• 18371
    takım hızını daha da düşürecek futbolcu. 2 sezondur mıy mıy futbol oynuyoruz zaten. topu ayağına alan sağa bakıyor sola bakıyor geri dönüyor, yani bi sen eksiktin kanka. yine de hoşgeldin. belki tecrübenle, oyun zekanla bişeyler yaparsın- tabi en iyi ihtimalde.

    yok mu şu takıma 20-25 yaşlarında 2-3 tane direkt 11 oyuncusu almamız ya? afrika'dan iskandinavya'dan bulup getiremiyor muyuz sadece görevini yapacak belki ekstrasız askerler?
  • 18372
    kendisinin transferi büyütülecek bir olay değildir. oynarsa oynar ve katkı verir, aksi halde zaten garanti ücret yok sözleşmesinde. kulübe külfet olacak bir durumda değil. xelçuk'a senelerce garanti 3 milyon euro ödediğimiz ve geçen sezon bile 4 milyon tl verdiğimizi düşününce bu ücretle takımda durmasının bir sorunu yok diye düşünüyorum.

    galatasaray alt yapısından çıkıp kulübe ciddi para kazandırıp gitmiş bir adam. barcelona'ya kadar yükselmiş biri ayrıca. geride kalan saha dışı olaylarda umrumda değil açıkçası. aslolan galatasaray'dır her zaman.

    ondan isimlere fazla takılmayın.
  • 18374
    galatasaray'dan faydalanması için transfer edilen futbolcu. bugün emre belözoğlu'nun öyle böyle fenerbahçe'ye bir yararı dokunmuştur. bu yaşında sahada yeri gelmiş maç kurtarmış, atmış attırmış. burak yılmaz desen o yaşına rağmen beşiktaş'ta gösterdiği performans gayet iyiydi. biz de işte "adam"ın arda'sına kaldık. 3 yıldır doğru düzgün maç oynamayan adamın * galatasaray'a ne gibi bir yararı dokunabilir? maçlar başladığında biz zaten oynadığı her kötü maçta burada olacağız. bu kadar tantananın üstüne kendisine zaman veren, kredi veren de kendisi gibi olsun.

    fenerbahçe emre'yi faydalanmak için almıştır. beşiktaş burak yılmaz'ı faydalanmak için almıştır. ama biz arda'yı bizden faydalansın diye aldık. zaten galatasaray'da evlatların tek vasfı budur. galatasaray'a gram vermezler, ölümüne sömürüp faydalanırlar. sağda solda gaassaray topçusuyum, futbolu gaasssaray'da bıraktım deyip böbürlensin diye şu adamı -adam derken anladınız işte- getirip şu kulübe koydular. amma onu da göreceğiz. bir yere de gittiğimiz yok. vereceği her zararı gelip burada bağıra çağıra konuşacağız.

    futbolu bıraktıktan sonra da galatasaray'a bir yararı olacağını düşünmüyorum ayrıca. bu profilde bir insanın futbolu bıraktıktan sonra yapabileceği maksimum kariyer, beyaz futbol'da rok ve gökmen özdenak'tan boşalan "gaassaraylı" kontenjanını doldurmak olur.
  • 18375
    hırsız dedikleri burak’ı kral, katil emre dedikleri (trafik kazası olayı) herifi efsane yapan taraftarların yanında arda turan’ı seven galatasaray taraftarı melek kalır. aziz yıldırım ın arda’yı kaç kere istediğini bilmeyen yoktur herhalde, bizde para alamazken bile fenerbahçeye gitmedi bu çocuk. hata yaptı yanlış yaptı o oldu bu oldu her evlet son bir şansı hak eder. her şeyi geçtim fatih terim istiyor diye susarım. ben arda ya güveniyorum son baharını yaşıyacak ve iz bırakarak veda edecek.
  • 18378
    transferi konusunda sinirimin halen geçmediği insan.

    1) 34 yaşında aldığınız futbolcu, öncelikle futbolcu olmalıdır. impact player da olmalıdır; yani anında verim alabileceğim ve ne verim alabileceğimi bildiğim bir isim olmalıdır. malum şahıs, son 3 senede futbol oynamadığı için ne vereceği bilinememektedir; 23 yaşındaki performansı vereceğini düşünen varsa helal olsun.

