• 1188
    (bkz: mehmet özcan/#2727419)

    önce bununla başlayalım taylan'ı anlatmak için.
    çünkü, regista demeyi de doğru bulmuyorum üç-dört maçlık performansıyla.

    taylan, onu ilk izlemeye başladığımdan bu yana (yani ankara zamanları) box to box bir oyuncuydu. şimdi allah var bunu çok iyi de yapıyordu. box to box'ın her zaman bir enerji barı gibi olduğu düşünülüyor. aslında box to box deyimi iki ceza sahası arasındaki tüm işleri yapabilen orta saha oyuncusuna denmekte. bizde ise "adam yiyen orta saha"...

    yani aslında hep ball-winning orta saha+deep lying playmaker+advanced playmaker tiplerini içinde barındırır. trequartista'lar bu sınıfa girmez. anchor'larda...

    anchor demişken hocamın "çapa" deyiminden hoşlanmadığını biliyorum. bu yüzden çapa demekten kaçınacağım. anchor'lar kendi içinde de fraksiyonlar ayrılıyor. pep yüzünden. yazının başında paylaştığım mehmet özcan entry'si bunu anlatıyor aslında. anchor'lada 3 farklı fraksiyona ayrılmış durumda.

    1. half back
    2. holding
    3. deep lying playmaker/regista

    half back : aslında futbola amerikan futbolundan geçmiş bir deyim. ve okay yokuşlu gibi oyuncular için kullanılıyor. stoper gibi oynayabilen orta saha oyuncusu demek doğru olur. conte chelsea'nin başındayken david luiz ile bunu kullanmış ve hücuma çıktığında onu öne atarak stoperlerini ikilemişti.

    holding : bunun yeni yeni ortaya çıktığını söylemek doğru değil ispanya pivote olarak çoktan var. sergio busquets gibi oyuncular için kullanılan bir terim. pep'in oyununda savunmayı yeri geldiğinde 3'lüye bilen yeri geldiğinde bir regista kadar pasa yatkın, geriden oyun kurmasını bilen oyuncu demek aslında.

    deep lying playmaker/regista : bunu pirlo ile özdeşleştirebiliriz ve bence 3'lü savunmaların önünde daha verimli bir sistem parçası... 3-1-4-2 gibi!! geriden oyun kurun oyun kurucu.

    üç farklı anchor rolü var ve her biri oyununuzu başka bir şeye dönüştürür. bu yüzden taylan özelinden oyunun farkını anlatmak gerekiyor. oraya okay gelseydi bugün oynadığımız oyundan çok farklı bir oyuna dönüş yapacaktık. çünkü, taylan'ın oyun görüşü okay'da yok... ayrıca taylan bir box to box kadar alanı işleyebiliyor.

    https://gss.gs/PNA.jpg

    taylan'ın başakşehir maçındaki ısı haritası...

    https://gss.gs/i5D.jpg

    geçen sezon deplasmanda oynanan fenerbahçe maçındaki seri'nin ısı haritası.

    taylan birden fazla işi yapabilen bir oyuncu olduğu için holding'e daha yatkın. ülkenin gördüğü en iyi holding elbette tugay kerimoğlu. onun oynadığı zamanlarda bu terim tabi ki yoktu ama olsaydı oranın ilahı o olurdu. taylan box to box'ı da iyi yapabildiği için topla ilişkisi dışında savunma olarak da elini güçlendirdi.

    https://gss.gs/elf.jpg (geçen sezonki fenerbahçe maçı)
    https://gss.gs/oEo.jpg (20 eylül 2020 istanbul başakşehir galatasaray maçı)

    iki ısı haritası arasındaki fark çok koşmak ile alakalı değil. daha homojen bir dağılımdan kaynaklı. fark bu... ve bu fark galatasaray'a hem savunmada hem hücumda uzun aradan sonra dominant bir oyun oynamasına neden olmakta.

    https://gss.gs/fVK.jpg

    taylan'ın istatistik kağıdına bıraktığı etki. bu etkinin en can alıcı noktası iki stoperin önünde oynayan bir oyuncu için verdiği mesaj. 1,5 kilit pas... muazzam bir iş. bu taylan'ın savunma ve hücum olarak ne kadar dengeli bir oyuncu olduğunu anlatıyor aslında.

    https://gss.gs/VkS.jpg

    savunma bazı performansı.
    şimdi burada transfer sürecinde olacaklar taylan'ı ve önündeki ikili ile birlikte üçlüyü nasıl etkiler? sorunun derinliği ve büyüklüğü oldukça fazla.

    https://gss.gs/oEo.jpg

    işte galatasaray'ın başarısı yukarıdaki homojen dağılımla direkt alakalı. ama başka bir şeye de değinmek lazım. taylan'ın saha için pozisyonu. hocanın asıl dokunuşu (elbette taylan'ın teknik özellikleri ile direkt alakalı) taylan'ı stoperlerden uzaklaştırması. ve bunu yaparken takımın boyunu 35 metreye çekerken stoperlerinin savunma çizgisini çok öne çekmemesi.

    https://gss.gs/9lU.jpg

    iki maç arasında 8 ay var... ama iki takım arasında gece ve gündüz kadar fark var. regista'dan, holding'e geçiş. bu geçiş ile başlayan az pas çok iş felsefesi. topu sadece oyun kurmak için yatayda gezdiren bir galatasaray, bunun üzerine homojen olarak dağılmış bir takım ve "v formasyon"... bu takıma kim girerse ahengi bozma ihtimali var.

    geçen sezon ömer bayram ile denene işi bu sezon emre kılınç ile deneyen ve arda ile fegouli ile dört adet 8 numarası varmış gibi oynayan bir takım haline dönüşmek büyük iş. bu dönüşümü, kanat oyuncusu olan (winger) emre kılınç'i sol iç, belhanda'yı ise advanced'dan alıp box to box'a evrimleştirmek, bunların yanında iki kanat oyuncusunu içeri sokarak alanı doğru parselleyerek hücumdan savunmaya geçişi kolaylaştıran bir sistem inşa etmek.

    geçen sezondan oyun olarak farkın regista/holding rol değişimi diyerek basitleştirmek istemiyorum çünkü sadece bu değil. geçen sezon sıkça bahsettiğimiz bu oyuna uygun beklerin takıma katılması, oyun zekası çok yüksek arda turan ve her ne kadar ben hiç beğenmesem de ferghouli'nin oyuna zeka katması her şeyi değiştirdi belki ama asıl meselenin belhanda - emre - taylan üçlüsünün, hareketsiz kalmaması ve bu hareketlerin her daim bir karşılık bulması da etkiliydi.

    kanatlarda daha hareketli ve daha inside forvet tarzı oyuncular ile oynasa takımın hızının ne kadar artacağını merak ediyorum aslında.

    fatih terim'in ne yaptığına taylan antalyalı üzerinden bakabiliriz. yaptığı şeyi bu lige yapacak başka bir hoca da yok...