• 2
    takvimleşmiş spor müsabakaları üzerinden tahmin usulüyle kazanç sağlamaya yönelik legal/illegal yapılanmış sistemler bütünü...

    dünya çapında milyar dolarlarla ifade edilen bir nakit akışı, hemen her gün işleyen, genellikle artık sanal ortamlar üzerinden işleyen bir düzen mevcut...

    tanım sonrası yazım aşamasına geçelim:

    2014-2015 sezonu türkiye süper ligi şampiyonluğunu kazanacak olan takıma yönelik bahislerin mevcut en yüksekleri 24.03.2015 tarihi itibariyle şu şekilde:

    - galatasaray : 2.50 - bahis firması: sbobet
    - beşiktaş : 3.00 - bahis firması: bet365
    - fenerbahçe : 3.00 - bahis firması: paddy power

    uluslararası bahis oynamaktan çekinmeyen arkadaşlar için belirtmiş olalım, mevcut analizlere göre beşiktaş'ın şampiyon olma olasılığı realize edildiğinde, verilen 3.00 oranı çok çok düşük... yani aslında beşiktaş'ın şampiyon olma ihtimali bir hayli düşük...

    bunda, risk yönetiminin "kadro yapıları, fikstür ve takım gidişatı" faktörlerini değerlendirdiğini belirtmek gerekir.

    ancak neden bu kadar düşük bir oran var? - bunun cevabı beşiktaş'a geçmişte oynanmış bahis sayılarında yatıyor. beşiktaş'ın lider ya da puan farkıyla önde götürdüğü dönemdeki bahis sayısı çok yüksek olduğundan, arz - talep dengesi gereği beşiktaş'a verilen odd değerleri aşağı çekilmiş durumda.

    -* işte tam burada bir fırsat söz konusu:
    süper ligi kazanma ihtimali realize edildiğinde galatasaray ve fenerbahçe'nin önde olduğu hepimizin malumu. bu savaşı sonuna kadar götürebilecek nefese sahip 2 takım galatasaray ve fenerbahçe...

    fenerbahçe zorlu fikstürü sebebiyle 3.00 gibi bir orana sahip, galatasaray ise lider durumda olduğu ve fikstürü daha kolay olduğu için 2.40 orana sahip.

    hal böyle olunca, aslında şampiyonluğun 2 adayına verilen oranlar, "beşiktaş kesinlikle şampiyon olamaz" diyen birisi için "kesin kazanç" anlamına gelebilir.

    şöyle ki:

    - galatasaray'a 1.000 tl, fenerbahçe'ye 1.000 tl bahis yapan bir oyuncu, beşiktaş'ın kesinlikle şampiyon olamayacağını düşünüyorsa, şuan bu sistemlerden oynadığı bahislerle, galatasaray şampiyon olduğunda 2.400 tl, fenerbahçe şampiyon olduğunda ise 3.000 tl kazanç elde edecek.

    baştaki yatırımı 1.000 tl + 1.000 tl = 2.000 tl olduğundan, en az 400 tl, en fazla 1.000 tl bir kazanç elde edecek...

    not: burada yazan yorumlar sadece kişisel yorum olup asla yönlendirme ve yatırım danışmanlığı amacı taşımamaktadır. söz konusu girişimi yapacak ya da bahis girişiminde bulunacak olanların kayıplarından yazar sorumlu değildir...

    bilgilerinize...
  • 6
    futbol için konuşalım, ülkemizde en azından büyük bir kesim için tek alternatif vardır. iddaa.

    önemli bir kesim de bahsi yasa dışı yollardan yapıyor. insanlar olaya yasa dışı bahis olarak bakıyor, ben olaya daha kazançlı alternatif olarak bakıyorum. liberal politikalarla ortaya çıkan hükümetin çok samimi olmadığını sadece bahis sektörüne bakarak dahi görebiliyoruz. nerede liberalizm, nerede devlet tekelinde sektör? olayın siyasi kanadını bırakıp, daha kazançlı alternatif kanadına bakalım. neden daha kazançlı alternatif?

