• 1
    çok üzüldüğüm dönemdi. o kadar isyan ediyordum ki kelimelerle tarif edemiyorum. koskoca kulüp 9 yıl boyunca orta saha tandemini kurabilecek bir akıl bulamadı. ya saçma sapan 10 numara fetişizmi ile yumuşak oyuncular alındı ya da futbol topunu bomba zanneden kazma diye tabir edilen defansif orta sahalar. 8 numaraya hasret kaldığımız, iki yönlü oyuncu sayımızın oldukça az olduğu, hücum gücü yüksek defansı allah’a emanet takımlarımızın mücadele ettiği yıllar. hala daha çok üzülürüm.
  • 4
    maalesef çok doğru bir önermedir.
    kimler geldi, kimler geçti ama bir türlü istediğimiz orta saha kurgusunu oluşturamadık bu dönemde.
    zaten söz konusu zaman diliminde, 2 lig şampiyonluğu, 1 türkiye süper kupası, 1 türkiye kupası alabildik.
    ayrıca 1 kere de uefa'da son 16'ya kaldık 2008-2009 sezonunda.
    aslında tek başlarına düşünüldüğünde iyi denecek oyuncular oldu kadromuzda; ama bir araya getirildiğinde doğru bir orta saha dizilimi oluşturacak ve orta sahada birbirini bir makinenin dişlileri gibi tamamlayacak, orta alan uyumunu sağlayacak oyuncu topluluğunu bulamadık.
    tabii ki bu sorun sadece dönemin oyuncu grubunun yetersiz performanslarından ileri gelmedi.
    kuşkusuz, teknik direktörlerin de oynatacağı sisteme uygun futbolcu grubunu oluşturması veya transfer yapacak imkanı yoksa elindeki oyuncu grubundan azami düzeyde verim almayı denemesi gerekir.
    bence bu problematiği tartışırken, oyuncu bazında değerlendirme yapmamızın yanı sıra, teknik açıdan da değerlendirme yapmamız gerekir.
    ele aldığımız periyottaki teknik direktörlerimizin, transferine onay verdikleri veya ellerinde bulunan oyunculardan ne kadar verim alıp alamadığı da şüphesiz değerlendirilmeye muhtaç bir husustur.
  • 5
    2007-2008 yaz transfer sezonunda yapılan tobias linderoth ve cassio lincoln takviyeleriyle, aslında ideale yakın bir orta alan kurgusu kurulabilirdi. linderoth, konsantrasyonu yüksek, mücadeleci ve lider karakterli bir oyuncuydu. teknik olarak yetenekleri kısıtlı olsa da çabuk ve basit oynayabilen, başta kornerler olmak üzere duran topları da sert ve kavisli kullanabilen bir isimdi. lincoln ise tipik bir yaratıcı on numara idi. schalke günlerinden takip edebildiğim kadarıyla çok kırılgan ve mücadeleden kaçan bir görüntüsü de yoktu, topsuz oyunu da çok iyi oynuyordu. 2006 yılında, gerets'in oynattığı baklava düzenindeki 4-4-2 için ideal bir ortam vardı hâlbuki. ancak linderoth'un bitmek tükenmek bilmeyen sakatlıkları, lincoln'ün de almanya'da gösterdiği ciddiyeti orada bırakması, bu iki oyuncu özelinde hayalkırıklığına yol açtı. lorik cana, zvjezdan misimovic tercihleri de kağıt üzerinde yanlış hamleler değildi aslında (gerçi arnavut oyuncunun stoper meziyetleri daha ağır basıyordu) fakat futbol onbir kişiyle oynanan, belli bir mühendisliği olan ciddi bir oyun. merkezi doğru inşa etseniz bile yan etmenler yapıya uygun değilse başarılı olmanız imkansızdır.
  • 6
    2004-2005 sezonunu ayrı tutarak katıldığım önerme.

    o sene iyi bir rotasyon olmasına rağmen hatalı taktik ve oyun planı nedeniyle olmamıştı.

    ortasahanın ortasında oynayabilecek oyuncular: ergün, flavio conceiçao, ayhan akman, saidou.

    volkan arslan, petre'yi flan saymıyorum.

    kenar oyuncuları da ribery, hasan şaş.

    sadece aurelio'yu fb değil de biz alsaydık 2003'te en azı 2-3 şampiyonluk artımız vardı şimdi.
  • 7
    aslında 2002'de değil 2001 haziranında emre ve okan'ın inter'e transferiyle başlayıp 2011 haziranında selçuk inan ve felipe melo transferleriyle sona ermiş tam 10 yıllık buhran dönemidir. süreç boyunca bir sürü oyuncu transfer edilmiş ancak bir türlü uyum sağlanamamıştır. bunun temel sebebi tam 10 sezon boyunca ortasahada topu alıp rakip yarı alana taşıyabilecek ve topu yönlendirebilecek tek bir oyuncu transfer edilememiş olmasıdır. tam 10 sezon boyunca orta sahada iki tip oyuncuya odaklandık. tam 10 sezon boyunca kesici orta saha oyuncusu aradık, ve tam 10 sezon boyunca bir hagi aradık. bunları da bulduk aslında ama ara bölge boş olunca başarı gelmedi haliyle. rakip aurelio, appiah aldı biz hep alex'i kıskandık. oysa bu 10 sezon boyunca alexler bulmuştuk hep. sergen, felipe, lincoln, elano... ilk adımda aklıma gelenler. kesici de bulduk hep. batista, saidou, mehmet topal, lideroth hatta barış özbek, hatta mustafa sarp. hep iyi kesicilere sahip olduk ancak topu taşıyacak ve yönlendirecek tek bir oyuncu bile almadık, aramadık da yaa. gerçekten çok büyük yönetim hatası. sadece ayhan akman'ın iki mükemmel teknik direktörle bu işi kıvırdığı iki sezon var. 2002 ve 2008 ki onlarda da ayhan'ın da büyük katkısı oldu. diğer sezonlarda hep yanlış teşhis, hatalı transferler. şayet euro 2008 sonrası tosun'u transfer etseydik 2009, 2010 ve 2011 şampiyonlukları bizim olurdu. selçuk da büyük ihtimal 2010 yazında fenerbahçe'ye giderdi ve ilginç bir paralel evren yaşanırdı. sonuç olarak mevcut durumdan da şikayetçi değilim ancak bu buhranın yaşandığı 10 sezon içimizi karartmıştır.