• 1
    diğer kıtaları bilmem ama avrupa'daki sistemi çok saçma olan elemeler. bu saçmalığı oluşturan birinci faktör sikko ülkelerin gruplarda yer alması ve gruplarda aynı puanı taşıyan iki ülkenin aralarında yaptıkları maçlar değil de genel averajın hesaba katılması. bu yüzden birinci sınıf ülkeleri geçtim ama romanya, türkiye vs gibi ikinci sınıf ülkeleri play offlara taşıyacak etmen andorra gibi takımlara karşı elde ettikleri hezimetli skorlar oluyor.

    düzeltme: edit
  • 2
    https://www.youtube.com/watch?v=DfUb3-GUPOs

    a milli takım adına rezalet başlayıp, görece iyi bitişe doğru yelken alsa da, netice olarak yumurtanın kapıya dayandığı günün her şeyin çok geç olması sebebiyle başarısız tamamlanmıştır. abdullah avcı ile elemelere başlayan, malum aysal-terim savaşının terim'i bizden ayırmaya götürecek sürecin ardından ne milli takım, ne de biz istediğimizi almış olduk.

    26 mart 2013 türkiye macaristan maçında semih kaya'nın başrolünü oynadığı ve türk futbol tarihinin kangrenlerinden birisi olan yan top zaafiyetine engel olamayışımız, hem milli takımı dünya kupası'ndan, hem avcı'yı milli takımdan, hem de fatih terim'i bizden ayıracak sürecin resmi olarak başlangıcı oldu. kaldı ki, semih o dönem şampiyonlar ligi'nde çeyrek final yapan galatasaray savunmasının en kritik ismiydi. partneri de şu arkadaştı:

    https://twitter.com/...753382825984?lang=tr

    şöyle bir düşününce ne biçim oyunculardan ne acayip verim almışız. elbette terim sayesinde. sonrasında gördük zaten 26 sırt numaralı arkadaşı ve partnerlerini. yani sadece dany ve semih de değil, buna stoperden başka her şeye benzeyen aurelien bayard chedjou fongang da dahil.

    avcı'nın gidişi sonrası bir acil durum butonu olarak camı kırılarak sarınılan terim, elinden gelenin fazlasını verse de, 10 maçta 9 galibiyet ve 1 beraberlik alacak olan hollanda'nın gazabından kurtulamamış ve bizi yine terim gelmeden önceki puan sıralamasındaki yerimize dehlemişti. yalnız o maçta, 15 ekim 2013 türkiye hollanda maçında sneijder'in attığı golde hayvanlar gibi sevinmiştim. öyle bir sevinç ki, benzeri bir sevinci yaklaşık 2 ay kadar sonra karlı bir istanbul gününde juventus karşısında benzer bir son vuruş ile golü attıktan sonra yaşamıştım. şimdi sakin kafayla düşünüyorum da, niye böyle abartmışım bilmiyorum. belki de o günlerde takımla paralel şekilde eleştirilen sneijder'in gol atıp formunu artırması için bir moral motivasyon olmasından ötürü olabilir. ya da o günlerde her muhalif galatasaraylı gibi ahımız var tayfadan olduğum için de olabilir, bilmiyorum. yalnız kabul edelim, sneijder iyi geçirmiş kır hayvanına. zaten kaledeki cismin tüm elemeler boyunca yediği apır sapır goller yüzünden iş bu noktaya gelmişti ya. macaristan maçında 3 golde de sıç batır, romanya maçında kaleyi 40 metre terket, iç sahadaki hollanda maçında neredeyse taç çizgisinden gelen topu kaleye misafir et... eee golü yedik, yersin tabi aq. şu 2010'lu yıllarda onur recep kıvrak ve volkan demirel a milli takımın en büyük facialarında önemli rollere sahip kalecilerdir. ne yazık ki üç beş iyi refleks yaptığı maçlardan sonra iyi kaleci zannedilmiş ve a milli takım file bekçiliği onlara emanet edilmişti. yazık ki ne yazık.

    o değil de, neyse ki tekrardan terim'e ve şampiyonluklara kavuştuk. allah ayırmasın. hocam affet, sneijder'in golünde yamyamlar gibi sevinmiştim :(