• 422
    maç özelinde söyleyecek çok fazla bir şey yok. son 4 maç 4 puan alınca sıralamadaki yerimiz olabildiğince geriye düştü puan farkı yüksek ihtimal yarın fenerbahçe kazanınca iki rakiple birden 5 puan olacak. ama daha 22 maçımız var 5 puan çok önemli bir fark değil ama kadromuzu güçlendirmemiz lazım o durum için söyleyecek fazla bir şey de yok.

    maça bakınca beşiktaş gayet formda bir takım o yüzden bugün bekleyelim mücadele edelim fırsatlar bulursak zorlayalım mantığıyla maça çıktık. gayet mantıklı bir düşünceydi çünkü beşiktaş kontra atak futbolunu çok iyi oynadığı için topu biz tutup sürekli atak yapsaydık dönüşlerde arkada çok boşluk bırakarak acayip fazla pozisyon verirdik.
    kırmızı karta kadar bence gayet işler bir plandı ama çok amatörce bir kırmızı kart gördü diagne, antalya maçı emre bu maç diagne yani bunları artık yapmamamız lazım. 10 kişiyle açıkçası dayanabildiğimiz kadar dayandık ama zaten maçın elden gideceği izlerken belli oluyordu. luyindama hata yapmasa başka bir şekilde 1 tane yiyecektik zaten diye düşünüyorum.

    hocayı eleştireceğim tek nokta maça şener ile başlayıp kırmızı kart sonrası emre akbaba değişikliğiydi. kerem girse hızıyla fark yaratıp belki farklı konuştuğumuz bir senaryo çizilebilirdi.

    son olarak beşiktaş maçıyla beraber 9-10 maçlık zor bir seriye başladık. 21-22 şubat akşamı puan tablosunda nerede olacağımız çok önemli. lige erken havlu atabiliriz umarım bu aralığı diğer rakiplerimize göre en az hasarlı şekilde atlatabiliriz ama bu kadro yapısıyla zor görünüyor.
  • 427
    beni artık sürekli tekrar edilen hatalar, eldeki kadroya uymayan oyun planları, zamaninda yapılmayan ya da hatalı yapılan oyuncu değsiklikleri, yönetim tarafında hesapli bir sekilde alinabilecek oyuncu bulamayan beceri noksanı kadro, düzgün çalışmayan scout ekibi, gençlerin forma giymemeye devam edip akbaba ve belhanda gibi umursamayan sporcularin her maç sahada yer tutmasi falan cidden baydı. bu karşılaşma bitmeden kapattim, sakin sakin evde bir nefes aldim camı açıp. ardından köpeğimin tasmasini takip sokaga ciktim 15 dakika yürüyüp eve döndüm. ne yorum, ne tekrar ne de maçla ilgili bir kelime okumadim.
    bir takımda elbette vasat oyuncular da olabilir. ama akbaba, belhanda, ömer, etebo, şener, sekidika, donk ayni ekipteyse bu isimlerle mi şampiyonluğa oynanir yani? ya özellikle sonradan giren emre akbaba ve kırk yılın başında forma şansı bulup aninda sakatlanan, o dakikaya kadar da sürekli pas hatasi yapan şener, hiç arda'ya ve taylan'a bakıp da utanmiyorlar da. "adamlar kalp krizinin eşiğinde oynuyor, biz ne yapıyoruz" demiyorlar bile.
    bu kadar vasatlık, zorlamacılık, aynı hatada diretme ve benzer yanlislardan doğruya ulaşma çabası beni cok sıktı cidden. derdim tranafer falan değil. eldeki kadroya uyacak bir oyunun bulunup uygulamaya geçmesini istiyorum. bıktik mıy miy pas oyunundan. oyuncularimiz ayağa top atmaktan koşu yoluna bakmayi falan unuttu. sporcularimiz boş koşu yapma refleksininyitirdi. arda bugun 3 kere boş alana top atti oyuncular hareketlenmedi bile o denli unutulmuş yani. eh oyun kafamiz buysa kusura bakmayin da yani, son 15 20 dakikalarda alır köpeğimle serin havada yürürüm en azindan üzülmem takimin halini gördükçe.
    tanım: içler acısı halimizle isabetli bir veya iki şut çekebilip 10 kisi kalarak yenildigimiz maç.
  • 428
    diagne atılana kadar başa baş giden maçtı. kırmızıyı yiyince ileri de top tutamadık ve baskı yedik. bu baskıda hata olacaktı onu da luyindama yaptı maç gitti. diagne’ nin pozisyonu ucuz bir kırmızı kart. adam topu almak için ayağını kaldırdı rakip gözü kapalı kafasını soktu. kasıt yok. diagne’ de kafasını soksa ya da montero ayağını sokup çarpışsalar kırmızı olur mu ? bu pozisyonda en fazla sarı kart. bir ilk yarı net pozisyonumuzda avantaj oynatılmadı. sonuçta yenildik lig daha çok uzun.
  • 430
    kırmızıya kadar gayet ortada bir maçtı. kırmızıya kadar beşiktaş’ın gol atacağı falan da yoktu. bizim beraberliğe gittiğimiz söyleniyor, beşiktaş koşulsuz şartsız kazanmaya mı oynadı?

