Türkiye Süper Lig 25. Hafta Karşılaşması
19:00 İzmir Atatürk Stadyumu
2 - 0
  • 5
    izmir ataturk stadyumu'nda oynanan; göztepe taraftarlarına ayrılan açık tribün biletlerinin 2 milyon, galatasaray taraftarlarına ayrılan kale arkası biletlerinin ise 20 milyon lira olması yüzünden benim gibi bir çok galatasaraylının göztepe seyircisi arasında izlemek zorunda kaldığı lig maçıdır. allahtan renklerimiz aynı da kamufle olmakta zorluk çekmedik. maç sonunda kazanan tarafın oturduğum semtin takımı olması, bir nebze de olsa yenilginin verdiği burukluğu azaltmıştı.

    hasan şaş'ın kaleci dahil tüm göztepe defansını çalımlayıp topu üstten auta attığı pozisyon sonrası yanımda maçı izleyen hasan şaş hayranı galatasaraylı arkadaşın yaklaşık 3 dakika boyunca şoktan çıkamaması,

    maç öncesi sahaya çıkan dönemin teknik direktörü mircea lucescu'nun, göztepe taraftarlarının hınca hınç doldurduğu açık ve kapalı tribünleri "aaa, ne kadar çok galatasaraylı gelmiş lan" diyerek büyük bir sevinçle selamlaması,

    göksel akıncı'nın hayatının maçını çıkararak karşılaşma boyunca sağ kanattan akması, karşısında oynayan gustavo andres victoria rave'nin takımdan ayrılışının temellerini atması

    bu maçla ilgili aklımda yer eden detaylar olmuştur. ayrıca bu maçtan on gün sonra aslanlarımız olaylı bitecek bir şampiyonlar ligi maçına çıkmıştır.

    (bkz: 13 mart 2002 as roma galatasaray maçı)
  • 8
    bir çok arkadaş gibi açık tribünde göztepe taraftarları arasında seyrettiğim maçtır. ancak ben ve arkadaşım resmen kıvranıyoruz bağırmamak için. ben formamı giymiştim, ama g..t korkusundan üstüne polar ceket giymiş boğazıma kadar kapatmıştım. sonra birkaç kişiyle göz göze geldik. göztepe akınlarında hiç sevinmeyen tiplerdi bunlar. hemen galatasaraya ayrılan kale arkasına doğru ayrılmış ve orda kendimizi açığa çıkarmıştık. bizi gören bir çok kişi yanımıza gelince göztepe taraftarı kendinden şüphe duymuştu, azınlık kalmışlardı resmen. sonuçta kaybetmiştik ama adrenalini en yüksek maç olmuştu benim için. allah için büyük göztepe taraftarı o gün hiç bir olaya sebebiyet vermemiş sadece maç boyunca " izmirin p..eri istanbulu destekler" diye bağırmışlardı.
  • 12
    öncesinde stad dışında taraftarlar arasında olayların çıktığı maçtır. taş atarak galatasaray taraftarına saldıran göztepe taraftarıyla büyük çatışılmıştır. bu arada pankart da kaptırılmıştır. daha sonra istanbul'dan gelenlerle beraber galatasaray taraftarı formalarını saklayarak içeri girmek üzere göztepe kapalısına yönelmiş, içeri giren bir grup galatasaraylıdan sonra işi uyanan polis galatasaraylıları engellemiştir. içeri giren küçük grubun susarak maçı izleyecekleri sanılırken o küçük grup toplanıp göztepe kapalısında üçlüyü basmıştır. saldıran göztepeliler, ellerinde bellerinden çıkardıkları kemerlerle galatasaraylılar, emniyet ve hengameden sonra kale arkasındaki galatasaray tarafına geçen galatasaraylılar tazühürata girdiler;

    girmedik mi, girmedik mi
    kapalıya girmedik mi,
    hem maçtan önce
    hem maçtan sonra
    ananızı s...medik mi
  • 15
    12 ekim 2001 galatasaray göztepe maçının rövanşı niteliğindeki karşılaşma. o maç oynanırken stad dışında boş bekleyen göztepe otobüsleri taşlanmış, göztepe taraftarı bu olayın rövanşını almak için bilenmeye başlamıştı. nitekim bugün bile göztepe taraftarı olup o dönemlere yaşı yeten herkesin "galatasaray" denildiği zaman aklına gelen ilk olaylardan biridir bu. nitekim maç öncesi ve sonrası epey bir olaylı geçmiştir. ultraslan formunun en "ergen" dönemlerinde bile bu maç öncesi yaşanan olaylar hakkında "biraz cesaretli olsalar hepimizi öldürebilirlerdi" şeklinde yorumlara denk gelmek mümkündü. o gün maça gitmiş olup eli kemer, taş, sopa, falçata, çakı, döner bıçağı falan tutmayan herkesin bir kaçma/kovalanma/bıçak anısı vardır. göztepe tribünlerinde maç oynanırken açılan ultraslan pankartı maç öncesi olaylarda kaptırılmıştır ancak rivayet odur ki çoluk, çocuk, kadın, aile farketmeden her galatasaraylıya salça olan göztepe taraftarının karşısına ultaslan tayfasının çıkmış olması çoğu insanın canını kurtarmış; ciddi ve vahim bir olayın yaşanmasına engel olmuştur. ne galatasaray tribününün, ne de izmir polisinin beklemediği kadar organize ve "kurulmuş" olan göztepe taraftarı milleti gafil avlamış; yine de çok vahim olaylar yaşanmadan maç tamamlanmıştır.

