• 44
    gelirlerimiz sifira yakinsarken ve 2 milyar turk lirasi borcumuzun oldugu su ortamda sesli sesli dile getirilmesi gereken durum. aksi takdirde is kayyum atanmasina ve kulubun akp uzerinden zengin bir katarliya satilmasina kadar gider benden soylemesi.

    mevcutta lise mezunu olanlardan 1200 lira, olmayanlardan ise 20 bin turk lirasi talep ediliyor. bu akil almaz bir ayrimcilik. bunun yerine herkese esit oy hakki vermek maksadiyla uyeligin herkese esit miktardan acilmasi ve cesitli ozel imtiyazlar icin premium uyelik tarzi bir seyin is adamlarina ayri satilmasi lazim. atiyorum kulup uyeligi herkese 2000 lira + minimum 2 referans getirme gibi bir kosula dayandirilsa ve ekstradan 20-30 bin uyeyi bir anda kulube kazandirsak 60 milyon turk lirasi para yapiyor ki bence bu epey mutevazi bir ongoru. bilhassa secim senesinde bu gelir cok daha yukari cekilebilir.

    divan kurulunun ve mevcut uyelerin kendi cikarlarini bir yana birakip artik cidden galatasaray'in menfaatini ve gelecegini dusunmesi gerekiyor yoksa maalesef bizi cok ic acisi bir sonuc beklemiyor.

    aslangibisponsor filan diye gercekci olmayan islerin pesinden kosacagimiza daha temelli fayda saglayacak bu tur islere kafa yormamiz lazim benim gorusum.
  • 45
    liseci zihniyet babadan oğula eşsiz bir nesil olduğu, galatasaray küçük olsun bizim olsun anlayışı da bu nesille birlikte devamlılığını sürdüğü için kolay kolay olacağına ihtimal vermediğim olaydır.

    muhtemelen bundan 10 ya da 20 yıl sonra da aynı başlıkta asırlardır süren bu kangreni konuşmaya devam ediyor olacağız.

    yazık, gerçekten yazık...
  • 46
    bunu açacak olan çoğunlukla galatasaray lisesi ağırlıklı oylarla seçilen yönetimler değil, olursa yabancı sermaye olacaktır.

    yabancı sermaye gelirse, parana talip olur. 20000 lira fiyat belirlerse sana da 20000 lira olur, liseliye de. çünkü der ki ulan liseliye 5000 yapsak isyan çıkar, boykot falan yersek paradan oluruz.

    yabancı sermaye gözünde liseli buygun karsürat ile senin hiçbir farkın yoktur. hatta sen daha önemlisindir çünkü ürün alan sensin, para harcayan sensin "taraftar" olan sensin. buygun 5 net fazla yaptı diye "buygun <3" demez.

    değerler falan diyorsanız da kusura bakmayın ama bana milyarlarca lira borç bırakan değerlere çok güzel şeyler söylerim burada ama malum küfür yasak.
  • 47
    (bkz: #3069484)

    yaklaşık her 5 senede bir taraftardan bağış, destek vb. beklentisi içine girmektense tüzükten geçirilerek sürdürülebilir bir gelir kazanmanın bir başka ve muhtemelen de en kazançlı yolu.

    bunu da paket paket pazarlayabilirler mesela;

    1) üye olmak için 1 kere verilecek en cüzzi ücret ile basic kulüp üyeliği, üyeye sadece bir kart vb. bir şey verilebilir, başka hiçbir faydası olmaz tamamen göstermelik, bunda maksat sürümden kazanmak olacaktır, dandik bir bilekliğe 5 ile 10 lira arası para veren taraftar belki de sırf 1 kere üye olup adının 'üye' olarak geçmesi için, o kartı cüzdanında taşımak için 300 - 500 liraları düşünmeden verir.

    2) üye olmak için 1 kere verilecek orta maliyette bir ücret + senelik yenileme aidatı, bunda işin içine aidat da gireceği için üyeye bir fayda sağlamak lazım, kulüp bunu içinde çok kolay çözebilir; mesela mobil uygulama; o üye için ücretsiz hale getirilebilir, üye; senede futbol (veya basketbol) maçlarına 3 (atıyorum) kere ücretsiz gelebilir vb. vb., sınırsız çeşitlendirme mevcut.

