• 533
    milli takım arasına kadar oynanan 5 maçta 4 galibiyet 1 beraberlik. ligde 3 maç 2g1b ve oynanan üç maçın ikisi direkt rakibin başakşehir ve fenerbahçe o yüzden lige gayet iyi başladık.

    açıkçası bu maçın skorundan çok oyun beni üzdü ama rangers maçını kazanacaksak bu maçın berabere bitmesi önemli değil çünkü lig için telafisi illa olur ama avrupanın tek maçlık düzen için telafisi yok.

    oyun olarak bakarsak fenerbahçe orta saha olarak bizi boğdu ve stoperlerimize özellikle luyindama üzerinden baskı yaptı, tek hücum organizasyonları kanatlara topu çevirip orta kafa gol veya orta açıp savunmadan seken toplardan gol şansı yaratmalarıydı.
    bizim ise belhanda feghouli emre kılınç arda kötü olması sebebiyle orta sahada maçı fenerbahçeye vermek zorunda kaldık. falcaoya hiç top gelmedi neredeyse o da çok kopuktu, hal böyleyken üretkenliğimiz sıfır oldu. stoperlerimiz oyun kurarken çok baskı yediği ve pas istasyonlarını yapamadığımız için fenerbahçe daha çok topa sahip oldu. iyi ki ileri üçlüsü hiç iyi değil ve tek organizasyonları orta yapmak olduğu için ciddi bir atak yemedik.

    artık oyuncularımızın aklı rangers maçında mıydı yoksa hepsi mi kötü günündeydi bilemiyorum ama kötü futbol ile puan kaybettik. bu maç sarrachiyi çok aradık linnes ileri çıkışları yapamadığı için hiç sol kanadı zorlayamadık açıkçası ve arda emre kılınç orada çok kayboldu.

    oyuncu değişiklikleri yapılırken hocanın 3-5-2 veya 3-4-1-2 ye dönmesini çok bekledim ama olmadı. 3- luyindama donk marcao, 5- linnes etebo taylan belhanda(ömer) omar, 2- diagne falcao(babel) veya 3- luyindama donk marcao, 4- linnes etebo taylan omar, 1-babel, 2-falcao diagne, son 15-20 dakika böyle bir yapıda oynasaydık açıkçası rakibi sahasına hapsedebilirdik. ileri şişirdiğimiz topları diagnenin indirmesi ve ceza sahasında falcao babel şut tehdidi rakibi şaşkına çevirebilirdi ama hoca risk almak istemedi sanırım.

    çok ah vah etmeye gerek yok transfer şart ama olmazsa da ocak ayına kadar bu kadro ilk üçü zorlar ve umarım avrupa sahnesinde devam eder. ocak ayında da yüksek ihtimal ffp yaz transfer döneminde biteceği için luyindama formülü ile 2-3 oyuncu için zorunlu satın alma için şartları zorlayacağız sonumuz hayır olsun.

    rangers maçı analizimi paylaşmıştım isteyen gidip okuyabilir ama kısaca bugün oynanan oyunla o maçı kıyaslamak hata olur çünkü çok farkılı iki takım. rangersin temposu top çevirmesi ve ileri üçlüsü çok iyi ama orta saha olarak sakatlıklar ötürü zayıf kaldıkları ve dar rotasyon oynadıkları için bugünkü gibi bir durumla karşılaşacağımızı sanmıyorum. bol tempolu pozisyonlu ve hızlı topun döndüğü bir maç olacaktır.

    (bkz: 1 ekim 2020 rangers galatasaray maçı)
  • 537
    maçın geneli için şunları söyleyebilirim. erol bulut ''rakibi nasıl kitlerim'' taktiği ile çıkmış. galatasaray ise derbiye göre daha pasif kalınca, fener iyi oynadı gibi gözüktü. erol bulut bile bu kadar pozisyon bulacağını tahmin etmemiştir (pozisyon derken yarım pozisyon hepsi). yorgunluk ve saracchi eksikliği olmazsa bu kadar oyunu tutamazdı fener buna eminim.
  • 538
    taraftarın hayal kırıklığı, birkaç şaşkınlık ve küçük bezginlikler barındırıyor bence.