    çoğu yasa dışı bahis oynatan internet sitesinde, oranlar çok daha yüksektir. iddaa'da 1 koyup 3 alabilmeniz için, tek maç açılmadıysa ilk yarı/maç sonucu şeklinde 2 maç oynamanız veya 3 maçın skorunu/olacak şeylerini bilmeniz gerekir. yasa dışı bahis sitelerinin çoğunda ise 1 koyup 3 almak için daha az maça oynamanız veya "güvenli" dediğiniz maçlara teker teker oynamanız yeterli olacaktır. ek olarak, iddaa size atıyorum 15 alternatif sunarken, yasa dışı bahis siteleri 30-40-50 farklı alternatif sunabilir. bir de işin canlı bahis boyutu var.

    bugün ben bir çatal üretsem ve bu çatal kendi kendini temizliyor olsa, yakın zamanda alternatifleri/muadilleri çıkar. ama daha kaliteli olur, ama daha kalitesiz olur. muadilleri çıkar. farklı fiyatlarda olacak bu muadillerin ve benim ürünümün "kalitesi"ni de ben veya diğer muadilleri üretenler tarafından değil, satın alanlar tarafından belirlenir. sonuçta ne yapacaksın, hayır benimki daha kaliteli mi diyeceksin? almıyor işte, ne yapabilirsin?

    insanlar 1 koyup 3 almak istiyor. bunun daha güvenli yolları var. güven meselesi legal-illegal meselesi değil. 3 maça oynamak yerine istediğin tek maça oynayıp aynı parayı kazanmak daha güvenlidir. ha paranızın üstüne yatılırsa şikayet edeceğiniz bir yer olmaz, o ayrı. ama güven meselesine de bu şekilde bakılabilir.

    bahsin bir diğer yönü de heyecan. canlı bahis, heyecanlıdır. insanlar bunu talep ediyor, siz talebi karşılamıyorsunuz. bunu karşılasanız bile, yasa dışı muadillere göre komik oranlar veriyorsunuz. sonra yasa dışı olarak tanımlanan yerlere giden insanlar suç işlemiş oluyor. halbuki devlet bahis konusunda otoriter denetleyici olarak alternatiflerin önünü açsa, yasa dışı bahis mevzusu çok düşük oranlara inecek. ama kolaylıklar çağında zorluk çıkartmakta ustalaşmış yetkililere sahip bir ülkeyiz, bunun acısını da her yerde çektiğimiz gibi bahiste de çekiyoruz.
  • 7
    2016'da bir iş görüşmesine gitmiştim.
    bana hayattaki en büyük başarımı sordular,
    durdum düşündüm,
    sonra bir anda "bahisi bıraktım" dedim.
    mülakat ekibi şaşırdı, nasıl yani? dedi. ben de "13 yıllık alışkanlığımı bırakabildiysem, pek çok şey için içimde irade vardır" dedim.
    işe kabul edildim.

    demem o ki, çok tuhaf anlarda bile işe yarayabilen bir meret.
  • 9
    fakir umududur. ne zaman futbolun içine girdi o zaman futbol olduğumuz konuma geldi. bir de işin halka yansıyan boyutu var.

    ben bağcılar da yaşıyorum. zaten başka bir semtte yasasam o şiir kitabını yazamazdim herhalde. büyük bir sanatçı ruhuna sahip olduğumu dusunmem neyse.

    geçen gün arkadaşla otururken bana ''tunnel 25 lira ateşle şu kupona 50 lira atalım'' dedi. benim için sorun yok. bu muhabbeti yaptigim adam da 5 yaşından beri arkadaşım. ama uzun süredir çalışmıyor bu yüzden vazgeçirmeye çalıştım tabi, oğlum verme şu parayı diye. ama kafaya koymuş oynadık ve 4 maçın 3'ü yattı. bakın bunu yapan adamın cebinde son paraydi bu.

    gene sokakta dolaşırken, istisnasız her gün milletin izlanda, norveç ligi muhabbeti yaptığını duyuyorum. entelektüellik veya futbol sevgisinden olmadığını biliyorsunuzdur.

    takıldığım kafe'de kimse çalışmıyor. herkes deli gibi yasa dışı bahis yapıyor ve kolay paranın peşinde. kredi çekip yasa dışı bahis borcunu veren mi dersin veya geçen arkadaştan duyduğum iddia borcunu ödemek için babasının 2 çiğ köfte dükkanını sattıran mi dersiniz. aklınıza ne gelirse artık. hatta yaşı 18'i geçmeyen kızlar bile oynuyor.

