• 12
    galatasaray camiasındaki yabancı sevdalısı zihniyet bulunduğu sürece uzun süre çözülemeyecek olan sorundur.

    yakın dönemde kalemizi koruyan kalecilere teknik direktörlerin yeterince şans vermedikleri malum. fatih hocanın da dahil bu hocaların yedek kalecilere yeterince güven aşılanmadığı da malum. ve hatta bir dönem yedek kaleci bile yabancı tercih edilmişti.

    ve seyirci baskısı belki de en olumsuz durum da bu. zira şu an muslera'dan sonra kalemizi koruyanlar içerisinde belki de geleceği en parlak kaleci okan kocuk. ama bizim seyircimiz ona zor günlerde dahi sahip çıkmadı.
    2019-20 sezonunda muslera'nın sakatlığı sonrası takım defansı da eksik durumdayken okan hedef haline getirilmedi mi? ezilmedi mi? hakarete uğramadı mı?
    hatta hocamız bile emeklilik yaşı gelmiş kasımpaşanın yedek kalecisini alıp as kaleci yapmadı mı?

    sadece okan da değil taffarel'in ardında bekleyen kerem inan'dan sonra kimleri yemedik ki biz? kime tahammül etti ki bu hocalar ve yabancı hayranı seyirci? aykut erçetin'e mi? ismail çipe'ye mi? bjk'nin kalecisi cenk gönen'i bile mundar etmedik mi?

    sonra burada yerli kaleci sorunu diyoruz. ne diyeyim müstehaktır bize...
  • 13
    galatasaray taraftarı tarafından veya teknik heyetleri/yönetimleri tarafından yeteri kadar sabır gösterilmemesinin de çok ciddi etkisi vardır. bizim taraftar özellikle 2000 lerde yabancı konusunda çok şanslıydı ve öyle performanslar gördü ki gelen genc kalecilere tahammülü olmadı hiç.
    oysa rakipte rüştü, volkan şimdi de altay ne hatalar yaptılar. fakat camia olarak sabır gösterdiler ve sonunda iyi yerli kaleciler kazandılar.
    keza trabzonspor'da uğurcan ne hatalar yaptı ama sonunda üst düzey bir kaleciye evrildi.
    biz de ise fena performans vermeyen ve bence türk kalecileri arasında da fena olmayan aykut'a simdi de okan'a sabır göstermedik. oysa bu iki arkadaş da oynadıkları sürece fena olmayan ve gelecek vaat eden performanslar vermişlerdi. mesela fatih gelmeseydi okan hala tenkit edilmeye devam edilecek ve belki de kariyeri dibe dogru gidecekti. kalecilikte özgüven önemlidir. taraftar desteği, yönetici, teknik heyet desteği de çok önemlidir.
  • 16
    yakın dönem galatasaray tarihinde yerli kaleci kültürünün oluşmamasından kaynaklı bir sorundur. jupp derwall'in yeni bir başarı felsefesi oluşturduğu 1984 yılından bugüne kadar başarılarımızda hep yabancı kaleciler vardı. önce simoviç, ardından taffarel, mondragon ve en son olarak da muslera. başarıyı nasıl yakalarsanız öyle devam eder.

    galatasaray'da son 36 yıldaki 16 şampiyonluğun 5'inde***** yerli kaleci var. 93, 94 ve 2008'de takım savunması çok güçlüydü. 97 ve 98'deki takımlar ise yediğinden fazlasını atıyordu. 97-98'de 86 gol atıp 43 gol yiyen takım, halen süper lig şampiyonları arasında en çok gol yiyen takımdır. ayrıca bu 4 senede türkiye'de idare etsek de avrupa'da çuvallamıştık.

    ayrıca galatasaray'da yetenekli kaleci ve iyi kaleci antrenörü hiçbir zaman bir arada olmamıştır. ya kalecide potansiyel vardır* ama antrenörü kötüdür*, ya da iyi antrenöre* kötü kaleci* verilmiştir.

    bizim yapamadığımızı fenerbahçe ve trabzonspor'un yapmasının sebebi ise kalecinin hatalarını tolere edebilecek takım kurmalarıydı. bunu galatasaray da yapabilirdi ama atanım da, tutanım da sağlam olsun düşüncesiyle daha garantici bir yol seçti ve başka mevkilerden oyuncu çıkarmayı tercih etti.