• 157
    avrupa'nın en potansiyelli stoperleri arasında gösterilen genç oyuncumuz.

    2000 sonrasına baktığımızda maalesef alt yapımızdan çok az oyuncu çıkarabildik. arda ve ozan üst seviye, sabri, semih, aydın yılmaz ve emre çolak orta seviye, uğur, ferhat ve mehmet güven alt seviye topçular olarak takıma bir süre katkı verdiler. bu 9 ismin dışında katkı alabildiğimiz oyuncu hatırladığım kadarıyla yok. 20 senede 9 isim. elbette oyuncularda, sistemde sorunlar olduğu olmuştur ama altyapımızdan enternasyonel oyuncu olacak denilen onlarca isim arasından sadece ikisinin üst seviye oyuncu olabilmesi, üstelik bu isimlerin, fatih terim, hagi, gerets ve feldkamp tarafından çıkarılması, diğer hocaların zamanında oyuncu çıkmaması temelde bizim de yapısal bazı sorunlarımız olduğunu gösteriyor.

    bir düşünelim? arda, carrusca bekleneni veremediği için oynayıp formayı almıştı. ya pires gelseydi? belki de arda'yı hiç izleyemeyecektik. ya da ozan. maicon yerine acerbi gelseydi? ya da fatih terim, şampiyon takımın stoperi maicon'dan vazgeçmeseydi? peki arda ya da emin kadar şanslı olamayanlara ne oldu? ne olacak?

    türkiye'nin sosyo-ekonomik yapısı gereği 2. ligde, hatta 3. ligde oynayan bir oyuncu bile ultra lüks hayat sürebiliyor. galatasaray altyapısından çıkan oyuncuların yüzde doksanı daha ilk kontratlarında bu hayata erişebildikleri için gelişim ihtiyacı duymadan, dolayısıyla ekstra çalışıp kariyer planı yapmadan, bu seviyede yollarına devam ediyorlar.

    kulüpte bireye bağlı kalmayacak bir oyuncu kariyer planlama ekibine ihtiyaç duyulduğu çok açık. bu ekibin futbol aklıyla ortak çalışarak altyapıdaki oyuncuların gelişimleri, hangi oyuncunun takıma monte edilmesi gerektiği, takımda yaşlanan ya da satılması gündeme gelen oyuncu yerine altyapıdan hazırlanabilecek oyuncular, bu oyuncuların gelişimlerinin nasıl olacağı, hangi liglere/takımlara/hocalara kiraya verilmelerinin onları geliştirebileceği üzerine çalışabilecek bir alana ihtiyacımız var. mesela belhanda'nın önümüzdeki yıl sözleşmesi bitiyor. böyle bir ekibimiz olsa, 2 yıl önceden, yaş grubunda üst düzey oyuncu olarak gösterilen atalay hazırlanmaya başlansaydı, bir sene belçika ikinci liginde, bu sene de hollanda liginde (yıllardır kullanamadığımız fortuna sittard orada) en az 20 maç oynaması karşılığında maaşını biz karşılasaydık, belki de belhanda'nın yerine adam aramayacak, direk atalay'ı monte edecektik.

    bu fatih hoca'nın tek başına yapabileceği bir iş de değil. kaldı ki yapsa bile bireye bağlı işler gidince çöker.

    emin'e gelince. kadameli olarak oynamaya başlaması, önüne bir yol çizilmesi lazım. önümüzdeki, sene 15-20 maç, sonraki sene 25 maç üzeri oynayıp, bir sonraki sene vazgeçilmez 11 oyuncusu olması gibi bir plan mantıklı gözüküyor. elimizde marcao-luyindama var. talipleri olsa da bu ikiliyle bir sene daha devam edip, sonraki sene alınacak tecrübeli ama ucuz bir oyuncuyla emin rotasyona sokulup yukarıdaki plan uygulanabilir. marcao ya da luyindama'dan birisinin bu sene illa satılması gerektiğini düşünmüyorum. hadi satıldı diyelim, oraya yüksek bonservisle bir stoper almamalıyız. emin'i geliştirebilecek, bir iki yıl sonra da ona formayı bırakacak bir stoper mantıklı olur. mesela atalanta'da palomino'nun sözleşmesi bitiyor. marcao'yu satarsak ona 2+1 sözleşme imzalattırıp, emin'in önünü açacak şekilde yola devam edebiliriz. tutup 7-8 milyona bir oyunca almak, oyuncu tutsa bile, elinde ozan varken, maicon'a 8 milyon euro vermekten farklı olmaz.