• 27328
    enteresan bir teknik direktor.

    bizim gol atma sansimizi daima dusuk goruyorum, bir sekilde gol atiyoruz ama galatasaray'in oynadigi oyun gol beklentisi yaratmiyor, oynadigimiz oyun sonucunda gol bulma ihtimalimiz azaliyor. ama burada bir sorun var; cagdas atan, gerrard ve diger yeniler hepsi artik taktiksel anlamda sana ustunluk kuruyorz ve hepimiz gibi izliyorsun...

    (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı)
  • 27330
    taktik yok, sistem yok, bir sürü şey yok ama bahane desen off gırla var.

    -üst üste çok maç yaptık o yüzden yorgunduk diyor ama milli aradan sonra da futbol namına hiçbir şey göremiyoruz.

    -taylan ve etobo orta sahası varken yönetime laf atmasını biliyor* ama seri, lemina, nzonzi gibi oyuncular elindeyken de bir şey yapamıyor.

    -gençler bizim geleceğimizdir diyor ama 35'lik evladı arda'nın alınması için gemileri yakıyor.

    -gençlere güvendiğini söylüyor ama gidiyor 34'lük fatih öztürk'ü kaleye alıyor.

    -her yenilgiden sonra ocağı bekleyelim diyor.

    -11'e 11 oynanan maçta berbat oynuyoruz ama yok pandemi, yok sakatlık, yok şanssızlık diye geçiştiriyor.

    -benim de bir hayalim var diyor ama şampiyonlar liginde değil puan almak, gol bile atamıyoruz.

    yahu almadığı kupa kalmadı tamam ama karşılığını da misliyle aldı be arkadaş. en basitinden milli takımdan kovulduğu zaman kendisine biz sahip çıktık hatta alacağı tazminata kadar savunduk kendisini. her daim arkasında olduğumuzu hissettirdik, hissettirmeye de devam ediyoruz ama karşılığında ise maalesef ki berbat bir futbol izliyoruz, son dakikada yenilen gollerle çıldırıyoruz, şampiyonlar liginde utana utana maç izliyoruz...

    galatasaray futbol takımı olarak yönetimden, futbolculara kadar herkes suçludur ama fatih terim 2 kat daha suçludur. rakip takımlar vasat futbolcularla fırtınalar estirirken, bizim takım ise ortalama üstü futbolcularla saha da sadece takılıyor. bunun da tek sorumlusu 3 yıldır taktik ve sistemsiz maça çıkan fatih terimdir. evet yönetim transfer yapamıyor ama geçen sene fatih terim'in elinde muslera, marcao, luyindama seri, lemina, nzonzi, emre mor, andone, falcao, diagne, mitroglou, babel, feghouli, belhanda, onyekuru, saracchi, mariano, nagatomo, emre akbaba gibi oyuncular vardı ama sahada futbol namına en ufak bir şey gören var mıydı? elinde eren varken, forvetsiz anca bu kadar diyorduk ama ligin gol kralı geldi yine laf ettik. hatta süperstar falcao geldi ona bile laf ediyoruz ya. kimse de kalkıp demiyor, ya kardeşim sorun onlarda değil, sorun taktik ve sistemin olmamasıdır.

    şimdi bir de başka bir konu var; fenerbahçe'nin kalesinde 2 yıldır altay bayındır oynuyor ve daha 22 yaşında. gençlere önem veren fatih terim hocamız ise 25 yaşındaki kaleciye güvenmeyip, 34 yaşındaki kaleciye kaleyi emanet etti. yine rakibimiz fenerbahçe'de 21 yaşındaki ferdi kadıoğlu düzenli olarak forma giyiyor ama gençlere önem veren hocamız ise 35'lik arda'yı transfer edip onu oynatıyor. ozan tufan fenerbahçe'ye gittiğinde 20 yaşındaydı ve her sezon en az 20 maçta forma giyiyordu. şu an 25 yaşına geldi ve oynamaya devam ediyor. bizim hocamız fatih terim ise geçen sene 24 yaşında olan taylan antalyalı için şunu diyordu: "gençlerin uygun zamanda oynaması lazım, şu an sırası değil."