    bjk kazandığı 12 maçın sadece 4 tanesini kırmızı ve penaltısız kazandı. bu 8 maçın hepsindeki kırmızılar ve penaltılar da tartışmalı. daha beşiktaş’a bugüne kadar verilmeyen kırmızılar hariç bundan.

    bizden başkasına bu kadar kolay çıkmayacak bir kartla 10 kişi kalana kadar orta sahayı biz çok daha rahat geçiyorduk. her zamanki gibi iş bitirici, winner oyuncu eksikliğimiz yüzünden zaten az bulduğumuz pozisyonlar sonlanmadı. haksız ve çok kırıcı bir yenilgi aldık, sebebi ne etebo ne emre akbaba ne de fatih terim.

    son olarak beşiktaş hakkında çok ciddi bir yanılsama var. ciddi anlamda hakem desteğiyle bu noktaya geldiler, bu havaya girdiler. hırslı, istekli ve “takım” görünmeleri alınan beleşten puanlarla oluşan özgüven ve hava. bir takımın bu kadar arka arkaya ve sistemli şekilde kollandığı bir sezon hatırlamıyorum. ligimizin en önemli unsurları fizik gücü, bol bol ağlamak, bol bol çirkeflik. sergen olayı bildiği için bundan fazlasıyla var beşiktaş’ta. farkındaysanız ilk başlarda galip geldikleri maçtan sonra bile çebi’nin mağduriyet açıklamalarını izliyorduk ama artık sergen’e devretti olayı. değişik bir süreçten geçiyoruz, beşiktaş’ın balonu patladığında ve fenerbahçe için beşiktaş doğranmaya başladığında bunu daha iyi anlayacağız.

    yazı maçtan koptu ama taktik konuşacak hiçbir şey yok bu ortamda. teknik anlamda atomu parçalamaya analizler yapmaya falan hiç gerek yok. işimiz saha dışında. bize saha içi ve dışındaki engeller, rakiplere kayırmalar bitmedikçe 10 tane transfer yapsak yine değişmez bu iş.

    ha maçla ilgili son olarak, 20.dakikada kesilen avantaj pozisyonumuz beşiktaş’a olsaydı şimdiden şampiyonluğumuzu lekeleyeme başlamışlardı...
  • 431
    bence diagne atılana kadar doğru oyunu oynadığımız maçtı.

    beşiktaş kendi evinde 6 maçtır kazanıyordu. orta saha ve hücum bölgeleri güçlü, 55'lik falan diyoruz da, atiba yani. atiba, de souza, oğuzhan orta sahası var. kenarlarda 8 asistle bu sezon baya performans veren ghezzal ve bu sezon cidden ekstra oynayan larin var.

    fatih hoca'nın taylan - etebo tercihi bu yüzden. orta sahayı tutmak zorundasınız, yoksa baskı yersiniz. hücumda çok istediklerimizi yapamadık ama inanılmaz bir baskı falan da yemedik bu maçta. ilk yarı beşiktaş'ın kaleyi bulan şutu olmadı, gole kadar ise marcao'nun hatası hariç pozisyona giremediler.

    ki dikkat ederseniz, kırmızı karttan hemen sonra sergen'in ne yaptığı etebo tercihinin beşiktaş'ı kilitlediğini anlatır. ne yaptı sergen, sarı kartı olan ghezzal yerine nkoudou'yu, oğuzhan yerine ise başka bir orta saha azmanı olan mensah'ı aldı. zira orta sahayı almak istedi, pozisyon bulamamasının sebebi oğuzhan'ın orta sahanın hücum tarafında oynamasıydı.

    hoca da buna karşılık bir hücumcu orta saha olan belhanda'yı çıkarıp donk'u aldı. çünkü dünkü maç tam olarak orta sahayı kazanan kazanır maçıydı. fakat o dakikadan sonra 10 kişi oynamak, üstelik o zeminde, üstelik haftaiçi oynanan 120 dakikadan sonra çok zor. nitekim 1 hata sonucu gelen golle geriye düştük.