    3) üye olmak için 1 kere verilecek ciddi maliyette bir ücret + senelik yenileme aidatı, bunda artık tam üyelikten bahsediyoruz zaten açıklamaya gerek yok, liseden mezun kulüp üyesiyle bir farkı olmayacak hatta cezbedicilik için fazlası bile olması lazım.

    edit: imla
  • 48
    birileri de 1 milyon üye kampanyası yaparak şuan bizim taraftarın düşündüğünü gerçekleştirmişti. ne oldu o 1 milyon üyeye? elini kolunu sallayan kulübe üye olunca fenerbahçe çok mu demokratik bir yer oldu? sonra ali koç o üyelerin fetöcü olduğunu söylemişti hatta. yaşanmışlıklara da bakıp ders çıkartmıyoruz bu benim çok garibime gidiyor.

    şuan fenerbahçe'de ali koç'u eleştirebilecek, hesap sorabilecek, hacı abi bizi bu kadar borca sokuyorsun ama daha sonra ne olacak diyebilecek, ya da sen çok başarısızsın, seni ibra etmiyorum diyebilecek, ya da seçimde oy olarak geçebilecek bir kişi var mı? isterse aynı aziz yıldırım gibi 20 sene başkanlık yapar. aynı yıldırım demirören gibi istediği zaman bırakır.

    gerçekten taraftarın istediği bu mudur? fenerbahçe ve beşiktaş gibi olmak mı? çok mu güzel yönetiliyor bu kulüpler? çok mu demokratikler?

    şuan da takımın borçlarını biliyorsak, kim ne kadar para alıyor bunu biliyorsak bu yönetim sistemine borçluyuz. hatta mustafa cengiz yönetimi borçları derneğe aktardığı için çok fazla tepki alıyor.

    galatasaray taraftarı sorgulayıcıdır, diğerleri gibi değildir diye düşünüyorsanız bence yanlış düşünüyorsunuz. galatasaray taraftarının sorgulayıcı olma sebebi genel kurulu. genel kurulda sorgulandığı için biliyoruz ve sorgulayabiliyoruz. yoksa aynı toplumda yetişmiş, etnik köken olarak aynı, aynı anne baba tarafından büyütülmüş iki farklı takımı tutan kişilerin farklı reaksiyonlar göstermesi beklenemez. sadece takım üzerinden bu kültür hiç beklenemez.

    liseli değilim, hayatım boyunca da galatasaray kulübü üyesi olamam. yani neredeyse imkan yok fakat galatasaray'ın diğer takımlardan farkının, ilerici görüşünün sebebi bu kültür olduğunu düşünüyorum.

    şunu da belirtmek gerekir, kafatascılar diye aslında kafatascılık yaptığımız grup, genç liseliler, burak elmas'a, dursun özbek'e karşı mustafa cengiz'i başkan seçtiler. büyük oy farkıyla seçtiler üstelik. şuan da gelen tepkilerin sebebi mustafa cengiz ve yönetiminin çok net takımı kötü yönetmesi. telefonla transferden vaz geçen borçları gizleyen, hiç bir projeyi yerine getiremeyen bir yönetim olması. gayet de haklılar.
  • 50
    şahsen desteklemediğim görüş. en azından bir kısmını.
    temeli lise olan bir kulüp, dünyada başka örneği var mı bilmiyorum, bunu ön plana çıkarmak hatta bir pazarlama aracı kullanmaktansa yok etmeye çalışmak bana saçma geliyor.
    evet sadece liseli olmaktan başka bir becerisi olmayanların kulübe üye olması saçma ama bunun çözümü üyeliği herkese açmak mıdır? bence değil, bunun yerine üyeliğin gerekliliklerini yerine getirmeyenleri üyelikten çıkarmak gibi (ki aslında var ama işletilmiyor) kurallar benimsenebilir.
    üye sayısı sınırlı kalması taraftarıyım ama liseli ve lise mezunu olmayanlar benzer şartlarda üye olmasını desteklerim.
    çok sayıda üye, herkese açık çok tehlikeli. en sevmediğini galatasaray başkanını düşünün, bu mantıkla kendi döneminde kendisine oy verecek binlerce adayı üye yapıp yıllarca başkanlığı bırakmayabilir. yıldırım demirören'i hatırların, canı istedi de bıraktı başkanlığı. yoksa seçim kaybeder miydi?
  • 51
    türkiye'nin mevcut siyasi atmosferi ve çalkantıları bir gün sona ererse düşünülebilecek öneri.

    ancak şu anki durumda, kulübün kapılarını ardına kadar açmak kulübü birilerine peşkeş çekmeye gidecek yolun ilk adımı olur. biz fenerbahçe değiliz, hiçbir güç odağı kulübe sahip çıkmaz, hiçbir sermaye sahibi kulübün menfaatlerini kendi çıkarları önüne koymaz.