    bazı şeylerin değişmesi gerekiyor artık, lafla peynir gemisi yürümez. başarılar, hayal satmakla veyahut bahanelere sığınmakla değil; icraat ile geliyor.
  • 27331
    milletten hesap sorması değil yaptığı işle bağlı hesap vermesi gereken hoca. geçen sezon ligi 6. bitirdin kupada erola yenildin. yine geçen sezon şl grubunda 5-6 yedin grubu 4. bitirdin. ondan önceki sene kolay gruptan çıkamadın ve avrupa ligi'nde benficaya elendin. bu sene de önelemede rangers'a yenildin. bu sene lig gidişatı malum yine 6.lık yolda. burası huzurevi değil. tempolu, dinamik futbolla başarıyı vaadetmiyorsan istifanı vereceksin.
  • 27332
    burada terim’i ama kadro yetersiz diye en cok savunanlar aslinda hocaya hakaret ediyorlar farkinda degiller.
    terim’in son 30 yilin dunya capinda sayili hocalarindan biri oldugu ve galatasaray efsanesi oldugu gercek. bu gercekten yola cikacak olursak zaten kisiyi basarili ve farkli yapan zor ve yetersiz durumlardaki teshis, analiz ve calisma metodlari degil midir?
    elinde drogba, sneijder ve melo varken mi yetenekleri ortaya dokmek mi onemli yoksa perez, capone, victoria gibi bir kadro ile mi?
    bence hoca bu kadro ile farkini ortaya koymali degil mi?
    hocanin son doneminin 3 kusur sezonu bitmek uzere.
    uzun suredir onlarca oyuncu gecti gitti cok kalitelileri de geldi kotuleri de ama oyun hic degismedi. bu kadar uzun surede oyuncular degisse bile bir oyun kimligi olur en kotu takimda bile. ama bizde kesinlikle boyle bir sey yok.
    hep geriye gitti.
    elinde su anda turkiye ligi icin cok da abartildigi kadar kotu olmayan bir kadro var.
    belki sadece fener’in kadrosu bizden derinlikli ve yetenekli. baska hangi takimin kadrosu bizden iyi?
    ama surekli transferden soz etmesi artik bahane olmaya basladi.
    sonucta bu ligde barcelona, real, psg ile mucadele etmiyoruz ki?
    her mac iyi oynayamazsin bazen senden gucsuzlere de yenilirsin ama bir oyun ortaya koyarsin, atak yaparsin, pozisyona girersin sansizlik vs yenilirsin.
    ama bakiyosun bugun alanya’ya kadrosu emin olun 5-10 milyon euro bile degildir.
    orta sahasinda salih ucan’dan bile bir figur cikarmislar.
    gecen hafta yenildigimiz kasimpasa’da golu atan yusuf veya orta sahada aytac kara vs oynuyor.
    hangisinin kadrosu bizden iyi?
    bu kadro bu kadar kotu top oynayamaz sorun kisilerde degil anlatmak istedigim bu kisacasi.
    gecen sene de bu takimda nzonzi, seri, lemina vardi yine ayni seyleri yasadik.
    takim iki senedir baski yapildiginda bir taktik nasil gelistiremez? veya duran topta nasil bir varyasyon olamaz? hangi hucum setleri ile oynuyoruz mesela?
    diger elestirim ise oyuncu degisiklikleri. bugun alanya’ya en azindan berabere kalabilirdik ama hoca diagne ve donk’u alinca mac bitti. neyi dusunmus olabilir iki statik agir oyuncu ile?
    herkes sapkasini onune koysun. hoca artik calismiyor, calistirmiyor antremanlarda hic bir soruna care aranmiyor.
    sadece oyunculari ve yerlerini degistirerek cozum uretilmez.
    bir cok kume dusme takimi son 10 haftada hoca degistirerek ayni oyuncularla ligde kalabiliyorsa demek ki hoca dokunusu cok onemli bir olaydir.
    hocadan bunu bekliyoruz.
    artik su takima dokun, bir sistem yarat.
    (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı)
  • 27334
    fatih hocanın 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçında attığımız penaltı golünden sonra bir sevinişi var, sanki dünyanın en tesadüfi, en amatörce gelen penaltısı ile değil de antrenmanlarda çalışılmış bir atak organizasyonu sonucunda gelmiş bir gol sanırsınız. ancak, takımın gole yaklaşabilme ihtimali o kadar mucizelere kalmış durumda ki, gol atınca sevinen san marino taraftarı gibi oluyor insan.

