• 654
    ilk günden beri dikkat etmemize rağmen 1 haftadır hayatımızı alt üst eden hastalık. tüm uyarılara dikkat ettik, çocuklarımızı ve büyüklerimizi de sakındık. lakin geldi beni ve eşimi de buldu...

    16 ekim akşamı 2 saatliğine misafir olan arkadaşlarımız, 2 gün sonra pozitif çıktıklarını söylediler. 21 i akşamı ne yazık ki benim de testim pozitif çıktı.
    illa hafızama kazınacak ya, test sonucu telefonuma geldiğinde 8 yaşındaki oğlumla 8-0 lık ankaragücü maçının özetini youtube dan izliyorduk. o tarihte ilk okul 5 teydim falan diye anlatıyordum. pozitifi gördü ve odasına gitti, yattı. yarım saat sonra falan camı kapalı mı diye kontrol etmek üzere odasına girdiğimde ağlıyordu. sana bir şey olmasını istemiyorum dedi. içim titredi be sözlük. ya bana ne olabilir, daha ne şampiyonluklar göreceğiz oğlum falan diyerek sakinleştirip yatırdım.

    sonra eşime test yapıldı o da pozitif çıktı ama isim karışıklığı oldu (: 3 yaşındaki kızımın adını yazmışlar. il sağlıktan aradılar ilaç gönderemiyoruz, devlet hastanesine gidin tekrar test yaptırın dediler. eşim pozitif nasıl dışarı çıkarayım falan diye söyleyince akıllandılar da lütfedip eve gelip yine test yaptılar. nihayet eşim de ilaç tedavisine başladı.

    tat ve koku yok, kas ve eklem ağrısı bir de ateş var yükselip alçalan. eşim nispeten benden daha iyi durumda. umarım en kısa zamanda atlatırız.

    bir sürü aksilik yaşadığımız şu sürecin bir an önce bitmesini ve aşı/ilaç bulunduğuna dair o güzel haberin en kısa zamanda gelmesini diliyorum.
  • 655
    3 hafta önce ishal ve mide kramplari ile sabah geldigim i$ yerinden saat 14.00 sularinda ayrildim. 1/2 saat süren tren yolculugum o gün bana 1 gün gibi geldi. kafayi vurdugum gibi taa saat 06.00 ya kadar uyumu$um. vücudum susuz kalmi$. biraz su içtim. i$tah yok, bitikinim. yine yattim. 11.00'de tekrar uyandim. üzerimden sanki kamyon geçmi$. heryerim agriyor. ate$imi ölçtüm 38.6. yatak artik vücuduma battigi için geçtim içeriye oturma odasina ve orada tekrar ak$am 18.00'e kadar uyudum. e$im çorba yapmi$, kalktim çorba içtim. sonra tekrar yattim. gece 03.00 e kadar yine uyumu$um. ate$ yok ama hali müthi$ kirginlik var. 3. günün sabahindan itibaren biraz daha iyi gibiyim. sabah 8-9 gibi kalktim. bitki çay içtim. 1-2 kraker yedim yine uzandim. ara ara içim geçmi$. o günü de istirahatla geçirdim. 4. gün homeoffice yaparak iyice toparladim ve 5. günden sonra bir $eyim kalmadi.

    korona degildim ancak sözlük nazarinda korona tecrübelerini dramatik bir $ekilde dillendirenlere sormak istiyorum: siz hiç midenizi ü$üttünüz mü? hastalik sürecinde birak elime telefon alip entry girmeyi, saatin bile kaç oldugu umrumda degildi. bir an önce iyile$mek istiyordum!

    ya$iniz 80+ ve kronik bir hastaliginiz yoksa edinilen tecrübelere göre ortalama gripten daha az tehlikeli olan bu hastaliktan korkmaniza gerek yok. hatta bu kadar dramatize etmeye de hiç gerek yok! millet dolami$ diline bir korona. korona a$agi, korona yukari. her yil açliktan milyonlarca insan ölüyor! isviçre'de (burada ya$iyorum) 2019'da intihardan ölenlerin sayisi korona ile birlikte ölenlerden daha fazla. kimse de çikip demiyor aga, bu insanlar neden intihar ediyor?

