• 1
    sözlükte jan olde riekerink'e ciddi eleştiriler var. eleştirenlerden bir tanesi de benim. çünkü haftalardır berbat oynuyoruz. ama birazcık teknik heyetin geri kalanına da bir bakmak lazım. sorun sadece riekerink hocanın tecrübesizliği mi yoksa teknik heyetin tamamı mı yetersiz.

    teknik heyetimizin 3 önemli ismini yazayım.

    jan olde riekerink: teknik direktör, ama ilk deneyimi ve 7 ay öncesine kadar galatasaray alt yapı takımını çalıştırıyordu.
    orhan atik: teknik direktör yardımcısı, 1 sene öncesine kadar alt yapı hocasıydı.
    ayhan akman: teknik direktör yardımcısı, eski futbolcumuz, dahası takımdaki bir çok oyuncunun eski takım arkadaşı.

    şimdi bu üçlüyü kimler ciddiye alır desem? tolga ciğerci, eren derdiyok, cavanda falan aklına gelir herkesin. çünkü yeni transferler ve takıma geldiklerinde bu adamlar mevcut görevlerinin başındaydı. şimdi bir de kendinizi podolski yerine koyun. takıma geldinizde u14 takımını çalıştıran adamı teknik direktör, u21 in hocasını da onun yardımcısı diye önünüza koyuyorlar. ne kadar ciddiye alırsınız? işte geçen seneki podolski ile bu seneki podolski arasındaki farkın sebebi.

    yada kendinizi sabri sarıoğlu, hakan balta gibi kaşarlanmış yerlilerin yerine koyun. bu adamlar galatasaray'a geldiği günden beri orhan atik alt yapı hocasıydı, ayhan akman desen soyunma odasında enseye şaplak göte parmak takıldıkları, faşo aga, böyle puşt gibin ibne gibin bişey makarası yaptığı adamdı.

    riekerink desen para verip alt yapıya futbol okuluna gönderdikleri yeğenlerinin çocuklarının vs eski hocası. ne kadar ciddiye alabilirler ki? bir düşünün bunu.

    bu teknik heyetin yeterliliği zaten tartışılır. ancak yeterliler ise de bu takımla başarılı olmaları imkansız. başarılı olmaları için takımda eski kim varsa gönderilmesi lazım. çünkü bu takımda eski olan hiç kimse bu üçlüyü çok fazla ciddiye almaz. kasti olarak değil, psikolojik olarak alamaz.

    benim takımda en çok dikkatimi çeken sorun kondisyon. yazın bir kondisyoner getirdik. 1 ay kondisyon yükletip gönderdik. fark ettiniz mi bilmiyorum ama takımın kondisyonu her geçen hafta biraz daha geriye gidiyor. bence takımın başına alt yapı hocasını getirdiysek kaliteli bir kondisyoner şart oğlu şart. çünkü 14 yaşında çouklarakondisyon yüklemekle 30 yaşında adamlara yüklemek aynı değil. fizyolojik farkları geçtim oynadıkları sahanın kalenin boyu bile farklı çünkü.

    ben bu sene şampiyonluk geleceğine pek ihtimal vermiyorum, bununla birlikte riekerink hocanın sezon ortasında gönderilmesini de çok doğru bulmuyorum. ancak şunu belirtmeliyim. bu teknik heyet fazlası ile yetersiz ve teknik heyete bir an önce müdahale edilmeli. riekerink hoca zaten tecrübesiz üzerine bir de ekibinin yetersizliği gelince sıkıntı büyüyor. en başta iyi bir kondisyoner şart oğlu şart bu takıma.
  • 2
    ümit davala ve hasan şaş'ın 2 kasım 2018 galatasaray fenerbahçe maçı'nda diğer maçlardan farklı olarak maç içerisinde sürekli olarak hocaya görüşlerini bildirmesi gerekiyor. zira kabül edersiniz ya da etmezsiniz gözümüzün nuru olan hoca da bir yerde insan ve gözünden kaçan şeyler illa ki olacaktır.
    kaçması da muhtemeldir. çünkü maçları aşırı heyecanlı takip edip bazı pozisyonlarda, pozisyon sonlanmadan oyuna sırtını dönebiliyor. işte tam böyle anlarda özellikle oyun görüşü ve taktik bilgisinin hasan şaş'a oranla bir adım önde olduğuna inandığım ümit davala hocayı o anki durum neyse onunla alakalı uyandırmalıdır. ha hoca yapar yapmaz o onların arasındaki konu. biz hatırlatalım da.

