• 625
    eşimle beraber yendiğimiz hastalık.

    ilk temasımın üzerinden tam 4 hafta geçti. bu illeti yenmiş biri olarak gün gün aldığım notları belki faydalı olur diye paylaşmak istiyorum.

    28 ağustos 2020 (1. gün):
    - kayınvalidemin ameliyatı dolayısıyla 22 ağustos cumartesi günü ankara’ya giden -ve daha sonra koronavirüs pozitif çıkacak olan- eşim, 28 ağustos cuma günü öğle saatlerinde eve döndü.
    - bende aynı gün saat 18.00’de eve geldim. ne eşimde ne de bende en ufak bir sağlık problemi belirtisi yoktu.
    - gece ikimiz de hafif bir boğaz ağrısı yaşamış olsak da bunu tv izlerken sürekli çalışan klimaya yorduk. ikimizde de kronik farenjit olduğu için hafif boğaz ağrılarını sıklıkla yaşıyoruz.

    29 ağustos 2020 (2. gün):
    - sabah eşim ve ben boğaz ağrısıyla uyandık. benimkisi oldukça hafif seyrederken eşimde halsizlik de vardı.
    - kahvaltı yaptıktan sonra eşim kendini iyi hissetmediği için günü istirahat ederek geçirdi. ben de hafif bir boğaz ağrısıyla günü ev işleriyle uğraşarak geçerdim.
    - gün içerisinde eşimin ankara’da temas halinde olduğu ve 15 gün sonra doğum yapacak kardeşinin eşine, halsizlikten dolayı test uygulandığını öğrendik. akşam 23’de ise pozitif çıktığı haberini aldık.
    - 23.30’da evimize yakın olan şişli türkiye hastanesi’ne gittik. saat 23.45’te süprüntü ve kan testi verdik.
    - boğazında ağır bir yanma olan eşimin kan değerleri normal, benim ise crp değerim yüksek (8,6) çıktı.
    - doktor değerler normal olduğu için korona testi sonuçlanana kadar evde istirahat etmenizi söyledi ve bizde eve dönerek kendimizi karantinaya aldık.

    30 ağustos 2020 (3. gün):
    - bende; hafif boğaz ağrısı, ağır olmasa da halsizlik, fiziksel aktivitelerde aşırı terleme, çok nadiren kuru öksürük, kollarda nadiren çok çok hafif eklem ağrısı, ateş 36,6.
    - eşimde; yoğun bir boğaz ağrısı ve yanması, orta çok halsizlik, çok nadiren kuru öksürük, nadiren hafif eklem ağrısı, hafif tat alma kaybı, ateş 36,5.

    31 ağustos 2020 (4. gün):
    » sabah:
    - eşimin testi pozitif, benim testim negatif çıktı.
    - bende dünkü belirtiler aynı.
    - eşimle 36 saat temas halinde olmama rağmen ben negatif çıktım. kuluçka döneminde olduğunu tahmin ediyorum. zaten 3 gündür beraber vakit geçirdiğimiz için kendim için önlem alma gereği duymuyorum. ayrıca virüsü aldığımı da hissediyorum. geçireceksem de eşimle beraber geçirmek tercihim.
    - eşimde dünkü belirtilere artı olarak tat ve koku kaybı, 37,7 ateş.
    » öğle:
    - ilçe sağlık ve birkaç yerden arandık. temas ettiğimiz kişilerin t.c. no’larını istediler. ilaç için gün içinde uğrayacaklarını söylediler. eşim pozitif olduğu için tek temas ettiği kişi olarak ben de resmi olarak karantinaya alındım.
    - eşim kahvaltı sonrası sabaha göre daha iyi hissediyor. boğaz ağrıları için sürekli sıcak sıvı tüketme ihtiyacı duyuyor. ateş 37,2.
    - ben de kahvaltı sonrası sabaha göre nispeten daha iyi hissediyorum. eşimle ilk temasımın üzerinden 68 saat geçti. kuru öksürük düne göre şiddetini artırdı. orta az bir öksürük ve hissi var.
    » öğleden sonra:
    - öğle yemeğinde baya terledim. yaklaşık 1 saatlik bir uykudan sonra ara sıra oldukça şiddetlenen bir çarpıntı yaşıyorum.
    17.00:
    - ilçe sağlıktan gelip eşime bir kağıt imzalandıktan sonra ilaç verdiler.
    - benim de tedaviye başlayabilmem için tekrardan test olmam için hastaneye gitmemi önerdiler.
    - başından beri ilk kez bu kadar zorlanıyorum. çarpıntı, halsizlik ve ateş hissediyorum. ateş 36,9.
    - tansiyonum normal fakat nabız 114.

    ara not: psikolojiye dikkat! fiziksel ağır belirtiler psikolojimi kötü etkiledi fakat eşimin telkinleriyle rahatlayarak düzeliyorum.