    son olarak, uzun süre rafta beklemi$ süt, süt ürünü tüketmeyin. hele hele aman çocuklar görmesin diye buz gibi soguk çikolatayi dakikalar içinde kesinlikle fondip yapmayin! tecrübe ile sabittir. midenizi ü$ütürsünüz, ananizdan emdiginiz süt burnunuzdan gelir! corona mide ü$ütmesinin önünde diz çöker, tövbe alir! o kadar ciddi bir hastaliktir. dikkatli olun!
  • 656
    gençlerde de ölümcül olabilen veya ağır seyredebilen hastalık. kaldı ki gençlerde ağır seyretmese bile yaşlı veya kronik hastalığı olanlara bulaştırma riski en büyük tehlike. mide üşütmesi, bozuk süt zehirlenmesi bulaşıcı olmadığına göre covid-19 daha tehlikeli.

    bu hastalığı büyütmeyin demek doğru değil. zaten kimse izole değil artık, ama azami tedbiri almak en doğrusu. sen ben grip gibi geçiririz, şeker hastası babaya, koahlı amcaya bulaştırır bir ömür vicdan azabıyla yaşarız.
  • 657
    gayet de büyütülmesi gereken hastalık. dozunda tabi. yahu bu derece bulaşıcı bir hastalığı nasıl 80 yaş altına bir şey olmaz mantığıyla açıklayabiliyorsunuz ? bu işin eğitimini almış, tecrübesini kazanmış hocalarımız bile kesin konuşamıyor tam olarak açıklanamamış semptomlarla var olduğu için. her şeyi bilmek zorunda değiliz arkadaşlar tamam ama bilmediğimiz zaman da susmak ayıp değil bence.
  • 658
    başından beri kendim için değil aile büyükleri için çekincelerim vardı, sonunda istanbul'dan kaçarak bir nebze de olsa çözüm ürettik.

    kalanlara sağlık sıhhat diliyorum.

    tabi virüsün olmadığı yer yok ama daha tenha bir yere giderek olasılığı biraz da olsa düşürdük, bilmiyorum belki de kendimizi kandırıyoruz.

    ayrıca nisan-mayıs-haziran döneminde istanbul'da olup da bulaşmamış kişi sayısı bana göre oldukça azdır. bir çok kişi semptomsuz veya küçük belirtilerle atlatmıştır.

    sonrasında pozitif olanlar 2. kez yakalandı belli ki.
  • 659
    ciddi şekilde dikkate alınması ve büyütülmesi gereken hastalıktır. hastalığı bizzat yaşayan bir arkadaşımın bizzat sözleridir:
    "ben daha önce çok hastalık gördüm ama böylesini hiç yaşamadım. kolumu kaldıracak halim kalmadı. sürekli ciğerime birşey batıyor gibiydi. yemek yiyemedim. sıtma ilacı verdiler. o da yan etkisi olan ilaçmış. kafamın içinde herşey birbiriyle yer değiştiriyor gibiydi. doktorlara söyledim. önce covidi tedavi edeceğiz sonra bunun yan etkilerini dediler. yan etkilerinden birisi de kanı pıhtılaştırması imiş. o da ayrı bir risk. şimdi negatife döndü zar zor. kan cıvıltıcı ilaç verdiler onu kullanıyorum. hala koku ve tat duyum yok. hala ciğerimden yeteri kadar nefes alamıyorum. bu süreçte 4-5 ay sürecekmiş."

    şimdi bunları duyduktan sonra bu hastalığı nasıl ciddiye almayız? nasıl tedbir almayız? bizden bulaşıp da birilerinin canına mal olacaksa bu hastalık o vebali nasıl taşıyacağız? tedbir bizden takdir allah'tan. tedbirinizi alın kul hakkına girmeyin.
  • 660
    kime nasıl etki halen tam olarak bilinmeyen hastalık. kimisini ağır hasta ediyor, kimisini ölüme götürüyor, kimisi ise farketmeden geçiriyor. eşim ve kızımla beraber yaklaşık 10 gündür bu virüs nedeniyle karantinadayız, eşim covid pozitif çıktığı için. kızımda ve bende herhangi bir belirti olmadığı için teste ihtiyaç duyulmadı. eşimde görülen belirtiler ise ilk başta hafif öksürük ve halsizlikti. bunlar yaklaşık 3-4 gün sürdü. ondan sonra tanı alıp ilaç kullanmaya başlayınca ellerde ve ayaklarında şişme oldu, neredeyse yürümesine engel olacak kadar hatta. bunun yanında bir de alerjisi başladı ki, zaten bir çok ilaca alerjik reaksiyon gösterir vücudu. 1-2 gün süren bu belirtilerin ilaç kaynaklı olduğunu düşünüyorum. bunlardan sonra ise herhangi bir etkisi olmadı hastalığın. yani hafif atlatanlar arasına yazdırdık kendisini.