    maç ise o dönem hala çarşamba-pazar temposuyla tam gaz devam eden takımın "hoş görülebilen" dumur mağlubiyetlerinden biri olarak tarihe geçmiştir. şimdilerin meşhur ısı haritaları, koşu mesafeleri falan olsaydı muhtemelen o makinenin tüm ayarlarını bozabilecek bir göksel akıncı vardı sahada. her ne kadar göksel ismi öne çıkmış olsa da göztepe galibiyeti hakedecek bir oyunu takım halinde oynamayı başarmıştı. hasan şaş'ın kaleci dahil 78 kişiyi çalımlayıp kalenin üstünden auta vurduğu top ise neredeyse sezonun kırılma noktası olacak kadar dramatikti. yıllardır galatasaray'ın ligde ve avrupa'da tıkır tıkır oynamasından dolayı vücutlarında biriken galatasaray'a bok atma isteği tavan yapan canım medyamız tüm o birikimi bir haftada ortalığa dökmüş; yine de o haftadan sonra 2 ay boyunca galatasaray içerde ofsayttan golle kaybedilen barcelona maçı hariç maç kaybetmeyerek malum çevrelerin hevesini yine kursağında bırakmıştı...

    yıllar sonra gelen edit:

    http://gss.gs/AeI.jpg
  • 16
    göksel akıncı'nın ergün penbe'yi darmadağın ederek başladığı maçtır. lucescu önlem olarak ikinci yarının hemen başında gustavo andres victoria rave'yi oyuna almış, bu ikiliyi arkalı önlü oynatmış ama göksel'e engel olamamıştır. tabi burda hem ergün'ün, hem victoria'nın berbat oynamasının da etkisi büyüktü. 2-0 kaybettiğimiz bu maç sonrasında 9 karşılaşma oynayıp 8 galibiyet, 1 beraberlik alarak şampiyon olduk. o yüzden 2001-2002 sezonunun dönüm noktası bı maçtır.
  • 17
    sonucuna çok üzüldüğüm maç.
    koyu beşiktaşlı babam da ne denli üzüldüğümü fark etmiş olacak ki; "üzülme boşver, haftaya bizi yenip lider olursunuz tekrar." demişti.
    (bkz: 9 mart 2002 galatasaray beşiktaş maçı)
    dediği gibi olmuştu.
    o gün göztepe'ye yenilen cimbom, ligin geri kalan bölümünde oynadığı 9 maçta 8 galibiyet ve 1 beraberlik alarak süper lig 2001-2002 sezonunda şampiyon olup; 3. yıldızı takmıştı.
    söz konusu 9 maçta sadece 1 gol yemiştik hem de.
    o maç için
    (bkz: 23 mart 2002 galatasaray bursaspor maçı)
    bu maçta 4. dakikada kalesinde gol gören mondi, bir sonraki golü 11 ağustos 2002 galatasaray samsunspor maçının 19. dakikasında kalesinde görmüştü.
    mondragon, tam 735 dakika gol yemeyerek büyük bir başarıya imza atmış oldu böylece.
    yine konuyu dallanıp budaklandırdık iyi mi? :)
  • 18
    istanbul dan 10-12 otobüs dolusu taraftar ile yola çıktığımız, bir o kadarını da araç yetersizliğinden istanbul da bırakmak zorunda kaldığımız, tüm hafta boyunca medyada gs ın en az 100 otobüs taraftarı ile istanbul dan geleceği, izmirde de stadda yaklaşık 50.000 kişi olunacağı haberleri çıkan maçtır (tabi ne 100 otobüs geldi ne de 50.000 kişi olunmasına uygun ortam vardı)

    sabah saatlerinde izmir atatürk stadının yanına indiğimizde, eskiden kalan alışkanlıktan dolayı kapalı tribünün önünde kapıların açılması beklenirken once yan sahalarda oynanan paf maçlarında orada bulunan göztepeliler ile elektriklenmeler yaşanmış bunun daha sonra onların bir planı, amaçlarının bizi iki taraftan tufaya düşürmek olduğunu tecrübe ederek yaşamış olduk. ilk akınlarda üzerimize sağlam saldırdılar hatta ilk anın paniği ile geri çekilmede oldu ama süpüremediler.çünkü korktular ismimizden-geçmişimizden, eğer orada korkmayıp, teredüt etmeyip süpürmeye yürüselerdi üzerimize ,bjk-bursa maçında bursalıların merdivende verdiğinden daha beter görüntüler verilebilinir veya anlar yaşanabilirdi.

    temin edilen kısıtlı sayıdaki kapalı bileti ile kapalıya girildi fakat bu seferde tüm kapalının ev sahiplerine ayrıldığını görünce ve ev sahipleri de bizi fark edince içeride kısa süreli kapışma sonrası kale arkasına geçmenin daha iyi bir fikir olduğuna kanaat getirip :) kapalının kenarından açık tribüne geçiş yapıldı.

    maçta ise çok istekli bir göztepe takımı ve bununla beraber inanmış bir tribün ile maçı onlara karşı kaybettik. kaçırdığımız goller oldu. özellikle hasan şaş ın pozisyonu tam önümüzdeki kalede cereyan etti. maç sonu ise bir hafta sonra samiyen 'de oynanacak olan bjk maçı için koridorda tüm tribün sanki o an bjk ile oynanıyormuş şekilde bjk ın kulağını çınlatarak gelecek hafta için dertlerini zincir yapıp birbirine eklemeye başlamıştı bile.