    tamam, kadıköy'de yıllardır başka bir durum var. ama karşı yakanın laciverdini kendi sahanda ağırlarken bari, üstelik de takım bu kadar iyi oynarken o oyundan hiçbir emare görememek ve yanında, skoru da alamamak... aniden yoğun bir maç trafiğine girdiler, kabul ama takımın biraz daha istemesi, kendi hikayesine sahip çıkması gerekiyordu.

    takımın geneli, risk almaktan kaçındı. fatih hoca da böyle durumlarda oyuncuları, tırnak içinde, cezalandırır gibi kenara almaktan hoşlanmıyor, muhtemelen derbi olduğu için ve birine fatura kesilmemesi adına; oyuncusunu korumaya, arkasında durmaya çalışıyor yani. bu düstur da, hocanın maçı istemesini, taktiksel dokunuş yapmasını engelledi bence, bunu yapıyor çünkü fatih hoca. çoğu hoca da tercih edebilir bunu, anlayışla karşılanabilir.

    ama bence sorun çok belliydi, ataklarımızı başlatan marcao ve linnes zaten ters ayakla oynadığı solda, bu hıza ve alan genişliğine ilaç olamadı, olamayacaktı da. orta sahada, bu baskıyla top luyindama'ya yönlenmek zorunda kaldı. bu noktada iyi ve aktif bir feghouli, oyunu çözebilirdi (omar'la aralarındaki uyumsuzluk da şahsen canımı sıktı, mariano, feghouli'nin kanattan içeri veya içerden kanada kafasına göre takıldığını bildiği için ona göre pozisyon alıyordu örneğin- omar da buna alışmalı zaman içinde), ama tek başına koşturup duran taylan yalnız kaldı; paşa gönlü canını dişine takmak istemeyen belhanda da onu yalnız bıraktı ve emre kılınç hepten yok oldu ilk yarı. 5 oyuncu değişikliği hakkı var; yani, 45'te ömer bayram, denenemez miydi? en azından, hurra hobarey bir şekilde de olsa dikine dalmayı seviyor, o noktada arda'ya da faydası olabilirdi.

    neticede, sihirli dokunuşlarına alışık olduğumuz hocamızın herhangi biri gibi kenarda durmasına alışık olmadığımız ve başta saydığım nedenlerden ötürü, kendi sahamızda, kaybetmiş gibi üzüldük.

    ama takımı yakmaya gerek yok. en kötü oyunlarında bile, defansın bir biçimde, maç sonuna kadar ayakta kalma çabası ve kondisyonu da fena değildi. 5 maçta 4g1b kötü de değil.

    desteğe devam kere devam etmeliyiz.
  • 539
    maçın ilk yarısında savunma arkasına uzun top attığımız 2 pozisyon oldu. birinde rakip stoper topu elle kontrol ederek sarı kart gördü diğerinde ise feghouli ofsayta yakalansa bile çok güzel bir gol attı...

    fatih hoca keşke ikinci yarıda emre kılınç veya babel üzerinden şu savunma arkasına top atma işini biraz denetseydi. fener savunması hata yapmaya çok müsait adamlar ama biz hiç onları zorlamadık ya da zorlayamadık. tamam maçta girilen net pozisyonların çoğuna biz girdik ancak fener savunması maçta hiç ecel terleri dökmedi. bizde ise maç boyu luyindama' nın canı çıktı ki luyindama yerine başka biri olsa kesinlikle çok daha kötü bir tablo çıkabilirdi.

    bence hoca bu maça fazla önem vermemiş ve özel olarak hazırlanmamış. fenerin bu oyunu oynayacağını herkes biliyordu. neyse sağlık olsun sezon uzun ancak rakibe 3. haftadan yıkıcı hamleyi yapma fırsatını teptik.
  • 541
    katıldığım bir nikah sebebiyle canlı olarak izleyemediğim derbi maçı. iyi oynadığımız bir maç olmuş. biraz önce gecenin sessizliğinde tekrarını izledim. size de tavsiye ederim zira bu tür heyecanı yüksek oyunları vücudun salgıladığı adrenalinle pek de sağlıklı izleyemiyormuşum sanırım. tek eksiğimiz golmüş. fatih hocanın maç bitiminde dediği gibi bazı son paslar var ki doğru yapsak gole gitmemiz işten olmayacakmış. allah nazardan saklasın, takım ve teknik ekip olarak sezona çok iyi başladık. bu da nazar boncuğu olsun. yapılabilecek 1-2 doğru takviyeyle çok daha güçlü bir takım olabiliriz. allah yolumuzu açık etsin.
  • 542
    fenerbahçe gibi bozan ve göbeği kapatan takımlara karşı çizgiye inebilecek kanatlar çözüm olabilirdi. ama onlar da bizde yok. hem arda hem de feghouli bu tarz oyuncular değil. emre kılınç bu işi yapabilirdi ama hoca onu da mecburen 8’e döndürmek zorunda kaldı.