    öte yandan hastalığın bana nasıl bulaşmadığı konusu ise tam bir gizem benim için. yani hastalığın ilk belirtileri başladıktan test sonucunu öğrendiğimiz güne kadar yaklaşık 3,5 gün geçti. bu süre içinde günlük hayatımız tamamen normal şekilde devam etti, zira hiç bir şekilde kendimizi riskli görmüyorduk. diyorlar ki virüslü kişi ile bir gün içerisinde 15 dakika aynı odada kalmak bile büyük risk, ama ben 3,5 gün birlikte geçirip bir de aynı yatakta yattım. o zaman ya bu virüs bu kadar bulaşıcı değil ya da ben hiç bir belirti göstermeden geçirdim hastalığı. eğer ben belirtisiz atlatabiliyorsam, benim gibi atlatan insan sayısı hiç de az değildir diyebiliriz. ha unutmadan ekleyeyim; çalıştığım kurumdan iki kişi vefat etti. ikisi de 56 yaşındaydı.
  • 661
    rus ruleti gibi hastalık. kime patlayacağı hiç belli olmuyor. haziran başında sağlık çalışanı olan eşim 1 hafta boyunca geçmeyen öksürüğü için çalıştığı hastanede bt çektirdi. ciğerlerinde buzlanma görüldüğü için apar topar servise alındı doktoru %99 pozitifsin eşinde gelsin dedi. aynı gün bende kan tahlili, bt ve pcr yaptırdım. 2 gün sonra her ikimizin testi de negatif çıktı ancak şu anda bizi kontrol eden doktor yoğun bakımda. 50 yaşında,sağlıklı, sigara içmeyen oldukça fit bir adam resmen yaşam savaşı veriyor. öte yandan 62 yaşında insülin kullanan, kalp ve tansiyon hastası, yüksek şekerden dolayı nerdeyse göremeyen ve ayak parmakları kesilen amca oğlum 3-4 günde taburcu edildi. şakası yok yani bu illetin. maksimum önlemlerinizi alın (maske, sosyal mesafe, hijyen) yine de bulaşırsa yapacak bir şey yok artık.
  • 662
    virüsün ortaya çıktığı şubat ayından bugüne kadar sokağa çıkma yasakları olduğu zamanlar dahil aralıksız sahada çalışmaya devam etmiş, günde ortalama 60-100 çalışan ile temas halinde olan sağlık bilgisi filan olmayan sıradan bir vatandaşım.

    tüm bu 8 aylık süreçte çalıştığım kurumda haziran ayında yapılan antikor testinde fabrika genelinde 3 kişinin hastalığı geçirdiği tespit edildi. bu arkadaşların biri 55 yaşında 30 yıldır sigara içen beden işçisi diğeri ise 30 yaşlarında günde belkide 2 paket sigara içen neredeyse body building yapanlar kadar sağlam vucutlu birisi. bu iki vaka ve diğer sigara içmeyen arkadaşta hastalığı geçirmiş, bitirmiş ama haberleri bile olmamış.

    yine son dönemde aynı ortamda 30-45 yaş aralığında farklı dönemlerde bu hastalığa yakalanan 5 çalışanımız oldu. tamamı hastalığı 3 ile 5 günde atlattı ve 14 günlük karantina dönemini atlatır atlatmaz çalışmaya geri döndü. hem de maalesef tekrardan bir teste tabi tutulmadan... bu arkadaşlarında 3 tanesi hala aktif olarak 1 paketin üzerinde sigara içiyor ve ağır iş altında çalışıyor. diğer 2 arkadaş bayan ve sigara vs. kullanmıyor. bu 5 arkadaştan yalnızca biri hastalık süresince zorlandığını, kötü halde olduğunu birinci ağızdan söyledi. ki diğerlerine göre 5-6 kg kadar verdiği tek bakışla anlaşılıyor.

