• 4
    erman toroğlu'nun galatasaray yönetiminden aldığını iddia ettiği bilgilere göre galatasaray'dan fatih terim'in izlerini silmek için 2015-2016 sezonunda hamza hamzaoğlu'nun başarısız performansı sonrası takımın başına mustafa denizli getirilmiş ancak denizli göreve gelir gelmez yardımcıları için yaptığı:

    ''çalışma arkadaşlarım belli değil. fatih terim ve hamzaoğlu'ndan bilgi ve tavsiye alırım en iyi kişileri nasıl seçeriz diye''

    açıklaması sonrası gelecek olan tartışmaların önüne geçmiştir.

    fatih terim türkiye a milli takım teknik direktörüdür. mustafa denizli galatasaray'ın.
  • 6
    karşılaştırma yapmak için google kullanmak yeterlidir. ikisi de çok değerli hocalardır ama karşılaştırmak için, hele ki birinin birinden daha iyi takımlar çalıştırmasını egoya ya da arkasına bağlamak için nefret duygusu gerekir ki zaten bu da fazlasıyla mevcut sanırım. mustafa denizli'yi milan'ın başında görme şansımız, benim bu entry'min fatih terim düşmanları tarafından favorilere eklenmesinden daha düşük ihtimal öyle söyleyeyim ama yine siz anlatın vestel manisa falan.
  • 10
    somut verilerle inceleme yapıldığında

    fatih terim galatasaray'da yaklaşık 8 sezon ve türkiye milli takımında 9 yıl görev aldı.
    mustafa denizli galatasaray'da 4, beşiktaş'ta 2, fenerbahçe'de 1,5 sezon ve türkiye milli takımında 4 yıl görev yaptı.

    avrupa başarıları

    terim: 1 uefa kupası (1999-2000) , 1 şampiyonlar ligi çeyrek final (2012-2013)
    denizli: 1 şampiyon kulüpler kupası yarı final (1988-1989), 1 kupa galipleri kupası çeyrek final (1991-1992)

    avrupa başarısızlıkları

    şampiyonlar ligi dışındakileri ve ön elemeleri yazmıyorum bu kısımda.
    terim: 2 şampiyonlar ligi grup sonunculuğu (1997-1998, 2002-2003)
    denizli: biri sıfır puanla olmak üzere 2 şampiyonlar ligi grup sonunculuğu (2001-2002, 2009-2010)

    lig şampiyonluğu

    terim: 6 (1997,1998, 1999, 2000, 2012, 2013) (hepsi galatasarayla)
    denizli: 3 (1988 galatasaray) (2001 fenerbahçe) (2009 beşiktaş) ile

    türkiye kupası

    terim: 2 (1999, 2000)
    denizli: 2 (1991, 2009)

    süper kupa ve cumhurbaşkanlığı kupası

    terim: 4 (1996, 1997, 2012, 2013)
    denizli: 2 (1988, 1991)

    milli takım
    terim: 3 avrupa şampiyonası katılımı (1996, 2008, 2016), 1 tanesinde yarı final (2008)
    denizli: 1 avrupa şampiyonası katılımı ve çeyrek final (2000)

    milli takım başarısızlıkları
    terim: 3 dünya kupasında elemeleri geçememe (2006, 2010, 2014), 1 avrupa şampiyonası grubu sıfır puanla sonunculuk (1996)
    denizli:1 dünya kupasında elemeleri geçememe (1998)