    orta sahamızın eksik kalması sadece o mevkiyi değil, diğer mevkileri de kötü etkiliyor. eksik olmamız sayesinde erol bulut da o çok ihtiyaç duyduğu zamana kavuştu. bir forvet daha alırlarsa milli ara sonrasında fenerbahçe şampiyonluk yolunda en büyük rakibimiz olur.
  • 543
    ne fenerbahçe yerden yere vurulacak kadar kötü takımdı ne biz über futbol oynayan bir takımdık, derbi öncesi sosyal medya, emre ergenekon tayfası ergenleri öyle bir hava yarattı ki gelinen noktada hayal kırıklığı oldu. bu takımın belli eksiklikleri var ve bunun görülmesi ayakların yere basması açısından bir tokat oldu bize.
    moral bozmaya gerek yok, takım üretkenlik açısından sınıfta kalsa da defansif anlamda iyi görüntü verdi, girilen pozisyonlara bakacak olursak atılacak bir gol hem rahatlık hem geniş alan bulma konusunda maçın anahtarı olabilirdi.
    fenerbahçe ilk defa bu sezon kitlemedi bizi, aykut kocaman ve ersun yanal takımları da aynı önlemleri aldı ve başarılı oldu, seyirci olsaydı da maç erken gol bulamadığımız takdirde bu sonuçla biterdi.
  • 544
    maçın özeti tek cümle. fenerbahçe sezon boyunca bu futbolu iki kez oynar onları da bize karşı oynar. bundan sonra oynayacakları maçta eminim ki dokuz kişilik rakibi bile yenemeyebilirler. şimdi şöyle düşünelim. fenerbahçe bu futbolu hatay spor’a karşı oynasaydı üç puan alamaz mıydı? hem de dokuz kişiye karşı on beş dakika oynadıkları bir oyunda. peki neden oynayamadı ve neden üç puan alamadı. bu soruların cevabı önceki yazımda var. aslında herkesin bildiği bir sır bu.

    bize karşı aşırı motive olmalarının nedenini hepimiz biliyoruz. övünebildikler tek şey var ellerinde. galatasaray gibi her alanda lider olan (şampiyonluklar, kupalar vs) bir takımı yenmek. işte bütün planları bu. adamların şampiyonluk mu galatasaray galibiyeti mi sorusuna verebilecekleri cevap galatasaray galibiyeti olur. bu kadar tırrak bir yönetici grubu.

    neyse gelelim maçın kritiğine:

    -maçın yetmişinci dakikasına kadar fizik üstünlük fenerbahçe’deydi ve bunun nedeni koşamayan arda turan’dı.
    -fenerbahçe’nin tek gol pozisyonu yoktu ve bunun nedeni muhteşem oynayan galatasaray defansıydı. sadece luyindama’nın ezici üstünlüğü değil aynı zamanda marcao, omar (aslında ömer) ve linnes kenarlardan ne caner’e ne de gökhan’a tek bir orta şansı bile vermemeleri. caner ve gökhan durdurulunca fenerbahçe de gol pozisyonu yakalayamadı. dikkat edilirse hatay spor’da bu ikiliyi durdurmuş ve fener’i pozisyonsuz bırakmıştı.
    -fatih öztürk hiç yere yatmadı.
    -fizik üstünlük fenerbahçe’deydi ama mutlak beş gol pozisyonu bulan bizdik.
    -fenerbahçe adına sahanın en iyisi kalecileri altay’dı.
    -arda turan’ın sahadan çıkarken trip yapması trajikomikti.
    -arda turan ile falcao’nun aynı anda sahada olmasının akıllara zarar olduğu tesçillendi.
    -hakem ali palabıyık’ın, valencia’nın marcao’ya dirseğine, umut vadeden akında gökhan gönül’ün topu elle kesmesine sarı kartları, tisserand’ın bariz gol pozisyonunda topu elle kesmesine kırmızı kartı es geçmesi en büyük hatalarıydı. üç korner pozisyonunda aleyhimize yanlış karar vermesini de ekleyelim.

