğrusu çok da güzel oynuyordum, hatta harikaydım bile denebilir; ama yalnızca geceleri rüyamda. gündüzleri, ülkemin sahalarındaki çarpık bacaklı oyunculardan en kötüsü bendim. taraftar olarak da pek iyi sayılmazdım. yıllar geçti ve kimliğimi kabullenmek zorunda kaldım: ben basit bir 'iyi fubol dilencisiyim'. elimde şapkam, dünyanın dört bir yanını geziyor ve stadyumlarda yalvarıyorum: "tanrı rızası için, güzel bir maç lütfen!" güzel bir oyun gördüğüm zaman da bunu sağlayanın hangi takım ya da hangi ülke olduğuna bakmaksızın bu mucize için şükranlarımı sunuyorum.''

    (tanıtım yazısından)
  • 3
    tarih bilimcilerinin mizacindan midir yoksa tarih sayfalarinda yer alan sayisiz trajedinin etkisinden midir bilinmez, tarih kitaplarinin sert ve soguk yuzu cogu zaman bizi savaslarla, olumlerle ve trajedilerle karsilar. fakat latin amerika'nin yetistirdigi en onemli gazeteci, yazar ve romancilardan biri olan eduardo galeano cocukluk tutkusu olan futbol hakkinda yazdiklarini, siirsel yazim dilini modern futbolun cok da uzun olmayan modern tarihi ile lezzetli bir bicimde harmanlayarak, alisilagelmisin disinda eglenceli bir tarih kitabi haline getirmis.

    montevideo'da ortadirek bir ailenin cocugu olarak dunyaya gelen galeano, ailesinin avrupa kokenli olmasi ve buyudugu topraklarin futbolla sulanmasindan olacak futbolcu olmak istiyordu buyudugunde. onun herseyi hayrani oldugu kahramanlardi, yani tuttugu nacional takiminin futbolculari. ve bircogumuz gibi futbolculuk disinda her isle ugrasmis, sonunda gazetecilikte karar kilmisti. bunu da kitabinda su samimi sozlerle itiraf ediyordu “ıyi bir futbolcuydum, hatta cok cok iyi bir futbolcuydum. ama sadece aksam yatip ruya alemine daldigimda”. profesyonel yasaminin disinda futbol askini hic bir zaman kaybetmedi galeano. fikirlerinin olgunlastirdigi o yillar onun futbol hakkindaki goruslerini de degistirdi. artik sadece nacional pesinde kosan bir futbol fanatigi degil, iyi futbolun takipcisi bir futbol asigi haline geldi. "golgede ve guneste futbol"u da bu askin en guzel meyvesi olarak biz okuyucularin onune altin bir tepside sundu.

    futbolun icerisindeki her ogeyi buyuk bir ustalikla anlattigi kitabinin ilk sayfalarindan en son hikayesi olan 2002 dunya kupasi'nin degerlendirmesine kadar kendi hayatiyla parallel giden hikayelerle ahengli bir anlatim bulmak mumkun. futbola olan ilginiz veya yasiniz dolayisiyla uzak oldugumuz isimler ve olaylarla karsilasmaniz mumkun kitap boyunca. fakat evrensel futbol askinin ve hayatimizin ne kadarinin futbolla ic ice oldugunu buyuk bir ustalikla anlatan galeano, bizi her asamasinda bu kitaba sikica bagliyor. ayni zamanda guclu politik-tarihci tarafi futbolun evrimi ve dunyadaki sosyolojik degisim arasinda inceden inceye ama cok surukleyici bir baglantiyi da cok akillica bir dille anlatiyor bu kitabinda. klasik futbol tarihinin klasik olmayan anlatimi icin herkesin okumasi gereken leziz bir kitap "golgede ve guneste futbol".

    kaynak: http://deplase.net/golgefutbol
  • 5
    eduardo galeano'nun futbol tarihi üzerine birbirinden güzel bilgiler ve betimlemeler içeren kitabı. bazı maçları ve golleri öyle iyi anlatmış ki gözünüzün önünde canlanıveriyor.

    futbolun taraftarlar, futbolcular ve ülkelerin siyasi yapıları üzerindeki önemi ve etkilerinden bahsediyor. ayrıca fifa'nın ve genel anlamıyla futbolun paraya ve siyasete nasıl köle olduğuna da bol bol değiniyor. zaten kitabın ismindeki gölge ve güneş gerçek anlamlarından çok mecazi biçimde seçilmiş.

    arjantin'in ev sahipliği yaptığı 1978 dünya kupası sırasında dönemin fifa başkanı joão havelange'in televizyonlara "sonunda dünya arjantin'in gerçek yüzünü görebilecek" diye demeç verdiği, turnuvanın başlama vuruşunu yapan alman milli takımı kaptanı berti vogts'un "arjantin düzenin hüküm sürdüğü bir ülkedir, hiçbir siyasi mahkum görmedim" dediği günlerde arjantin'de askeri cunta rejiminin ölüm uçuşları yaptığından, diktatörlük karşıtı mahkumları diri diri okyanus'a attıklarından bahsediyor mesela.

    bu arada kitabın orijinal ismi "el fútbol a sol y sombra", türkçe'ye çevirisinde güneş ve gölge nedense yer değiştirmişler. * https://gss.gs/hOb.jpg
  • 6
    bir futbol kitabıymış. okumadım zaten onunla ilgili de yazmayacağım başlığa.
    adana mersin yöresinde özellikle yaz aylarında çok da farkı olmayan aktivitelerdir gölgede veya güneşte futbol oynamak. zira gölgede serinlik denilen olgu çok da olan bir olgu degildir bizim oralar için.
    ramazan ayının başladığı su günde gecmisi hatırlattı bu başlık bana. ramazan ayında o inanılmaz sıcakta hem de oruc iken yaptığımız mahalle maçları geldi aklıma.
    kurumuş toprakla dolu boş mahalle arazilerinde yapılan dili damaga yapıştıran maçlar.
    mac yaparken hissedilmeyen açlık ve susuzluğun maç biter bitmez bünyeye tüm gücüyle saldırması ile olusan çılgınlık verecek derecede oluşan bitkinlik ve saldırganlık hali.
    çocukluğum geldi gözümün önüne bir kac damla yas ile.
    o meshur şarkıda da dediği gibi biz büyüdük ve kirlendi dünya.