• 1
    nisan ayının yirmi altısında, 86 senesinde saatler biri yirmi üç geçe çernobil nükler santrali patladı ve ukrayna'da yaşayan insanların hayatlarını bir kabusa çevirdi. patlamanın gerçekleştiği günlerde fc stroitel pripyat takımı da sovyet sosyalist cumhuriyetler birliği ukrayna bölgesel liginde mashinostroitel borodyanka takımıyla yapacağı maça hazırlanıyordu. birden gökyüzünde bir helikopter belirdi, etrafı toz dumana çevirerek antrenman sahasına indi ve içinden koruyucu giysiler giymiş ellerinde ölçüm cihazları olan adamlar çıktı. bu kişiler takımın hocasına yaklaşarak : "bugün burası helikopter sahası olarak kullanılacak, o yüzden idman iptal edildi"...

    1970lerin başında ruslar, çernobil nükler santralini inşa etmeye başladılar ve ilk bloklar da pripyat şehrine dikildi. kiev'den 100 kilometre uzaktaki bu ufak kentte rusya'nın çeşitli bölgelerinden fabrikalarda çalışmak üzere getirilmiş işçiler, aileleriyle yaşıyordu. "kimse futbol izleyip, bir kaç bira içeceği stadyumda olduğu kadar rahat olamaz" diyerek zamanın komunist parti yöneticilerinden vasili kizima trofimovich yeni inşa edilen şehrin yanına bir de stadyum yaptırmıştı. stat olunca orada top koşturacak takım olmayacak mı? inşaatçılar anlamına gelen "stroitel" takımı da çok vakit geçmeden kuruluvermişti. hafta sonları maçlara çıkan ve işten vakit buldukça antrenman yapan "işçi-futbolcular" amatör takımların katıldığı rusya 5.liginde mücadele veriyordu.

    her ne kadar fc stroitel pripyat yeni kurulmuş ve amatörlerden oluşmuş olsa da oynadığı futbol ve aldığı sonuçlarla birden rusya futbol otoritelerinin dikkatini çekti. yerel yöneticiler de takımın ülkede söz sahibi olmasını istiyorlardı ki eski milli oyuncu anatoli shepel'i teknik direktör olarak pripyat'a getirmişlerdi. ayrıca, göz koydukları hedeflere amatör topçularla varamayacağını düşünen kulüp yöneticileri, yakın şehirlerden de futbolcu transferlerine başlamışlardı. teklifler de cazipti, futbolcular çernobil nükler santalinde çalışıyor gözükecekler ve maaşlar da oldukça astronomik olacaktı. modern binaları, geniş caddeleri ve nehir kenarında yapılan plajıyla pripyat'ta yaşam koşulları rusya'nın bir çok diğer kentine göre oldukça cazipti ve nüfusun çoğu da zaten iyi kazanıyordu...

    ama kimse 26 nisan gecesi 4 numaralı reaktörün patlayıp bütün bu ihtişamlı yaşam ile futbolda zirveye oynama hayallerinin biteceğini bilemezdi. sabah güneş kendini gösterip, insanlar gece duydukları patlamanın nedenini araştırmaya başladıklarında, fc stroitel pripyatlı futbolcular eski stadyumda antrenmandaydılar. rakipleri mashinostroitel borodyanka'nın hocasına ordu görevlileri tarafından maçtan saatler evvel maçın iptal olduğu ve pripyat'a seyahat etmemeleri haberi verilmişti. her iki takımın stadyumları da helikopter pisti olarak kullanılacaktı. futbol da bitmişti, yaşam da... patlamadan 24 saat sonra pripyat kentinde yaşayan 50 bin cıvarında insan ile çevre yaşam alanları hiç zaman geçirmeden tahliye edilmeye başlandı, şehir tamamen kapatılmıştı. geriye sadece askerler ve gönüllüler kaldı, bir de gönüllü olarak çalışmak isteyen stroitel'li futbolcular.

    86 senesinin 1 mayıs işçi bayramında açılış hayallerini kurdukları 5 bin kişilik yeni stadyumda maç izleyemeden eski statları avanhard'ı anılarla helikopterlere terk etmek zorunda kalan fc stroitel'li taraftarlar, kendileri için sadece bir kaç ay içinde inşa edilen slavutiç şehrine taşınmışlardı. sadece rusya'yı değil, çevre ülkeleri de etkileyen bu felaket sonrası bölgesel ligin 1985-86 sezonu da iptal edildi. yeni şehre taşınan priyatlılar, takımın adını da fc stroitel slavutiç yaparak iki sezon boyunca ligde boy göstermeye devam ettiler ama 87-88 sezonunu sekinci bitirdikten sonra takımın yöneticileri kulübün kapandığını açıkladılar. oyuncular başka takımlara transfer olurken, taraftarlar da bir zamanlar gönül verdikleri takımı özlemle anılarda yaşatmaya devam ettiler.

    aslında o efsane takım 88 yılında değil de 4 numaralı reaktörün patladığı 26 nisan gecesi saatler biri yirmi üç geçe kapanmıştı...

    kaynak ve fotoğraflar: https://ultrasmovement.blogspot.com/...yok-ettigi-takm.html