    halbuki 4. döneminden önce fatih terim denilince benim aklıma "hücum futbolu, ön alanda pres, yenilgiyi kabul etmeyiş, 90 dakika sonuna kadar mücadele" gibi kavramlar gelirdi. fatih terim'in takımı yenilse bile en az 4-5 gol pozisyonu olurdu ama hücumda resmen, 3-0 yenildiğimiz izlanda maçı* öncesi hasan şaş'ın izlanda için söylediği "baktığınız zaman elle topu kaleye götürmeye çalışsalar üç kere götürürler." cümlesindeki gibiyiz.
  • 27335
    herkes yazmış ama bence de bu akşamki* en bariz hatası baskı kurmaya başlayan takımı bozma pahasına oyuna donk-diagne ikilisini almasıydı. burada çift forvet oynamamız gerektiğini yazan birçok arkadaşa da bu konuda katılmıyorum. falcao-babel-diagne üçlüsünden herhangi ikisi yan yana oynayamaz bana göre çok durağan adamlar. çift forvet oynamak için muriç gibi, elmander gibi it gibi koşan, pas istasyonu olacak adamlar lazım. şu üçünden hangisi böyle allahınızı seversiniz? daha facia olan hocanın bunu göremeyip takımın başı her sıkıştığında çift forvete dönmesi. mesele forvet eksikliği değil ki hocam? forvete top gitmemesi. çözebiliyorsan onu çöz.
  • 27336
    adı geçenlerle rakip bile değiliz sözü çok güzel bir slogan olarak kullanıldı ama bu bakış açısında bir yanlışlık var. yani adı geçenleri bile rakip olarak görmeyen bir teknik direktör, alanyaspor'u kasımpaşa'yı ne kadar ciddiye alabilir? ne kadar hazırlanır onlara karşı? hocam sen kimseyi rakibin olarak görmeyebilirsin ancak herkes seni rakibi olarak görüyor ve sana karşı köpek gibi hazırlanıyorlar. ve seni çözdüler de. bilhassa yeni nesil hocaların senden istediklerini alma konusunda pek zorluk yaşadıkları söylenemez. yani sana karşı herkes gelip oynuyor. istediğini de alıp gidiyor. artık yılmaz vurallar, hikmet karamanlar, mesut bakkallar pek kalmadı. hani daha avrupa'daki çaylaklara girmedim. * * * tr'deki genç hocalardayız henüz. hani böyle karşılaşmalarda insan biraz hoca faktörü gibi şeyler bekliyor ister istemez. o maçta bunun hatasından golü yemiştik, şunun kaptırdığı toptan gelişen ani atakla gol attılar, hakemin yanlış kararından sonra dönen top gol olmuştu, haftada iki maç yapıyorduk, takım yoruldu hoca ne yapsın :/ gibi bahanelere sığınarak bir yere varamıyoruz. ocakları temmuzları bekleyerek de bir yere varamıyoruz. hoca faktöründen de bir beklentimiz kalmayacaksa kapatıp gidelim zaten.
  • 27338
    hocayı seviyorum, kendisine büyük de saygı duyuyorum. bana kalırsa türk futbolunun yetiştirdiği en büyük futbol insanı. şenol güneş ya da mustafa denizli de hocalık becerileri açısından en az onun kadar yetkin teknik direktörler fakat hiçbirinin vizyonu, cesareti ve saha dışını da yönetme kabiliyeti fatih hoca kadar kuvvetli değil. bu açıdan, fatih terim türk futbolunun en ilginç ve kendina has figürlerinden de biri. bir başka şenol güneş gelir belki ama bir başka fatih terim gelmeyecek. zaaflarıyla, hatalarıyla, doğrularıyla fatih terim film kahramanı gibi bir adam.

    hiç kuşku yok ki yaşayan en büyük galatasaray efsanesi. galatasaray'a kattıkları açısından belki ondan daha büyüğü yok. heykelinin dikilmesi için geç bile kalındı.