    şeklinde karşımıza çıkan versustur.
    not: unuttuğum bir yer olduysa eklerim.
    edit: sultans of europe'ye önerisi için teşekkürler.
  • 11
    bizi satıp gitse de yiğidi öldür hakkını yeme terim, galatasaray'dan başka ezeli rakibimiz olan bir spor kulübüne gitmediği gibi galatasaray düşmanlığı yapmamıştır. denizli ise gerek beşiktaş'ta iken gerek fener'de iken gerekse spor yorumculuğu yaparken devamlı galatasaray hakkında'düşmanca ve kin kokan demeçler verip olumsuz yorumlar yapmıştır. denizli'den çok soğumamın nedeni de budur. yıllardır denizli'nin ne galatasaray'a tekrar teknik direktör olmasını istedim ne de şimdi oldu diye sevindim. takımın başarısı için nötr durumdayım.
  • 12
    her iki hoca da adam yönetme konusunda* türkiyenin en iyisidir. en iyi olmanın ötesinde bu konuda onlara yaklaşabilen başka bir türk hoca da yoktur. floryanın ne olduğunu bilmelerinin ötesinde floryayı florya yapan derwall'le birlikte bu ikilidir. egosu yüksek liseli başkanların aslında çok ta seveceği kişiler değildirler. en iyi türk hoca olmaları onları herzaman kurtarıcı yaptığı için ister istemez liseli tayfa bu hocalara görev vermek zorunda kalmıştır. ama işler biraz düzelip rahat nefes aldıklarında ilk kovulacak hocalar da yine bu ikilidir.

    camiayı, iç dinamiklerini çok iyi bilirler. terim'in basınla ilişkisi ders almam ders veririmci, denizlininki ise daha sıcaktır. ancak her ikisinin de basın kanadında ağır bir dokunulmazlıkları vardır. kolay kolay bulaşılacak hocalar değiller.

    disiplin anlayışları hemen hemen aynı olmakla birlikte terim daha kaba saba denizli daha naif biri gibi gözükür. ama nihayetinde her ikisinin de futbolcular üzerinde ciddi bir otoritesi vardır.

    her ikisinin de oyun anlayışı kağıt üstünde hücüm önceliklidir ancak ciddi farklılıklar vardır. terim takımın başına geçer geçmez işe hücüm sistemini oturtmakla, denizli ise işe defans sistemini kurmakla başlar. terim için yediğinden fazlasını attığın sürece oyunun defans yönü çok mühim değildir. topa hakim olup oyunu önde oynamayı sever. denizli ise golu bulunca korumaya çalışan ve bunu genellikle becerebilen bir hocadır. bu anlamda şu an için en büyük problemimizin gol yemek veya skoru koruyamamak olduğunu düşünürsek iyi bir tercih yaptığımızı söylemek mümkün gibi.

    ancak kimse denizliden yüksek tempo, göze hoş gelen bir oyun falan da beklemesin. takımın ritminin düşeceği kesin. terimle ayrıldıkları en büyük konu oyun temposudur. sabriler buraklar yine baş tacı olur ama denizli bunu körün gözüne parmak sokar gibi yapmayacağı için taraftarı da bir şekilde "adamın elindeki oyuncular bunlar hoca ne yapsın" kıvamına getirecektir. işte tecrübe heralde böyle birşey.

    terim'in galatasaray'dan başka takım çalıştırmaması sadece izlediği stratejiden kaynaklıdır. istediği her zaman galatasaray'a dönebileceğini bildiği/düşündüğü için başka bir özgüveni var. denizli ise adını sanını duymadığımız bir sürü takım çalıştırmıştır. hangi takımı tuttuklarının günümüz dünyasında pek bir önemi yoktur. ikisi de her devrin adamıdır.

    sonuç olarak her iki hoca da galatasaray'ın avrupada yakaladığı en büyük başarıların mimarlarıdırlar. bu anlamda orta yaş ve üzeri her taraftar kendilerine iyi kötü saygı duyar. camiada hep kabul görmüş ve görmeye bir şekilde devam edecekler. sevsen de sevmesen de terim bile bir gün galatasaray'a geri dönecektir. bizim camia malesef lümpen adamlar tarafından yönetildiği için her iki hocaya bakıp galatasaray hakkında bir yorum çıkarmak çok kolaydır.
  • 15
    ikisi de teknik taktik bilmeyen klasik türk hocalarıdır. ama ft oyuncularla daha yakın ilişkiler kurabilmesiyle bir adım öne çıktığı için türkiye'de ve avrupa'da türk takımlarıyla daha başarılı olmuştur.

