• 6512
    biz galatasaray olarak ne yazık ki futboldaki ilerlemeye adapte olamadık.
    hâlâ romantik kafa ile hülyalarda yaşıyoruz.
    şu başlıklardan da belli olmuyor mu bu durum?

    (bkz: galatasaray bir his takımıdır)
    (bkz: galatasaray pes etmez)
    (bkz: biz bitti demeden bitmez)
    (bkz: konsantrasyon)
    (bkz: şampiyonluk alametleri)

    hedef bilmem kaç...

    bu inanma kısmı, konsantrasyon kısmı falan işin teknik, taktik kısmının ötesine geçmiş artık.
    hâlâ sahaya ruh koyunca, arda turan gibi altyapı oyuncularını transfer edince, kolej havası falan yaratınca başarılı olacağımızı zannediyoruz.

    bu kafa geçmişte kaldı artık, kolej havası ile başarılı olunmuyor; işini doğru ve akla yatkın yapanlar boy gösteriyor artık dünya futbolu sahnelerinde.

    fatih terim hocamız son gelişinden beri 3 yıldır takımın başında, hâlâ bu takımın nasıl bir sistemle, nasıl bir anlayışla oynadığı belli değil.
    her hafta aynı sistemsiz kurguyla sahaya çıkıyoruz, belki ilk 11'den bir kaç oyuncu değişiyor ama oynanan kaotik futbol yıllardır değişmiyor.

    daha acı verici olanı ise transfer yapınca düzeleceğimize inanıyoruz, halbuki bütçesi düşük takımlar transfersiz de bizi gayet güzel yenebiliyor.
    (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı)
    demek ki olay sadece transferle, kadro kalitesi ile alâkalı değil.

    kağıt üzerindeki en değerli takım biziz, kötü ligimizde şampiyon olunca kendimizi başarılı zannediyoruz oysaki takımın gerçek seviyesi avrupa maçlarında daha net görülüyor.

    makas açıldı diye bahaneler uyduruyoruz ama bizden çok daha zayıf hajduk split takımına bile doğru dürüst diş geçiremiyoruz, 70 dakika hiçbir şey yapamayıp sonrasında attığımız golle zorla yeniyoruz.
    (bkz: 24 eylül 2020 galatasaray hajduk split maçı)

    hajduk'un bir tık üstü hiçbir takımı yenemez galatasaray, mümkün değil.
    (bkz: 1 ekim 2020 rangers fc galatasaray maçı/#2985751)

    modern olan tüm şeylerde olduğu gibi modern futbolun temelinde de bilimsel metodlar, akılcılık ve tecrübe olduğu su götürmez bir gerçek.
    insana dayalı olan her konuda elbette muhakeme ve kriz yönetimi önemlidir ama bunlar yine de akılcılığın önüne geçemez.

    bizde durumlar böyle değil. ne diyoruz hep?
    (bkz: fatih terim'in bir bildiği vardır)
    hoca biliyor diye bugün hiçbir özelliği olmayan selçuk inan galatasaray'da a takımın yardımcı antrenörü olabiliyor mesela.

    vefa gösterilebilir elbette ama önce 18 yaş altı takımlarda çalıştırılır.
    galatasaray a takımı yardımcı antrenörlük payesi bu kadar ucuz mu?

    bu tamamen romantizmle alakalı, modern futbolda böyle şeylere yer yok.
    liverpool sırf taç atışı çalıştırmak için yardımcı antrenör görevlendiriyor, biz galatasaray'ın evladı kafasıyla eski oyuncumuza a takımda görev veriyoruz.

    ya da diyoruz ki fatih terim giderse yerine kim gelecek, ülke futbolunu bilmeyen insanlar başarılı olamaz.
    bu daha üzücü işte, vasata razı olmak...
    yani kötü oynuyoruz eyvallah ama yapacak da bir şey yok.

    var kardeşim var, her zaman yapacak bir şey vardır yeter ki sabırlı olalım, yeter ki kendi ligimizde şampiyon oluyoruz diye başarılıyız inancına kapılmayalım.
    zira bu takım ligde şampiyon yapılsın diye kurulmadı zaten.