    bununla beraber, her şeyin bir sonu var. bir gün geldi, metin oktay futbolu bıraktı. belki fatih terim'in de veda etmesinin günü gelmiştir. hoca hâlâ şampiyon olabilir, olamaz demiyorum fakat eskisi kadar heyecan duyduğunu sanmıyorum teknik adamlığa dair. ne erol bulut, ne çağdaş atan, ne okan buruk ondan iyi hocalar ve belki hiçbir zaman onun seviyesine bile yaklaşamayacaklar ama günümüz futbolunun doğrularını yapıyorlar. hoca ise günümüz futbolunun doğrularını, standartlarını gerçekleştirmeden yüksek yetenek, oyun zekâsı ve haliyle bütçe isteyen bir oyun kurmaya çalışıyor. fakak her ne oynayacaksan oyna, önce diri futbolculara ihityacın var. tekniğe o kadar yatırım yapıyor ki, elinde olsa hagi'ye yeniden forma giydirecek gibi... halbuki futbol artık arda turan için bile çok genç. hoca, pasta yapmadan çilek koymak istiyor.

    bunu söylediğim için çok üzgünüm fakat devre arasında ya da sene sonunda fatih terim'in artık ceketini asması gerektiğini düşünüyorum. umarım bu yönetimin yerine gelecek yönetimde yer alır, vizyonu ve tecrübeleriyle galatasaray'a katkı sunmyaı sürdürür. doğrusu, hocayı galatasaray'ın futbol şubesini idare ederken görmek isterim. tesisleşme, altyapının gelişimi gibi konulara çok kafa yorduğu belli. kulübü baştan dizayn edebilecek, yeniden avrupai bir hale sokacak ve bunu yaparken başarısızlık için kredisi olacak başka bir isim daha yok.
  • 27339
    yaşayan galatasaray efsanesi. şuan işler istediğimiz gibi gitmiyor. bu sebeple ben de bir çok konuda fatih hocayı eleştiriyorum kim bilir belki bu sezon da şampiyon olamayız... ama kocaman bir ama var bu adam galatasarayın yakın tarihinde ciddi rol almış, kendini defalarca kez kanıtlamış adeta bu işin kitabını yazmış bir efsane fatih terim. yani sezon içinde formsuz olma, hata yapma kredisi yok mudur? transferde hata kredisi yok mudur? benim fatih hocamıza güvenim tam. bu sezon şampiyonluktan kopsak bile bende kredisi bitmez.
  • 27340
    galatasaray efsanesidir, türk futboluna adını yazdırmıştır bunlara hiçbir itirazım yok fakat galatasaray taraftarını üzen nokta kaybetmek değil kaybederken ortaya hiç bir şey koyamamak örneğin süper finalde fenerbahçe’ye ali sami yende 2-1 kaybettiğimiz maç çok iyi oynamıştık kimse o maçta fatih hocaya kızmadı, yenilirken bile sahada kabullenemeyen bir oyun anlayışı vardı galatasaray’ı büyük takım yapanda budur zaten 10 kişi de kalsa sahada onu göstermesidir, yeri geldiğinde mersin idmanyurdu maçındaki gibi hakem hatası da olsa teknik direktörün tribünde de olsa o maçı çevirmektir. özellikle son 2 yıldır en büyük sorunumuz bu şampiyonlar liginde galatasaray gibi oynadığımız tek maç lokomotif moskova maçı üzerinden kaç avrupa maçı geçti, ligde özellikle evimizde çok iyi puanlar toplarken pandemi nedeniyle ondan bile mahrum kalıyoruz, son dakikalarda defansa gömülüp gol yemeyi bekliyoruz. geçen sezon ligin son haftalarında yediğimiz goller ders olmamış demekki yenilgilerden hiç ders almıyoruz. fatih terim deyince insanların aklına gelen ilk şey pres futboludur, rakibi boğmak ve hücum etmektir, son dönemde bunu göremiyoruz rakip elini kolunu sallayıp orta sahayı geçiyor atak sonuçlandırıyor, kalecin uzun vuruyor tekrar geliyor, pres yapan kimse yok, aksine rakipler bize ne zaman pres uygulasalar biz başarısız oluyoruz. üçüncü bölgeye geçmekte zorlanıyoruz, son bir buçuk senelik performansında kendisi yerine hamza hamzaoğlu, riekerink, tudor, rijkaard, skibbe gibi isimler olsaydı on defa kovulmuştu, gitmemesinin