    sonuç olarak, fenerbahçe elimizden yine kurtuldu. ali koç’un çömezleri de ağlamaktan kurtuldu. fenerasyon’un asıl amacı koç’un çömezlerinin moralini yüksek tutmaktır. milyonlarca galatasaraylı çocuğun morali onlar için igal.

    bu maçta hakem yazmak bana da biraz garip geldi ama tarihe not düşmek açısından çok önemlidir bu durum. hele fenerbahçe’nin resmi twietter hesabından “yorumsuz” başlığı ile luyindama-ferdi kadıoğlu pozisyonunu yayınlamasından sonra. allah’tan korkmazlar o pozisyonda faulü yapan ferdi kadıoğlu, yere düşen ve luyindama’nın dengesini bozan ferdi kadıoğlu, dengesini korumaya çalışan ve ayağını doğal konumunda yere basan luyindama. luyindama ayağını ne yapacaktı omzuna mı alacaktı? şimdi mideleri bulandırmanın ne gereği var? bu şunu gösteriyor; ali koç efendi galatasaray’ı bu kadar ince doğrayan ali palabıyık’tan bir de penaltı uydurmasını beklemiş ama alamayınca üzülmüş ve bula bula o pozisyonu bulup yayınlamış.
  • 545
    fenerbahçe'nin önce kaybetmeyelim anlayışıyla, katı bir oyunla ve doğru oyuncularımıza uyguladığı presle bizi oynatmadığı kötü bir maç oldu.

    saracchi'nin eksikliği çok hissedildi. bence bilinenden çok daha büyük bir önem taşıyor takım için. gerek savunmadan çıkarken kendisine gelen paslarda önünde gördüğü en ufak boşlukta topla vurup gitmesi, gerek sürekli hücumu düşündüğü için doğrudan dikine önündeki oyunculara oynaması geriden çıkmalarımızda hayati bir önem taşıyor. linnes ters ayaklı bir oyuncu olması sebebiyle bunu hiç yapamadı. hatta birkaç pozisyonda arda rakibi sırtına almasına rağmen o topları dikine oynamadığı için linnes'e tepki gösterdi. tercihlerinin çok büyük bir bölümü marcao'ya geri dönmek oldu. marcao'da rakip tarafından çok doğru bir şekilde sürekli prese maruz bırakıldığı için geriden oyun kuramadık.

    orta saha oyuncularımızda genel bir tutukluk, durağanlık vardı. taylan hariç yorgun oyuncu olmamasına rağmen bu durgunluğu anlamlandıramadım. ne emre ne belhanda sahada tek bir olumlu hareket yapmadılar desek yanlış olmaz sanırım. fenerbahçe'nin katı ve prese dayalı oynatmama anlayışı bunda illaki etkili olmuştur ama yakalanan birkaç boş pozisyonda tercihleri ve durağanlıkları çok göze battı.

    kanat oyuncularından hiç verim alamadık çünkü kanat oyuncularımız yavaş. artık bunu konuşmaya gerek yok. en az bir kanat oyuncusunun savunma arkası koşu yapan, süratli bir oyuncu olması gerekiyor. dünyadaki hiç bir iyi takımın iki kanat oyuncusu birden yavaş değildir. tek bir örnek bile yok.

    falcao kendisinin oynayabileceği ve oynatabileceği bir bağlantı oyunu olmadığı için etkisiz kaldı. 90 dakika boyunca bunu yapan tek kişi bir defaya mahsus olmak üzere linnes oldu. en etkili ve organize hücum da bu bağlantı yoluyla geldi zaten.

    yaratıcı bir orta saha ve hızlı bir kanat oyuncusu transferinin elzem olduğunu gösteren bir maç oldu bize kısacası. umarım bu eksiklikler giderilir kalan kısa zamanda.
  • 546
    erol bulut fenerbahçe'yi bir anadolu takımı kıvamında oynatarak rakibi oynatmama felsefesi üzerine bir oyun inşa etti. biz de buna cevap veremedik ve istediğimiz hemen hemen hiç bir şeyi yapamadık. maç öyle bir havaya girdi ki bir ara alanyaspor'a karşı oynuyoruz ve kontradan junior fernandes tehlike yaratacak diye bekledim. erol bulut geçmişte alanyaspor'da ne yapıyorsa fenerbahçe'de de aynısını yaptı resmen. gerçi maç boyu kalemizde hiç tehlike yaşamadık ama biz de umduğumuz kadar üretken olamadık. gelen kontra fırsatlarını da doğru düzgün kullanamayınca maç zaten erol bulut'un istediği gibi tatsız tutsuz geçti.

