• 1
    fenerbahçe stadı'nda oynanan ve 2-2 berabere sonuçlanan turkiye birinci ligi 1998 1999 sezonu 6. hafta maçı. maçın başlarında fenerbahçe maraton tribünün çatısındaki maytaplardan aşağıya düşen kıvılcımlar sebebiyle tribünün önündeki konfetiler alev almış, maç bir süre durmuştu. 9. dakika'da yakalayamadığı elvir baliç'e ceza sahasına girmeden yaptığı müdahele ile vedat inceefe kırmızı kart görerek dengeleri değiştirmişti. 12 ve 16. dakikalarda moldovan ve baliç'le skor 2-0 olmuş, maçın farka gideceği yorumları yapılmaya başlanmıştı. 19. dakika'da ise türk futbol literatürüne erol bulut penaltısı olarak geçen pozisyon yaşanmış, erol bulut'un da kırmızı kart görmesiyle oyuncu sayıları eşitlenmişti. penaltıyı gheorghe hagi filelere göndererek umutları yeşertiyordu. maçın kalan bölümleri karşılıklı ataklarla geçmiş, 86. dakika'da o sezonun yeni transferi hasan şaş'ın sağ kanattan ortasını hakan şükür kafayla kaleye yolluyordu. bu gol sonrası kral büyük bir sevinçle epey bir depar atarak kale arkasındaki galatasaray taraftarlarıyla kucaklaşmış, * ekrana ise golden önce zafer şarkıları söylemeye başlayan fenerbahçe taraftarlarının şok olmuş görüntüleri yansıyordu.
  • 9
    maçı izlediğimiz mekanda beraberlik golünden sonra arkadaşlarla yaşadığımız sevinci asla unutamam.
    sevinçten mekanda masalar, sandalyeler ve dolayısıyla fenere küfürler havada uçuşmuştu. ben ve yanımdaki arkadaşlardan birisi masanın üstüne çıkmış dans ediyorduk, adeta vals yapar gibi.:)
    derken, mekanın beşiktaşlı sahibi daha fazla dayanamamış ve televizyonu kapatıp hepimizi sakin olmaya davet etmişti, zar zor maçın son anlarını izleyebilmiştik.
    ulan ne günlerdi be, keşke geri dönebilsek o yıllara.
  • 10
    https://youtu.be/9eX8S0mhUJU maçın 18 dakikalık geniş özeti.
    takımımızın karakter koyup 2-0’dan 2-2 beraberliği yakaladığı maç. ayrıca fenerlilerin maç önü maç sonu fark etmeden stad yakma alışkanlıkları olduğunu gördüğümüz maçtır.
    edit: vedat ve taffarel’in hatalarıyla 2-0 geri düşsek de iticilik abidesi erol bulut’un 21. dakikada kırmızı kart görmesiyle maçı toparlamamız kolay olmuş.
  • 11
    bu macla ilgili akilda kalmasi gereken uc tane onemli olay var.

    1-) fatih terimin annesine ve kizlarina dakikalarca kufur edildi. ozelikle merve terime.
    2–) hakan sukur golu attiktan sonra tribune kosuyor. sahaya donerken arkasina gazla vuran rahmetli alpaslan dikmendir.
    3-) attigimiz ikinci golde ortayi kesen sasdir. gununuz futbolunda boyle orta kesenler kanatlar minimum 20 milyondur. hasan sas bu gol uzerinden degil ama orta ve top kesmekte baska meziyetleri vardi.
  • 12
    bu maçla da ilgili yazalım birşeyler :)) öncelikle kadıköy eşrafı bu maç için, kendi çapları göz önünde bulunduğunda fena olmayan bir organizasyona imza atmışlardı. bunda tabii 3-4 gün önce oynadıkları ve galip geldikleri parma maçınında etkisi vardı. o maçtada tüm stada konfeti, maraton ve numaralı tribünlerine ise forma dağıtılmıştı. bu maçta ise kale arkası tribünlerine de forma dağıtılmış, konfeti ve meşale ise yine bol kepçeden tedarik edilmişti.