nedeni galatasaray efsanesi olmasından geçmişte yaptıklarından kaynaklı ama ben sahada bir takım göremiyorum. tamam orta sahamız berbatta kasımpaşa’nın orta sahası bize üstün gelmesin, alanyaspor’un orta sahası bize üstün gelmesin buna bir çözüm üretilsin. ligde defans hattı hem genç hem dinamik olan tek takımız beşiktaş, fenerbahçe, trabzonspor, başakşehir hepsine göre defansımız daha iyi, orta sahada eksiğimiz olsa da bam üçlüsünü gören bizler için lig için yeterli olduğunu düşünüyorum, forvet hattında falcao-diagne ikilisi mevcut, üçüncü bölgede oynayabilsek toplamda çok rahat 40-50 gol barajını geçerler. son üç lig maçında yani fenerbahçe, kasımpaşa ve alanyaspor maçında rakip ceza sahasında “ulan bu da kaçar mı?” dediğimiz pozisyon olmadı, bırakın pozisyonu rakip ceza sahasına toplasanız 10 defa girememişizdir. alanyaspor’a karşı iki defa kalabalık geldik rakip ceza sahasına girdik birisi penaltı oldu, diğerinde gol attık var iptali oldu. küme düşmemeye oynayan bir takım gibi oynuyoruz kısır futbol, denge oyunu ben bunu kabullenemiyorum. bu oyun anlayışını değiştirmeyecekse yollarımızı ayırmamız gerektiğini düşünüyorum.
  • 27342
    teknik direktörlükten tamamen emekli olana ve galatasaray'da ya da federasyonda üst düzey bir görev alana kadar galatasaray'ın teknik direktörü olarak kalması gereken hocamız. ben sıkıldım artık her yeni hocanın başının üstünde giyotin gibi sallanmasından. ne hoca rahat edebiliyor, ne futbolcu ne de taraftar. kendisi "artık tamam" deyip üst düzey bir görev aldığında, çünkü emekli olsa da o giyotin sallanır, yeni bir teknik direktör konuşabiliriz.
  • 27343
    galatasaray'ın efsanesi olan ve hep öyle kalacak olan teknik direktörümüz. ama realist olmak gerekirse eski hoca değil, bilhassa bu son dönemi incelendiğinde. kendini güncelleyemediği gibi, modern futbola ayak uyduracağım diye kafayı taktığı pas oyunu ile takımın 1 sezonunu hiç etti. üstene yönetimin başarısızlıkları da eklenince sonucun bu olması kaçınılmazdı. hoca artık 67 yaşında, önümüzdeki sezon 68 olacak. alex ferguson bile 72'sinde emekli olmuştu. demem o ki teknik direktörlük açısından pekte uzun bir gelecek kendini beklemiyor. yerinde olsam bu sezon bırakır ve camianın içinde başka görevler almaya odaklanırdım.
  • 27344
    entry itibarıyla son üç yıldır takıma oynattığı ne olduğu belirsiz bir sistem ve leş oyunuyla takımı ve oyuncuları enkaz haline getirmiştir.
    milletin teknik direktörü futbolcuları parlatırken hocamız sağ olsun bitirme üzerine odaklı bir sistem uyguluyor. yüzlerce futbolcu geldi geçti, hepsi mi kötü, hepsi mi kabahatli, yahu senin hiç suçun yok mu? aldığımız her futbolcu bu ne idiği belirsiz sistem içerisinde yok olup gidiyor, değerleri 5 iken 1'e düşüyor. kendi kendine "bu ne biçim leş futbol, belli ki bu sistem yürümüyor/yürümeyecek demiyor musun hiç?" bu neyin kibridir, 3 yıl oldu bu sistemin tutmadığını ve tutmayacağını hala anlamadın mı? sistem dedim ama lafın gelişi, hocanın ne oynatmaya çalıştığına dair hiçbir fikrim yok.
    gelmişsin 70 yaşına tecrübe kazanacağına gittikçe geriye gidiyorsun, her senen bir öncekinden daha kötü. 30 sene öncesindeki gibi ağır ağsak bir oyun izletiyorsun bize, günümüz futbolunda senin kafandaki bu oyuna yer yok. bireysel yeteneklerle maçı götüremezsin; 1 olur, 2 olur, dahası olmaz.
    yönetim suçlu, futbolcu suçlu, taraftar suçlu, hakem suçlu, medya suçlu, o suçlu, bu suçlu.
  • 27346
    (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı)