    liseyle falan hiçbir ilgim yok ve bir gün bu kulübün üyesi olmayı uzun süredir hayal eden bir galatasaraylıyım. ama bu kulübün kimliğini koruyacak ve bu kimlikle yola devam etmesini sağlayacak tek güç odağı, maalesef galatasaray lisesidir.
  • 52
    galatasaray kulübü taraftara açılmadığı taktirde mevcut borçlarıyla el değiştirmeye zorlanacak zaten. eğer galatasaray liseliler kulübü taraftara açmayarak sahip çıkmak istiyorsa ya bir fikirle gelsinler ya da sorumluluk alsınlar bir zahmet. madem kulübün sahibi gibi davranıyorlarsa(ki seçimlerde ve seçim sonrası liseli olmayan başkan seçildiğinde görüyoruz olanları) gereğini yapsınlar.
  • 53
    fenerbahçe üyelerinin genel kurullarındaki ve kongrelerindeki o kıraathane ortamını, üyelerin konuşmaları görünce bir yandan aslında açılmasa daha mı iyi diye de düşünmeden edemiyorum.
    (bkz: ben fenevbahçe için hapis yattım siz ne yaptınız)
    (bkz: ne veriyorsan 1 fazlası)
    (bkz: asıl ben ne veriyorsan 1 fazlası)
    (bkz: bizi fatih terim megalomanından kurtar başkanım)
    (bkz: kalecimiz kırmızı kazak giyse nasıl olur)
    (bkz: hocaya söyleyin sosa'yı stoperde mert hakan'ı forvette oynatsın)
    (bkz: başkanım bana soğuk davrandınız küsmüyüz)
  • 54
    tüzükteki en büyük sorun senede en fazla 400 üyenin kabulüdür.

    her peşinat getireni üye yaparsak kalite olarak da kültür olarak da son derece yozlaşmış bi hale geliriz. açıkçası bu istediğim bi durum değil.

    zaten mevcut tüzükte üye olmak için kaydı açık en az 5 (beş) yıllık iki üye tarafından önerilmiş olmak gerekiyor.

    her bir üye de bir takvim yılında en fazla 5 kişiyi önerebiliyor. homojenliği korumak için bu sayı bire ikiye indirgenebilir.

    kefil olan üyenin aidatlarını ödememesi durumunda kendisi ve kefilleri üyelikten atılır veya kendisi üyelikten atılır kefillerine para cezası kesilir tarzı yaptırımlarla bağlayıcılık arttırılabilir. böylelikle bu işin ticarete dönüşmesini engellemek ve herkesin gerçekten güvendiği isimleri üye yapmak amaçlanır.

    senede 400 üye en büyük saçmalıktır. zaten yarısını lise mezunları dolduruyor. bu sayı tamamen mi ortadan kaldırılır, bine iki bine mi genişletilir orasını bilemem ama bi şekilde değişmesi şart.

    kefillik sistemi ve bağlayıcı maddelerle galatasaray kültürü korunmuş olur.
    yeni üyeler taze kan yeni heyecan kulübe olumlu yansır.
    kulübe sıcak para girişi sağlanmış olur.
    kırgın taraftarın gönlü alınmış olur.
    win-win
  • 55
    hali hazırda senede yuvarlak hesap 400 kişi üye yapılıyor. bir 5 sene kadardır bir grup divan üyemiz tüzükte bu 400 rakamının içinde liselilerin sayılmamasını sağlayacak değişikliğin yapılması için uğraşıyor. böylece "dışarıdan" daha çok kişi üye yapılabilecek. tabii bu çay kaşığıyla tünel kazmak gibi bir mücadele umarım başarırlar çünkü benim de aklıma yatıyor, naçizane destekliyorum.

    üyeliği tümden taraftara açmak ise (tabii ki yine iki referans şartıyla ve sicil soruşturmasını takiben) mevcut yapıda devrimin de devrimi niteliğinde bir karar olur. ben de bu kararın bu genel kuruldan geçip kabul göreceğine hiç ihtimal vermiyorum. açıkcası hayali bile imkansız gözüküyor.

