• 3
    kendimi sağlam bir tolkien okuru olarak tanımlayabilirim ancak üçlemede bir tane bile çok sevdiğim, ''favorim'' diyebileceğim bir karakter yoktu. silmarillion ise benim orta dünya'daki favori karakterimi belirledi: fingolfin.

    bana kalırsa tolkien'in yazdığı en sağlam karakter. mantığı ve cesareti gerçeklikten uzaklaşmadan yansıtıyor fingolfin. melkor'un muazzam ordusunu önemli savaşlarda mağlup edebilecek kadar mantıklı, onu düelloya davet edebilecek kadar cesur, bir daha yer altındaki tahtından çıkamamasını sağlayacak kadar savaşçı. hala kendisini anlatan filmi bekliyorum.

    neyse çok uzattık. kendisi sözlüğe hoş gelmiş. onu, çok sevdiğim şu kısımla karşılamak istiyorum.

    ''fingolfin; yüce noldor kralı, eski elf krallarının en gururlusu ve en güçlüsü böyle öldü. orklar kapıdaki bu düelloyla böbürlenmedi, elfler bu konuda duydukları derin üzüntü yüzünden şarkı söylemedi.''
  • 4
    nickini çok beğendiğim yazar. nicki hakkında herkes bilgi vermiş ben de devam edeyim. kendisi finwe'nin üç oğlundan biridir. elferin en gururlusudur. atıyla tek başına angband kapılarına kadar gelmiş ve melkor'a meydan okumuştur. ölmeden önce melkor'u 7 kere yaralamıştır ve her yaradan sonra melkorun beleriand'dan duyulacak kadar yüksek sesle bağırdığı söylenir. melkor'un ilk darbelerinden kaçabilmişse de etrafındaki topraklar yarıldığı için kaçacak yeri kalmamıştır. öldükten sonra melkor cesedini şartlara yem etmek istemişse de kartallar vücudunu alıp goldolin'e götürmüştür. gondolin istila edilene kadar da orda kalmıştır. ne kardeşi feanor kadar hırsına yenik düşen biri ne de diğer kardeşi finarfin kadar pasif biriydi. silmarillion'da kendisini öldüğü zaman baya bir üzülmüştüm. ilk sözlüğe kayıt olurken kendisinin nickini almayı denemişsem de alamadım o yüzden kendine biraz kırgınım.
  • 5
    (bkz: #2817857)

    organize ve profesyonel kötülük ile ilgili alnından öpülmelik bir entry girmiş ve 2 seneden beri galatasaray'a alenice yapılan kötülüklere karşı tahammül edebilme kuvvetimin dayanak noktasını da kısa ve öz şekilde açıklamış yazar.

    "tek çıkar yolumuz, ilahi adalet kalıyor. kötülüklere tahammül edebilme gücünü bu sayede bulabiliyoruz ancak, her şeyi ilahi adalete erteliyoruz. çünkü umudumuzu korumamız gerek..."
  • 8
    (bkz: #2820714)

    normalde özel mesaj yoluyla entry hakkındaki görüşlerimi belirtmem lazım, biliyorum ama burada aklımız ile dalga geçiliyor. bahsettiği efsanelerimizden bazıları hayatta değil, diğerlerine de zamanında teneke bağlayarak gönderdiğimiz için düşman olmalık durum yok. metin oktay zaten 1 numaralı efsanemiz, bir tek kurucumuz ali sami yen ile kıyaslayabiliriz ki bugün düşmanlık yaptığınız o adamı da kulübe taçsız kral kazandırmıştır. kaldı ki metin oktay zamanında, jupp derwall, baba gündüz zamanında sosyal medya olsa, emin ol böyle başlıklar olurdu. hagi ve kaptan kovuldukları için zaten düşman olmalık zaman olmadı. düşman olmak için uzun ilişki ve zaman gerek de mi ama? ucuz hareketlerle itiibarsızlaştırma çalışması yapılmasın lütfen.
  • 9
    (bkz: #2820714)

    bu yazdığı entry ile bir algı operasyonu içine giren yazar. amaç diğer efsanelerimiz üzerinden, bir başka efsanemiz fatih terim'i itibarsızlaştırmak.

    (bkz: #2823506)

    bu yazdığı entry ile de algı operasyonuna karşı üretilen düşüncelerle dalga geçerek mevzuyu bayağılaştırmaya çalışan yazar.

    metin oktay düşmanlığı diye bir başlık neden yokmuş? sözlükte yazar olan kişilerin pek çoğu metin oktay vefat ettiğinde, daha doğmamıştı bile ve evet, ister inanılsın, ister inanılmasın taçsız kral zamanında sosyal medya yoktu. sosyal medyayı geçtim, doğru düzgün medya bile yoktu. eğer olsaydı terbiyesiz, kendini bilmez, kontrolünü yitirmiş zatlar palermo'ya transferi sonrası metin oktay'a sallayabilir, bunu gören gerçek galatasaray taraftarı da "metin oktay düşmanlığı" diye bir başlık açıp, bu kendini bilmezleri eleştirebilirdi. bunlar olabilirdi veya olmayabilirdi. olmayan ama olabilecek şeyler yüzünden kişi kendi istediği şekilde yorum yapıp algı kasmak isterse karşısında karşıt fikirler üretmekten çekinmeyen insanlar bulduğu zaman, kişinin işi dalga geçme boyutuna indirgeyerek bayağılaşması çok komik gözükür. geçmişi dönemin şartları göre değerlendirmenin önemini kişi kavramalıdır.

    entry bu şekilde gündüz kılıç, jupp derwall için de uzatılabilir ama gerek yok. entrye mevzu bahis olan şahıs hem attığı özel mesajda hem başlık altına girdiği entryde terbiyesizlik sınırlarında dolaşarak, seviyesini koruduğunu zannediyor. öyle sanmaya da devam etsin. ;)