    bu maçtan sonra takımın halini ve mevcut yönetimin halini gördükten sonra hala istifa etmemen sana yazar hocam. galatasaray'da bazı şeylerin değişmesini istiyorsan, galatasaray'ın iyiliğini istiyorsan, ''büyük galatasaray taraftarı beni tekrar galatasaray'da görmek istedi ve galatasaray'a geldim. tüm taraftarlarımıza teşekkür ediyorum. ancak mevcut takım ve yönetim ile galatasaray'ı daha ileriye götürebileceğimi düşünmüyorum. bu saniyeden sonra galatasaray'da kaldığım her saniye galatasaray'a zarar vereceğinden, görevimden istifa ediyorum. herkese teşekkürler.'' deyip görevinden istifa etmen gerekiyordu. hala daha takımın başında durup devam ettiğin sürece, takımın bu durumunda, sende en az yönetim kadar suçlu konuma geçersin hoca kusura bakma.
  • 27347
    dördüncü döneminde, yani yaklaşık üç yıldır sahada oyun adına hiçbir şey vaat etmeyen bitik bir bir takım yaratan, artık yetersiz bir teknik direktör.

    kendisi geldiğinde şampiyon olduğumuz iki sezon dahil hiçbir sene sahada belirli bir oyun planı yoktu. yani şampiyon olmamız tamamen rakip takımların kalitesizliği ve aptallıklarıyla doğrudan alakalı. şu ligde birazcık dişli, birazcık ne oynadığını bilen istikrarlı bir takım olsun, fatih terim'li galatasaray'ın en ufak şansı kalmaz. görüldüğü üzere kalmıyor da zaten.

    şu 3 senede eline zaman zaman iyi zaman zaman ortalama kadrolar verildi. kötü kadro ise hiç verilmedi. bazen avrupa için yetersizdi veya yönetimin iş bilmezliğinden eksik bölgeler de oldu fakat şu gerçek hiçbir zaman değişmeyecek, türkiye süper lig takımlarının kadrolarından her zaman çok üstünde bir ekiple çıktı maçlara. ne yazık ki 10 kat fazla maaş bütçesine sahip kadrolarla türkiye liginin vasat altı takımlarına bile istikrarlı bir üstünlük kuramadı şu üç senede.

    yönetimi sabaha kadar eleştirelim. bana göre çok yetersiz ve amatör bir yönetim var başta. oyuncu alamıyorlar satamıyorlar. alt yapıdaki yetenekli gençleri düzenli oynayabilecekleri şekilde kiralayamıyorlar, adamları çürütüyorlar. kurumsal iletişim diye bir şey zaten yok. vs vs. bir çok şey yazılabilir. başkan tüm iyi niyeti ve galatasaraylılığıyla sağlığından olma pahasına çalışsa da ve kendisini çok sevsem de bu yönetimle bu iş olmaz. kurduğu ekip facia bir kere. balık baştan kokar.

    tamam yönetimi eleştirelim de, terim'in ne yaptığı belli olmayan oyun anlayışı her çuvalladığında yönetime vurması da tam bir yetersizliği gizleme çabası değil midir? eyvallah hadi avrupa için eleştirmeyelim. çok bariz bir fark var orasıyla aramızda. aslında avrupa'da bile ne kadar fark olursa olsun sahada ne yaptığı belli olan bir takım görmek istememiz de çok normal ama hadi girmeyelim oraya. şu berbat türkiye ligindeki 2-3 takım hariç hangisinin kadrosu seninle benzer düzeyde. normal şartlarda bir planı olan, taktik bilgisini sahaya yansıtma becerisine sahip bir hoca şu kadrolarla ligde her sene fark yaratıp tepeye oynar.