    bize gelince, yine bu maçtan 5 gün önce juve deplasmanından 2-2lik beraberlikle dönülmüş, bu kadıköy deplasmanının organizasyonu için ise o maçın sonunda della alpi koridorlarında sadce 3 cümle ile kadıköyde her zaman buluşulan maraton tribünün karşısındaki(motorcuların olduğu ziverbeyden inen sokağın bittiği-başladığı yer) sokakta değil dereağzına yakın yerde buluşulacak dendi. dendi denmesine de neden-niye diye soramadık. çünkü sorsaydık cevabı büyük ihitmalle " korkan gelmesin" olacaktı :)

    bu şartlar altında maçtan önce kızıltoprakta ilk temas ve ev sahiplerinin bizi ters ve az sayıda yakalaması ile otomatikman dereağzına tarafınna süpürmüşlerdi.karşıdan gelen ekiplerle buluşup biraz daha hatırı sayılır bir rakama ulaşmamız, stada ara sokaklardan yürüyüp tribün önüne gelene kadar ufak tefek ama etkili mücadele ile tribünün önüne varmamız, fener tribünün etkililerinden bazılarının "barış" olmasına rağmen yekten meydana okumaya çıkması, yıllarca spor programlarında kliplere konu olacak düelloların yaşanması gibi olaylar yaşanmıştır. biletlerin dağıtımı dahi tam şekilde yapılamamıştı.

    okul açığın bize verilen tarafının köşesine sadece "tayfa" olarak girilebilmişti. münferit gelen ve diğer kapıdan girmeye çalışan gslılar kapıda dağıtılan fb formasını almayı reddedince zaten ifşa olmuş ve bazılarının başı fena halde derde girmişti.
    işte bu ahval ve şartlar altında tribüne girildi. maç başladı fb takımı, tribünün itmesi ile maça iyi ve hızlı başladı. 2-0 oldu maç bir anda ve zaten yediğimiz 2.gol kadıköy deplasmanlarında önümüzdeki 20 sene boyunca yiyeceğimizin birçok absürd golün atası rolündeydi

    neyseki uzun sürmedi bu coşkuları ve önce penaltı kırmızı kart daha sonra yaklaşık 1 devre boyunca kaçan onca golden sonra son dakikalarda attığımız beraberlik golü ile belkide farklı kaybetmesek iyidir diye başladığımız, sonrasında yahu neler kaçırdık yazık oldu 3puana dediğimiz şekilde maç sona erdi.

    maç sonu ise kadıköy maç sonu klasiğı olan(anadolu yakasında oturan gslılar için) söğütlüçeşme tren istasyonu muharebeleri, trenin bazı vagonlarının gslılaştırılması, bostancıda inişte bu sefer alt geçitte can pazarı yaşanması, hiçbir şey olmamış gibi eve gelinmesi, istiklal marşı ve kapanış şeklinde günün bitmesi şeklinde özetlenebilir.
  • 14
    2-2 biten maç.

    hayrettin, mehmet duymazer, mehmet bölükbaşı gibi kalecilerimizle süregelen fenerbahçe maçlarında hatalı gol yeme geleneğini taffarel'in sürdürdüğü maç. bu böyledir, mondragon ve leo franco'da da böyle olmuştur mesela. hepsini geçtim, aykut'un formamızla çıktığı maç sayısı sınırlıdır, o bile fener'den hatalı gol yemeyi başarmıştır. vedat da hata yapınca bir anda 2-0 geriye düşsek, maçı 2-2 bitirmiştik.

    yanlış hatırlamıyorsam, dönemin fenerbahçe teknik direktörü joachim löw, saçma bir penaltı yaptırıp kırmızı kart gören erol bulut için "aptalın teki bizi şampiyonluktan etti" gibi bir tabir kullanmıştı sezonun sonunda.
  • 15
    18 dakikalık özetini izlediğim kadarıyla futbol dünyasında gördüğüm en ateşli atmosferler listeme girmiş maçtır.
    kıvılcımlar altında, ateşler içinde, dumanlar altında bir futbol maçı oynanıyor resmen. sahada hagi, baliç, moldovan, hakan şükür gibi efsane isimler var. maçta henüz 20. dakika dolmadan iki takım on kişi kalıyor. galatasaray 2-0'dan geri dönüp 2-2'yi buluyor.

    maçın başındaki bol ateşli ve kıvılcımlı atmosfere bittim. tribünde davul, meşale, konfeti ve her türlü yanıcı madde, içimdeki holiganı dışavuruyor resmen, coşuyorum. futbolcu olsaydım eğer evde veya deplasmanda hiç fark etmez, her maçı böyle ateşler içinde kora kor oynamak isterdim.