    ben tüm önlemlerimi alıyor ve aldırıyorum. işten gelir gelmez kimseyle temas etmeden banyo yapıyorum. yani hastalığı ciddiye alıp elimden gelen herşeyi yapıyorum ama şu bir gerçek bu hastalık bir kanser değil. bu hastalığa hepimiz elbet yakalanıcaz. elimizden gelen tüm tedbirleri alıp bu hastalığı ciddiye almalıyız ama bu kadar... çevredeki insanları korkutup hastalık şöyle böyle diye paniğe kapılmayalarını sağlayacak bir durum kesinlikle yok.
  • 665
    63 yaşındaki yengemizi 3-4 gün içinde bizden alan hastalık. hiç bir belirti yokken ciğerlere tutunarak tüm iç organlara yayılan ve kalbi durduran bir hastalık.

    kadın evden bile çıkmadı, geleni gideni yok. nasıl oldu nerden bulaştı muamma.

    bu hastalığı dikkate almayanlara söylüyorum, kadıncağızın en ufak bir kronik rahatsızlığı da yoktu. gayet sağlıklıydı, beslenmesine dikkat ederdi.

    bu hastalığı, onlarca insanı hiç bir şey yokken sinsice ilerleyen ve alıp götüren bu adi hastalığı ciddiye almayanları anlamıyorum.

    size ne söyleniyorsa 10 katı önlem alın arkadaşlar. sosyal hayat bitti artık bundan sonra maske ve dezenfaktan kullanmayan esnafa da zırnık yok. milletin canını düşünmeyen esnafa bir lira kazandırmayın.

    not: lokasyon ankara.
  • 668
    bazen öyle şeyler okuyorum ki hakkında, üzülüyor insan.

    sars-cov-2'nin süper öldürücü kategoride bir virüs olmadığı başından beri belli zaten. ha influenza tipi virüsler (misal grip) kadar yumoş da değil elbette fakat atıyorum bir mers-cov kadar sarsıcı bir etkiye de sahip değil. sars-cov-2'nin sebep olduğu covid-19'la alakalı başlıca problem(ler); bulaşıcılık konusunda çok agresif (hızlı ve kolay) olması, viral yüke (virüs yüküne) bağımlılığı (bu esasen iyi bir şey, açıklaması altta) ve sağlık sektöründe muazzam bir iş yükü oluşturmasıdır.

    covid-19'la alakalı birçok şey hala flu olsa da bazı detaylar son derece net:

    1. hastalığı ne derece ağır veya hafif geçirdiğiniz direkt olarak bağışıklığınızla ve maruz kaldığınız virüs yüküyle ilişkili.

    2. maske yüzde yüz koruma sağlamıyor fakat temas edilen damlacık sayısını büyük oranda azaltıyor (viral yükü düşürüyor).

    3. basit tabirle aşısı bulundu. birçok ülke, birçok şirket, birçok laboratuvar farklı farklı aşılar tasarladı. başta sağlık çalışanları olmak üzere insanlarda uygulanmaya da başladı çoğu. aşıyla ilgili sıkıntılı kısım üretim kapasitesi ve lojistiği. haliyle şu an onaylanan bir aşıya risk grubu dışında kalan bir vatandaş en erken 2021 ortalarında ulaşabilecek. bu yüzden kendimizi olabildiğince sakınmaya devam.

    4. dünya sağlık örgütü, koch enstitüsü vs. covid-19 hakkında "bu virüs overrated kardeşim" tadında bir açıklamada bulunmadı şu zamana kadar, bulunmaz da, yanlış çünkü. insanları yanlış yönlendirmeyelim (!)

    son olarak, sözlük dostlarımızdan bazıları bu uyuz şeyle tanıştı maalesef. yumuşak geçireni de oldu, şu şekilde bir süreç yaşayanı da: (bkz: covid-19/@jadoregalatasaray)

    insaf yani be kardeşim...