• 13800
    ilk baş bu entryi galatasaray taraftarı başlığı altına yazmayı düşündüm. sonra ise buranın daha uygun olacağına karar verdim.

    17 yaşında ve kariyerinde henüz hiç ilk on bir başlamamış emin bayram' a alexander sörloth geçildikten sonra yetersiz, yeteneksiz ilan eden,

    fernando muslera' nın ayağı kırıldıktan sonra birdenbire kaleye geçen(psikolojik hazırlık) ve oynadığı her maç önündeki savunma ikilisi değişen okan kocuk bacak arasından gol yediği için galatasaray seviyesinde olmadığını ilan eden,

    adem büyük transferi öncesi "kardeşim bu adam şu maçta şöyle yaptı. bu maçta böyle yaptı. yeteneksiz, bizim seviyemizde de değil." diye onlarca entry/twit yazan,

    demba ba bonservissiz galatasaray' a gelebilecekken "onun bizim takımda ne işi var. göztepe' de oynarken beşiktaş' a karşı nasıl oynadı görmüyor musunuz?" denilen daha sonra keşke bizim olsa diyen,

    radamel falcao garcia transferi(en az abdurrahim albayrak kadar suçlu) gerçekleşsin diye tonlarca şey yazan, karşılaşmaya 25 bin kişi giden ve şu an gitse diye gözünün içine bakan,

    galatasaray altyapısından futbolcu oynatılmıyor diye yaygara koparan, daha sonra ise yaptığı ilk hatada gençlerin ruhuna çöken,

    her sene şampiyonluk isteyen, istekleri gerçekleşmeyince yangıncı taraftara bağlayan, galatasaray yönetimi ve fatih terim' in istifasını isteyen, vb şeyler yazılan sözlük.

    bu arada daha bu liste uzar gider...
  • 13801
    taraftar futboldan anlamaz lafının ne kadar doğru olduğunu gösteren sözlüktür. bu sadece bize özel değil. hea ben demiyorum volkan babacan, caner erkin transferlerine laf etmeyelim diye ama ortada bazı durumlar var.

    1978 dünya kupasında luis menotti baskılara rağmen genç maradona’yı kadroya almamış, onun yerine mario kempes’i tercih ederek arjantin’i şampiyon yapmıştır. mario kempes ise 6 golle turnuvayı gol kralı olarak tamamlamıştır. buna benzer başka bir örnek olarak 2002’de scolari’nin romario’yu, 2008’de de bosque’nin raul’ü tercih etmemesini örnek verebilirim. taraftar ise hepsinin alınmasını istiyordu...
  • 13802
    ilk şampiyonluğunu açıldıktan 4 sene sonra gören sözlüğümüz.*

    ortalama 2 yılda bir şampiyonluk yaşamaya alışınca, şampiyon olunamayan ilk sezonda* yangın yapılıyor sanırım.

    yangın yapacaksanız 2-3 hafta içinde ipimizi çekenlerin kapısında yapın.

    malesef ülkedeki konjonktür bu ülkeden bir bayern, bir juventus çıkmasına izin vermez.

    2000'den bu yana üst üste 3 şampiyonluk yaşayan yok.

    bizim amacımız son 30-35 yıldan bu yana %50 şampiyon olma istatistiğini korumak/yakalamak olmalı.

    10 yılda 6 ve üstü şampiyonluk zaten pek olası olmasa da, ülkenin bayern münih'i olmak demek.

    10 yılda 5 şampiyonluk muhteşem.

