• 1
    bir kesim tarafından kabul edilmekte zorlanılsa da mevcut ve geçmiş yıllara bakıldığında yadsınamayacak gerçektir.

    şike senesini saymazsak son 13 senede sadece 1, yazıyla "bir" şampiyonluk kazanabilmiş bir takımın artık "büyük" diye adlandırılması oldukça gereksiz.

    üstelik son 4 seneyi baz aldığımızda, başakşehir'in kendilerinden daha iyi performans gösterdiğini de gözden kaçırmamak gerek.

    hem mali durumları, hem kadro yapıları hem de bu kadroyu düzeltecek para-hoca-yönetim üçlüsünden mahrum olmaları sebebiyle de uzun bir süre değil şampiyonluk, şampiyonluk yarışına bile giremeyeceklerini düşünüyorum.

    tüm bunlara ek olarak, 2. ligden bir takımın bile kendi sahası veya kadıköy farketmeksizin istediği gibi oynayıp, oyuna hükmedip, galibiyetler alabilmesi de fenerbahçe'yi sıradanlaştıran bir diğer unsur.

    bu teze antitez olarak sunulabilecek tek dallarını da 23 şubat 2020 akşamı kırmıştık, hatırlarsanız.

    sonuç olarak;

    ülke sınırları içerisinde ümraniyespor, tuzlaspor takımları ve bu takımlarla oynanan deplasman maçları ne ise fenerbahçe de kadıköy deplasmanı da o kadardır.
  • 4
    ben kişisel olarak buna katılmıyorum. fenerbahçe'nin forması her sene başında şampiyonluğa oynar, taraftarı ve camia gücü vardır. ve en önemli rakibimizdir. bu yılki yarışta bile fener'i geçene kadar hiç rahat değildim.

    ekonomik olarak çok zor durumda oldukları ve kadro kalitesinin yerlerde olduğu da açık ama elbet bir gün toparlayacaklar.

    ---

    diğer taraftan fenerliler bu laflara şöyle cevap veriyorlar,

    (bkz: düştüysek kalkmasını da biliriz)

    işte siz düşmediniz. sorun da o! 2011'de yaptıklarınızın cezasını çekseydiniz, çok daha güçlü dönerdiniz ama siz kayrılmayı seçtiniz.

    vicdanlarda aklanmadan da şampiyonluklar kazansanız da nefret edilmeye mahkumsunuz...
  • 5
    insanda nasıl kas hafızası varsa, büyük kulüplerde, camialarda da bir gen hafızası vardır. önümüzdeki seneler kendileri açısından geçmişe oranla çok zor geçecek olsa da başlık önermesine katılmıyorum.

    sıradan bir anadolu kulübünün bütçesi kısıtlıdır, ama fenerbahçe veya beşiktaş gibi kulüplerin bütçeleri daha olanaklıdır, kamuoyu açısından daha etkindirler. ha o güçle ne yapabilirler, o ayrı dava konusu.

    o yüzden önermeyi "yönetim açısından sıradan bir anadolu kulübü haline dönüşmesi" şeklinde demek bence daha doğru olur. tabii içinde bulundukları mali darboğazdan nasıl çıkabilecekleri, ya da ne kadar sürede çıkabilecekleri muamma.

    ben hatta şöyle derdim:

    fenerbahçenin loser bir kulüp haline dönüşmesi, sonuçta bu da bir gen hafızası... :)

    mutasyon şart.
  • 7
    100 yili askin tarihi ve ulkenin ikinci en buyuk takimi olarak yasanmayacak hadise. biz 14 sene sampiyon olamadik ve buyuklugumuzden bir sey kaybetmedik. o 14 sene boyunca fenerbahce pek cok sampiyonluk kazandi ve bizimle de alay etti. fakat, yine de en buyuk rekabeti 1907 yilinda oldugu gibi yine bizleydi. yuzyillarin hakim oldugu tarihlerde 10-20 yil yasanacak duraksamalar normaldir. onemli olan tavirdan taviz vermemektedir. bu arada eger biz 14 sene sampiyon olamadigimiz doneme su anki taraftar profili ile denk gelseydik gercekten kulubumuzun asaletine sahip olmayan ve takim sampiyon olmayinca desteklemeyi kesen bir gruba sahip oldugumuz icin cok uzulurdum. su anki genclik zaten 14 sene cefa ceken tribunculerin cocuklari degil mi zaten? anlayamiyorum.
  • 8
    beşiktaş taraftarının 2016-2017 dönemlerinde yaşadığı ruh halinden izler taşıyan sanrı.