    2 kasım 2018 galatasaray fenerbahçe maçı'nda kendilerine ekstra işler düşen heyet.
  • 5
    formsuzdur. verilen cezaları, sakatlıkları ve aleyhimize yapılan haksızlıkları bir kenara bırakarak söylüyorum bunları. takım 2-0 öndeyken nasıl rehavete kapılıyoruz karşında ligin sonuncusu varken hem de. tamam takımın başında terim yok ama yardımcıları nasıl bu kadar pasif kalabiliyor? 8 aralık 2018 galatasaray çaykur rizespor maçında orta sahaya yorgun mariano’yu çekerek zaten tamamen rakibe teslim ettik maçı. fatih hoca kulübede olsa belki daha farklı bir çözüm bulup tedbir alabilirdi ama maalesef olan oldu.
  • 9
    15 aralık 2018 başakşehir galatasaray maçı'nda linnes'i dk 80e kadar yedek bekletmelerinin izahı yok. kaleyi allah korudu resmen. herkes yorulmuş, mariano ayakta duramıyor ama linnes yedek hala. riekerink'in yaptığı hatalardı bunlar. adamın en azından oyuncusu yoktu. olan imkana rağmen yapmadıkları değişikliklerin gerçekten izahı yok.
  • 11
    17 mart 2019 bursaspor galatasaray maçı için çalışmalara bu geceden başlaması gereken ekiptir. bugünden itibaren 6 gün boyunca bursalı oyuncular ne yapar ne eder, kim nasıl top sürer, ne biçim şut çeker hepsini a'dan z'ye yalayıp yutmalılar. oyuncular n yer ne içere kadar bilmeliler her şeyi.

    bir alanya veya erzurum faciası daha yaşayacak takatimiz yok zira. adamlar hiç izlemiyorlar rakibi, maçları göt zoruyla 1-1 bitirince "aaa niye öyle oldu ki ya. hiç anlamadık" modunda takılıyorlar. izleyin abicim şu rakipleri.
  • 12
    uc senedir oynanan kotu oyundaki tek sorumlu fatih terim degil. takim ne kadar iyi ve kaliteli calisirsa, antrenman yaparsa, oynanan futbolun kalitesi de paralel olarak artacaktir. takimin teknik direktoru, turk futbolunun efsanesi ancak etrafindaki antrenor grubuna bakinca sadece levent hoca ve kondisyoner isine hakim kisiler.

    teknik ekip su isimlerden olusuyor: levent sahin, hasan sas, umit davala, fadil kosutan. oncelikle sampiyonlar ligi'nde oynayan bir takim icin bu kadar az sayida antrenor inanilmaz sikintili bir durum. herhangi bir ust duzey avrupa kulubunde oyunun her farkli bolumu icin uzmanlasmis farkli antrenorler gorev yapar. bizdeyse hucum, defans, teknik, taktik antrenmanlari ayri yapilsa da bu antrenmanlari yaptiran antrenorler bu alanlarda uzmanlasmis kisiler degil. bir tek levent sahin uzmanlik sahibi bir antrenor. on libero, falcao vs. bakmadan once teknik heyete uzman antrenorler transfer etmemiz gerekiyor.

    ayrica takimin bir tane kondisyoneri var. bu da bir sampiyonlar ligi takimi icin cok yetersiz bir sayi. genel olarak antrenor basina dusen futbolcu sayisi cok fazla. takim antrenmanlari yaninda futbolcularin bireysel antrenmanlar yapmasi gerekiyor ancak bu kadar az antrenor ile bireysel antrenman yapildigindan epey supheliyim. altyapidan cikan cok yetenekli yunus, atalay vs gibi futbolcularimizin neden a takima yukseldikten sonra gelisme kaydetmediklerini buna bakip bir nebze anlayabiliriz. en basitinden minik anadolu kulubu altinordu'nun sadece a takiminda 8 antrenor var ve kulup bunyesinde calisan toplam antrenor sayisi 100'un cok cok ustunde.