    2) eğer impact player olarak alınmadıysa, neden alındığının çok net bir şekilde açıklanması lazım. türkiye’nin en büyük sosyal toplum kuruluşu, koskoca galatasaray, hükümete yakınlaşmak ve bu sayede lobi yapmak için malum şahsa ihtiyaç duyuyorsa kapatıp gidelim kulübü.

    3) “geldi artık bize destek vermek düşer” deli saçması bir laftır. bu lafı edenin, bugün, “muslera dönene kadar tecrübesinden faydalanalım diye volkan demirel’i aldık” denmesi faraziyesinde volkan demirel’e de sonsuz sevgi ve destek göstermesi lazım. eğer gösteremeyecekseniz bu lafı da etmeyeceksiniz. bu iş senin desteğinle olmuyor. bak ben geldiği günden beri, bugün itibariyle takımda en sevmediğim 2. adam konumuna gerilemiş belhanda’ya destek vermiyorum; galatasaraylı değil miyim şimdi ben? böyle saçma bir duyar kasma metodu olamaz; geçin.

    4) kimse eleştirilemez değildir. en yakın, en sevdiğiniz arkadaşınızı düşünün, kendisini aldattığını bildiğiniz biriyle evlense “oğlum/kızım napıyosun sen?” demeyecek misiniz? neymiş fatih hoca istediyse bize söz söylemek düşmezmiş. o zaman neden burada babel’e sövüyordunuz geçen sene? onu mustafa denizli mi getirdi? açın bakın; hocaya verdiğim destek, hocanın bende sonsuzdur; bunu defaatle belirttim. desteğimin sonsuz olması, her yanlışına “he” demek zorunda olduğum anlamına gelmiyor. bu son 20 yılda size ülke genelinde diretilen biat kültürünün parçası. buna uymayın. eleştiri ileri götürür, eleştiri iyidir.

    5) dönelim galatasaray özeline. galatasaray sadece başarıları ile övünüp hava attığınız bir takım değildir. galatasaray’ın her bir harfinde bir duruş, bir vizyon, bir batıya açılan pencere, bir eleştiri kültürü, özetle olması gereken bir demokrasi ve vizyon yapısı görürsünüz. güce tapmak, biat etmek galatasaray düzeni içerisinde olmayan kavramlar. malum şahsın bu özelliklerini çıkartın, boş küme kalır. eleştirmez, her sevdiğinize koşulsuz biat ederseniz, bir sene önce tıklayarak messi alacağız diye twit atarken, biat edilen kişi gittiğinde avrupa’nın en borçlu 6. kulübü olduğunuz gerçeği yüzünüze vurulur; meczup gibi attığınız twit ile kalırsınız. duruşu, söylem ve eylemleri ile isterse bütün kariyerini galatasaray’da geçirmiş olsun, galatasaray değerlerinin hiçbirini alamamış veya benimseyememiş malum şahsın bu formayı giymesi önce armaya hakarettir. hayır değil diyorsanız, yarın öbür gün karar alan mekanizma, emre çolak’ın da bu formayı giymesi gerektiğine karar verirse, o zaman çıkıp onu da eleştirmeyeceksiniz, çünkü siz, karar alma hakkınızı devretmişsiniz. artık sizin yerinize, komple biat taktiği ile devrettiğiniz merciin kararını sorgulamanız her şeyden evvel haddinize değil. sadece bu konuda değil; madem her karara koşulsuz bir güven var, sahaya 11 kaleci ile bile çıksak laf edemezsiniz; eğer etti iseniz selçuk ile ilgili olumsuz girilerinizi de silin; kendinizle çelişmeyin.

    6) transferi baştan sona skandaldır. ocakta olsa idi de skandal olacaktı, şu anda da skandal olacak. çok şükür ahmetçi mehmetçi olmadığımız için galatasaray kazanırsa seviniriz, ancak galatasaray’ın imajını bozacak her şeyin de karşısında olma hakkımız var ki sonra “kandırıldık” olmasın.
  • 18379
    kendisi hakkında görüşlerim pek değil, hiç olumlu değil. neden transfer edildiğini hiç mi hiç anlayamadım. belki futbol aklım kıttır. olabilir. kendimce türlü neden aradım ama bulamadım.