    10 yılda 4 şampiyonluk ideal

    10 yılda 3 şampiyonluk fena değil.(diğer 7 şampiyonluk'un 4'ü aynı takıma gitmemeli, giderse de bu takım fb olmamalı)

    10 yılda 2 şampiyonluk kötü.(bu 10 yılda rakiplerimizden en az biri bizi yakalar)

    diğer senaryolar felaket.
  • 13803
    5 temmuz 2020 galatasaray trabzonspor maçı sonrası sözlük'e girmeye çalıştığımda hesabımın kapatıldığı uyarısını aldım, nickimin yanında da pilot yazıyordu.

    yıllardır takip ederim şu sözlüğü son 4 yıldır da yazar olarak içindeyim.

    telefonumda 3 chrome sekmesi her daim açıktır, galatasaray sözlük, ekşi sözlük ve webaslan.
    bu yıllardır değişmez, 3 siteye de neredeyse her gün girerim.

    galatasaray sözlük'ü daha da ayrı bir yere koyuyorum; sözlük hayatımda o kadar büyük yer kaplıyor ki evlendiğim, kariyerimde ilerlediğim, şehir değiştirdiğim, dedemi kaybettiğim 2018 senesinde bile yılın 364 gününde sözlük'e giriş yapmışım.

    sözlük'ten uçurulduğumu öğrendiğim an önce bir şok yaşadım, şaka gibi geldi başta.
    sonra idrak etmeye başladım, evet hesabım ciddi ciddi kapatılmıştı.

    ne kadar üzüldüğümü tarif dahi edemem.
    dile kolay yıllardır takip ediyorum, yazıyorum, okuyorum; adeta vücudumun bir parçası gibi olmuş burası.
    başta sözlük için karşılıksız bunca emek harcayan saygıdeğer moderatörler olmak üzere bir çok kıymetli yazar tanıdım, güzel sohbetler yaptım, onların mutluluklarını ve acılarını paylaştım.
    aileden biri gibi olmuştu benim için sözlük.

    sonra nerede hata yaptım acaba diye düşündüm bir süre.
    covid pandemi hastanesinde doktorum, 3 aydır çok yoğun çalıştım, hastalığı bulaştırmayayım diye eşimi 2 ay önce ailesinin yanına gönderdim.
    anne ve babamı haftalarca ziyaret edemedim.
    ne kendime, ne hobilerime zaman ayıramadım.
    günlerce yalnız başıma iş-ev arası robot gibi yaşadım.
    bu süreçte fiziksel ve ruhsal olarak çok fazla yıprandım.

    belki son dönemlerde bu gerginlikten mütevellit başlıklara entry yazarken fevri davranmış, belki haddimi aşmış olabileceğimi düşündüm.
    fatih terim hocamıza arda turan ısrarı nedeniyle yazdığım bana göre normal olan bir entryim nefret söylemi nedeniyle silinmişti, bunun dışında olağan dışı herhangi bir şey yaşanmadı, şimdiye kadar da hiç ceza almamıştım.

    mesajlaşma için de hakeza öyle, hiçbir yazarla mesajlar üzerinden polemiğe girmedim, bırakın küfür etmeyi en ufak kırıcı bir söz dahi söylemedim.

    herhangi bir açıklama yapılmadan, varsa hatalarım konusunda uyarılmadan, mücrim isem bir süre çaylak yapılmadan direkt olarak hesabımın kapatılmasına çok fazla üzüldüm, inkâr edemem çok fazla kırıldım.

    gerekçesini öğrenmek için yönetime mail atmaya bile elim varmadı.
    sonra bugün bir mail aldım ve hesabımın tekrar aktif edildiğini gördüm, çocuklar gibi mutlu oldum.

    hem dertleşmek, hem entrylerim nedeniyle kızdırdığım renktaşlar varsa özür dilemek için buraya yazmak istedim.
    bir de haddim olmadan moderatör arkadaşlara bir tavsiyede bulunmak istiyorum, bizler hata yapmış olabiliriz suçu olanlar elbette cezasını çeksin bir süre ancak bir yazardan tamamen vazgeçmek, hesabını ebediyen silmek bu kadar kolay olmamalı.

    yazar olabilmenin sabır gerektiren, zor ve kıymetli olduğu şu mecrada kimsenin pilot olmayı göze alacak kadar bile isteye suçlu davranacağını sanmıyorum; lütfen insanlara ikinci, belki üçüncü şansı tanıyın.

    son olarak hesabımdan uzak kaldığım 2 günde burayı ne kadar çok sevdiğimi tekrar farketmiş oldum.

    herkese sevgiler, saygılar...