    (bkz: türk olmayan takımları yenmek)

    kabuğumuzu kıralım biraz, yüzümüzü batının ilmine, medeniyete dönelim.
    çıkın oynayın demekle olmuyor artık bu iş, olmayacak da.
    geçmişimize saygı duyalım ama geleceğimizi de riske atmayalım.

    köklü bir futbol aklı değişimi şart artık.
  • 6513
    en son iyi bir yapılanma yaptığında sene 1998 olan, hayatın anlamı.

    o yıldan sonra futbol takımı hep günü kurtarmaya çalışan bir camia oldu, üstüne koyamadık. buna 2012 de dahil. aslında 8 sene önce rüzgarı arkamıza almışken tam da geleceğe dönük hamleler yapabilirdik. zaten 2013 şampiyonluğundan sonra iyice geriye gittik. özellikle 2015 ve 2019 yıllarında gelen şampiyonluklar cesaretli davranmamıza engel oldu, bazı şeyler halı altına süpürüldü. o şampiyonluklar iyi olmayan bir takımla kazanılmıştı. ertesi yıllarda ligi nerede bitirdiğimiz belli.

    kesinlikle iyi bir yapılanmaya ihtiyacımız var. buna her şey dahil; idari, mali, teknik vs. diyetisyeninden özel hocasına, transfer ekibinden teknik ekibe kadar. bu işler tam profosyonellikle yürüyor. şampiyonlar ligi'nde çok başarız olmaktan ziyade oranın en az koşan takımı olmak kabul edilebilir bir şey değil.

    malûm dibi görmeden çıkamıyoruz. bari bu sefer öyle olmasın. ne yönetim topu hocaya ve futbolculara atsın ne de onlar yönetime. her şeyin birbirine bağlı olduğu bir sporda kimse tek suçlu olamaz. daha önemlisi kimse de suçlu, hatalı olan bu deyip işin içinden sıyrılamaz.

    devrim şart.. kısa vadede antrenman sayısı mı artar, kadro dışılar mı olur ya da motivasyon için uğraş mı verilir bilemem ama kulübün bu halinden sorumlu kişiler kimseye laf atmasın artık. lafla peynir gemisi yürümez. artık icraat istiyoruz karşılıksız sevenler olarak.
  • 6514
    ligin en iyi iki kadrosundan biri olmadığı her sene benzer sorunları yaşayan, yaşayacak takımımız canımız.

    kimse kusura bakmasın ama kalesinde elinden her an top kaçıracakmış gibi duran fatih, bekinde vasat iki norveçli’den en az biri, ve orta sahasında üst düzey oynamış tek bir futbolcusu olmayan, kanatlarında biri 2 yıl top oynamamış diğeri 2019’dan beri kayıp ve ağır vasıta iki futbolcu ile bu iş olmaz. her mevkide pahalı ve berbat bir planlama ürünü futbolcular var.