    oradan sonrası zaten şans işi biraz. hoca oyunu karşı kaleye yıkabilmek için emre akbaba ve emre kılınç hamlesini yaptı. neden kerem'i almadı, çünkü kontra aramıyorduk. kerem açık alanda etkili, akbaba pas oyununda, kapalı alanda. biz artık bekleyen taraf olamazdık, hücuma çıkmamız ve topu orada tutmamız gerekiyordu çünkü geriye düştük. bu yüzden de açık alanda etkili kerem yerine hücumda top tutabilecek akbaba'yı tercih etti.

    bir hata + taraflı bir hakem sebebiyle maçı kaybettik. enseyi karartmaya gerek yok, kısmet.
  • 432
    maç genelinde söylenecek cok fazla şey var belki ama elimizdeki kadro ile bu kadar futbol oynayabiliyoruz. ffp etkisi ile transfer yapamadık, istediğimiz futbolcuları alamadık, orta saha transferi yapamadık falan filan ama elimizde begenmediğimiz etoba 1.2 milyon eur maaş alıyor, emre akbaba 1,5 milyon eur balhanda 3 milyon eur, donk 1,6 milyon eur, linnes 1,2 milyon eur,

    o zaman bu futbolculara neden bu kadar maaş verdik bize katkı sağlamayacaklarsa özellikle de ffp sürecinde iken, 17 ocak 2021 beşiktaş galatasaray maçı kadrosunda kazanmak için sahaya çıkan bir kadro değildi. emre akbabanın maç öncesi açıklamalarında bereberlik bizim için yeterli düşüncesi bile üzerinde galatasaray forması olan bir futbolcunun bu sözleri kullanması bir çok taraftarı derinden yaralamıştır.

    bu kadronun başında fatih terim olmasın, üzerlerinde sarı kırmızı arma olmasın ligte kacıncı sırada tamamlardı tahmin etmek çok zor.
    17 ocak 2021 beşiktaş galatasaray maçı 'na kazanmak için çıkan bir kadro olmadıgını düşünüyorum. futbolcuların zihninde kazanma arzusu yoktu. bir an önce bu kadro yapılanmasının düzeltimeli ve gerekirse kanının son damlasına kadar mucadele edecek gençlerle oynayacagız desinler ama bu ruhsuzlar ordusundan, üzerimizdeki ölü topragından kurtulmamız gereklidir.
  • 433
    diagne atilana kadar gayet iyi goturduk, mac basi planinda da bence sener'le baslamak disinda bir problem yoktu. 10-15 dakika icerisinde degisiklikler gelmeye baslayacak ve oyun yeni bir sekil alacakti ki kirmiziyi yedik. bundan sonraki degisiklikler ve uclu savunmaya donulmesi fatih hoca'nin hatasi oldu, oyle ki donk'un savunmaya gectigini ve stoperi ucledigimizi gordugum an yenilecegimizi dusundum, ilk golu yiyince de sinirlenip kapadim zaten.
  • 434
    en çok hakem hakkında konuşulması gerekirken, fatih hocamın dahi değinmediği karşılaşma olmuştur. yönetim mi? onlar zaten beyaz sayfanın dolmasını bekliyorlar.

    maçı hakem üzerinden okumayalım! tamam. kendi oyunumuzdaki eksikleri görelim! tamam. transfer yapılmadı! tamam. futbolcumuzun* gereksiz kartı maçı bitirdi! tamam. hepsine tamam ama maçtaki ilk dört kırılma anının ikisinde cüneyt çakır başrolde yer alıyor ve bunlardan üçü aleyhimize sonuçlandı.
    söz konusu kırılma anlarını oluş sırasıyla belirmek gerekirse;
    1. oğulcan’ın kaleciyle karşı karşıya kalacağı çok net bir pozisyonumuzun avantaj oynatılmayarak kesilmesi.
    2. marcao’nun şutunda çizgiden çıkarılan top.
    3. yine marcao’nun hatalı geri pasında larin’in çok net pozisyonu kaçırması.
    4. rosier’in saracchi’ye sert müdahelesinde -hakem yorumuna göre kırmızı bile olabilecek- net ikinci sarının atlanması.

    deplasmanda 120 dakikalık kupa maçı sonrası, yine deplasmanda soğuk ve kar yağışı altındaki derbi maçını gayet akılcı bir şekilde 1 pozisyon vererek oynadık. yukarıda bahsettiğim kırılma anlarından ikisi lehimize gelişse sözlük, sosyal medya vs. yangın yeri değil bayram yeri olacaktı.

    (bkz: that’s the football)