    » akşam:
    - çarpıntı durdu gibi. kuru öksürük orta şiddette. zaman zaman orta, zaman zaman ağır bir halsizlik. hafif bir baş ağrısı başladı. sırtımda orta az rahatsızlık veren ağrılar başladı.
    - eşim ise ilaçlı tedaviye başladı, durumu bana göre daha stabil. günde 2 adet plaquenil kullanacak.
    - teknik olarak eşim pozitif, ben negatif olduğum için yemekleri ben hazırlıyorum.

    1 eylül 2020 (5. gün):
    » sabaha karşı:
    - eşim de ben de sürekli tedirgin uyuduk ve uykuya dalmada sıkıntılar çektik. aşırı boğaz ağrısından ötürü eşim daha fazla zorlanıyor. ballı sıcak su yaparak boğazını yumuşatıyorum. - onun 7 ya da 8. günde olduğunu tahmin ediyoruz. bende vücut kırgınlığı, hafif ateşlenme, orta az kuru öksürük, orta az huzursuzluk ve orta çok kaygı var. en korktuğum şey nefes darlığı ama şu an her gripte olabilecek basit bir nefes eksikliği var. istediğim zaman ciğerlerimi doldurabiliyorum. ama içime temiz hava çekmek daha iyi geliyor.
    » sabah:
    - gece diğer gecelere nispeten daha temiz bir uyku çektim. tam tersi eşim de günlerdir ilk defa uyuyamamış.
    - vücudumda dayak yemiş gibi bir hal var. aynı zamanda müthiş bir huzursuzluk hissi var. bunun dışında direnç olarak daha iyi hissediyorum.
    » öğle:
    - fiziksel olarak inanılmaz anlık etki eden bir hastalık. sabah uyandıktan bir süre sanki iyileşmiş gibi hissettim. kahvaltıdan sonra ise ayakta duramayacak kadar bitkin düştüm. biraz dinlendikten sonra daha iyi hissediyorum. eşim de aynı belirtileri gösteriyor.
    - eşimle ilk temas edeli 3,5 gün oldu. bu yüzden daha her şeyin başında olabilirim.
    - ateşim 38,1 oldu.
    » akşam:
    - eklem ağrıları baya keskinleşti. bazen yüksek sesle inletecek kadar ağırlaşabiliyor.
    - eşimle ilk temasımızın üzerinden 96 saat geçti. hemen hemen tüm belirtileri göstermeye başladım. oldukça halsiz ve bitkin hissediyorum. ateşim 37,5 ile 38,5 arası devam ediyor. anlık ateş mevcut.
    - şimdiye kadarki en kötü zamanlarımı geçiriyorum. ilk kez yemek yerken oldukça zorladım. eşimin yoğun telkinleriyle daha sonra inanılmaz bir rahatlama yaşadım. 1 tane minoset kullanarak ateşimi ve ağrılarımı dengeledim. uyku öncesi daha rahat hissediyorum. akşamları meyve yiyerek vitamin yüklüyoruz. aynı zamanda c vitaminiyle, b12 vitamin hapları kullanıyoruz.

    2 eylül 2020 (6. gün):
    » sabaha karşı:
    - rahat bir uyku çektim. eşim de dün geceye nispeten daha rahat uyudu. teknik olarak hala negatifim fakat ilk temasımın üzerimden 108 saat geçti. ilk günlerdeki bazı belirtilerimin psikolojik olabileceğini düşünmeye başladım. eşimin de telkinleriyle psikolojimi düzeltince büyük bir rahatlama yaşadım.
    » öğle:
    - moral ve motivasyon olarak oldukça iyi durumdayız. fiziksel olarak da iyi gibi hissediyoruz. eşimin yoğun boğaz ağrısı ciddi bir huzursuzluk ve uykusuzluğa neden oluyor.
    » akşam:
    - fiziksel olarak çok bitkin durumdaydık fakat sürekli dinlendiğimiz için çok bir sıkıntı yaşamadık. beslenmemize son derece dikkat ettik. hem gıda hem meyve hem de takviye vitamin aldık.

