• 531
    galatasaray'ın beşiktaş'ı 2-0 yenerek yaklaşık 6 ay sonra liderlik koltuğuna oturduğu maç. bu maçın olduğu gün ales'ten çıkmış ve yoğun trafik içinde, sınav kafasının getirdiği zihin bulanıklığını dibine kadar yaşayıp taksinin arka koltuğunda eve dönmeye çalışır bir vaziyette, yarı dalgın camdan dışarıyı izlerken, bir yandan da kafamda akşamki maçı oynamaya çalışıyordum. o an taksicinin şu sözüyle irkildim:

    -"bazen kaçmak istersin ama kaçamazsın"

    tam adam felsefi bir yorum üretecek diye dikkat kesilmişken:

    -"trafik diyorum adama hiç nefes aldırmıyor" dedi.

    taksicinin ontolojik bir değerlendirme yapacağını zannetmiş ama sadece trafiği kastettiğini anlayınca hayal kırıklığına uğramış ben "evet haklısınız" diye yanıt verdim sirke satan bir surat ifadesiyle. sonuçta bir yerde istanbul trafiği ve hava durumu ile ilgili muhabbet açılıyorsa, ortam ardına bakmadan kaçılası bir biçimde sıkıcı demektir, bu kural hiç değişmez.

    sonra taksici konuşmaya devam etti. "ee sen birde akşam gör, kimse kalmaz sokaklarda, derbi var ya" dedi.

    "ee öyle tabi" dedim. sonuçta burası türkiye.

    birden "ama tabii ben galatasaray'ın kazanacağını düşünüyorum" dedim. "artık buradan sonra bırakmaz" yorumunda bulundum.

    "galatasaraylı mısın?" diye sordu, "evet" dedim.

    "ben de beşiktaş'ın alacağını düşünüyorum" dedi taksici futbol mutbol bunlar hikaye dercesine bıkkın bir tonda.

    "siz hangi takımlısınız?" dedim bende nezaketen. ama o an en son merak ettiğim şeydi bu. sıkılmıştım ve bir an önce eve gitmek istiyordum.

    "beşiktaşlıyım ama takım tutmuyorum gibi bir şey" dedi.

    o an içimden "haklısın abi bende beşiktaşlı olsam bende tutmuyor gibi bir şey olurdum. 7 senede bir şampiyon olmakla ömür mü geçer...." diye geçirdim. ama adamcağıza bir şey diyemedim tabi, üzüldüm.

    neyse zaten hikayenin geri kalanını biliyorsunuz. marcao ve luyindama arasında yerleri süpüren bir adet burak yılmaz, beşiktaş'ı arena'da yine boş geçmeyen bir adet fernando, ne idüğü belirsiz bir karius, kanatlardan akın akın gelip giden onyekuru, feghouli ve tabi son saniyelerde imparator'un ellerini ovuşturarak 8 puan'ı kapatma sözünü tutmuş olmasının verdiği gururu yaşayışı.

    hikayenin sonunda maçın en çarpıcı görüntüsünü vermezsek olmaz. sarı çizmeli mehmet ağa tuttuğu hesaplardan birini ödetiyor birilerine https://i4.hurimg.com/...d3a2c03c0e2e30c2174e
  • 533
    ufacık bir şampiyonluk umuduyla arenaya gelen beşiktaş'ı, tıpkı 24 mayıs 2015 galatasaray beşiktaş maçı ve 29 nisan 2018 galatasaray beşiktaş maçı' nda olduğu gibi kafalarına vura vura eli boş gönderdiğimiz karşılaşma.

    birbirinin neredeyse kopyası olan bu üç maç, beşiktaş ile aramızdaki siklet farkını da ortaya koyma açısından önemli birer detay. bu maçlardan kazançlı çıksalardı en az 2 tane şampiyonluk daha alırlardı ama ortada final niteliğinde bir maç varsa ve rakip galatasaray ise kaybetmek çok normal. normal olmayan şey koca bir sezonu kaybetmeyi rakip yarı sahada kullanılan bir adet "taç" atışına bağlayacak kadar mızmız olmak. daha da normal olmayan ise hiçbir dayanağa ve ispata dayanmadan 30 yıl önceki maçta teşvik aldığını söyleyen birini referans alıp federasyona kupa için başvurmak.