Türkiye Süper Lig 31. Hafta Karşılaşması
15:30 18 Mart Stadyumu
1 - 2
  • 3
    hakemler : erol ersoy-münir takpak-timur tekinarslan

    dardanel :engin ipekoğlu, mapeza norman, ismail müderrisoğlu (75 ' bülent yenihayat), tolga seyhan, dursun albayrak, serkan kılıç, engin şentürk, ibrahim köseoğlu, schubert vladimir (84 ' erman özgür), musisi majia mukiibi, gerson ricardo lente (62 ' ufuk ateş)

    galatasaray : mehmet bölükbaşı, filipescu iulian sebastian, bülent korkmaz (72 ' emre belözoğlu), popescu gheorghe, okan buruk, suat kaya (46 ' fatih akyel), gheorghe hagi, ergün penbe, hakan ünsal, arif erdem (71 ' mehmet gönülaçar), hakan şükür

    teknik direktör : fatih terim (türk)

    not : popescu gheorghe 69' penaltı kaçırdı.

    sarı kart: arif erdem (1'), ismail müderrisoğlu (40'), gheorghe hagi (70'), engin şentürk (79')

    goller :

    1 - 0 dk. 36 musisi majia mukiibi
    1 - 1 dk. 41 gheorghe hagi
    1 - 2 dk. 81 hakan şükür

    maçın golleri;

    http://www.youtube.com/watch?v=gGarzcNcOpY
  • 4
    puan puana devam eden ligin sondan 4. maçı olmasının üzerine yakın bir deplasman olmasından sebep hayli sağlam bir deplasman yapılan maç. ertesi gün fenerbahçe'nin antalya deplasmanında iki puan kaybetmesiyle dört senelik serinin ikinci halkasına giden yolda galatasaray bir adım öne geçmiş, nitekim iki hafta sonra fenerbahçe'nin bu sefer şekerspor deplasmanında aldığı beraberlik sonucu 3 mayıs 1998 galatasaray istanbulspor maçının bitiminde şampiyonluk turunu atmıştır. dardanelspor'un öne geçtiği dakikalarda tribünlerde yaşanan ve galatasaray'ın beraberlik golüyle sona eren kavganın rövanşı maç sonu çanakkale sokaklarına taşmış, iki taraf arasındaki kovalamaca galatasaray deplasman kafilesinin arabalı vapura ulaşmasıyla son bulmuştur. vapurdan inen kafile kortej halinde istanbul yoluna çıkmış, yol üstündeki bilimum dinlenme tesisi ve restoran ihya olmuştur.
  • 7
    istanbul dan resmen akın akın gittiğimiz, çanakkale geçilmez sözünün orası geçilmesin diye tüm son sınıflarının şehit olduğu lisenin kurduğu takım için geçerli olmadığı deplasmandır. istanbul dan gelen gs kitlesi için şunu söyleyeyim, tribünde o yıllarda bile en eskilerinden, en belalılarından, ara vermiş olanlarından tutun da, gs yüksek sosyetesine kadar tüm seviyelerden inanılmaz bir mozaiğin olduğu katılım vardı.

    tribün dağılımı çok entersandı, stadı tam ortadan ikiyi bölmek yerine, maraton(karşı kapalı olmayan tribün) ikiye bölünmüş, maratonun gs tarafının gs ya yakın açık tribünü, en kenarındaki son kapısına kadar gs ın, o kapı(tek kapılık kısım) ve o kapının yan tarafından başlayan numaralının yarısı çanakkale nin, numaralının öbür ucu gs ın, o ucun yan tarafından başlayan açık tribün ise yine çanakkale taraftarlarına ayrılmıştı. yani garip bir dağılım vardı.

