• 1
    türk futbol tarihinin ilginç maçlarından biridir. hafta içinde türkiye kupası'nda beşiktaş'a elenen fenerbahçe yönetimi "bundan sonra kupada paf takımla mücadele edeceğiz" gibilerinden laflar etmiş, daha sonra taraflı yayın yaptığı sebebiyle protesto ettiği lig tv'yi stada sokmak istememişti. uzun süren pazarlıkların ardından maçı yayınlamak üzere lig tv eleman ve ekipmanları stada alınmıştı. alınmıştı alınmasına ama olay orada kapanmamıştı. maç başladı. ilk yarı alex'in golüyle 1-0 bitti. ikinci yarının başlaması ile maçı lig tv'den izlemekte olan futbolseverleri ufak bir süpriz bekliyordu. maç uzun zamandır kullanılmayan açılardan yayınlanıyordu. arada fenerbahçe alex'in penaltı golü ile 2-0'ı bulmuştu. bir süre sonra maç kale arkası kameralarından verilmeye başlandı. aradan geçen süreçte denizlispor 2-2'yi yakaladı ve maç bu skorla bitti.
    maç sırasında lig tv spikerinin "kameralarımızdan görüntü alamıyoruz" şeklinde açıkladığı teknik aksaklık bir süre sonra ortaya çıkmıştı. birileri lig tv'ye ait kameraların kablolarını kesmişti. bahsedilen kablolar 2-3 santim kalınlığında kablolardı ve ancak "budama makası" veya benzeri bir aletle kesilebileceği söyleniyordu. fenerbahçe yönetimi "bizimle ilgisi yok" dediyse de kapılardaki onca arama,stadyumda görevli polisler ve özel güvenliklere rağmen böyle bir olayın nasıl kolay ve koordineli bir şekilde meydana geldiği bir sır perdesi olarak kaldı.
  • 4
    aziz yıldırım döneminin en unutulmaz maçlarından biri. 2005-2006 sezonundaki efsane şampiyonluk sonrası iyice vahşileşmişti aziz başkan. saha dışında en güçlü olduğu zamanlardı. 14 mayıs 2006 sonrası ilk yarıdaki maçta da denizli'den beraberlikle dönmüşlerdi, o da ayrı bir anektod olarak dursun. yüzüncü yılında çifte kupa istiyordu fenerbahçe, tüm hazırlığını ve yatırımını da buna göre yapmıştı. ancak nisan ayı bok gibi geçmişti onlar için. 4 lig maçında 3 beraberlik alıp sadece düşme hattındaki gaziantepspor'u yenebilmişlerdi. takip eden rakiplerin de puanları döke saça gelmesiyle nisan ayı sonunda şampiyonluk ilan edebilecekken sadece 4 puan fark yapabilmiştir.

    nisan ayında türkiye kupası yarı finalinde rakip beşiktaş'tır. ilk maçı inönü'de bobo'nun müthiş şutuyla kaybettiler. bu maçtan birkaç gün önce oynanan rövanş maçının normal süresini 1-0 önde bitirseler de uzatmalarda fenerbahçe'den geçme nobre'nin golüyle turu kaybederler. bu mağlubiyet sonrası klasik kupadan elenen fener sendromu vuku bulmuştur; işte türkiye kupasına paf takımla çıkacağız, seneye türkiye kupası maç günleri a takımımız anadolu bir hazırlık maçı yapacak, insanlar kupayı değil bizi izleyecek gibi abuk sabuk açıklamalar yapılmıştı. aziz başkan'ın tetikçilerinden, şike mike fetö derken son pozisyonu net olmayan şekip mosturoğu abimiz yapmıştı bu açıklamaları hatta.

    yetmezmiş gibi bu maçtan sonra kupanın da yayıncısı olan lig tv'nin maç sonu kendileriyle röportaj yapmadıklarını bahane edip onlara da savaş açmışlardı. maç sabahı yayıncı kuruluş çalışanları uzunca bir süre stada alınmadı. maç oynanırken de tribünde bulunan kameraların kabloları kesildi. 3 santimetre çapındaki kabloları kesecek makası kimin nasıl stada soktuğu hiçbir zaman araştırılmadı. maç da denizlispor'un 2-0'dan dönmesiyle berabere biter, goller de kale arkasındaki kameralardan net olmayan şekilde yayınlanabilmiştir.

    bu skorla bitime 4 hafta kala fenerbahçe 60, beşiktaş 58, galatasaray 54 puandaydı. ertesi hafta inönü'de beşiktaş-fenerbahçe maçı vardı. o maçtaki olası bir beşiktaş galibiyeti bitime 3 hafta kala beşiktaş'ı 1 puan öne geçirebilirdi. ancak ertesi hafta kezman'ın aşırtma golü ve dönüş vapurunda kaydedilip o dönem doğum sancıları yaşayan youtube'a yüklenen şampiyonluk yarınlara kaldı tezahüratıyla tarihe geçen maçı fenerbahçe kazanıp puan farkını 5'e çıkarmıştı. ertesi gün biz de sami yen'de antalyaspor'a 2 puan bırakınca 8 puan geriye düşmüştük. böylece bitime 3 maç kala fenerbahçe matematik haricindeki tüm bilimlere göre şampiyon olmuştu.