    ancak tamamen de yanlış bir fikir değil. fenerbahçe sıradanlaşmasa da ciddi bir buhrana doğru koşar adım gitmektedir.

    beşiktaş 1967-1982 arasında 15, galatasaray ise 1973-1987 yılları arasında 14 sene şampiyon olamadı. fenerbahçe tarihinin en uzun şampiyonsuzluk dönemi ise 1989-1996 arasındaki 7 yıllık süreç. entry tarihi itibarı ile 6 yıldır şampiyon olamıyor fenerbahçe. bu sezon da matematiksel şansı devam etse de treni kaçırmış durumda. en mutlu senaryoda bile önümüzdeki sezon başarılı olurlarsa yine 7 yıl sonra şampiyon olacaklar.

    son 30 yıla dönüp bakarsak beşiktaş'ın 1995-2003 arasındaki 8 yıllık döneminden sonra üç istanbul takımı arasındaki en uzun şampiyonsuzluk serisi olacak. bunlar ciddi başarısızlık serileri. galatasaray taraftarı olarak 2008-2011 yılları arasındaki ruh halimizi, özellikle 2009-2011 arasını düşündükçe taraftar olarak ne halde olduklarını düşünmek gerçekten ürkütücü.

    ek olarak galatasaray 1992-2002 arasını 7 şampiyonlukla geçtikten sonra 2002-2011 arasında iki şampiyonlukta kalsa dahi 4 yılda bir şampiyon olarak en azından psikolojik bir kırılma yaşamamayı başardı. fenerbahçe aynı dönemde 4 şampiyonluk alabildi, iki tane travmatik son hafta ikinciliği yaşadı. yani aslında o seriye aynı oranda cevap veremedi. 2007'den günümüze geçen 13 yılda iki şampiyonluğu var. birinden bir ay sonra şike olayı patladı ve hala devam ediyor o konu. ikincisinden sonra taraftar tam aradığını bulmuşken teknik direktör gönderildi ve yine tepetaklak oldu.

    fenerbahçe kulübünün, taraftarının, camiasının, gerçekten mutlu olduğu son zamanların üzerinden 13 sene geçti. bu gerçekten ağır bir süreç. son şampiyonluğun üzerinden 6 sene geçti, son 10 yılda 2 şampiyonluk var sadece.

    üstelik hayat yetmişli seksenli yıllardaki gibi değil. şimdiki 1 saat geçmişteki 1 haftaya bedel. bu devirdeki 7 yıl o yıllardaki 7 yıla kıyasla çok daha yıpratıcı...

    ek olarak ekonomik olarak çok büyük bir kıskaçtalar. aziz yıldırım'ın 2000 yazında yaptığı gibi bir radikal hamle yapıp sıfırdan takım kurma imkanı da yok...

    ne diyelim allah yardımcıları olsun...
  • 9
    beşiktaş, trabzon, vs diğer takım galibiyetiyle, fenerbahçe'ye alınan galibiyet sizi aynı sevindiriyorsa düşünebilirsiniz. ancak eminim herkes farklı bakar bu maçlara. mesela beşiktaş 20 sene üst üste şampiyon olsa da küçük takımdır. ancak fenerbahçe 100 yıl şampiyon olamasa da bizim ezeli rakibimiz, yönetenlerinden ve koyunlarından bağımsız ebedi dostumuzdur.
  • 12
    seneleri hesaplarken sadece şampiyonlukları değil, kupaları da saymanızı öneririm. galatasaray belki 14 sene şampiyon olamadı, ama o dönem türkiye kupası almışlığı var, yani arada yine müzesine birşeyler götürüp taraftarını sevindirmiştir.