    3 eylül 2020 (7. gün):
    » sabah:
    - gece tam olarak uykumu alamadım. ağırlarım olmadı ama maksimum 4-5 saat uyuyabildim.
    - boğaz ve burnuma gripken aldığım garip tat ve koku var. virüsle ilk temasımın üzerinden tam 5 bucuk gün geçti.
    » öğlen:
    - doktorumun tavsiyesi üzerine test yaptırmak üzere yeniden hastaneye geldim. ilçe sağlıktan gelen hekim de ilaca başlamam için hastaneye gitmemi önermişti. tekrardan kan ve süprüntü testi (pcr) verdim. kan değerlerim normal çıktı. pcr içinse sonuçları bekleyeceğiz.
    - eşim pozitif olduğu için ve covid semptomlarını gösterdiğim için doktorum plaquenil tedavisine başlamama karar verdi.
    » akşam:
    - nezle ya da grip olduğumda ağzıma ve burnuma yerleşen plastik tat bugün yerleşti. tat ve koku almam sıfırlanmadı ama aldığım tat ve kokuların rengi değişti.

    4 eylül 2020 (8. gün):
    » sabah:
    - aşırı terlemeyi saymazsak çok temiz bir uyku çektim. 3 gün önce ağırlaştığım akşam haricinde iştah kaybım yok. hatta eşimin iştahı da açılmış durumda, yemek yetiştiremiyorum :(
    - kısmi koku kaybı yaşıyorum. dün özellikle sırt ve bel bölgemde ağrı yaşamıştım. bugün ise daha hafif ağrılar hissediyorum. boynumda ağrı hissediyorum.
    - hala fiziksel aktivitelerde aşırı terleme ve yorgunluk oluyor fakat yatarak vakit geçirdiğimde oldukça rahatlıyorum.
    » öğlen:
    - günüm stabil şekilde devam ediyor. bazen aşırı halsizlik çöküyor ama geçiyor.
    » öğleden sonra:
    - şu ana kadarki en sert öksürük krizine girdim. yaklaşık 15 dakika hiç durmadan öksürdüm. sıcak su, bal, zencefil, limon karışımı içerek öksürükten kurtulabildim.
    - tama yakın koku kaybı yaşıyorum.
    - bir anda muhteşem bir çarpıntı, huzursuzluk ve duygu bozukluğu yaşamaya başladım. sanırım korona ilacı (plaquenil) anksiyeteye sebebiyet verdi.
    »akşam:
    - anksiyete devam ettiği için telefonda görüştüğüm doktorumun da önerisiyle plaquenil kullanmayı bıraktım. zaten ilacın en belirgin yan etkisi çarpıntı ve duygu bozukluğu. bu yüzden tartışmalı bir ilaç.

    5 eylül 2020 (9. gün):
    - dün öğleden sonra başlayan anksiyete krizi biraz hafiflemiş ama tüm güne yayılmış olarak devam etti. eşimin yoğun çaba ve telkinleriyle bir şeyler yedim. sürekli ev içerisinde yürüdüm ve yoruldukça da uyudum. geceye doğru ilacın etkileri azaldıkça çarpıntı ve anksiyete de azaldı.

    6 eylül 2020 (10. gün):
    » sabah:
    - oldukça zorlu bir 2 günden sonra uykumu alarak uyandım.
    - 3 gün önce yaptırdığım pcr testi yine negatif çıktı. doktorlar yüzde 40 yanılma payı olduğunu söylemişti zaten ama bu kadar belirtiye rağmen negatif çıkması testin doğruluğu konusunda oldukça kaygı verici.
    - 10 gündür pozitif olan eşimle aynı evi, odayı ve yemekleri paylaşıyoruz. şu anda koku kaybım yüzde 100. hiçbir kokuyu almıyorum. orta az kuru öksürük mevcut. fiziksel bitkinlik ve yorgunluk devam ediyor. hafif bel ağrısı mevcut. anlık ani ateş yükselmeleri geride kaldı. ateşim 36,6-36,8 arası seyrediyor.
    - eşim ise 2 gün bana bakmak zorunda kaldığı için bitkin durumda. boğazlarında hala en ufak bir iyileşme yaşanmadı. ilaç tedavisi sona erdi. ağır boğaz ağrıları dışında net bir şikayeti yok.
    »öğlen & akşam:
    - durumumuz stabil.