    rahmetli peder bey ile gittiğimizden mütevellit jetonla girilen numaralı tribüne girmiştik. maç öncesi ise ton tv ye röportaj verip ünüme ün, şöhretime şöhret katıp, ülke ve dünya gündeminde tanınan biri olmuştum - demek isterdim- ama kimsenin ton tv yi seyrettiğini sanmıyorum ömrü hayatında :)

    maçın zor geçeceği aşikardı ve öyle de olmuştu. maç başı yediğimiz gol umutsuzluğa düşürse de, gs tribünü beraberlik golünü resmen attırmıştır takımına. üstte bahsettiğim gibi, saçma sapan tribün dağılımından dolayı, hemen yanı başındaki açık tribünde yer alan az sayıdaki çanakkale seyircisi, gs tribününe çeşitli el kol vb hareketleri yapıp iyice provake etmiş ve bunun sonucunda da bazı gs lılar( gebzeli ve rahmetli çarli önderliğinde) tribünün önünden saha kenarına atlamış, oradan da bu tribüne çıkıp çanakkalelilere bu yaptıklarının çok yanlış olduğunu ifade etmişlerdir(kendi üsluplerince)

    olaylar esnasında öbür kale arkasının önünde bulunan çevik kuvvet ve jandarma kuvvetleri saha kenarından koşarcasına çok yoğun şekilde oraya hareketlenince, sahada oynayan oyuncular da bir an ne oluyor vb diye şaşkınlık yaşamışlardı ki içlerinden biri bunu iyi değerlendirdi. 10 nun füzesi gs ın beraberlik golü , tribününde asisti olarak istatisklere geçmişti bile

    2.yarı kaçan penaltı, korner sonrası atılan galibiyet golü, ortalığın sevinçten dağılması, son dakikalarda artan çanakkale baskısında, bir yan topta fatih akyelin kafa ile yetişemediği topa eli ile yetişmeye çalışıp iyi ki yetişememesi ve penaltıdan şansa kurtulmamız, gerginliği had safhada yaşamamıza sebep olmuştur.

    maçtan sonrası için ise bir bu kadar daha yazmam gerekir ama kısa keseyim. bu sahaya giren yani haginin golünde asisti yapan ekip, çıkışta araba vapuruna doğru yürürken yanından geçtikleri çanakkale spor tesislerinde bu sefer mususi ile kapıda rastlaşmışlar kendilerine kapının içinde hareket çeken rahmetli mususiyi tesislerin içinde ziyaret ederek kendisini odaya kitlemek zorunda bırakmışlardır. daha doğrusu mususi kendisi bir odaya kitleyip olayları savuşturmaya çalışmıştır.

    bu ekibin asıl macerası ise istanbul dönüşünde başlamıştır. gece geç saatlerde gebzeye gidecek araç kalmadığı için akıllarına ertesi gün antalya deplasmanına gidecek olan fener tribünü gelmiştir. kadıköy salı pazarına gidip(tabi ki atkılar formalar cebe girmiş) rahmetli sefaya kendilerini tanıtıp, bizim tribünden selam getirip onunda onayı ile oradan kalkacak otobüslerden birine binip, kendilerini gebze de indirtmişlerdir. bir kaç defa tespit edilme riski yaşasalar da bir şekilde sıyrılmışlardır o tehlikeden. o otobüsün burdur da kaza yapıp içindeki bir çok fener deplasmancısının yaralanması(neyse ki ölü yok) ile bu saçma maceraları sona ermiştir.
  • 8
    çanakkale dardanelspor'un başkanı niyazi önen, bu maçın bir ay öncesine kadar fenerbahçe'de asbaşkanlık görevini yürütüyordu. evet; bir kulübün başkanı, aynı zamanda bu lig içerisinde mücadele eden bir başka kulübün asbaşkanıydı. niyazi önen ve çanakkale dardanelspor herhangi bir şaibeli sonuca sebebiyet vermemişti ya da ben hatırlamıyorum ama bu durum başlı başına saçmalıktı. tıpkı, uzanlara ait istanbulspor ve adanaspor'un aynı anda, aynı ligde olması gibi niyazi önen'in hem fenerbahçe asbaşkanı hem de çanakkale dardanelspor başkanı olması da yanlıştı.

    maçla ilgili bir başka saçmalıksa yanlış hatırlamıyorsam maç öncesinde otelde olmuştu. hocanın doğrudan oynatacağı vedat inceefe, kafasını duvara çartığı ve 7-8 dikiş atıldığı için oynayamamıştı. orta sahada oynayan filipescu savunmaya çekilmişti ve maça filipescu - bülent - popescu üçlüsüyle başlamıştık. son on dakikada gelen golle zor kazanmıştık ama şampiyonluk için önemli bir maçtı.