    fenerbahçe, başakşehir ve hatta alanya bizden çok daha derinlikli ve nitelikli kadrolara sahip.
  • 6515
    taraftarinin her kotu mac sonrasi isimleri teker teker elestirip sunun yuzunden yenildik laflarindan vazgecmesi gerekmektedir. fatih uzakten frikik golu yemis, bu olmus su olmus. sorun fatih degilki. sorun galatasaray- alanyaspor macina cikarken favori olarak cikmiyor. kadro olarak bu takim ligin en iyisi degil. yabanci sinirinin kalkmasiyla beraber iyi yonetilen bazi anadolu takimlari basa bas oynayan hatta bazi mevkilerde bizden daha iyi isimlere sahipler. sende belhanda var onda bakasetas. sende fatih var onda marafona. sende diagne var onda babacar..basimizda ki sattigin kadar al belasi oldukca ve transfer yapacak yonetim kurulunda oyuncu satip yerlerini genc ve potansiyelli isimlerle dolduracak kapasite olmayinca bu duraklama doneminde olmamiz normal. hem kadron iyi degil hem de fark yaraticak taraftarin arkanda yok bu korona belasindan dolayi. ayrica basimizda turk futbolunun en buyuk ismi fatih hoca var. fakat fatih hocam hem kadrosu yeterli olmamasina ragmen takintili bir sekilde devam ediyor bu oyunu oynamaya. en son duran top, kornerden bir gol attigimizi hatirlayan var mi ? ben hatirlamiyorum. ben artik sikildim kornerleri on direge atmaya. bir de hocamin karsisinda artik genc bir jenerasyon var okan buruk, erol bulut, cagdas atan gibi. ve bu isimler aptal degiller. derslerine calisiyorlar ve hocam bir care bulamiyor. bu isimler acik acik mactan once ne yapacaklarini soyluyorlar ve yapiyorlar, marcao'ya bas, beklere bas ve biz bir turlu care bulamiyoruz. nedir sorun? sorun bir sistemin olmamasi, bir taktik anlayista surekli israr edip degisik planlari devreye sokamama. antremanda bol bol ayak tenisi oynamakla cozulmez bu isler.
  • 6516
    sözlük yazarı taraftarına anlam veremediğim takımım. yani birşey uyduruluyor herkes peşinden gidiyor. bu sefer de herkeste aynı türkü galatasaray alanyaspor maçına favori çıkmamış, kimse kesin kazanır diyemiyormuş vs. arkadaşlar siz iyi misiniz ? galatasaray, kalecinin ön görülemez saçma hatası ve bariz golümüzü yiyen var hakemi ve 45 dakikayı 1 kişi eksik oynamasına, hatta sahadaki rezil emre akbaba bombasıyla ilk 45 dakikayı da 10 kişi oynamasına rağmen son dakikada yediği 1 şans golüyle yenildi bu maçta. maça da gerek iddia oranları gerekse de aklı selim futbol insanlarına göre favori başlamıştır ki ztn doğrusu da budur. siz karamsarlıkla besleniyorsunuz diye galatasarayı da yanınıza çekemezsiniz. herkes bir kendisine gelsin ya. kadıköydeki fb maçı hariç galatasaray bu ligin mevcut durumunda her maça favori çıkar her takımı da yenecek gücü var. hatalar, gündelik form sıkıntıları, taktik hatalar vs olabilir ama sahaya çıkan galatasaray favoridir. ya yerin dibi ya arşı ala olmak zorunda değiliz.
  • 6517
    galatasaray kesin kazanir diyen taraftari ya futboldan anlamiyordur yada acayip fanatiktir. galatasaray kesin kazanir diye maca ciktigi zamanlar hagi'li hakan sukur'lu 96- 2000 yillari kadrosuydu. bilirdik ki o okanli emreli orta saha basacak, hagi uzaktan bir sut atacak. o zaman baskaydi bu zaman baska. varmiydi o zaman 5 macta 2 maglubiyet alalim hatta gol bile atamayalim.

    sorunun sans goluyle, var hakemiyle falan alakali oldugunu dusunmeye devam edersek, bir kac sene daha bulamayiz basariyi. hadi burda var hakemi golu vermedi, iki hafta once kasimpasa macinda noldu? yine kaleye gidemedik. uzulerek tekrar soyluyorum. galatasaray seyircisiz futbol oynanan bu ortamda , mevcut kadro ve taktik anlayisi ile sadece kadikoy'deki fb maci degil hic maca favori olarak cikamaz. bu demek degil ki galatasaray kadrosu genclerbirligi , erzurumspor'dan iyi degil. ama bu takimlarda bile artik maci degistirebilecek kaliteli isimler var. bu takimlarda taktik olarak basarililar ve bize karsi cozum bulabiliyorlar. kim diyebilir onumuzdeki hafta galatasaray kesin erzurum'u deplasmanda yener diye sorarim.bizim nasil avrupa ile makasimiz her gecen gun aciliyorsa ki bunu rangers gibi vasat bir takima elenerek gorduk, anadolu takimlarinin makasi da bizimle kapaniyor, hatta basaksehir, alanyaspor gibi takimlar bence onumuzde. bir cok yazar yazmis, tekrarlamaya gerek yok. bu takimin kadro kurulusu yanlis. statik adamlarla, duran futbolla bu takimin basarili olma sansi 0. ve bunun tek sorumlusu kadro muhendisliginden bir haber olan, sayin albayrak'in transferden sorumlu oldugu beceriksiz yonetim.