    her şeyi geçtim, 10 maç okan'a sabredemedin kasımpaşa'nın yedek kalecisine kaleyi emanet ettin. okan'ın yaptığı hataların 10 katını altay yaptı fenerde. şu an altay'ı görüyoruz. gençler gençler dedin, daha bir kere şans verdiğini görmedik 3 sene boyunca. ozan kabak bile zorunluluktan oynadı! emin bayram hakeza öyle.

    taraftarın gözünde maalesef sonsuz bir kredisinin olduğunu bildiğinden, tüm hatalarını ve buna bağlı gelişen olumsuz sonuçları bir şeyleri bahane ederek saklamaya çaışıyor. nereye kadar böyle devam edecek? her bahane ürettiğinde "vardır hocamın bir bildiği, hocam doğru söylüyor" diyen tipler ortaya çıkıyor. ne kadar acı.
  • 27350
    burada deli gibi eleştirdiğimiz ancak canımızdan çok sevdiğimiz efsanemiz.
    hoca bugünlere bir günde gelmedi. her önceki gelişinin kendinde bıraktığı izler oldu. son geldiğinde ise yine binbir söz söylendi, bir şekilde 2 şampiyonluk yaşadık ancak bazı durumlar bugünlerin habercisiydi. hoca çıktı konuştu, lafını söyledi, cezaları yedi, yine konuştu yine cezaları yedi, saha kenarında dayanamadı bağırdı cezaları yedi. kafasını sahaya vermesini engelleyecek çok olay yaşandı.
    maalesef hepsinin de etkisi oldu. transfer durumları zaten hepimizim malumu. eli kolu bağlı. artık elindekiyle sihir yapması bekleniyor, geçen sezon da aynılarını yaşadık.
    ancak hoca da çok şey yaşadı, babasını kaybetti, yaşı gereği daha duygusallaştı ve maalesef eski rijit hali yerine daha ılımlı bir hoca oldu.
    maç (bkz: 19 ekim 2020 galatasaray alanyaspor maçı) sonu röportajında babel'in pozisyonunu kabullenmesi, daha öncesinde 2 parça yayınlanan röportajı bile hocanın artık bazı şeyleri eskisi gibi hırs yerine sükunetle çözmeye çalıştığını gösteriyor.
    bilmiyorum nasıl olur ama çevresinde onu sevenler varsa acilen eski fatih terim'i göstermeleri gerekiyor.
  • 27351
    terime kızalım, eleştirelim ama gerçeklerin de farkında olalım.

    4. döneminde 3.senesi. şimdiye kadar hiç isteği doğrultusunda transfer yapamadı, elinde ne varsa bir kalıba uydurmaya çalıştı.

    forvetsiz oynadı, sinan gümüşle1 dönem geçirdik. sonra adam ilerde top tutan biri olsun diye yalvarırken, transferin son günü diagne alındı ki kendisi istemiyordu.

    sonra falcao alındı ki onu da istemiyordu. hasan şaşın açıklaması var istemediklerine dair.

    sonra, eline iyi kadro verildi diyoruz*, eline verilen kadronun yarısı kiralıktı, neredeyse yeni transferlerin tamamı son gün takıma katıldı. gelenlerin hiç biri hazır değildi, hazır olmaları aylar aldı.

    sonra orta saha istedi.* alınmadı. taylanı devşirdi. taylan elinden geleni yapıyor ancak toplu becerileri, özellikle oyun kurması çok iyi değil.

    hatta defans da istedi o da alınmadı. donk sezonu bitmiş ne yazık ki.

    kanat da istedi. kanatlarda feghouli babel arda ile sezona girdik. gençlerimizin ilk 11 seviyesinde olmadığını düşünüyorum, yani bu üçlüden daha kötü olamazlar değil, daha iyi durumda değiller düşüncesindeyim.

    keşke hocamıza sabit bir kadro verilse. mesela şu anki kadroya ek; net, iyi tartışmasız bir kanat, bir tane tartışmasız problemsiz orta saha olsa. üstüne de istediği pivot forvet. bir de öyle görsek gerçekten çağ dışı mı kalmış.