    bizim adımıza büyük bir kayıp olduğunu düşünmüyorum. 11 günde 4 maç yapıp bir yerde istenen performansı verememek çok da garip değil. ayrıca bu maç ile de fenerbahçe yeni aykut kocaman'ını bulmuş gibi.
  • 547
    daha hazır ve şablonu taktiği belli takım olmanın sıkıntısını çektiğimiz maç. erol bulut ve takımı rakibini izlemiş, gerekli dersleri çıkarmış, tedbirlerini almış. her ne kadar "fatih yere yatmadı" diyebiliyor olsak da ikinci yarının ilk yarısında gol bulmaları süpriz olmazdı. tabi oynadıkları oyun da kendi kapasitelerince iyi.

    galatasaray'ın tabi bu açıdan şansı daha azdı. çünkü yeni bir hocayla sezona başlayan, 14 yeni transferle çehresi değişen bir takım. üstelik yeni yeni eklenip takıma katıldı ya da katılıyorlar. rakibe göre plan yapma şansı yoktu, en fazla tahmin yapıp kumar oynayabilirdi. o riske de girmedi, kendi oyununu oynamaya devam etti.

    ikinci yarıda orta sahanın düşmeye başladığı bölüm hariç de planına sadık kalmayı başardı. ne telaş yaptı, ne de tempoyu düşürmeye çalıştı. o bakımdan bir disiplinden söz etmek, belki memnun olmak mümkün. çokça da pozisyon bulduk aslında. taylan'ın maçın başında çektiği şut, arda'nın kafası, falcao'nun elle kesilen ve belki de kırmızı kart verilebilecek pozisyonu, linnes'in zayıf kalan şutu, arda'nın bindirerek yarattığı pozisyonda altay'ı neredeyse sakatlayan şutu, emre'nin araya kaçtığı pozisyon...

    bunların hepsi potansiyel gol pozisyonuydu. 2019-2020 sezonunun ilk yarısında bu tarz pozisyonları yaratmakta güçlük çekiyorduk. geçen sezon başıyla bu sezon başının en büyük farkı bu. linnes biraz daha sert vurabilse, arda'nın rakibe çarpan şutu biraz daha hızlı olup daha kenara gitse gol olacaktı. taylan'ın şutunda mesela altay doğru yerde olsa da zor bir kurtarış yaptı. arda'nın seken topu her ne kadar yumuşak gitmiş gibi görünse de sakatlanma pahasına güç bela çıkarabildi.

    bunlara karşılık net bir pozisyon da vermedik gibi bir görüntü var. ama ozan tufan'ın orta sahada indirildiği iki pozisyon da aslında tehlikeli olabilecek pozisyonlardı. sarı kart pahasına ancak kesebildik. onun dışında christian luyindama teixeira marcao ikilisinin kusursuz oynamasına borçluyuz biraz da bu tabloyu. planın bir parçası bu ikiliye güvenmekti, onlar da hatasız oynayarak planın işlemesine katkıda bulundular.

    ama işte biraz oghenekaro etebo, biraz da taylan antalyalı dışında orta sahada direnç noktamız yok. savunma yapan oyuncularımız var, bazı oyuncuların da savunma gayreti var ama çıkıp da "buraların ağası benim" diyebilecek bir performansı ancak bu iki oyuncu verebiliyor. onlardan bir tanesi sahada olduğunda, o da bir şekilde marke edildiğinde ya da doldurulduğunda her top bizim kale önlerine kadar güle oynaya gelebiliyor.

    sonuç olmasa bile 95. dakikaya kadar pas oyununda bu kadar ısrar etmemizdeki temel sebep biraz da buradan geliyor aslında. beş dakika on dakika bile risk alıp farklı bir oyun denemeye lüksümüz yok. set hücumundayken bile bazı top kayıplarında bu derece maymun olabiliyorken biraz risk alıp da iyice öne gittiğimizde rakibin topla bizim kaleye gelmeme şansı yok.