    tabir yerindeyse arda turan'ın galatasarayımız'a transferi maliyetini kurtarmıyor. fatih terim hocamız haybeden sırtına kocaman bir sorumluluk daha aldı.

    arda turan bir pot kırsa, az bir kötü oynasa o tribün 1 kere susar, 2 kere susar, 3'te ıslığı basar. hem de daha maç oynanıyorken. sonra fatih terim çıkıp taraftarı dizginlemek zorunda kalacak. maç oynanırken futbolcuların ıslıklanmasının doğru olmadığını, takımın moralini bozduğunu anlatacak. falan filan. ki yaşandı bunlar:

    (bkz: younes belhanda)

    hakikaten de bu takım üzerinde moral bozucu bir durumdur. üstelik her ne kadar "eyvallah" çekilse de bir birikmişlik var. bir yerde patlar o. topluluk psikolojisiyle de her yere sıçrar. anlayacağınız bir kıvılcım çıkmasın, her şey yolunda gitsin diye kıvranıp duracağız. sanki başka stresimiz yokmuş gibi, sanki galatasaray'da her şey yolundaymış gibi.

    felaket tellallığı yapmak istemiyorum aslında. ama sadece bu açıdan baktığımda bile birçok risk barındırıyor arda turan transferi.

    işte, galatasaray sözlük gözünüzün önünde. diyelim burada bile yarı yarıya, arda turan transferine karşı olanlar ve olmayanlar. buradan genele yaysak bu yarıya yarıya oranı taraftarı bölmüş oluyorsunuz. bir şey olacak o tribün ikiye bölünecek. sonra o tribünü, taraftarı tekrar birleştirmek için uğraşacaksınız.

    bir şey olacak, bir şey olacak diyorum da. olmayabilir. en fevkalade sezonu geçirebiliriz. koca bir sezonda, üstelik uzatılmış maç takviminde, tüm bir sene boyunca her şey güllük gülistanlık geçebilir. hem de türkiye'de... üstelik galatasaray'da... hani hiçbir şey olmasa, her şey yolundayken bir şeylerin illaki olduğu yerlerden bahsediyorum. bunlara rağmen her şey yağ gibi akabilir.

    ama şöyle bir var: o zaman da acaba ne zaman bir şey olacak diye hafta hafta stres yaşayacaksınız. bir şey olmasın diye ekıstıra efor harcayacaksınız.

    özellikle takımın patronu, fatih terim... mesaisi bir kat daha artmış olacak böylece. sanki adamın önünde uğraşması ve çözmesi gereken sorunlar yokmuş gibi. gerçi arda turan denen o ekıstıra sorumluluğu da hocamız kendi istedi. allah yardımcısı olsun ne diyeyim.

    son söze girmeden önce:

    bu bilerek ve isteyerek sorun yaratmak veya polemik çıkarmak -kontrollü olmak şartıyla- çeşitli senaryolarda ve platformlarda kullanılan bir stratejidir. bunun birçok nedeni vardır. görünürdeki sorunla gündem meşgul olurken arka planda diğer sorunları çözmek, kavgayı veya tartışmayı sürekli harlı tutarak takımın sürekli bir meydan okumada olmasını sağlamak ve böylece her kazanımla sürekli bir kazanma hissi yaratmak, sürekli bir çözüm üretim aşamasından geçerek çözüm üretim aşamasını dinamik kılmak gibi gibi özetleyip bırakayım.

    son söz:

    biz galatasaraylı arkadaşlarla 1 üfürükçü, 1 papaz efendi ve bir davulcunun hazırda bulunduğu fevkalade nezih ve müthiş itibarlı bir ortamda şu duayı da yapmıştık ama:

    https://www.youtube.com/watch?v=fnIX6Rp5FfU

    demek ki makbul değiliz.

    ulan arda turan! bir yolunu buldun yine girdin florya'nın kapısından.

    sana kefil olan o fatih terim'in, fatih terim aracılığıyla sana eyvallah veren taraftarın başını yere eğdirmezsin diye düşünüyorum. pek şey değilim ama umut fakirin ekmeği. biz de fakiriz evelallah.

    ve lütfen, allah aşkına işine bak. zaten asabımız bozuk atıyor.
  • 18380
    fb ve bjk taraftarlarının şu transferden ne kadar rahatsız olduğunu görünce iyi ki gelmiş diyorum.