    7 eylül 2020 (11. gün):
    - orta az öksürük, yorgunluk, bitkinlik ve orta çok huzursuzluk var. günü yemekler dışında yatarak geçirdik.
    - eşimin boğazları biraz daha iyiye gidiyor.

    8 eylül 2020 (12. gün):
    - orta az öksürük, yorgunluk, bitkinlik ve orta çok huzursuzluk var. günü yemekler dışında yatarak geçirdik.

    9 eylül 2020 (13. gün):
    - iyileşme trendine girdiğimizi hissediyoruz. fakat ne zaman böyle hissetsek sonrasında hep kötü olduk. bu yüzden oldukça temkinliyiz. kendimize bakmaya oldukça özen gösteriyoruz. hiç öğün atlamadan yemeklerimizi yiyoruz. ayrıca ek vitamin alıyoruz. d vitamini için günde yarım saat bahçeye güneşe çıkıyoruz.

    10 eylül 2020 (14. gün):
    - orta az öksürük ve halsizlik devam ediyor. hastalığa bağlı huzursuzluk ise oldukça azaldı. evde istirahat etmeye devam ediyoruz.

    11 eylül 2020 (15. gün):
    - fiziksel aktivitelerde bel ve sırt ağrıları devam ediyor. bunun dışında hafif öksürük mevcut. günümüz rahat geçiyor.

    ***

    en son 11 eylül’de not almışım. ilk 10 gün çok zor geçtikten sonra ileriki günler giderek rahatladı. karantina süremiz bittikten sonra tekrar muayene olup test yaptırdık. doktor eşimde boğazlarındaki alerji dışında bir sıkıntı görmedi. benim ise, sırtımı uzun uzun dinledikten sonra nefesimde sıkıntılar olduğunu ve toraks bt çektirmem gerektiğini söyledi. çok şükür ki bt sonuçlarım temiz çıktı. 2 gün sonra da pcr testlerimiz negatif çıktı. ben zaten sürecin başından beri hiç pozitif çıkmamıştım. sonuçlarımız temiz çıkmasına rağmen 1 hafta kadar daha evde karantinada kaldık ve istirahat ettik. ailemle bile 4 hafta sonra ilk kez bugün açık alanda görüştüm.

    hastalık zamanındaki kadar olmasa da fiziksel yorgunluk devam ediyor. özellikle fiziksel aktivitelerden sonra hala çok yoruluyoruz. koku kaybım yüzde 60-70 civarında geçti. fakat kokuların aromasını alamıyorum. mesela parfümümü kokladığımda asla aynı kokusunu almıyorum. ya da limon kolonyasını kokladığımda asit kokusunu alıyorum ama limon kokusu alamıyorum. bel ve özellikle sırt ağrılarım hala devam ediyor. kas gevşetici hap kullanıyorum ağrılar için. yorulduğum zamanlarda ise kuru öksürük geliyor yine. doktorlar ise ağrıların, bitkinliğin ve koku kaybının normal olduğunu, birkaç ay daha devam edebileceğini söylediler.

    özet geçmek gerekirse; covid-19 daha önce yaşadığım hiçbir hastalığa benzemiyor. bunda muhtemelen belirsizliğin getirdiği psikolojik yük de var. özellikle haberlerdeki ve sosyal medyadaki koronaya bağlı ölüm haberleri oldukça etkiliyor. bu sebeple bu hastalıkla mücadele etmek için en önemli şey sağlam bir psikoloji ve vücut direnci. bunun için bağışıklığınıza dikkat etmeniz özellikle de pandemi sürecinde sigara ve alkolden uzak durup sağlıklı yaşamamız gerekiyor. psikolojik olarak ise eşimle birbirimize sürekli destek olduk. birbirimizi motive ettik ve sağlıklı günlerimizi çokça andık. muhtemel tek başıma olsaydım çok daha kabus bir 10 gün geçirirdim.

    son olarak hastalığı atlattığımız için seviniyorduk ki vücudun ürettiği antikorlar sadece 3-4 ay virüsten koruyormuş. yani virüse maruz kalarak tekrardan korona olma olasılığı ne yazık ki mevcut. hatta en son bir türk voleybol takımında nisan ayında pozitif olan bir oyuncu geçtiğimiz günlerde tekrar pozitif çıkmış. tekrardan aynı belirtileri gösterir mi bilmiyorum ama aynı şeyleri ikinci kez yaşama düşüncesi bile korkutuyor.

    bu vesileyle bu süreçte iyi dileklerini ileten ve onlarca mesaj gönderen herkese tekrardan teşekkür ediyorum.

    ekleme: ek olarak bazı bilgiler de vereyim.