    toparlamak gerekirse fenerbahçe'nin bizden, bizim de kendi zaaflarımızdan korkarak oynadığı bir doksan dakika oldu. iki taraf da bu korkularından sıyrılmamanın ödülü olarak birer puan aldı. taraftar da işte heyecanlandığı, umut bağladığıyla kaldı. son 7 derbide 6. beraberlik oldu. hatta son 7 derbide 4. kere 0-0 sonucu ortaya çıktı.

    maçın tek golü ise paraşüt bağladıkları meşalelerin ikisini sahaya düşüren bu manyaklardan geldi.

    https://twitter.com/.../1310301414795730944
  • 548
    izlediğim en rahat galatasaray-fenerbahçe maçı oldu. fatih öztürk'ün formasının ütüsü bozulmadı desek yeridir..

    galatasaray'ı eleştiren arkadaşlar şunu unutuyor. bu takımın senelerdir oyun planı belli, futbolcularının özellikleri ve yapabilecekleri belli. ancak bu seneki fenerbahçe tam bir kapalı kutuydu. ne oyun planları belli, ne yeni oyuncuların yapabilecekleri. böyle toplama kadrolar bazen sıkıntı çıkarabiliyor ancak fenerbahçe maçı sadece savunarak geçirdi. hücum anlamında hiçbir şey üretemediler ki geride bıraktığımız maçlara bakarsak üretebileceklerini de sanmıyorum.
  • 549
    maçı kazanamama sebebimiz fenerbahçe'nin daha iyi futbol oynayamaması değil, taktiksel anlamda istediklerini daha iyi yapabilmesiydi.

    çok ortada, sıkıcı ve iki takımdan birinin biraz şansı olsa 1-0 ya da 0-1 bitecek bir maçtı fakat oyunun gidişinden herkesin de içine doğduğu gibi 0-0 bitti.

    tabii bunu veriler ile daha iyi analiz eden kişiler olacaktır fakat gözüme çarpan bir kaç detay şöyleydi:

    1- fenerbahçe ön alan baskısıyla özellikle marcao'dan değil luyindama'dan oyunu kurmaya zorladı bizi ki başarılı da oldu. fatih terim'in dediği gibi bir regista'mız olmadığı için biz bunu marcao ile çözmeye çalışıyorduk, o da kitlenince bir türlü hakim olamadık oyuna. yine fatih terim'in dediği gibi geçiş hücumlarını luyindama ile daha başarılı durdursak da ben ikinci yarı bir donk hamlesi beklemiştim açıkçası. donk burada hem taylan'ı hem de marcao'yu rahatlatırdı.

    2- biz madem topu tutamadık o zaman rakibe vermeyi deneyebilirdik. zaten topla çok çok iyi ilişkisi olmayan bir takıma topu bırakıp baskı ile hızlı çıkabilirdik.

    3- oyunun sıkıştığı dönemde ki bu zaten ilk yarıdan belliydi, oyuncu değişikliği için 73 biraz geç oldu sanki. etobo her ne kadar çok fark yaratmasa da belki daha erken bir değişiklik ile o bölgeye daha büyük direnç getirebilirdi.

    4- fizik gücü ve sadece baskısı ile bizi oynatmamaya çalışan bir takıma karşı koşmaya mecali olmayan feghouli'ye bu kadar sabredilmesi hakikaten enteresan. fizik gücü yetersiz denilen arda, çok çok daha iyi bir oyun oynadı bence iki futbolcuyu kıyaslarsak.

    5- velhasıl geçen sene ersun, okan ve sergen'in yaptığını bu sene de erol yaptı ve zaten kazanmak için değil, kaybetmemek için çıktıkları maçı çok güzel kitleyip puanı alıp döndüler.