    daha önce de yazdım ama kısaca özet geçeyim. arda eğer şu an barcelona'nın yedeği olarak gelse vallahi de billahi de istemezdim. çünkü müthiş egosu ile takımı bozar, geçmişte nihat-bjk örneğindeki gibi faydadan çok zarar verirdi. zamanında da gidişine en çok sevinenlerden birisiyim.

    ancak mesele futbolu aştı. arda'nın özel hayatında yaptığı hatalarının farkındayım. ancak biz arda'yı kapı dışarı etsek camiasız bıraksak emin olun gs düşmanları zil takıp oynayacaktı. emre belözoğlu denen en büyük başarilarini gs formasi altinda yaşamiş küfürbaz tip 40 yaşında fb forması ile futbolu bıraktıysa, bjk yine en şaşalı dönemini parçalı forma ile geçirmiş hırsız dediği adamı kral diyerek kaptan yaptıysa galatasaray'ın çocukları piç mi afedersin.

    fb ve bjk'de oynamamış, galatasarayı para için satmamış arda turan'ın bu forma altında futbolu bırakması hakkıdır. eğer biz arda'yı camiasız bırakırsak gelecek nesillere de ne olursan ol istersen ezeli rakibinde forma giy bjk ve fb camiaları bir şekilde seni bağrına basar ama galatasaray camiasının çocuğu isen devrin geçince kimsenin sikinde olmazsın imajını sittin sene üzerimizden atamayız.

    futbolda ne katkı vereceğini hep birlikte göreceğiz. süper lig 2011-2012 sezonu devre arasında necati gelirken de yerden yere vuranlar oldu ama o necati yarım sezonda şampiyonluğun mimarlarından biri oldu.

    ancak tekrarlıyorum mesele futbolu aşıyor. herkes gözünü açıp bu gerçeğin farkına varsın. isterseniz statta bağırmayın ben de zamanında sevmediğim oyuncuların ismini bir kere bile bağırmadım. kişisel protestonuzu yapın. ancak arda üzerinden camianın değerlerine saldırıp nifak tohumları ekmeye çalışanlara da prim vermeyin.

    bu sene alenen yapılanları ve 2 maç ile nasıl yarıştan kopartıldığımızı gördük. gelecek sezon da çok kolay olmayacak.

    gün birlik günüdür büyük galatasaray taraftarı.
  • 18381
    sevmediğim, şımarık bulduğum, takıma geri dönmesini de istemediğim bir oyuncu. kendisi galatasaray'da oynarken de, galatasaray'dan ayrılırken de kulübümüze saygısızlık yapmıştır. istememe nedenim tamamen bu nedenler yüzünden...

    ama hadi gelin şunu kabul edin; bugün kendisini istemeyenlerin büyük çoğunluğu sırf 2017'de cumhurbaşkanlığı sistemi için yapılacak referanduma ''evet'' dediği için, tamamen siyasi sebeplerden istemiyorlar. arda evli kadına sarkmış, silahla hastane basmış, babası yaşındaki adama saldırmış (bence burada haklıydı)... geçin bunları, hepsi bahane. hepsi arda'yı istememek için takılan kulplar, erdem sinyallemeleri. arda sürekli rte'nin yanında poz verdiği, ona desteğini yerli yersiz her fırsatta dile getirdiği için ülke genelinde sayıları %30 ancak internet'te %80-90 olan ve kendini belli bir partiye oy vermeyip bir diğerine verdiği için atatürkçü, zeki, ahlaklı, modern, çağdaş sanan ancak bu kavramların hiçbiriyle yakından uzaktan alakası olmayan bir kitle tarafından istenmiyor. çoğunluğun sebebi tamamen bu. bu tabirin dışında kalanları tenzih ederim, zaten onlar söylediklerime alınmayacaklardır ama internet'i aktif kullanan bu güruh her şeye olduğu gibi futbolun da içine etmeye başladı. fatih terim de bunların siyasi düşüncelerine ya da daha doğrusu ''partilerine'' yakın biri olmadığı, buna paralel bir profil sergilemediği için ona da her zaman için soğuktular. hatta muhaliflerdi. şimdi ikisini birden linç etmek için güzel bir fırsat geçti ellerine. terim büyük kumar oynadı, bakalım sonu neye varacak?