    geldiğimiz hal son olarak bu.
    normal şartlarda bunun üzerine makale bile yazarsınız. ama ülkede bunu yapacak bilim insanı, akademisyen, sosyolog mu var ? olsa da kim onları dinleyecek ki ?
    benim mahallem bu şekilde ve diğerlerinin çok farklı olduğunu sanmıyorum. belki daha da beterdir ve daha da kötü olmaya devam edecek. dua etmekten başka da yaptığım bir şey yok. yapabileceğim de bir şeyin olduğunu sanmıyorum.
  • 11
    aslında bu işe keyif olarak baktıktan sonra ve kendini biraz da frenlemeyi bilirsen muazzam bir eğlence kaynağı. şöyle ki bundan bir kaç sene önce iki arkadaş kendimizi bir bekar evine kapattık. sabahlara kadar maç izler, canlı bahis yapar en son da öğlene doğru japonya liginin bitmesiyle biraz uyku arası verirdik. öğleden sonra katar ligiyle tekrar canlıdan kasmaya devam. 3 ayrı ekrandan 3 ayrı maç hiç eksik olmazdı. guatemala liginden, norveç u19 ligine kadar elimizden geçmeyen lig, turnuva vs kalmamıştı. bu süreçte kalecinin 90+4'te frikikten attığı golle kupon mu tutturmadık, varımızı yoğumuzu porto galibiyetine basıp porto'nun 51 maçlık iç saha galibiyet serisine son mu vermedik... ama en önemli nokta hiçbir zaman hırs yapmadık. kazansak da kaybetsek de gülüp geçmesini bildik. ve yine hiçbir zaman büyük meblağlar ile bu işe girmedik. ufak ufak, aşırı riskler almadan ve bunun bir eğlence olduğunu, asla gelir kapısı olmadığını bilerek kendimize inanılmaz eğlenceler çıkarıyorduk. he tabi herkes günün yaklaşık 20 saatini bahisle geçirdiğimiz için bize 'parayı vurdu bunlar kesin' gözüyle bakıyordu ama biz meksika liginin devre arasında* fırından yeni çıkmış sıcak simit kovalıyorduk. velhasıl güzel günlerdi sözlük, konu ta nerelere geldi ya. neyse siz de çok şeyapmayın, birazcık kontrollü oynayın.
  • 14
    (bkz: #2837257) ilgili tezi bitirdim. iptidai bir uygulama da var. tezi anlatmak uzun, ayrıca teknik bir konu olduğu için girmiyorum lakin özetle türkiye'de bahis oynamayın derim. bahis oynamak keyifli bir iş bir nevi hastalık ama gerçekten özellikle türkiye'de bahis oynamayın. hangi şartlarda bahis oynanmalı, hangi oyunlarda bahis oynanır bunu eğer yüksek lisans yaparsam yüksek lisans tezi olarak hazırlayacağım. * o zamana kadar benden haber bekleyin. olur da doktora yapar ve bahis sistemini doktorada yenemezsem bu mesleği bırakırım o kadar da net konuşuyorum.
  • 15
    bugün manchester city-sheffield united maçına iy city kazanır diye girdim ev sahibi sheffield united atak dahi yapmadı city sterling ve otamendi ile fırsatları kaçırdı dakikalar 35’i gösterirken mahrez pozisyondan penaltı çıkardı. guardiola hocam sağolsun koskoca city’de kevin de bruyne gibi biri varken 20 maçta 9 gol atabilmiş ve penaltıları zayıf olan gabriel jesus’a verdi penaltıyı o da pogba tarzı bir penaltıyla kalecinin uçtuğu köşeyi görmesine rağmen gidip kaleciye nişanladı var konusunda en iyi ülke olan ingiltere ise kalecinin ayaklarının çizgide olmaması ve ceza sahası içinde penaltı kullanılmadan oyuncular olmasına rağmen atışı iptal etmedi. ilk yarı 0-0 berabere bitti. guardiola dakika 68’e kadar jesus’u sahada tuttu. agüero’yu oyuna aldı ve beş dakika sonra agüero yine goleyazdı. sözün özü bahis pişmanlıktır. size sağlığınız açısından sigaradan daha çok zarar verebilir izlediğiniz maçtan zevk alamaz hale gelebilir sürekli skor odaklı maç izleyebilirsiniz. uzak durun bu meretten.
  • 16
    çok çok uzun zamandır oynamıyordum. haftasonu kuzenimin gazıyla 50 lira attım ve oynayayım dedim. öyle bir illet ki damarlarımda durmuyor son 3-5 gündür. son olarak palace’ın evinde gol aramaması ile -300 tl olarak çıkış yapıyorum tekrardan.neredeyse 1 yıl olmuştu, şuan koydu biraz ama düşününce belki de iyi oldu tuttursak sonu gelmezdi diye düşünüyorum.
  • 17
    lise 2'deyken, takriben 12-13 yil kadar once 2 kez oynamis oldugum kumar kategorili aksiyon.

    lise 2'deki suursuz halimle "lan bu is bana cok kaybettirir, kafayi yerim bununla ben" diyerek 3. kez oynamadim bir daha. arada totem olsun diye buyuk maclarda rakibe oynuyorum ki mutlulugum daim olsun diye.

    saka bir yana, ocak sondurur gercekten. kuzenimin babasi; enistem bunun bir ornegi. uc kurusa talim ederken, kuru ekmek almaya para bulmakta zorlanirken gider bunu oynardi kazanma umuduyla. 7-8 sene falan oynadi deliler gibi. kuzenim hesap yapardi, babam bugune kadar su kadar para harcadi bu ise diyerek. o zamanin parasiyla 6 aylik maasi kadar para yatirdigini hesaplamistik birlikte.