    hocayı elestirince burada itin götüne sokuluyoruz fakat dört farklı teknik direktörün de aynı şekilde arenadan ayrılması, bizi uyutup puan alması tesadüf değil bence.
  • 550
    niye sonunda bu kadar karalar bağlandığını anlamadığım maç. yönetim, fatih terim ve neredeyse bütün futbolculara çok ağır eleştiri yapılıyor. evet beklentimiz daha farklıydı ve kazanacağımızı umuyorduk. ligde 3 maç oynadık biri başakşehir biri fener. 7 puandayız. eğer rangers’i elersek bana göre kasımpaşa’yı da yenip ilk milli araya gayet pozitif bir durumda girmiş oluruz. kalecimiz fatih’in en küçük bir risk yaşamadığı, az çok pozisyon bulduğumuz bir derbi sonucunu bu kadar olumsuzlamaya gerek yok. yeter ki geçen seneki saçma sapan yana ve geriye oynayan pas futboluna dönüp, saldırmaktan vaz geçmeyelim.
  • 551
    fenerbahçe'nin puan alsam yeter diye sahaya çıktığı bizim ise berabere kalsak da sağlık olsun diyerek sahaya çıktığımız maç oldu. yoğum fikstürde önümüzde 1 ekim 2020 rangers galatasaray maçı varken problem olmayan bir sonuçla bitti. kazansak iyiydi aslında kazanacak pozisyonları da bulduk ancak kazanamadık sorun değil telafisi var. fiziksel olarak fener daha diri durdu diye iyi oynadılar anlamına gelmiyor ki fatih maç boyunca 1 kez yattı galiba yere.
  • 552
    erolun büyük dehasını bir örneğiymiş gibi basından çıkan saçma sapan yorumlara katılmıyorum. sol bekin orjin bek olmaması oyunu sürekli sağdan kurmamıza neden oldu.linnesle soldan hucüm katkısı neredeyse hiç alamadığımız maçtır. ancak linnesin de yapabileceği pek fazla birşey yok potansiyel bu kadar.takım ve hoca ağız dolusu bağırıyor. bu takım bu kadar çok maç kaldıramaz diye. yönetim de zahmet olmaz gerekli takviyelerin tamamını yapamıyorsa bile en azından en gerekli olanları yapmalı artık. hoca bir yere kadar sizleri götürür. elinde malzeme yeterli düzeyde olmazsa onun da yapacağı bir şey kalmaz.sıkıntı yok şampiyon olacağız.
  • 553
    derbilerin favorisi olmaz sözünün doğruluğunu bilmem kaçıncı kez doğrulayan maç. kaç tane buna benzer favorinin kazanamadığı derbi oldu bilmiyorum. fenerbahçe kötü gider, biz favoriyiz kesin kazanırız deriz ve maç ite kaka berabere biter. oldukça formda beşiktaş yeni sahasında ilk derbide kesin favori derler ve gider berbat fenerbahçe'ye yenilir. fenerbahçe'nin favori olduğu dönemler olur onlar da puan kaybeder. yani derbi maçlarının takımların önceki maçlarda aldıkları sonuçlarla, oynadıkları futbolla genelde bir alakası olmuyor. bambaşka bir maç izliyoruz.

    maça gelirsek ilk yarı biz 2 tık daha etkiliydik, ikinci yarı fenerbahçe 1 tık daha etkiliydi. ilk yarı istekliydik ve önemli pozisyonlarımız oldu. hem de feghouli, arda turan ve falcao'ya rağmen. kağıt üstünde takımın yıldızı gibi görünen bu üçlü maalesef sahada takımın en zayıf halkalarıydı. özellikle feghouli pas-şut tercihleriyle, yanlış yere koşularıyla, ataklarda ağır kalmasıyla çıldırttı resmen. hakkını verelim luyindama ise sahanın bizim adımıza en iyisiydi. çok top kesti ve fenerbahçeli oyuncuları iyi sindirdi.

    ikinci yarı 45-60 arası fenerbahçe sahanın net hakimiydi. onlar adına en iyi oyuncu ise ozan tufan'dı. adam bizim takımın yarısına sarı kart aldırttı. enner ise en zayıf halkalarıydı, umarım ileriki maçlarda oynatmaya devam ederler. son yarım saat ise sanki öylesine oynadık. takımın ürettiği cılız atakları özellikle arda-feghouli ikilisi çok basit harcadılar. belhanda da önceki maçların aksine pek formda değildi. taylan yine saydığım futbolculara göre idare ederdi. iki takımda gol olmayacağı belli olan cılız ataklar yaptı ve böyle böyle süre eriyip maç bitti.