    arda'yı sevmiyorum, arda'yı istemiyorum. iş disiplini olarak galatasaray'a yakışmayan bir futbolcu ve keşke gelmeseydi, duruşumuzu bozmasaydık. ama arda'yı sadece kendini ilgilendirmesi gereken özel hayatındaki tercihleri nedeniyle linç eden, onun üzerinden ''erdem sinyalleyen'', kendilerinde olmayan ahlakı parmaklarıyla başkalarını hedef göstererek gizlemeye çalışan ikiyüzlü, sinsi, samimiyetsiz; parti, siyasetçi ve belediye başkanı borazanı olan tipleri de sevmiyorum. galatasaraylı olsalar bile...
  • 18382
    yaşanan onca şeyden sonra daha nasıl bize gelebiliyor valla anlayamıyorum. ben olaylara kesinlikle öyle bakmam ama "yediği haltları boş ver, takıma katkısı olur" da diyemiyorum. neresinden bakarsan bak saçma sapan arkadaş. low-profile takılsın diyenlerdeki iyi niyete de ayrıca hayranım. adamın yaşı 33'e gelmiş, bu saatten sonra değişir mi hiç?

    hocam kendi topuğuna sıkıyor.
  • 18383
    kendisi boş mukaveleye imza atmıştır. başkan da röportajında bunu dile getirdi ve belge elinde muhabire gösterdi.
    kendisinin hataları onun özel hayatıdır ve gecmis ve bugun de takimimizda ozel hayatında hatalar yapmış pek cok sporcu oldu. hatta efsanemiz imparator fatih terim sahadan polisle dışarı çıkarıldı zamanında ona böyle yaklaşıyor muyuz? yine cok sevilen felipe melo ahlaken hep bel altı hareketler ve sözlerle rakiplere atıyor. yine efsanemiz hagi taraftara telefonu kaybolunca hırsız diye bağrındı. uefa kadrosunda cok sevdiğimiz popescu dolandırıcılıktan hapse girdi. popescu bugün kloop seviyesinde bir hoca olsaydı fatih terim sonrasi takıma geçsin diye beklemeyecek miydiniz? yok o dolandırıcı o yüzden gelmesin mi denecekti?

    arda çok hata yapti ne yaptiysa da kendisine yapti asla galatasaraya zerre zararı dokunmadı, ikinci şans oldu bırakın değerlendirsin. neden takıma hain galatasaray bayrağı yakmış bir adam almışız gibi abartıyorsunuz. fatih terim'le kavga etti bu adam fatih terim kabul etmiş takımında oynatacak. arda en büyük kavgayi fatih terim'le etmişken fatih terim bunu sineye cekmisken siz neyi sineye cekemiyorsunuz veya çekmek istemiyorsunuz ki?

    2020-2021 sezonu #66 ile galatasaray futbol takımı ikinci kaptanımızdır.
    birinci kaptanımız efsanemiz için (bkz: fernando muslera)

    edit: performans anlaminda tereddütte olanlar için ekliyorum. boş mukaveleye imza attı. ekstradan takımda bulunmasınin ekonomik de zararı bulunmuyor. oynamasa bile fazla tecrübesiyle* katki saglar gençlere.
  • 18386
    tüm futbol romantiklerine saygım sonsuz ama para karşılığı mesleğini icra eden bir sporcu sonuçta. o sebeple saha dışı olaylarına çok takılmıyorum, herkes hata yapar. rakiplerimiz hiç mi hiç takılmıyor.
    hatanın en büyüğünü fatih terime’e yapmıştır. o bile affettiyse bana söz düşmez.

    ben bir taraftar olarak saha da ne verdiğine bakarım. 34 yaşında, geçmişinde çok büyük bir pik noktası yaşamış futbolcu transfer ediyoruz. umarım üzerinde ki baskıyı motivasyona çevirir ve iyi bir kamp dönemi geçirerek faydalı olur.
  • 18387
    tekrar galatasaray'a dönmüştür. geri dönmesini de isteyen taraftar sayısı sanıldığı kadar az değildir. gelmesinin galatasaray degerlerini erozyona ugratmasi gibi bir durum söz konusu olamaz. ben gelmesini istiyordum, takıma katkı vereceğine de inanıyorum. bunlarin hepsini zaman gösterecek. yalniz 12 agustos 2020 de kamp başlangıcı yapacak galatasaray takımında arda'dan daha yetenekli, futbol zekası daha yüksek tek bir oyuncu yok.
  • 18388
    yorum yapacak çok şey var da gerek yok.