    ayrıca ft kabadayı, mustafa denizli sinsidir. yani ft hakkında hepimiz hemfikiriz de md bana sinsi gibi geliyor, adamda sürekli bi esrarengizlik var.
  • 16
    fatih terimi saysam da hiç sevmem son dönemde yaşattıklarından dolayı ama şöyle bir günde mustafa dede yerine takımın başında fatih terimi tercih ederim. çünkü şu an takım o kadar ezilmiş durumda ki zaten zayıf olan kadro oynayabileceğinden de kötü futbol oynuyor. fatih terimin hiç düşmeyen egosu bulunduğu dönemde takıma da yansımakta şu an bu takımın egosunu yükseltmeye ihtiyacı var.
  • 20
    iki kiymetli hocamizi bu aksam 19:00'da trtspor'da yayimlanacak 1982-83 sezonu galatasaray-altay macinda karsi karsiya oynarken izleyecegiz. spoiler olmasin diye skoru vermeyecegim ama bol gollu bir mac. ilk 11'leri asagiya kopyaliyorum:

    galatasaray: haydar erdoğan, raşit çetiner, ahmet ceyhan, fatih terim, ali çoban, cüneyt tanman, mustafa ergücü, bülent alkılıç (dk. 76 birol yalçın), sinan turhan, mirsad sejdic, tarik hodzic.

    teknik direktör: özkan sümer

    altay: serdar berkin, turgut uçar, zafer koldaş, bilal yaşar, önder bilgin, zafer bilgetay (dk. 76 reha kapsal), şeref onarlıoğlu, ergun ortakçı, mustafa denizli, erdi demir.

    teknik direktör: doğan akı
  • 21
    2000-01'de keşke terim kalsaydı da o sezon bu versusu izleseydik ne güzel olurdu dediğim türk futbolunun iki büyük hocasının karşılaştırılması.

    fatih terim gittiği takımda direkt olarak başarılı olur. bu başarısını da konsantrasyonunu kaybetmediği sürece sürekli olarak devam ettirir. hırslıdır pes etmez. risk alır. en umutsuz durumda, her şey bitti artık denilen anda bile pes etmez. kendisi istediği oyuncu profilini yöneticilere tarif eder, yönetim de alır. terim de direkt kadroya monte eder. her zaman istikrarlı bir kadro ve oyun anlayışı barındırır. kariyerine önem verir. türkiye'de galatasaray dışında bir takımda çalışmaz. galatasaraylıdır. yaz tatillerini bodrum'da geçirmeyi sever. sık sık abd ve italya'ya gider. bir ara cumhurbaşkanı terim olsun diye konuşulmuştur. galatasaray'ın başında 9.5 sezonda 8 şampiyonluk kazanmıştır. stajını sepp piontek'in yanında yapmıştır.

    mustafa denizli de gittiği takımda direkt olarak başarılı olur. sistemine uygun ama genellikle vasat denilen oyuncuları aldırıp karışmayın siz deyip onlardan bir anda maksimum verim alıp takımını uçurur. fakat bu günü kurtarma anlayışı ilk sezonlarda başarı getirse de ikinci sezonlara taşınamadığı için uzun vadeli plansızlıktan takımları çöküşe geçer, denizli de basar istifayı çeşme'ye gider. denizli hırslı değildir. olsa güzel olur ama olmuyorsa da yapacak bir şey yok kendimi paralayacak halim yok modunda takılır. kompleksizdir, yeri gelir ikinci lige bile gider. hangi takımlı olduğu muammadır. galatasaray'a gideceği zaman galatasaraylıyım demiştir, fenerbahçe'ye gideceği zaman fenerbahçeliyim demiştir, beşiktaş'a gideceği zaman da beşiktaşlıyım demiştir. yaz tatillerini çeşme'de geçirmeyi sever. yurtdışında nerelere sık gider onu bilmiyorum. bir zamanlar sık sık milletvekili olacağı konuşulmuştur. üç büyüklerin başında 8 sezonda 3 şampiyonluk almıştır. stajını jupp derwall'in yanında yapmıştır.

    ikisini de severim. keşke aynı anda terim'i galatasaray'da, denizli'yi fenerbahçe'de, güneş'i de beşiktaş'ın başında görebilseydik. seyir zevki açısından güzel olurdu.