    bizim en büyük özelliğimiz de bu. 2010'lu senelerde mesela hep ya şampiyon olduk, ya da kupa aldık. yanı 'galatasaray kötü' denildiği zaman bile müzeye kupa veya süper kupa götürdük.

    fenerbahçe'nin ise entry tarihi itibariyle aldığı son kupa 13/14 sezonu süper kupası. şu an ise 19/20 sezonunun sonuna doğru gidiyoruz. lig bitti, kupayı alamazlarsa tam 6 sezon kupasız geçirmiş olacaklar ve en iyi 7 sezon sonra kupa alma fırsatları olacak. onu da başarabilirlerse eğer.

    bu dönem içerisinde akhisar'ın bile 2, konya'nın bile 1 kupası var.
  • 13
    çok yanlış bir önerme. 30 yıl boyunca bile kupa kazanamasalar bu değişmeyecek bir gerçek ki fenerbahçe anadolu takımlarından bile bir alt seviyededir ve asla o seviyeye çıkamamıştır. dolayısı ile sıradan anadolu takımları bir övgüdür onlar için. eminim o anadolu takımları o kadar zor şartlarda devam ediyorlar ki yollarına, ne medya ne para ne bilmem ne hiçbir destekçileri fb ile kıyaslanamaz. fenerbahçe o durumda 1000 kez kapanmıştı. sonuç olarak fenerbahçe kan emici bir virüstür türk futbolundaki.

    ayrıca fenerbahçe varlığını galatasaray'a borçludur. çünkü bize rakip olsun diye galatasaraylılar kurmuştur fb'yi zamanında... ama amacı dışına çıkıp bir virüse dönüşmüştür zaman içinde. bir türlü bu virüsten kurtulamıyoruz. şike yapıyor ceza verilmiyor, para sınırını aşıyor devam et deniyor, polis arabası yakıyor, stadı yakıyor, her türlü pisliği yapıyor ama hep yoluna devam ediyor... say say bitmez.

    umarım bittiği ve bir daha ortaya çıkmadığı zamanları görürüz. onun yerine kadıköy futbol kulübü kurulsun bu virüsten arındırılmış şekilde. kadıköy gibi güzel bir semtin böyle bir takımla sınanmaması lazım artık.

    (bkz: 2019-2020 sezonu)

    (bkz: fenerbahçe futbol takımı)
  • 14
    sıradan bir anadolu takımına dönüşmüş olsaydı, 23 şubat 2020 günü oynanan maçtan önce buralar totemlerle, 23 eğlencesi ile dolmazdi. fenerbahçe sıkıntıda olan bir takım olmasına rağmen, geçmişi, taraftar sayısı ve bağlılığı ile birlikte büyük bir takımdır. galatsarayimizin en büyük rakibidir. kupa sayısı aramızdaki rekabette öne geçişin göstergesidir. beşiktaş'ı besiktaslilarla bile konusmazken, fenerbahcelilerle sürekli fener galatasaray maçlarını konusuruz. fenerbahçe'nin ihtiyacı olan tek şey doğru bir yönetim, futbolu bilen, gerçekleri görebilen bir yönetim başa gelirse tekrar başarılı olabilirler. fenerbahçe'yi sevmesem de onlarla rekabet etmediğim bir sezonun tadı pek hoş olmuyor.
  • 15
    son dakika verilen şampiyonluklar ve 3 temmuzdan sonra taraftarları paranoyak oldu. kötü bir şey olduysa onlara karşı kumpas kurulduğunu düşünüyorlar. bu yüzden de kötü yönetildiklerini göremiyorlar. hep destek tam destek diye diye başkanlarından diktatör yarattılar. hala da devam ediyorlar. umarım uyanırlar, gerçeği görürler ve bizimle rekabet edebilecek seviyeye tekrar dönerler. beşiktaş, trabzonspor gibi takımlarla oynanan maçlar bir fener derbisi gibi olmuyor.
    aslında mücadele sadece sahada olmuyor camialar da mücadele içinde. bu da değişime ve gelişime yol açıyor. diğer takımlar belki sahada mücadele edebilir ama camia olarak bizimle boy ölçüşemez. o yüzden iyi bir fenerbahçeye bizim de ihtiyacımız var bence.
  • 17
    bizim 14 sene şampiyon olamadığımız süreçle kendilerininki kıyaslanmamalı bile. bunlar bu kafayla giderse daha çok şampiyonluk bekler, baktılar olamıyorlar 28. veya 58. şampiyonluk falan diyip formayı yıldızlarla donatırlar. müstehak bu kafaya yani.

