• 1
    1893 doğumlu teklerde 10 olmak üzere toplamda 21 grand slam zaferi bulunan tarihinin çok önemli abd'li tenis oyuncusudur. tam adı william tatem tilden jr. şeklinde olan ve kortlarda bill tilden (lakabı da big bill) olarak anılan bu oyuncu kariyerinin teklerdeki ilk grand slam'ine 27 yaşında -1920 yılında- kendi ülkesinde ulaşmıştı. toplamda 7 kere (1920, 1921, 1922, 1923, 1924, 1925 ve 1929) amerika açık zaferi olan kortların unutulmuş ismi tilden'i aslında 2009 yılında roger federer amerika açık'ta finale ulaştığında tekrar hatırlamıştık. eğer roger federer bahsi geçen 2009 finalini* kazanmış olsa idi tilden'in üst üste amerika açık kazanma rekorunu egale edecekti.

    1.87 boyu ile dönemine göre 'dev' sayılabilecek bir oyuncu olan tilden 1920 yılından 1925 yılına kadar dünya 1 numarasında kalmayı başarmıştı. %93'lük galibiyet yüzdesi tutturduğu amatör tenis kariyerinde -yukarıda da belirttiğim gibi- 6'sı üst üste olmak üzere yuvasında toplamda 7 kere gülen ve 3 kere de wimbledon şampiyonluğu bulunan tilden, çiftlerdeki başarısıyla da tarihe adını altın harflerle yazdırmıştı. amerika'da 5 kere çiftler, 4 kere de karışık çiftler; wimbledon'da da 1927 yılında olmak üzere bir kere karışık çiftler zaferine ulaşmıştı. 1924 yılında oynadığı 68 maçın 68'ini de kazanarak tarih yazmıştı. ertesi sene de benzer bir performans göstermişti ve 78 kere çıktığı korttan yalnızca bir kere boynu bükük ayrılmıştı. 1924 ve 1925 yılları dikkate alındığı üst üste kazandığı 95 maç söz konusuydu ve bu 95 maçlık serisinde de kazandığı 19 kupa cabasıydı.

    1930 yılında 37 yaşındayken wimbledon'u kazanan tilden, kendi evinde amerika açık'ta o senenin şampiyonu olacak john doeg'e yarı finalde kaybettikten sonra profesyonel olmayı seçmişti. o zamana kadar hayatını adadığı tenisten artık para kazanabilecekti. tenis onun zamanında büyük oranda amatördü ve çiftlerde son kez kupa kaldırdığında 52 yaşında idi.

    unutulması, daha doğrusu unutturulması, konusuna gelince... eşcinsel birliktelikler yaşayan tilden 2 defa bundan dolayı hapse atılmıştı. dönemin ünlü sinema oyuncularından charlie chaplin ile olan yakınlığı ve tenisten elde ettiği şöhreti onun parmaklıklar arasından çabuk kurtulmasını sağlamıştı. fakat günümüzde adının neredeyse hiç bilinmemesi ve profesyonel tenisten kazandığı paraları, tenis kariyerinden sonra merak sardığı ancak vasattan öteye gidemediği tiyatrolara yatırması 'big bill'i günümüzde hatırlayabilmeyi zor kılmıştır. yine de ölene kadar en iyi yaptığı iş olan tenisi seçmiş ve 1953 yılında bir turnuvaya hazırlanırken 60 yaşında aramızdan ayrılmıştır.