    fatih terim eger mevcut ekibiyle mutluysa bile mustafa cengiz yonetiminin mutlaka hocayla konusup ekibi buyutmek icin bir seyler yapmasi gerek yoksa biz ayni seyleri yapmaya devam edip farkli bir sonuc bekleme hatasina dusecegiz. sorun kendisine uyuz olsam da diagne'de degil, falcao degil ronaldo'yu da alsak bu oynadigimiz oyunu standard bir seviyeye getirmeyecek. futbolcu odakli bir sikintimiz yok. yeteneklerini gelistiremeyen altyapi futbolcularimizin sorunu da bu futbolcularda degil. bu cocuklar gece gunduz nizami bir hayat surup bir kez bile bara, gece kulubune gitmeseler de bir sey degismeyecek. sorun teknik kadroda ve biz antrenman metodlarimizi modernlestirip teknik kadroya isin ehli insanlari eklemedikce ayni sorunu yasamaya devam edecegiz.
  • 13
    dünyanın en boş işlerinden biri futbol takımının antrenör ekibine sallamak olabilir.
    yahu bu insanları eleştiremezsiniz, bu teknik olarak mümkün değil.. çünkü kendileri karar verici değildir, en çok eleştirdiğiniz konuda dahi teknik direktörü 100 kez uyarmadığının garantisi yoktur.
    sen müşteri/taraftar olarak sadece sofraya konan yemeği görürsün, o yemeğin sorumlusu da restoranın şefidir. şef yardımcılarını suçlayamazsın, onları ancak şefin kendisi suçlayabilir...
    e hoca yardımcılarından memnun değilse değiştirir zaten, ya da patron yani başkan memnun değilse o değiştirir. bizim asla değerlendirme yapamayacağımız bir konudur antrenör konusu.
  • 14
    teknik bir ekip olduğunu düşünmediğim teknik ekip. fatih hocanın sözünün üstüne söz söylemeye cesaretleri olduğunu da düşünmüyorum. hiçbirisinin de bizden ayrılıp bir anadolu takımında başarılı işler yapabileceğini de düşünmüyorum.

    bizle şampiyonluk mücadelesi veren takımlarda antrenörken teknik direktörlüğe geçiş yaparak başarılı olan tamer tuna, erol bulut gibi bi çırpıda insanın aklına gelen isimler var. keşke bizde de böyle olsa.

    beşiktaşın şampiyon olduğu senelerde tamer tuna ve şenol güneşle defalarca hararetli hararetli tartışırlardı. bizde mümkün mü böyle birşey? akıl akıldan üstündür.
  • 16
    fatih hocanın üçüncü ve dördüncü döneminde bizi dört kere şampiyonluğa, hatırlayamadığım kadar türkiye kupası ve süper kupa şampiyonluğuna ve şampiyonlar liginde çeyrek finale çıkaran teknik ekip. bu kadar başarılı olan bir organizasyonu garip kıyaslamalar ve isteklerle eleştirmek çok garip.

    teknik ekiplerin teknik direktör yetiştirmek gibi bir görevi yoktur. başarılı olmak gibi bir görevi vardır. fatih hocanın ekibi de bunu benzersiz bir şekilde yerine getirtiyor. gerisi laf-ü güzaf.
  • 17
    bünyesine duran topların verimli kullanılmasına yönelik çalışmalar yaptıracak bir hoca katılmasını çok isterim. uzun zamandır kornerlerden ya da duran toplardan gol atamıyoruz. kullanılan çoğu duran top ya ön direkte takılıyor ya da rakip kaleciyi çalıştırır gibi cılız bir şekilde ceza alanına gönderiliyor. oyuncu bazında bunları kullanmak ne kadar bir beceri istese de organizasyon üzerinde çalışmak kesinlikle elzem. bazı yabancı kulüpler taç kullanımı için bile özel hoca tutuyor. bu konuda ülkemizde biz neden bir öncü olmayalım. hadi yeni hocaya ne gerek var diye düşünülüyorsa da hocamızın üç yardımcısı da bu konuda yurt dışındaki kulüplerin antrenmanlarını yerinde izleyerek bilgi toplayabilir ya da farklı araştırmalar yapabilir. sıkışan maçlarda duran topların ne kadar önemli olduğunu anlatmama gerek yok. takımımızda luyindama, nzonzi, donk, diagne* ve falcao* gibi etkili oyuncular varken bunun üzerine eğilmemek hata olur.
  • 18
    2019-2020 sezonunda çok ama çok dikkatli olmalılar. güvenimiz tam ama öncelikle sinirlerine hakim olmalı ve uzun vadeli ceza almamalılar.

