EuroCup 5. Hafta Karşılaşması
20:00 Sinan Erdem Spor Salonu
79 - 91
  • 3
    takımdaki sakatlık problemleri baş ağrıtmaya devam ediyor. son eurocup maçında* oldukça iyi katkı veren kaptan* bu mücadelede forma giyemeyebilir, sakatlığı var. bu da zaten dar olan rotasyonun iyice daralması demek.

    top 16 ilk maçında* monaco'yu deplasmanda iyi bir oyunla mağlup etmeyi başarmıştık fakat o günkü kadroyla şu anki oyuncu grubu arasında fark var maalesef. kazan maçını %90 kayıp olarak görmüştüm müsabakadan önce lakin takım ciddi bir reaksiyon verip benim gibi takıma pek inanmayan taraftarı bir anlamda utandırmıştı. benzer mağlubiyet yüzdesini bu karşılaşma için de düşünüyorum, umarım takım yine yamultur beni ve benim gibi düşünenleri.

    harrison-webster ikilisine fazlaca iş düşecek çizgi gerisinde. taraftar da umarım kazan maçında olduğu gibi ilgi gösterir mücadeleye ve takım o desteği arkasında hisseder.

    tofaş çeyrek finali garantiledi, daçka da kıyısında çeyrek finalin. biz de kendimizi son 8'linin arasına yazdırabilirsek devamı neden gelmesin... keşke guard transferi (john roberson) bu kadar gecikmeseydi. ayrıca emin değilim ama eurocup'ta transfer dönemi bitti diye biliyorum. kıta dışı oyuncu ekleme olayı vardır umarım da en azından rytas deplasmanında kendisinden faydalanırız.
  • 6
    son saniye üçlüğü ile 79-91 yenildik ve son maçtan önce elenmekten kurtulduk. aslında sadece matematiksel olarak kurtulduk.

    son hafta kazan ve monaco birbiri ile oynayacak. kazan kaybederse eleniyoruz. monaco kaybederse bir ihtimalimiz var ama o da çok zor. çünkü ikili averajda monaco ile eşitlendik ve genel averaja bakılıyor. genel averajda da fark 53 sayı. tabi bizim de yenme ihtimalimiz ne kadar yüksek tartışılır.

    çok şey söylemek istiyorum da ne desem boş. hiçbir yere varamıyoruz. umarım uğruna hiçbir branşı gözümüzün görmediği futbolda şampiyon oluruz da diğer branşlarda yaşanan rezilliklerin bir anlamı olur.
  • 7
    91-79 mağlup olduğumuz maç. deplasmanda 12 sayı farkla yendiğimiz için iki tarafta ikili averajı elde edemedi. son maçlarda rytas'ı 27 sayı farkla yenip, monaco kazan'dan 27 sayı fark yerse çıkıyoruz. imkansız gibi bir şey yani. bu takımda eksikler var, kabul. ancak ben bu basketbol yönetimini kabul edemiyorum kardeşim! sezon başından beri, ve arttırıyorum geçen sene bu takım kurulduğundan beri bu takımın bir oyun kurucuya ihtiyaç duyduğu açıkken, transfer döneminde "bütçe olmadığı" gerekçe gösterilerek transfer yapılmadı. ligde ve avrupa'da gelen üst üste yenilgiler sonrası bu şubeyi yöneten(?) yöneticiler(!) koltuk kaygısıyla çeşitli kanallara çıkıp guard transferi yapılacağını ifade etti. peki bilin ne oldu? evet, avrupa'da transfer dönemi bittikten sonra bugün, evet bu maça çıktığımız gün sezon sonuna kadar bir guardla anlaşıldığı duyuruldu. galatasaray basketbolunun son yıllarını özetlemek istesek bu hikayeyi anlatmamız yeterli olur sanırım. mustafa cengiz bu sözde yöneticilerden aldığı akılla ne zaman bir basketbol konusu açılsa kendilerinin basketbola 30-40 milyon euro bütçe ayırmayacaklarından bahsediyor. başkan birde real madridden (evet kendileri euroleague'de oynuyor) örnekler verip tezini haklı çıkarmaya çalışıyor. ve komik bir duruma düşüyor. galatasaray kadın basketbol takımı, ligde sponsoru olmayan tek takım ama hala bütçeden bahsediliyor. daha kendi işini yapmaktan aciz kişiler, bazı lafları ağızlarına sakız etmiş bu şubeyi, ve diğer amatör şubeleri ikinci plana atıyor. futbol takımının başarılarının arkasına sığınıp galatasaray'ın spor kulübü kimliğini yok sayanlara inat galatasaray basketbolu ilelebet ayakta kalmaya devam edecek. umarım ama bu maçtan sonra, ama sezon sonunda bu takımı başarısızlığa mahkum eden sorumlular er ya da geç gidecektir.