    şimdi acilen bu maçı unutup 1 ekim 2020 rangers galatasaray maçı'na odaklanması gerekiyor takımın. umarım moralleri bozan bir maç olmaz.
  • 554
    üst sıralara oynamaya çalışan bir anadolu takımıyla yaptığımız maçtır.

    oynamaya değil oynatmamaya gelmiş, nispeten kaliteli orta saha oyuncularına sahip, hızlı ama kontratak oyununa uygun bir hucum hattına sahip bir rakip vs. 90 dakika boyunca bir an bile yenilebileceğimizi düşünmedim. zaten tek bir gerçek tehlikeli atak yapamadan maçı bitirdiler.

    bizim açımızdan kendi sahamızda bize kapanacak ve baskılı oynamaya çalışacak fazla atağa kalkmayacak takımlara karşı , oyunumuzu geliştirmezsek, bu sezon çokça denk gelebileceğimiz tarzda bir maçtı. fenerbahçe oynatmamak istediğinde mevcut orta sahasıyla bu kapanma, oynatmama kurgusunu en iyi yapabilecek takım. aslında bu tarz oyunun zirvesi de bizim ligimiz için bu.

    ilerde daha hareketli bir oyunu geliştiremezsek ya da bu gelişimi sağlayacak takviyeleri kalan şu kısa sürede yapamazsak, yoğun maç temposunda bu tarz maçlar izlememiz olası.

    sezon başı itibariyle, şapkadan çıkan tavşan taylan ve orta sahaya mecburiyetlerden evrilen emre kılınç'ı saymazsak orta sahasız halimizle, hızlı tek bir kanat oyuncusu kalmamış kanatlar ve eski günleri nostalji futbol kapsamında izlenebilecek forveti falcao ile bile bu ligin gayet üzerinde bir takıma sahibiz.

    genç, hızlı bir kanat ve gole yakın bir orta saha transferi yapılabilirse kendi içimizden çıkan mevcut alternatifler ile birlikte ligi, denk gelen uygun fikstürle domine edebilmemiz işten bile değil.

    enseyi karartmayalım.
  • 555
    karamsarliga hic bir sekilde sebebiyet vermemesi gereken, rakibin bizi kilitleme cabasini, yogun fiksturumuzu, ligin basi olmasini, cok onemli bir macin arefesinde olmamizi, bu fiksture gore yasli bir kadroya sahip olmamizi goz onune aldigimizda gerektigi kadar mucadele ederek buyuk kayip vermeden atlattigimiz mactir.
    ustelik kalecimiz fatihin kurtarisi yok, is bile dusmedi kendisine ve rakibin kalecisi iyi gununde olmasa galibiyeti de almistik.

    kendi adima skordan da oyundan da takimdan da memnunum ve rangers maci icin umutluyum.
    delilercesine mucadele edip bir sekilde galip gelseydik, evet dun tabii ki sevinecektik ama bugun rangers maci icin o kadar da umutlu olmayacaktik belki de.

    ozet olarak: hizli kanat (gelene kadar artik entryler boyle bitecek:))
  • 556
    ozeti, saracchi'nin, daha dogrusu bindirici ve asil ayagi sol olan bir bekin ne kadar onemli oldugunu gostermis mac.

    fenerbahce bizim sol bek eksigimizi cok iyi degerlendirip takimi bizim sagimzia kaydirarak taylan/belhanda/omar/feghouli tarafina cok iyi bastilar, farkindaysaniz takimda en islemeyen 4 oyuncu da burasi zaten.

    eger saracchi oynasaydi fenerbahce orta sahasini boyle kaydiramayacak, biz de daha fazla alan bulacaktik.

    bu yuzdendir ki, emre tasdemir'in bir an once gelismesi ve saracchi'nin yerini simdiden doldurmamiz lazim ki sol bek mevkisi sikintiya ugramasin.
  • 557
    analizi bence çok basit olan maç. bir kere konsantre olamamışız. ikincisi marcao topla ileri çıkmadığı müddetçe ikili oyunlarla rakip ceza sahasına gidemedik. hatta yüzümüzü bile dönemedik. rakibin oyunumuzu bozan yerleşmesine bizim cepheden de üç katkı vardı diyebiliriz: saracchi'nin yokluğu, arda ve soso'nun varlığı. arda ve soso aynı anda olmamalı. bana kalırsa soso bu halde hiç olmamalı. sonuçta sahadaydılar. oyun stillerine en uygun şablon ikili oyun olmasına rağmen bunu çok az deneyebildik. denediklerimizde başarılı da olduk. buna rağmen rağmen sayı yetersiz kaldı. sebebi, yine başa dönüyorum; kazanmaya konsantre değildik. kazanacak pozisyonlar da bulduk, fakat iyiydik diyemeyiz. rakip becerikli olsa değerlendirebilecekleri boşlukları da verdik.

    önümüze bakacağız.