    - sürüntü (pcr) testini özel hastanede de yaptırsanız, test halk sağlığı genel müdürlüğüne yollanıyor. sonuçların çıkma süresi 24 ila 72 saat arası değişiyor. sonuç e-nabız sisteminize düşüyor. pozitif de olsanız hastaneye kendiniz gidip geliyorsunuz.
    - yoğun bakımlık durumunuz yoksa hastaneye yatırılmıyorsunuz. evde kendi imkanlarınızla atlatmanız gerekiyor.
    - 2 günde bir aile sağlık merkezinden arayıp durumunuzu soruyorlar.
    - hergün ilçe emniyetten arayıp evde kalıp kalmadığınızı kontrol ediyorlar.
    - eve gelen hekim kontrol yapmıyor. kapıdan imza alıp ilacı verip gidiyor.
    - hes uygulamanıza durumunuz riskli olarak işaretleniyor.
    - eğer kendinizi çok kötü hissederseniz kendi imkanlarımızla hastaneye gitmeniz öneriliyor. oturduğum ilçenin (şişli) ilçe sağlık müdürlüğünden de teyit ettim bunu. şahsen ben karantina sürecinde katı şekilde önlemlerimi alarak 2 kez hastaneye gitmek zorunda kaldım.
    - pozitif hastalar 10 gün sonra, temaslılar ise 14 gün sonra karantinadan çıkarılıyor ve iyileşmiş sayılıyor. yani eğer 10 gün içinde yoğun bakıma alınmadıysanız ya da ölmediyseniz otomatik olarak iyileşmiş sayılıyorsunuz. devlet hastaneleri ikinci kez test yapmıyormuş. özel hastaneler bile ikinci kez test yapmak istemiyor. biz tekrardan muayene olup test yaptırdık.
    - doktorlar pcr testinin yanıltıcı olduğunu ve çok sayıda negatif çıkan hastaları olduğunu söylüyor. önemli olan belirtiler. negatif çıkmak hasta olmadığınız anlamına gelmiyor ne yazık ki.
    - soranlar olmuş, daha sonra eşimin ailesinide hemen hemen herkes pozitif çıktı. hiçbirinde bir sıkıntı olmadı ve eşimin kardeşinin eşi sağlıklı bir doğum yaptı.
    - hastalık öyle belirsiz ki aslında iyileşmiş olsak da vücudumuzda bir tahribat bıraktı mı bilmiyoruz. bunu da zaten ilerleyen zamanlarda öğreneceğiz.

    basit kişisel önerilerde de bulunayım (elbette doktorunuza da danışın);

    - bol bol sıvı tüketin. biz günde 5 litreye yakın su tükettik.
    - kimsenin sağlığına zarar vermemek için tüm siparişlerimizi temassız teslim aldık. hastane dışında kapıdan dışarı çıkmadık.
    - bağışıklığımız için hiç öğün atlamadık. ailem yakında oturduğu için sürekli ev yemekleri yedik.
    - bol miktarda soğan ve sarımsak tükettik. tat ve koku almadığımız zamanlarda baya ısıra ısıra soğan ve sarımsak yedik. sarımsak suyunun rahatlatıcı bir etkisi var.
    - bol bol meyve yedik.
    - takviye olarak c ve eklemler için b12 vitamini aldık. plasebo etkisinden midir bilmiyorum ama öneri üzerine aldığımız “umca solüsyon” eşime de bana da iyi geldi.
    - moralinizi yüksek tutun. haberlerden özellikle korona haberlerinden uzak durun. hasta olunca insan gereksiz bir araştırma merakına kapılıyor. bu da genel olarak can sıkıyor. hiç gerek yok. uzak durun.

    son olarak doktorlar ve sağlık çalışanları cidden büyük bir özveriyle çalışıyor. biz hastaneye çok tedirgin girmiştik fakat bizi oldukça rahatlattılar. çok zorlu bir süreçte oldukça zorlu şartlarda çalışan tüm sağlık çalışanlarına saygı ve minnetle selamlarımı yolluyorum.