    bir de şeyi hep merak etmişimdir, türkiye'de üyelik şartlarını yerine getirip üye olacak kaç kişi var acaba? bunu yok manasında herhangi bir küçümseme amaçlı sormuyorum. bilhakis kesin vardır ama ne kadar vardır? yani aslında bu üyeliği dışarıya açma meselesi korkulduğu kadar "kötü" bir şey olmayabilir. fenerbahçe kulübünün 32000 üyesi var. bizim de 9000 aktif toplam 19000 üyemiz var. bir taraftan baktın mı yarı yarıya gibi ama başka taraftan baktın mı da arada müthiş bir fark yok. yani fenerbahçe yıllardır şartları sağlayan herkesi üye yapıyor da üye sayısı 100binleri bulmamış. demek ki belli başka parametrelerle korelasyon yapan bir denge var. sonuçta ortada 20bin tl ödemek gibi bir gerçek var, ülkenin gelir dağılımı belli. kaldı ki bu karar alınırsa o 20bin tl yukarıya doğru iyicene revize edilecektir. üstüne bir de 2 tane referans bulma şartı var.

    ezcümle galatasaray spor kulübü üyeliğinin taraftara açılması kararı masaya yatırılıp üstüne çalışılması gereken bir karardır.

    edit: düzeltme için teşekkürler independent.
  • 56
    desteklemediğim şeydir. olmasının da mümkünatı yoktur. biraz ileri görüşlülüğe sahip bir insan, bunun sonuçlarının şu ankinden daha kötü olacağını bilir. daha önce de çok kez yazdım, galatasaray lise tarafından denetlenmeye devam etmelidir ve edecektir. taraftarın kesinlikle yönetimde doğrudan pay sahibi olmaması gerekiyor. dolaylı olarak zaten etki ediyor, yeterlidir. taraftarın yeterli bilgi birikimde olduğunu düşünmüyorum. eğer bilgi birikimi yeterli olanları alalım derseniz, bu sefer de yozlaşma kavramını konuşmak zorunda kalırız çünkü önünde sonunda yozlaşma olacak ve abuk sabuk tipler kulübün kritik noktalarında pay söz sahibi olacaktır.
  • 57
    öncelikle galatasaray gibi milyonlarca taraftarı olan kulübün gelir kazanması için üyelik şartlarının düzeltilmesi elzemdir. ikinci husus fenerbahçe'nin 1 milyon üye olayı ile fenerbahçe kongresi'nin durumu hakkında bağlantı yok. 1 milyon üye kampanyası ile temsilci üye olabiliyordu fenerliler, oy verme yetkileri yoktu. fenerbahçe kongresi'nin her başkana sorgusuz sualsiz destek vermesi aziz yıldırım'ın fenerbahçe'deki grupları kaldırmasıyla oldu. zengin bir başkan adayı çıkana kadar böyle devam etti. ali koç'un karşısına da saadettin saran vs gelmediği sürece böyle devam edecek.

    şimdi asıl meselemize galatasaray'ın değişiklik istenmeyen sistemine gelelim. bu değişiklik istenmeyen sistem tarihin en başarısız başkanlarından özhan canaydın'a 3, adnan polat'a 2 seçim kazandırmıştır. ünal aysal, inan kıraç tarafından ikna edilmese adnan polat sonrası da karanlıktı. ünal aysal bıraktığında ise 70 yaşını aşmış duygun yarsuvat ve alp yalman olmasa kimse elini taşın altına koymuyordu. galatasaray tarihinin en kritik seçimlerinden 2015 mayısında yapılan seçime ise iki sene önceki seçimde aidatını yatırmadığı için yönetici olamayan dursun özbek ile seçilme şansı düşük ahmet özdoğan katıldı. 2011-2015 arasını neredeyse silip süpürmüş bir futbol şubesini devralan dursun özbek otel yalanları, riva-florya'yı tl ile satma, beşiktaşlı eşini üye yapma gibi hatalarına rağmen ara seçim yapmayıp 2018 mayısında aday olsa yine seçilecekti. yine gs tarihinin en kötü dönemlerini yaşatan adnan polat bugün aday olsa seçilme şansı beklenenden daha fazla. ee demek ki bu yapı galatasaray'a dar geliyor, galatasaray'ın sorunlarını çözemiyor, çözecek insanlar bulamıyor.

    gelelim üyelik kolaylaşırsa galatasaray tabiri caizse avamlaşır diyenlere. allah aşkına kulübe eskimiş sistem ile nihat doğan üye olmuş, daha ne kadar düşebilir seviye? üyelik açılsın demek zaten parti üyeliği gibi semt pazarlarına stant kurulsun, gelen geçen üye yapılsın demek değil. sadece ağır ve katı kurallar esnetilsin. hem galatasaray para ve yeni insan gücü kazansın, hem de insanlar galatasaray için bir şeyler yapma çabasına girsin. şu anki üyeler seçimlere bile gelmiyor, geçtim genel kurullara katılmayı.