    diyor ya hoca 8 mart 2003 galatasaray fenerbahçe maçı soyunma odasında
    "işimiz gücümüz maça konsantre olmak... ama şartlar ne olursa olsun 11 kişi oynamamız lazım. benim arkamda bana yardım edecek adam görmeliyim... top aldım arkadaşımı görmeliyim..."

    işte aynen böyle. biz de bakınca sizi artık tam kadro görmeliyiz.

    allah yardımcınız olsun!
  • 22
    karşımızda nasıl bir kötülük olduğunu tekrar gördük. hiç bunlarla uğraşmaya gerek yok. çünkü hakkını arayacağın bir mecra yok karşında. teknik ekibin ve futbolcuların katılması gereken basın toplantıları neyse hepsine standart aynı konuşma metni hazırlanıp çıkılmalıdır. hatta dalga geçmek amaçlı ellerinde kağıda yazılı olmalı ve bunu okuyup geçmelidirler.

    örnek: " ceza almamak ve türk futbolunun marka değerini yükseltmek adına hazır metin kullanıyoruz.bizim için iyi-kötü bir maç oldu. yolumuza bakıyoruz. hedefimiz şampiyonluk. sorularınız varsa alayım?" tüm sorular dinlenir. cevap verirsem ceza alıyoruz iyi akşamlar denilip çıkılır.
  • 23
    19/20 sezonunda allah yardımcıları olsun. işleri gerçekten çok zor olacak bu sene. yapılan haksızlıklara karşı daha fazla çalışıp, oyuncularımızı da akıllı bir şekilde motive etmesi gerekiyor. ağızlarını açtıkları an ceza yiyecekleri için maç sonu basın toplantılarını olabildiğince kısa tutup üç beş kelime bir şey söyledikten sonra bitirmeliler. eminim düşmanlarımız daha fazla kudurur böyle yaparsak.
  • 24
    sayelerinde kurdugumuz efsane kadro lastikleri olmayan bir ferrari otomobile donustu.

    sampiyonlar ligi seviyesinde bir kulubun hucum icin ayri, savunma icin, teknik ve taktik antrenman icin ayri antrenorleri olur. hepsi alaninda uzman kisilerdir. bizde bir tane antrenor var, her ise bir kisi bakiyor gibi bir durum var. bu kadar kalitesiz antrenman yapan bir takimin basarili olmasi mumkun degil maalesef.
  • 25
    çok ağır konuşuyorum hoca falan değilsiniz arkadaşım siz. maçı arkadaşlarla izliyoruz onlarca gol kaçırıyoruz ve zorlu bir deplasmanda oynuyoruz. adem ve andone sahada tel tel dökülüp onlarca pozisyonu heba ederken hepimiz emre mor ve falcao neden girmiyor şurada 20-30 dk kalmış diye bas bas bağırıyoruz çünkü biliyoruz ki bizim defans güven vermiyor her an yiyebilir. hoca ancak gol yiyince falcao'yu alacak herhalde diyede söylendik. derken adamlar 22 eylül 2019 yeni malatyaspor galatasaray maçında karambole olmayan faulden attılar. sonra ne görelim. falcao oyuna giriyor. gerçekten yuh ve pes!!! en güzel yerden kombine alıp maç izliyorsunuz gerçekten yazıklar olsun. siz ancak fatih hocanın getir götürünü yapın. şayet bu değişiklikleri fatih terim yapıyorsa bu sene maç izlemeyi bırakır farklı spor dallarına yönelirim.