• 27566
    neden 4 sene üst üste şampiyon olmuş üstüne uefa kupası almış üstelik taraftarı olduğu takımdan gitti hiç anlamıyorum.

    sonra geldin , gelmen güzeldi ama geliş şeklin yanlıştı lucescuya ayıp edildi ama seni ilgilendiren bir durum yoktu rahmetli özhan canaydın'ın vaadiydi. kötü transferler kötü kadro olmadı yine gittin.

    3. kez geldin baştan bir takım kurdun ciddi manada iyi bir kadro oldu , üstüne dünya çapında 2 yıldız oyuncuda geldi ama sen yine gittin. bu sefer milli takım olayı çıktı. hatırladığım sadece ünal aysalın sürekli uzun vadeli sözleşme isteği ama senin 1 senelik sözleşmeler ile devam etme isteğin. ünal aysal tabi yılların iş adamı sağlama almak istiyor kendisini ama ille 1 senelik sözleşme diye diretmen peşine milli takım olayı yine bitti macera.

    şimdi bu son gelişin elindeki kadro cidden iyi bir kadro , 1.ve 3. dönem ki gibi değil ama yine ligin üstünde bir kadro ama hocam bu sefer kendini takıma veremedin, bizim gördüğümüzü sen elbet görüyorsun , biz bir oyuncu hakkında isyan ederken sen zaten onun oynamayacağını biliyorsun ama yönetimle arandaki şu sürtüşmeden olsa gerek vazgeçmiyorsun.

    hocam sen vazgeç kafanı takıma ver bizi de diğerleri ile muhattap etme.
  • 27568
    4'üncü döneminde 3 sezonda 2 şampiyonluk almamış gibi davranılan efsanemiz. buraları takip ediyorsanız takımımız fenerbahçe gibi alçak sürünme modunda yaşıyor zannedersiniz. sadece 2019-2020 sezonunda şampiyon olamadık ki lanet olası pandemi ortaya çıkmasa çok eminim ki onda da şampiyon bizdik.

    avrupa'da başarılı olamadık bunu eleştirebiliriz. daha iyisini yapabilirdik ancak burada tek suçlu hoca değil. bir sene forvet almayan diğer sene de orta saha almayan yönetimin de en az hoca kadar eleştirilmesi gerekiyor.

    bu değer bilmemenin, elindekini kötülemenin sonucu fenerbahçenin durumuna düşeriz belki daha kötü de oluruz.

    değerli ahali imparatoru bir sene şampiyon olamadı diye eleştirip yerden yere vuruyoruz ya çok ararız bu günleri çok...
  • 27570
    türk futbol tarihinde çok ama çok önemli yeri olan teknik direktörümüzdür. evet egoludur, evet bazen inadı adamı delirtir, ama bu adam galatasaray efsanesidir.
    son dönemlerde kendisine ihanet edercesine kötü performans göstermektedir, evet ama bu durum bu adama haksızlık etmek için kullanılamaz.
    burada birkaç zamandır okuyorum bu başlığı. yazılanlarda inanılmaz haksızlıklar var.

    ilki ve ne önemlisi de genç oyuncu kullanmayı sevmediği yönündeki yorumlar. değerli arkadaşlar terim genç oyuncu kullanmayı sever, hem de çok sever. hele ki "terim türk futboluna armağan etti" sözlerini duymaya bayılır. ama oyuncu hazır olduğunda yapar bunu. mesela emre belözoğlu denilen adamı takımda tugaylar varken kadroya almış ve oynatmıştır. mesela semih kaya ve emre çolak'ı tutar çat diye ilk 11'e koyar. mesela donk vs varken ozan kabak'ı ilk 11'de başlatır. bir daha da kolay kolay başkasına gitmez forma.

    ikincisi yeteri kadar scout işi yapmadığı. terim rüştü'yü antalyaspor'un bilmem kaçıncı kalecisi iken ümit milli takıma alır mesela. ümit davala'yı bulur, vedat'ı alır ikinci ligden getirip forma verir. capone'yi getirir mesela. mesela o rezil olarak hatırladığımız ikinci döneminde tamas, petre, bratu ve pinto gibi gençleri alır. kaldı ki özellikle ilk 3 isim o dönem romanya futbolunun geleceği parlak isimleri olarak gösterilir. evet sonucu iyi olmaz ama dener.

    üçüncüsü sadece gaz vererek takımı oynattığı. hadi başka takımlılar bunu söylüyor anlıyorum da galatasaraylılar siz en azından uefa kupası belgesellerini izlemediniz mi? orada rakibi nasıl analiz ettiklerini görmediniz mi?

    dördüncüsü elinde hep iyi kadrolar olduğunda başarılı olduğu kısmı. o iyi kadrolara bir bakalım bakalım. ilk döneminde hagi vardı. popescu, taffarel falan sonradan geldiler. hagi avrupa'da artık örselenmiş ve meksika'ya gitmek üzere olan bir süper stardı. popescu artık yaşlanmış ve avrupa futboluna ayak uyduramaz hale gelmişti. taffarel evet brezilya milli takım kalecisi idi ama avrupa'nın üst düzey takımları kendisini neredeyse hiç istememişti. o kadroda türkler de starmış. kusura bakmayın o kadronun bel kemiği olan bülent korkmaz, ergün penbe, hakan ünsal, okan buruk falan öyle star değildiler. terim'in elinde parladılar tam anlamıyla. rakiplerde de o dönemlerde öyle alalade oyuncular yoktu. türk futbolunun yükselen yıldızları abdullah, ogün, sergen, tayfur, oktay, tarık falan rakiplerdeydi.
    üçüncü dönemindeki transferlerine bakalım. elmander avrupa için sıradan bir oyuncuydu. melo yılın bidonu idi. engin baytar vardı mesela. öyle üst düzey değildi. riera son anda kadroya katılan sol açıktı. sadece evet sadece selçuk inan türk futbolunun yıldızıydı. o kadro o sezon ligin altını üstüne getirdi. muslera orta sınıf bir kaleci olarak görülüyordu. hatta buffon isminin geçtiği o dönemde transferi çok da harika karşılanmamıştı.

    bu saydığım isimlerin hepsi harika oyuncular kabul ediyorum ama ya bitme noktasındalardı ya da tam potansiyellerinin zirvesinde değillerdi. onları terim öyle bir toparladı ki ligin en üst düzey oyuncuları yaptı.

    ha taraftarlar da haklı eleştirmekte çünkü şu an terim'in kendisi terim'e ihanet ediyor. o terim takımına ait olan pres, baskı, hızlı oyun gibi şeyleri göremiyoruz. çat diye gençlere forma veren terim şu dönemlerde maalesef o hamleleri yapmıyor.

    evet son dönem özelinde eleştirmekte haklısınız ama bu size haksızlık etme hakkı vermez.