    fatih hoca hatrına biz de hayırlı olsun diyelim. pek istemiyorum ama yapacak birşey yok. galatasaray'a küsecek değiliz herhalde...

    arda umarım akıllanmıştır ve kendisine verilen bu şansı iyi kullanır. galatasaray için iyi olacaksa ses etmeyiz. kötü olursa da bu sefer sesimiz daha gür çıkar fatih hocam bilesin... arda sana emanet kulaklarını iyice çek akıllı olsun işine baksın futboluna baksın..
  • 18389
    bu gibi transferlerde, oyuncunun göstereceği performans çok belirleyici olur. burak yılmaz - beşiktaş bunun bir örneği. hiç olmayacak bir birlikteliği, gösterdiği performanstan sonra oldurdu burak. lakin arda'nın hiç böyle bir durumu yok. bitmiş bir oyuncu. dibi görmüş bir oyuncu. buraya gelebilmek için hiçbir çaba göstermedi, hiç haketmedi. bu transferin beni en çok yaralayan kısmı da bu. olsun istedi ve oldu. ne kadar kolay... ben bir fani olarak hiç alışık değilim böyle şeylere.

    bu transferin hakkını verebilmesi için en az 10-15 maçta oynayıp, 2-3 de maç kazandırması lazım. bu da yetmez. abilerim, rıdvan abim, acun abim, emre abim, cumbabam vs duymak istemiyorum. mümkünse futbolcu olmayan arda turan'ı hiç ama hiç duymak istemiyorum.
  • 18390
    şunu söylemeden edemicem hepiniz arda'ya rte ile alakalı açıklamaları (güçlü bir türkiye için ben de evet diyorum vs.) yüzünden bu kadar tepki gösteriyorsunuz kendimizi kandırmayalım. bu adam kulüp hakkında hiç bir zaman kötü bir laf etmedi. hani siz ben kombine alıyorum, her sene forma alıyorum kulübe para kazandırıyorum diye hava atıyorsunuz ya bu adam galatasaray'a 13 milyon euro kazandırmış 13 milyon euro yahu. kulübümüz alt yapısının ürünü olarak atletico madrid'de sergilediği performansla hem alt yapımızın hem de türkiye ligi'nin reklamını yapmıştır ve bir çok oyuncun yurt dışına transfer olmasına dolaylı yoldan katkıda bulunmuştur. milli takımda girdiği ucuz olaylara kadar kendisini kardeşim gibi severdim fakat o günden beri kendisini hiç sevmiyorum hatta berkay olayından sonra kendinden nefret ettirdi diyebilirim ama ben galatasaray'a katkı vermiş herkese saygı duyarım. galatasaray'ın kendisine bu kadar katkı vermiş eski bir oyuncusuna kötü gününde sahip çıkmasından daha doğal bir şey olamaz.
  • 18391
    transferi sonrası youtube kanalımızda yayınlanan röportajında gözlerinden mutluluk fışkırıyordu resmen. keşke geçmişte siyasete bulaşmak, kabadayılık taslamak gibi yanlışları yapmasaydı da bu mutluluğunu taraftarların tamamı ile paylaşabilseydi. şu an bir kesim kendisini hiç istemiyor, bir kesim ise fatih hoca sayesinde tepkisiz ya da sineye çekiyor. geri kalanın ise zaten arda turan ile bir sıkıntısı bulunmuyor.