    inanilmaz bir hastalik...
  • 18
    uzak durulması gereken illet. hem sinirsel olarak yıpranıyorsunuz hem maddi olarak. kaybettikçe daha çok bağımlı hale getiriyor insanı ve hırs yaptırıyor. hele üst üste bi kaç kez tutturursan hapı yuttun demektir. oynayacağın her bahisin tutacağını sanıyorsun ama sonu yok yani bunun. uzun zamandır oynamıyorum ve oynayan bir tanıdığımı gördüğümde sürekli uyarıyorum güzelce.
  • 22
    15 yıldır düzenli olarak oynadığım ve kontrolü kaybedince işin nerelere gittiğini tecrübe ettiğim tehlikeli aktivitedir.

    dediğimi yap yaptığımı yapma aman! ezecek milyonları olan istisnaları hariç kimseye önermem. hiç başlamayın. başladıysanız da bırakmaya çalışın.

    olmuş hikayedir; bir tanıdığımın bu yolla yıllarca borç büyümüş, kız arkadaşından saklamış. sonra nasılsa düğünü aileler çekiyor kız ile evlenmiş, borç daha da büyümüş ve bu yine saklamış. sonunda kız öğrendi ve boşandılar. çok üzücü.

    onun yerine borsaya girin. hem geleceğinizi (pasif gelir olarak) garanti altına alma şansınız doğar hem de finansal okur-yazarlığınız artar ki hayatta çok işinize yarayacaktır.

    edit: yerinde uyarısı için tunnel vision'a teşekkür ederim.
  • 23
    baslamayi dusunen varsa, bana mesaj atsin, vazgeciririm. bahisle baslarsiniz, blackjack, rulete gecersiniz, sonunda pokere de bulastiniz mi gecmis olsun. en son tekrar bahise donersiniz ama daha da kotusu haftalik kredili oynamaya baslamak. oturdugunuz yerden, cebinizdekileri degil, cebinizde olmayanlari kaybetmeye baslarsiniz, kredi limiti doldugunda o iluzyondan uyanirsin ama artik cok gec olmustur. ve turkiye’de bu islere bulasirsaniz, gereksiz, dolandirici insanlarla muhatap olmak zorunda kalirsiniz. o paralari sizden bir sekilde alirlar. yurt disindaki casinolarda cok farkli degil gerci. ben maalesef hepsini tecrube ettim. bundan daha kotu bir bagimlilik yoktur. oldurmez, surundurur. kontrolu olmayan bir insansaniz gecmis olsun.
  • 24
    paranın değeri azalıp fiyatlar arttıkça, para için yapılması ve/veya feda edilmesi gerekenlerin miktarı arttıkça popülerleşmemesi bence imkansız olan olay. bir insanın 1 ay boyunca hayatını ikinci plana alarak sevmediği bir ortamda sevmediği şeyleri yapma karşılığında kazandığı parayı, hatta daha fazlasını, 90 dakikada* kazanma şansı varsa, o şansı en azından bir kere denemesi kadar doğal bir ihtimal yoktur. bu ihtimal o paraya olan muhtaciyetiyle doğru orantılıdır. ondan sonrası biraz şans biraz da kişinin kendi psikolojik durumuyla alakalıdır.

    sıradan vatandaş için baktığımızda bahis günümüzün en trajikomik umut ticareti şeklidir. fazlası değil. bağımlılık olarak ele alırsak da en temel hatlarıyla kapitalizmin herhangi bir alanda ortaya çıkarıp iliğinizi kemiğinizi sömürdüğü herhangi bir bağımlılıktan farklı değildir. bugün bir bardak kahveye günde 15 lira verdiğin zaman ayda 450 lira cebinden sessiz sedasız gitmiş olur. "ben evde içiyorum kahvemi" desen bile 30 bardak kahvenin evdeki maliyeti 150 lirayı geçmeyecektir ama o da bir harcama olarak cebinden çıkacaktır.

    bahis oynamaya ne kadar ihtiyacın varsa kahveye de aslında o kadar ihtyiacın var.

    sonuçta uykudan uyanmışsan zaten ayılmışsındır...

    kahve daha iyi hissetmeni sağlıyor, bunu satın alıyorsun karşılığında. bahis de sana umudu satıyor. işi daha trajikomik hale getiren bu, soyut bir kazanım elde edebiliyorsun... bir bahise anormal paralar basmakla günde 20 bardak kahve içmek arasında da en temel çerçeveden pek bir fark yok.

    gerisi tamamen detaylardaki farklılıklar...