    küme düşürülmediler belki ancak ilahi adaletin tecellisi olarak belki de çok daha kötü şeylere maruz kalıyorlar. e tabii bize de su veren itfaiyenin hortumuyla güzel dileklerimizi göndermek düşüyor. beter olsunlar!
  • 19
    anadolu kulübü değil de artık tartışılmaz ikinciye dönüşmesi durumu var. 2012 yılına kadar galatasaray ve fenerbahçe büyüklük konusunda başabaş bir rekabet içindeydi. iki taraf da belli argümanlarla önde olduğunu savunuyordu. fenerbahçe lig şampiyonluğu ve galibiyet sayısıyla, galatasaray ise avrupa başarıları ve tüm kupalar bazında önde olduğunu savunuyordu. keza bir şampiyonluk önde olmak aman aman bir başarı değildi. 2000’den 2011’e hep bir fener bir galatasaray götürüyordu ligi. bana kalırsa mantıken de fenerin bir şampiyonluk önde olması ya da bizden fazla galibiyetinin olması onları bizden daha büyük yapmıyordu. sene 2012’ye geldiğinde galatasaray artık inkar edilemeyecek kadar ileri atıldı. sonraki 9 sezonda derbilerdeki fenerbahçe hegamonyasını yıktı. derbileri hep fenerbahçe kazanırdı. kadıköy’de hep kazandırdı. ali sami yen’de de genelde kazanırdı. önce kadıköy’de beraberlikler başladı. sonra sami yen’de galibiyetler ve beraberlikler. bir de tarafsız saha finallerinde gelen galibiyetler. fener’i artık bu yarışta saf dışı bırakan en önemli olaylar ise galatasaray’ın başarılarda farkı açması oldu. sürekli gelen şampiyonluklar, türkiye kupaları, şampiyonlar ligi mücadeleleri derken iş on sene galatasaray top oynamasa da galatasaray’ı geçemeyecek bir fenerbahçe gerçeğine dönüştü. 2000-2011 arası gidip gelen kim daha büyük sorusu artık tartışmasız bir noktaya dönüştü.
  • 23
    renktaşlarım, galatasaraylı kardeşlerim güldük, eğlendik, karşımızda ezeli rakip, ebedi dostumuz var, elbet bugünleri de atlatacaklar, lütfen abartmayalım. hem fb büyüklüğü öyle büyü.... kusura bakmayın gülme geliyor, beter olun la yalı çocuğunun tayfası, bunlar iyi günleriniz daha, 19/20 sezonunu şampiyon bitirelim, bir daha yanımıza yaklaşamayacaksınız.

    kendini büyük sanan bir takımın asıl olması gereken yere dönmesi durumu.
  • 25
    bunu söylemek için henüz çok erken ancak bu yolda süratle ilerlediklerini söyleyebiliriz. 2000-2001 ve 2017-2018 arası 18 sezonda sadece 3 kez ilk 2'nin dışında kalan, 18 sezonda 15 kez şampiyonluğa oynayan takım, ali koç'tan sonra 2 sezondur ilk 5'in dışında kalan bir hale geldi. birkaç sezon daha böyle giderlerse bu durumun kronikleşebileceğini söyleyebiliriz.