    geçmiş insanın yakasını bırakmıyor, bırakmaz da. ancak türkiye gibi bir ülkede insanlar balık hafızalı olduğu için unutulması daha kolaydır. bunu sağlamak normale göre daha zor olmalı, geçmiş hataları tekrarlamamak ve artı değer katmaktan geçmelidir. arda turan'ın yapabileceği yegane şey her şeye kulağını tıkayıp topunu oynamak ve takıma verebileceği maksimum katkıyı vermektir. bunu yaparsa kendisini desteklemeyen taraftarların tamamı olması da en azından bir kısmını kazanabilir ve daha huzurlu topunu oynayabilir. her şey onun elinde.
  • 18392
    takımıma katılıp katılmaması konusunda zerre fark görmediğim futbolcu. katılmasına çok sevinmedim, katılmasaydı da üzülmeyecektim. aynı şekilde katılmasına üzülmedim, katılmasaydı da sevinmeyecektim. gereksiz anlamlar yüklemenin faydasını görmediğimden nötr bakıyorum kendisine. çıkar topunu oynar ve başarılı olursa teşekkür eder yollarız. çıkıp topunu oynamaz tüm eklem yerleri ayrı yere oynarsa teşekkür etmeden biraz kabaca yollarız. sonuçta damat almıyoruz kendisini.
  • 18393
    gerçekten yapılmış (bizim sosyal medya için bile) en kötü video ile transferi açıklanan eski futbolcumuz. video o kadar kalitesiz, ve arda da maalesef o videodaki geçmişine o kadar haksızlık etti ki, son ana kadar hiç bir his uyanmadı bende, ancak taraftarın adını söylediği son bölümde ufak bir "keşke böyle olmasaydı-acaba eskisi gibi olabilir mi?" düşüncesi belirdi içimde, bence bu bir çok kişide olmuştur.
    29 yaşındayım ve çocukken arda'nın oynayıp 2 gol attığı ilk uefa maçını izledikten sonra heyecanla babama anlatışımı hatırlıyorum, sonra zaman içinde ben büyürken arda'da o bir kaç senede daha iyi daha etkili bir futbolcu haline geldi ve hatırlarsanız ilk zamanlarında bu ağır abi tripleri yoktu, ve bence seven herkes de bu dönemde sevdi (toplumun içindeki adamcı kesimi bir kenara bırakıyorum). diğer takım taraftarları dahil saha dışındaki halini bile seviyorlardı (euro 2008'in de etkisiyle).

    sonrası bir zehirlenme resmen, özellikle galatasaray'daki son dönemleri, abuk subuk bir ruh hali, ait olmadığı bir dünya'ya dalıp orada benliğini kaybetti resmen. üzgünüm amacım kimseyi aşağılamak değil ama arda futbolcu olarak kalması gereken kapasitede biriydi, bir şekilde -kendi zaaflarıyla birlikte- artık çoğunluğun tepki duyduğu birine dönüşmüşken transfer oldu galatasaray'dan ve harika bir atletico kariyeri geçirdi. hepimiz gururla izledik. sanırım benim için kırılma noktası uefa kupasını alıp, stattan bağlandığı canlı yayında mehmet ağar'a selam göndermesi oldu. ağzım açık kalmıştım. oradan sonra secdeye yatmalar (demba ba'nın ki ile aynı anlamı taşımıyor, üzgünüm), evet videoları, faiz yorumları vs. derken kimsenin sevmediği birine dönüştü arda. ya da en azından futbolun içinde siyasetin (insani dünya görüşlerinin, haksızlığa tepkinin, adalet arayışının sporun da ruhunda olduğuna inanan biriyim) olmasını istemeyen insanların sevmediği diyelim.

    barselona dönüşü başakşehir'de (neden başakşehir?) neden top oynamayı bıraktığını gerçekten bilmiyorum, bir gün açıklarsa dinleriz. ama ben kendisinin bu saatten sonra değişip, tekrar ilk tanıdığımız arda olarak sahada ve saha dışında yer alabileceğini sanmıyorum. 33 yaşından sonra böyle bir geri dönüşü becermek için farklı bir karakter gerekir. zaten öyle bir karakter bu kadar bozulmazdı da. yaptığı açıklamada kendini hala bir çok şeyden üstün gördüğünü hissettim, umarım yanılırım, ama bana yine saha dışı arda nedeniyle başımızı ağrıtacak, mide bulandıracak gibi geliyor. insan bütün hayatını bu kadar çabuk değiştiremez, değiştirme niyetinde olduğuna dair hiç bir şey yok zaten ortada.

    bu satırları yazarken bile fark ediyorum ki, kendisini kaybedişimize olan üzüntüm de azalmış ve neredeyse bitmiş artık, çocukluktan kalan bir kaç hayal ve güzel his var sadece, "yuvana hoş geldin arda değil" de "keşke böyle olmasaydı arda" var sadece.